#

Bakanlığı Takip Edin:

Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun TRT Haber Kanalına Verdiği Özel Röportaj, 13 Şubat 2018, Kuveyt

SUNUCU- Merhaba, iyi günler.

Türkiye dış politikada önemli bir haftaya girmiş bulunuyor. Özellikle Zeytin Dalı Harekâtı Afrin’de Mehmetçiğin kahramanlıklar sergilemesi uluslararası arenada birçok ülkeyi rahatsız ediyor. Aynı zamanda Türkiye’nin dış politika gündeminde Ege ve Kardak kayalıkları gibi başlıklar da geride bıraktığımız günlerde öne çıkmaya başladı.

Terör örgütü DEAŞ’la Mücadele Uluslararası Koalisyonu Dışişleri Bakanları Toplantısı ve Irak’ın Yeniden İmarı Uluslararası Konferansı için Kuveyt’te bulunuyoruz. Dışişleri Bakanımız Sayın Mevlüt Çavuşoğlu Türkiye’yi temsilen bu iki konferansa katılıyor ve şimdi TRT Haber’in konuğu.

Sayın Bakan, hoş geldiniz.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Hoş bulduk.

SUNUCU- Öncelikle bu iki konferans.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Bugün DEAŞ’la mücadeleyi konuşuyoruz. DEAŞ’la koalisyon içindeki tüm ülkelerin temsilcileriyle, birçok dışişleri bakanı burada, biz de düşüncelerimizi söyledik; DEAŞ’la nasıl mücadele edilir, DEAŞ hangi kimliğe bürünüyor, yeni stratejileri nedir, bunları iyi bilmemiz gerekiyor, ama en önemlisi de etkin mücadele. Kendi mücadelelerimizden ve bugüne kadar DEAŞ’a karşı aldığımız önlemler, aynı şekilde yaptığımız operasyonlarla, Fırat Kalkanı Operasyonu dahil DEAŞ’e yönelik vurduğumuz darbeleri anlattık.

Diğer taraftan tabii YPG-DEAŞ işbirliğine de vurgu yaptık ve Amerika’nın özellikle YPG ile yaptığı işbirliğinin yanlış olduğunu, yani koalisyonun içindeki bir ülkenin DEAŞ’I başka bir terör örgütünün koruması altına aldığını son zamanlarda bunu söylüyoruz ki özellikle Afrin’de bunu görüyoruz, YPG DEAŞ’la işbirliği yapıyor ve onları hapishaneden bıraktığı gibi Fırat’ın doğusundan da DEAŞ teröristleri Afrin bölgesine gelmiştir. Buradaki kısaca çifte standardı ve yanlışlıkları da söyledik ve terörle etkili mücadelede DEAŞ başta olmak üzere ne yapmamız gerektiğini Türkiye örnekleriyle anlattık.

Yarın ise Irak’ın yeniden imarı, sizin söylediğiniz gibi yeniden inşa edilmesiyle ilgili bir konferans toplanacak. Biz de burada yapacağımız yardımları, hem insani yardım miktarını, hem de Türk firmalarının üstlenebileceği projelere verebileceğimiz kredi miktarını yarın burada açıklayacağız. Ve bugüne kadar Irak’a her konuda, özellikle terörle mücadele, yine referandum zamanında sınır bütünlüğüne, toprak bütünlüğüne verdiğimiz destek gibi bundan sonraki süreçte de hem PKK’dan kurtulması için Irak’la işbirliği yapacağız, destek vereceğiz, hem de Irak’ın yeniden imarı için en güçlü desteği Türkiye verecektir daha önceki yıllarda yaptığımız gibi.

SUNUCU- İroni, Kuveyt’te düzenleniyor Irak’ın yeniden imarı…

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Evet, ilginç değil mi?

