Türkiye'nin Çok Taraflı Ulaştırma Politikası

Türkiye'nin Çok Taraflı Ulaştırma Politikası

Türkiye, kıtalar ve bölgeler arası konumu çerçevesinde bölgesel ulaştırma koridorlarının geliştirilmesine yönelik birçok girişime destek vermektedir.

Bu bağlamda, Türkiye’nin merkezinde olduğu bölgeler arasında ve ötesinde, ticari, ekonomik ve yatırım ilişkilerinin yanısıra siyasi ve kültürel ilişkilerin de geliştirilmesi amaçlanmaktadır.

A. Orta Koridor Girişimi

Türkiye’den başlayarak Kafkaslar bölgesine, buradan da Hazar Denizi’ni aşarak Türkmenistan ve Kazakistan’ı takiben Orta Asya ve ÇHC’ye ulaşan Hazar Geçişli Doğu-Batı-Orta Koridor (Orta Koridor), tarihi İpek Yolu’nun canlandırılması projesinin en önemli bileşenlerinden birini oluşturmaktadır. Orta Koridor ülkemizden başlayarak, demiryolu ve karayolu bağlantılarıyla sırasıyla Gürcistan, Azerbaycan ve Hazar Denizine (Hazar geçişi kullanılarak) buradan da Türkmenistan- Özbekistan-Kırgızistan veya Kazakistan güzergâhını takip ederek ÇHC’ye uzanmaktadır. Bu çerçevede, Bakü/Alat, Aktau/Kuryk ve Türkmenbaşı limanları Hazar Geçişindeki multimodal taşımacılık için kullanılmaktadır. Anılan ülkelere ek olarak, Orta Koridor Girişimimiz Afganistan ve Tacikistan tarafından da desteklenmektedir.

Bir yıl içinde Çin’den Avrupa’ya giden 10 milyon konteynırın %96’sı denizyoluyla, ancak %4’ü Kuzey Koridoru olarak adlandırılan Trans-Sibirya Demiryolu hattı üzerinden sevk edilmektedir. Orta Koridor, Avrupa ile Asya arasında bir ticaret yolu olarak Kuzey Koridoruna oranla daha hızlı ve daha ekonomik, 2.000 km daha kısa, iklim koşulları bakımından da daha elverişli olup, deniz yoluna kıyasla ulaşım süresini 1/3 nispetinde (15 gün) kısaltmaktadır.. Orta Koridor ayrıca, Ülkemizin liman bağlantıları sayesinde Asya’daki yük trafiğinin Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Akdeniz bölgesine ulaşması için önemli fırsatlar sunmaktadır.

Orta Koridor rotası etkin kullanıldığı takdirde, halen yıllık 600 milyar ABD Doları tutarında olan Avrupa-Çin ticaret trafiğinden Orta Asya ülkeleri ekonomik fırsatlar elde edilebilecektir. Özellikle Türkmenistan, Kazakistan ve Azerbaycan limanlarında lojistik merkezler ve serbest ticaret sahaları kurulması, Trans Hazar işbirliğinin gelişmesine ve derinleşmesine katkı sağlayacaktır.

Orta Koridor kapsamında yürütülmekte olan işbirliği çerçevesinde,Türk Konseyi üye ülkeleri Ulaştırma Bakanları arasında bir “Ortak İşbirliği Protokolü” imzalanmıştır. Ayrıca, ülkeler arasında ulaştırma alanında çıkabilecek sorunlara pratik çözümler getirmesi öngörülen Bakan Yardımcıları düzeyinde bir “Koordinasyon Kurulu” ihdas edilmiştir. İlaveten, Bakü, Aktau ve Samsun Limanları arasında Kardeş Liman ilişkisi tesis eden bir Mutabakat Muhtırası tesis edilmiştir. Türk Konseyi çatısı altında ayrıca, üye ülkeler arasında “Uluslararası Kombine Yük Taşımacılığı Anlaşması” taslağı üzerinde müzakereler sürdürülmektedir.

