Türkiye´nin Uluslararası Acil İnsani Yardımları

1. Türkiye’nin İnsani Yardım Politikası

Türk milleti, insani yardımlar konusunda tarihinden ve kültüründen gelen güçlü bir geleneğe sahiptir. İnsani yardım faaliyetleri, Türk dış politikasının insani diplomasi boyutunun önemli bir parçasıdır. Ülkemiz, doğal afetler, savaş, yoksulluk ve toplumsal çatışmalar nedeniyle zor durumda kalan ülkelere ve sivillere yardımda bulunmayı insani bir görev ve uluslararası toplumun istikrarında önemli bir unsur olarak görmektedir.

Bu düşünceden hareketle, insani yardım politikamız, ırk, din, dil, cinsiyet farkı gözetmeksizin ihtiyaç duyulan yerlere, süratle ve imkânların elverdiği ölçüde insani yardım ulaştırmayı öncelik kabul etmektedir.

Ülkemizin uluslararası insani yardımları, Bakanlığımızın koordinasyonuyla, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ve Türk Kızılay başta olmak üzere, Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı (TİKA) ve Sağlık Bakanlığı gibi farklı kurumlarımız tarafından ve Türk sivil toplum kuruluşlarının destekleriyle icra edilmektedir.

2. Türkiye’nin İnsani Yardım Faaliyetleri

1980’li yılların ortalarından itibaren gıda sevkiyatı şeklinde başlayan insani yardımlarımız, son on yılda ivme kazanarak dünyanın birçok farklı bölgesine yayılmış, ayrıca nicelik ve nitelik bakımından da çeşitlenmiştir. Bu kapsamda, gıdadan, ilaç ve tıbbi malzemeye, arama-kurtarma ekipmanlarından barınma ve hijyen malzemelerine kadar geniş bir yelpazede yardımlarımızı ihtiyaç sahiplerine ulaştırmaktayız.

İlgili kurumlarımızca uzun yıllardır farklı coğrafyalarda yürütülen yoğun çalışmalar sonucunda edinilen tecrübe ve bilgi birikimi ülkemizin yurtdışındaki görünürlüğünü ve itibarını artırmaktadır.

Türkiye, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) Kalkınma Yardımları Komitesi’nin (DAC) yayımladığı insani yardımları da içeren resmi kalkınma yardımları istatistiklerine göre, 2015-2021 yılları arasında yardımlarının milli gelire oranıyla dünyanın en cömert ülkesi olmuştur. 2025 yılı itibarıyla 146 ülkeye insani ve kalkınma yardımı ulaştıran ülkemiz dünyanın en cömert ülkeleri arasındaki konumunu muhafaza etmektedir.

Ülkemizce son dönemde Gazze, Suriye ve Lübnan gibi yakın coğrafyamızda baş gösteren krizlere mukabelede bulunulmuş, bunlara ilaveten, Asya, Afrika, Orta Doğu, Balkanlar ve Latin Amerika başta olmak üzere farklı kıta ve bölgelerde insani yardım faaliyetleri icra edilmiştir. 2025 yılında, acil insani yardımlar kapsamında, Bakanlığımız eşgüdümünde, ülkemiz kurumlarınca 4 kıtada 56 ülkede milyonlarca insana nakdi ve ayni yardım ulaştırılmıştır. Bu kapsamda, öne çıkan bazı insani yardım faaliyetlerimize ilişkin bilgiler izleyen maddelerde sunulmaktadır.

I. Türkiye, Gazze’de çok zor koşullar altında yaşamını sürdürmeye çalışan sivillere destek olmak amacıyla uzun yıllardır bölgeye yardım göndermektedir. Yardımlarımız yalnızca acil ihtiyaçların karşılanmasıyla sınırlı kalmayıp, sağlık hizmetleri ve hasta tahliyelerini de içerecek şekilde sürdürülmektedir. 7 Ekim 2023’te patlak veren krizin ardından ülkemiz tarafından Gazze’ye sevk edilen insani yardım malzemelerinin hacmi yaklaşık 110.000 tona ulaşmış olup, böylece Türkiye bölgeye en fazla ayni yardım yapan ülkelerden biri olmuştur.