SUNUCU- Çünkü Saddam Hüseyin döneminde işgal edilmiş bir toprak parçası, bir ülke Kuveyt ve şimdi Kuveyt Irak’ın yeniden imarı için devrede.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Bu da anlamlı tabii, sembolik ama, gerçekten Kuveyt bölgenin akil bir ülkesi, Körfez krizinde de biliyorsunuz bizim de desteklediğimiz arabuluculuk görevini yapmaya çalışıyor, işi kolay değil. Ama bölgedeki toplantılara ev sahipliği yapıyor, son derece objektif, dengeli bir tutum sergiliyor. Biz de Kuveyt’in bu tutumunu, bu duruşunu destekliyoruz ki bölgede böyle akil insanlar ve akil devletler lazım. Zaten Şeyh Sabah da bölgenin akil insanlarından birisi. Dolayısıyla zaten hemen kuzey komşusu, böyle bir toplantının da burada, Kuveyt’te olması bana göre isabetli.

SUNUCU- Türkiye’nin değerli yatırımları var, iş dünyasına kapısını açmış bir Kuveyt, aynı zamanda havaalanı inşaatı devam ediyor, dün akşam siz oradaydınız.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Havaalanı projesi petrol projelerinden sonra en büyük projesidir ve buna çok önem veriyorlar. Eski havaalanı küçük kaldı ve 4 yıl içinde bitecek bir havaalanı, bir Türk firması bunu inşa ediyor. Dün akşam gittik yerinde inceledik gerçekten inşaat hızlı bir şekilde ilerliyor ve çalışanlarla, işçilerle bir araya geldik, akşam yemeğini beraber yedik. Daha önce Cumhurbaşkanımız geldiği zaman da yine büyük bir sevgi göstermişlerdi, yine dün onlarla buluşmaktan biz de mutluluk duyduk. Diğer alanlarda da Türk firmaları burada aktif. Türk firmalarına, Türkiye’ye güvenen bir ülke. Türk firmaları da zaten yaptığı işi en iyi şekilde yapıyor. Savunma sanayii olsun, yatırımlar olsun, Türkiye’de yatırımlar olsun, ikili ticaret hacminin artması olsun her alanda gerçekten Kuveyt’le ilişkilerimiz mükemmel düzeyde, siyasi ilişkilerimiz keza öyle. En son Sayın Cumhurbaşkanımızın bir önceki ziyaretinde müjdeyi de verdi Kuveyt vatandaşlarına vizeyi de kaldırdık, onlar çünkü Türkiye’ye gelmeyi de çok seviyorlar, çok seyahat ediyorlar, yani her alanda ilişkilerimizin çok iyi olduğu bir dost ve kardeş ülke.

SUNUCU- Ve buradaki mevkidaşlarınız arasında bugün kamuoyunun Türkiye’de artık ismini ezberlediğimiz maalesef Amerika Birleşik Devletleri müttefikimiz mi, değil mi hangi noktadayız bilemiyoruz? Hassasiyetlerimiz öfkeye dönüşmüş durumda, kamuoyunda Amerika’nın izlediği politikalardan PKK’ya Suriye’nin Afrin bölgesinde Fırat’ın doğusunda ve Münbiç’te verdiği destek artık aleniyet kazandı. Az önce TRT Haber’e ulaşan bir görüntü var insansız hava araçları Afrin’de sivil yerleşim bölgelerinde terör örgütü PKK, PYD militanlarının Mehmetçiğe kurşun sıkmaya çalıştığına ilişkin görüntüler ekranlara getiriyoruz şu anda.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- YPG’liler mi?

SUNUCU- Evet, YPG’liler biz PKK diyorum ben.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- YPG, PKK aynı onlar mı?