Hazar Geçişli ulaştırma seçeneklerinin etkin hale getirilmesi yolunda bir diğer önemli çaba, Kazakistan, Azerbaycan ve Gürcistan arasında 7 Kasım 2013 tarihinde imzalanan “Trans-Hazar Uluslararası Ulaştırma Hattının Geliştirilmesi için Koordinasyon Komitesi İhdası” başlıklı anlaşmadır. Bilahare Çin’in taraf olduğu bahsekonu anlaşma çerçevesinde, Orta Koridor üzerindeki ilk deneme sürüşü 28 Temmuz 2015 tarihinde gerçekleştirilmiş, Batı Çin’den hareket eden konteynır treni (Nomad Ekspres) 6 gün sonra Aktau Limanı üzerinden Bakü’ye başarıyla ulaşmıştır. Bakü-Tiflis-Kars (BTK) Demiryolu’nun 2017 yılı içinde (resmi açılış 30 Ekim 2017) faaliyete geçmesiyle Orta Koridor’un önemli bir ayağı tamamlanmıştır.

BTK Demiryolu’nun Tiflis’ten Kars’a gerçekleştirilen test sürüşü 27 Eylül 2017 tarihinde düzenlenmiştir. Başlangıçta yılda 1 milyon yolcu ve 6,5 milyon ton yük, 2034 yılında ise 3 milyon yolcu ve 17 milyon ton yük taşınması öngörülen BTK Demiryolları’nın Çin ile Avrupa arasındaki kesintisiz ulaşım ve ticaretin tesisinde yeni bir perspektif sunacağı değerlendirilmektedir.

Ayrıca, Orta Koridor geçişlerinden birini oluşturan Türkiye-Gürcistan-Azerbaycan-Türkmenistan-Afganistan transit taşımacılık koridoru (Lapis Lazuli) , gerek denize çıkışı olmayan Afganistan için büyük önem taşımakta, gerekse bölgesel entegrasyon ve bağlantısallığın geliştirilmesine, ekonominin çeşitlendirilip büyümesine ve bölgesel istikrar ve refahın tesisine yönelik çalışmalarımızın somut bir neticesini teşkil etmektedir. “Lapis Lazuli” koridoruna ilişkin Anlaşma, 14-15 Kasım 2017 tarihlerinde Aşkabat’ta düzenlenen “Afganistan için Bölgesel Ekonomik İşbirliği Konferansı” (RECCA) Bakanlar Konferansı sırasında imzalanmıştır.

Ülkemiz, tarihi İpek Yolu’nun yeniden canlandırılmasına yönelik olarak çeşitli projeler geliştirmiştir. Bu çerçevede, ülkemizi Orta Asya üzerinden Çin’e bağlaması hedeflenen “Orta Koridor” bağlamında gümrüklerarası işbirliğine yönelik “Kervansaray Projesi”nin yanısıra, Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlayan “Marmaray”, 26 Ağustos 2016 tarihinde açılışı yapılan “Yavuz Sultan Selim Köprüsü”, 20 Aralık 2016 tarihinde hizmete giren “Avrasya Tüp Geçit”i ve 29 Ekim 2018 tarihinde açılışı yapılan İstanbul Havalimanı, tamamlanmış projeler arasında olup, Çanakkale Boğazı Köprüsü, “3 Katlı Tüp Geçit Projesi”, “Filyos (Zonguldak), Çandarlı (İzmir) ve Mersin Limanları inşası” ve yine Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlayacak olan “Edirne – Kars Hızlı Tren ve Bağlantıları Demiryolu Projesi” ne yönelik çalışmalar ise halen sürdürülmektedir.

B. “Kuşak ve Yol” Girişimi

İpek Yolu’nun yeniden canlandırılmasını öngören Orta Koridor Girişimi, doğu ile batı arasında bağlantısallığın geliştirilmesini hedefleyen ÇHC’nin Kuşak ve Yol Girişimi ile doğal bir sinerji yaratmaktadır. Bu çerçevede, ülkemiz Kuşak ve Yol Girişimini “kazan-kazan” ilkesi çerçevesinde desteklemektedir.

Bu bağlamda, "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Çin Halk Cumhuriyeti Hükümeti Arasında İpek Yolu Ekonomik Kuşağı ve 21. Yüzyıl Deniz İpek Yolu ile Orta Koridor Girişiminin Uyumlaştırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası" , G20 Liderler Zirvesi vesilesiyle 14 Kasım 2015 tarihinde Antalya’da imzalanmıştır.