II. Ülkemiz Afrika’da yaşanan insani krizlere de kayıtsız kalmamaktadır. Sayın Cumhurbaşkanımızın Başbakanlığı döneminde, Somali’de meydana gelen ağır kuraklık felaketine uluslararası camianın dikkatini çekmek ve Somali halkıyla dayanışmamızı somut biçimde göstermek amacıyla 19 Ağustos 2011 tarihinde Mogadişu’ya gerçekleştirdiği tarihi ziyaret, konunun dünya gündemine taşınmasına öncülük etmiş; akabinde ilgili kurumlarımız ile sivil toplum kuruluşlarımızın eşgüdümünde, ülkemizin insani ve kalkınma yardımları alanındaki en kapsamlı operasyonu başlatılmıştır.

Halihazırda dünyanın en ağır insani krizlerinden birinin yaşandığı Sudan’da 2026 yılı BM verilerine göre yaklaşık 33.7 milyon kişi insani yardıma muhtaçtır. Ülkemiz son dönemde, Sudan’a başta gıda ve barınma olmak üzere, yangınla mücadele ekipmanından ilaç ve tıbbi malzemeye kadar çeşitli alanlarda kaydadeğer miktarda insani yardım desteğinde bulunmuştur.

Öte yandan, Darfur ve Kordofan gibi çatışmaların şiddetli yaşandığı bölgelerde, insani yardım koridorlarının kapalı olması, sivil halka temel ihtiyaçların ulaştırılmasını neredeyse imkânsız hale getirmiştir. Türkiye de bu kapsamda, Sudan’da yardım ulaştırılabilir alanlarda faaliyetlerini yoğun şekilde sürdürürken, insani erişimin açılması yönündeki diplomatik girişimlerini sürdürmektedir.

III. Myanmar’da yaşanan çatışmalar nedeniyle bir milyondan fazla Rohinga Müslümanı Bangladeş’e sığınmıştır. Cox’s Bazar’daki kamplarda yaklaşık 1,2 milyon, Bhasan Char adasında ise yaklaşık 35 bin Rohinga bulunmaktadır. Ülkemiz, Rohinga Müslümanlarının maruz bırakıldığı ağır insani koşullar karşısında krizin başladığı 2017 yılından itibaren duyarlılıkla hareket ederek kapsamlı insani yardım faaliyetleri yürütmüştür. Cox Bazar’da Sağlık Bakanlığımız tarafından AFAD işbirliğinde işletilen Türk Sahra Hastanesi ise yerel kamuoyu nezdinde ülkemizin en önemli ve görünür desteği olarak öne çıkmaktadır.

IV. Türkiye, Afganistan’daki insani ihtiyaçlara azami duyarlılık göstermek suretiyle ilgili kurumlarımız ve sivil toplum kuruluşlarımız aracılığıyla başta gıda, barınma, ilaç ve tıbbi malzeme olmak üzere kapsamlı insani yardımlar yapmaktadır. Bu çerçevede, öncelikle kadın ve çocuklara yönelik projeler olmak üzere, Afgan halkının acil insani ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla 2022 yılından bu yana icra edilen toplam 24 adet “İyilik Treni” seferi vesilesiyle binlerce ton yardım ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmıştır.

V. Ülkemiz, coğrafi uzaklık gözetmeksizin, Latin Amerika ve Karayipler bölgesinde meydana gelen doğal afet ve acil durumlar karşısında imkanları ölçüsünde hızlı ve etkin şekilde harekete geçmektedir. Bu çerçevede, son dönemde El Salvador, Ekvator, Kolombiya, Küba, St. Vincent ve Grenadinler, Grenada, Jamaika ve Barbados’da yaşanan doğal afetler kapsamında çeşitli insani yardım faaliyetlerinde bulunulmuştur.