SUNUCU- Evet onlar. Sivil yerleşim bölgelerinin içerisindeler ve oradan Mehmetçiğe saldırı düzenlemeye çalışıyorlar.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Bu teröristlerin zaten bildiği en iyi yöntemlerden birisidir bu. Türkiye’de de böyle yaptılar, bu bazı şehirlerde biliyorsunuz işte çukur kazdıkları zaman sivilleri onların hayatını riske atarak canlı kalkan olarak kullanıyorlar, zaten bunları yapacağını biz biliyorduk böyle planlamalar yaptığını, sahadaki insanlar da bunu söylüyordu. Hatta işte Süryanilerden bir açıklama geldi çocukları bile zorla savaşmaya gönderiyorlar, Türk askerinin karşısına gönderiyorlar Özgür Suriye Ordusu’yla çatışmaya gönderiyorlar bunlar da insanlık yok ki. Bunların derdi zaten öyle Kürtlerin hakkıymış veya başkalarının insanların sivillerin hakkıymış böyle bir derdi yok. Bunlar kendilerine bir terör devleti oluşturmak istiyorlar. Şimdi bazen Türkiye’de kızıyorlar bunlar işte kendi ideolojisinden olmayan herkese bu zulmü yapıyor diyoruz işte Marksist komünist ideoloji. Benim bu ideolojilerle bir problemim yok, ben o ideolojileri paylaşmıyorum, ama demokratik bir şekilde kendi ideolojisini savunan insanlarla da bir problemim yok veya inancıyla da bir problemim yok. Ateist olsun beni ilgilendirmez, benim dinim bana onun inancı ona. Fakat bu ideolojiden olmayan herkese zulüm ettiği zaman veya sırf bu ideolojiye sahip diye PKK’ya bu ideolojiyi savunan siyasi partiler destek verdiği zaman işte ona karşıyız. Yani burada insanların ideolojisini biz hedef almıyoruz. Aynı ideolojiyi paylaşıyoruz diyerekten bazı siyasetçilerin ve siyasi partilerin PKK’yı terör örgütü olarak görmemesinden rahatsızım. Biz şimdi DEAŞ’i İslam’ı kullanıyor diye veya herhangi bir başka Müslüman veya bir Türk terörist diye ona sahip çıkabilir miyiz? Hayır. O zaman benimle ne farkı var onun?

SUNUCU- Bu yapıyı beslediğini artık aleni bir şekilde ilan da etmiş bir Amerika Birleşik Devletleri. Kimdir Amerikalılar bizim için artık?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Bugün konuşmalarında Türkiye'ye biraz çiçek attılar, yani Tillerson işte Türkiye’nin endişelerini anlıyoruz, McGurk de lütfetti Türkiye işte DEAŞ’a karşı şöyle etkili oldu, böyle etkili oldu. Biz kendilerine de söyledik artık yani sözden çok eylem görmek istiyoruz, yani bu tür sözler hani bizi kandırmaya yetmez. Çünkü bugüne kadar ABD bize verdiği sözleri tutmadı ve söylenen sözler yerine gelmedi.

SUNUCU- Sadece Obama döneminde değil.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Sadece Obama döneminde değil, yeni dönemde de böyle oldu. İşte Başkan Trump bir şey söylüyor, ama Pentagon’dan ertesi gün başka bir ses geliyor veya CENTCOM’dan başka bir şey geliyor. Hepsi başka bir şey söylese Suriye’de, Irak’ta sahada askerleri başka bir şey yapıyor. Dolayısıyla bizim artık bu sözlere tahammülümüz kalmadı gerçekten. Halkımızın, milletimizin kalmadı. Biz kimiz? Biz milletimizin yetki verdiği insanlarız. Biz siyasetçileriz, milletimizi temsil ediyoruz. Halkımızın verdiği yetkiyle, güçle biz siyaset yapıyoruz. Dolayısıyla milletimizin hissiyatını, duygularını ve görüşlerini biz dikkate almak zorundayız ve yansıtmak zorundayız. Milletimizin hissiyatı neyse bunu dış politikada da, ekonomide de, her alanda da yansıtmak zorundayız ve yansıtıyoruz.