3. Türkiye’nin Uluslararası İnsani Sistem İçerisindeki Rolü

Mevcut küresel insani tablo iyimser değildir. Çatışma ve krizlerin uzun süre çözümsüz kalması sistem üzerindeki ağır yükü artırmakta, mali katkıların azalması ise insani yardım yürütmeyi daha da güçleştirmektedir. Küresel ihtiyaçlarla sağlanabilen kaynaklar arasındaki fark her geçen gün açılmaktadır.

Bu minvalde ülkemiz, ikili insani yardımlarının yanı sıra BM başta olmak üzere çok taraflı platformlara hem ayni/nakdi hem de operasyonel katkı sunmakta, aynı zamanda küresel insani sistemin geliştirilmesi çabalarını güçlü şekilde desteklemektedir.

Türkiye, BM İnsani İşler Eşgüdüm Ofisi’ne (OCHA) en fazla gönüllü bağış yapan ülkelerin yer aldığı ve OCHA’nın izlediği insani politikalara şekil vermeyi amaçlayan bir istişare mekanizması niteliğinde olan OCHA Donör Destek Grubu’na (ODSG) 2014 yılından beri üyedir. Ülkemizce, OCHA tarafından yönetilen ve dünyadaki acil insani krizlere hızlı yanıt vermek amacıyla kurulan çok taraflı BM Acil Durum Müdahale Fonu’na (CERF) 2006 yılından itibaren her yıl nakdi katkı sağlanmaktadır. Ayrıca, Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu (IFRC) Acil Müdahale Fonu’na (DREF) da nakdi bağış yapılmaktadır.

1868 yılında Osmanlı Yaralı ve Hasta Askerlere Yardım Cemiyeti olarak kurulan Türk Kızılay’ın da parçası olduğu Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Hareketi (Hareket), felaket, çatışma, sağlık ve sosyal zorluklarla karşı karşıya kalanlara yardım eden, 80 milyon kişiden oluşan küresel bir insani yardım ağıdır. Hareket, Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC), 191 Ulusal Kızılhaç ve Kızılay Derneği ile Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu'ndan (IFRC) oluşmaktadır.

Cenevre Sözleşmelerine taraf ülkeler, Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu (IFRC) ve ulusal dernekleri bir araya getiren ve Hareket’in en önemli istişare platformu olan Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Konferansı her dört yılda bir Cenevre’de düzenlenmektedir. Türk Kızılay’la birlikte sözkonusu konferanslara etkin katılım sağlanmasına özen gösterilmektedir.

Bakanlığımız, en son 2024 yılında düzenlenen 34. Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Konferansı’na Türk Kızılay’la birlikte katılım sağlamıştır.

4. Dünya İnsani Zirvesi

2016 yılında İstanbul’da tarihte ilk kez gerçekleştirilen BM Dünya İnsani Zirvesi insani yardımlar konusundaki konumumuzun küresel olarak teyidi ve vurgulanması bakımından önemli bir dönüm noktası teşkil etmiştir. Yaklaşık 9000 katılımcıyla gerçekleştirilen Dünya İnsani Zirvesine 180 ülkeden Devlet/Hükümet Başkanları dahil yüksek düzeyli temsilcilerin yanı sıra 700’den fazla yerel ve uluslararası STK ve özel sektör temsilcisi iştirak etmiştir. Zirve sırasında insani yardım sisteminin geleceğine yönelik kapsamlı taahhütlerde bulunulmuş, görüş ve tecrübeler paylaşılmıştır.

5. 6 Şubat 2023 Depremleri Sonrası Ülkemize Yapılan Yardımlar

6 Şubat 2023 depremlerini müteakiben uluslararası toplumun ülkemizle gösterdiği büyük dayanışma, Türkiye’nin insani yardım alanındaki cömert ve ilkesel yaklaşımının açık bir tezahürüdür. Asrın felaketi sonrasında, toplam 90 ülkeden 11.320 personelin görev aldığı arama-kurtarma çalışmaları tarihin en büyük arama-kurtarma çalışması olmuştur. Ayrıca; aralarında 119 ülkenin bulunduğu çok sayıda devlet ve uluslararası kuruluş, ülkemize sahra hastaneleri, ayni ve nakdi yardımlarla birlikte teknik destek sağlayarak afetin yaralarının sarılmasına katkıda bulunmuştur.