Mesela niyetin hissiyatı şudur: Artık ABD’yi milletimiz dost olarak görmüyor gerçekten. Bunun sorumlusu biz değiliz, biz çıkıp Amerikan düşmanlığı yapmıyoruz veya Amerikan düşmanlığını tetikleyecek şeyler de yapmıyoruz. Amerika’nın attığı adımlar, YPG’ye silah vermesi, FETÖ’nün orada barınması, verilen sözlerin tutulmasından dolayı bir güven bunalımı oldu, güven kayboldu. Biz de bunu kendilerine söylüyoruz. Bakınız, biz halkın temsilcisiyiz ve halkımızın bakışı böyledir. Halkımızın bizden talepleri var; Kürecik’le ilgili de talepleri var, İncirlik’le ilgili de talepleri var, başka talepleri de var. Ama biz bunu da, yani halkımızın haklı taleplerini de belli bir şekilde konsolide etmeye çalışıyoruz, bunu halkımızla da konuşuyoruz. Tabii her hissiyata göre her ülkeyle ilişkileri kes ya da bitir olmaz, diplomasiyi de sonuna kadar işletmemiz lazım. Biz bugüne kadar diplomasiyi ABD’yle sonuna kadar samimi bir şekilde işletmeye çalıştık, işlettik bizim taraftan, diyaloğumuz da var, olmalıdır da. Ama bu diplomasi de netice getirmeli. Netice getirmiyorsa diplomasi, o zaman somut adımlarla bir şeyler yapılması gerekiyor. Bizim ABD’den o nedenle beklentimiz budur. Artık söz, nasihat ya da işte teşvik edici söylemler bizim için anlamını yitirdi, gerçekten yitirdi, somut adım atması lazım. Efendim, işte Rakka’dan sonra hani bitirecekti YPG’yle ilişkisini? Hani Rakka’yı Araplara verecekti? Adını değiştirerek Araplara verdim dersen ben buna inanmam, bu dürüstlük de olmaz. Münbiç’ten hani çekilecekti? Bizim ekipleri davet ettiniz, bak çekildi dediniz, sonra çekilmediğini herkes gördü, yani doğruyu söylemediniz orada veya buna benzer birçok şey. Halkımız da görüyor, biz de görüyoruz. Yani bizi aptal zannetmesinler, biz her şeyi görüyoruz, sahadaki gelişmeleri de görüyoruz, onların yaklaşımını da görüyoruz. Eğer bizi gerçek bir müttefik olarak görüyorlarsa ve samimilerse bunun gereğini yapmalılar ve bizim taleplerimizi yerine getirmeliler bir müttefik gibi ki bizim onlardan taleplerimiz yapılamayacak bir şey değil. Bize karşı oluşan düşmanlığın sona ermesi YPG üzerinde veya başka şeyde. Aynı şekilde bizim endişelerimizin, yani halkımızın endişelerinin bir kere karşılanması gerekiyor ve de bu güven kaybının yeniden tesis edilmesi lazım. Güvensizliğin olduğu yerde konuşsan ne olur, konuşmasan ne olur? Sözlerin yerine gelmediği yerde başka şeyler söylesen ne olur, söylemesen ne olur? Yani ABD’nin artık bunu anlaması lazım. Yeni Türkiye’yi bir kere görmesi gerekiyor. İki; Türkiye’nin hissiyatlarını, düşüncelerini ve duruşunu da görmesi lazım. Türkiye öyle 10 bin nüfuslu, 20 bin nüfuslu, 50 bin nüfuslu veya işte kimseyi küçüksemek için söylemiyorum, ama geçmişini bilmediği ne olduğu millet ya da hükümet gibi, devlet gibi davranılmamasını öğrenmesi gerekiyor. Davranamayacağını öğrenmesi gerekiyor. Bu Avrupalılar için de geçerli, bu ABD için de geçerli.

SUNUCU- Kişisel dostluğunuz aleniyet kazanmış bir isim Rex Tillerson, zaman zaman görüşüyorsunuz telefonla. Rex Tillerson Perşembe günü Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kabul edecek, akabinde siz görüşeceksiniz ve kameraların karşısına geçeceksiniz. Kolay bir basın toplantısı olmayacağı aşikâr Rex Tillerson, en azından meslektaşlarımız rahat bırakmayacaktır. Ama Rex Tillerson bugün yaptığı açıklamada Suriye’deki kurtarılmış bölgeler için 200 milyon Dolarlık ek bütçe ayrıldığını söyledi. Aynı Rex Tillerson’ın başkentinden, Washington’dan dün de 500 milyon Dolara aşkın bir para terör örgütü PKK-YPG için. Masada nasıl oturulacak ve nasıl güven?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- İşte problem bu. Farklı kurumlar, farklı şeyler. Ve kendi aralarında da bu sorunu çözmeleri gerekiyor.

Doğru, Rex Tillerson benim dostum. Dostum dediğim zaman bile halkımız tepki gösteriyor, bunlardan dost mu olur diyor. Ama her şeyden önce dışişleri bakanları arasında bu dostluk olmalıdır, yani resmi ilişkilerin dışında o samimi diyalog da olmalı anlaşsanız da, anlaşmasanız da. Ama ben Rex Tillerson’un şahsında da, kendisine yönelik de bir güvenim var. Yani doğruları açık açık söylemeye çalışan bir arkadaşımız. Ama bu işler sadece Rex Tillerson’a bağlı değil, siz de zaten bir tane örneğini verdiniz. Rex Tillerson’un ilişkileri düzeltmek istediğinden de ben eminim, şahsen eminim ve bunun için çaba sarf ettiğini de biliyorum. Ama Amerika’dan kaynaklanan sorunlar esasen sadece Rex Tillerson’la ya da Dışişleri Bakanlığıyla ilgili değil, daha doğrusu Dışişleri Bakanlığının dışındaki gelişmeler; sahadaki gelişmeler, CENTCOM’un yaptıkları, aynı şekilde Pentagon’un yaptıkları veya onun ötesinde atılan adımlar. Dolayısıyla Türkiye’de şimdi Dışişleri Bakanı ayrı söylerse, Cumhurbaşkanı ayrı söylerse, böyle bir şey olabilir mi? Veya cumhurbaşkanı bir söz verecek, asker diyecek ki hayır ben böyle düşünmüyorum, böyle düşünüyorum. Eski Türkiye’de bunlar vardı, ama bugünün Türkiye’sinde bunlar artık yok. Dolayısıyla bizim içeride milli birlik-bütünlüğümüz var çok şükür. Her konuda herkes aynı fikirde olduğu anlamına gelmez, ama bu konularda farklı partilerin tabanları da aynı düşünüyor. Çünkü bu tehdit sadece bir partiye yönelik tehdit değil veya toplumun bir kesimine yönelik tehdit değil. Bu tehdit Türkiye Cumhuriyeti’ne ve Türk milletine yönelik bir tehdittir. O nedenle işte Amerika’da bu kopukluklar var, farklı duruşlar var, bunların hepsini konuşacağız ki onları düzeltmesi gereken onlardır. Biz onların iç işlerine girip de müdahale edecek değiliz. Ama bunun yansıması bize olduğu zaman, bizim de buna tepki koymamız ya da tedbir almamız son derece doğaldır. Ve bu ziyaret önemli kritik bir ziyaret olacak, bunları da açık açık kendisiyle de konuşacağız. Tabii ki birinci şeyimiz; ilişkileri düzeltmek. Dün de söylediğim gibi iki seçenek kaldı; ya ilişkileri düzelteceğiz, ya tamamen bozulacak. Tabii ki düzeltmeyi deneyeceğiz, çaba sarf edeceğiz.

SUNUCU- Bozulmasından kastımız nedir?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- İlişkilerin bozulmasından kasıt nedir? İlişkilerimiz bozulur yani böyle ortada kalmaz. Şu anda güven bunalımı var, somut adımlar atılması gerekiyor. İlişkiler bozulduğu zaman bunun birçok negatif, ben bunları düşünmek bile istemiyorum, yani ilişkiler bozuldu, hemen birçok adımlar atılır, o ayrı bir şey. Ama önce bizim görevimiz, biz diplomatız, dışişleri bakanlarıyız. Düzeltmek, ama bu düzeltmenin de şartlarını bugüne kadar kendileriyle paylaştık. Şimdi o beklentilerimiz konusunda ne yapacaklar, hangi adımları atacaklar. Kuru sözler değil.

SUNUCU- Umutlu musunuz?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Umudumu kaybetmek istemiyorum, ama gerçekçiyim aynı zamanda. Ben her zaman iyimser bir insanım, ama reel politiği de biliyorum. Tecrübe de edindim, sağduyumuz da var, tecrübelerimiz de var, gördüklerimiz de var, dolayısıyla hani böyle hayalperest de değiliz, umudumu korumak istiyorum, ama gerçekleri de biliyorum.

SUNUCU- Beyaz Evin yaklaşımı NATO eşittir Amerika Birleşik Devletleri şeklinde ve bu Amerika Birleşik Devletleri bugün terör örgütüyle omuz-omuza, resmen de bunu ilan etmiş. Sahada Münbiç’te bir general adeta aba altından sopa gösterir bir tavır sergiliyor. Bu ciddi anlamda hassasiyetlerimizi, milli duygularımızı ve müttefiklik anlayışımızı sarsıyor.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Münbiç’teki general yeni değil ki orada zaten var. Yani Amerikan askerleri getirdi YPG’yi. Ben götürmedim YPG’yi oraya. Zaten her gün beraberler, ara ara fotoğrafları yansıyor. Onların bezlerine takmadılar mı? Taktılar. Onlarla aynı konvoyda dolaşmadılar mı? Dolaştılar. Aynı bayrakları paylaşmadılar mı? Paylaştılar. Yani düşünün, terörle mücadelede en önde olduğunu söyleyen, öncüsü olduğunu söyleyen bir ülkenin içine düştüğü duruma bakın. Yani burada bir amacınız mı var, ayrı bir devlet mi kurmak istiyorsunuz? Hedefiniz ne? Hedefiniz Türkiye mi? Suriye’yi bölmek mi? Yani hedefiniz ne? Bu konularda da dürüst olun. Açık açık söyleyin. Biz Afrin’e giriyoruz, diyoruz ki; bizim Suriye’nin sınır bütünlüğü konusunda bir tereddüdümüz yok, bir gizli planımız da yok, biz Suriye’nin sınır bütünlüğünü destekliyoruz ve buna bağlıyız, bir komşu ülke olarak buna bağlıyız kardeşim. Fırat Kalkanı Operasyonunu yaptım, burada bir terör koridorunun oluşturulmasını da engelledim, sınırımdan DEAŞ’i de temizledim. Ama biliyoruz ki buralar Suriye topraklarıdır ve Suriyeliler dönüyor buraya. Benim tutumum gayet net, sen de net ol, ne istediğini bilelim. Hem öyle, hem böyle olmaz. Yani sözlerle uygulamalar arasında farklılıkların da olmaması gerekiyor.

SUNUCU- Stratejik ortak mıyız Amerika Birleşik Devletleri’yle?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Bugüne kadar stratejik ortağız, hatta bir ara model ortak da olduk, Obama tanımladı bunu. Ama model ortaklığın gereği yerine getirilmedi maalesef.

SUNUCU- Siz nasıl tanımlıyorsunuz ortaklığımızı?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- NATO içindeyiz. Stratejik ortaklığımız var, halen var, İşte biraz önce dediniz ya ilişkiler iyi olursa ne olur? İyi olursa bunlar devam eder. Normalleştirirsek. İlişkilerimiz tamamen kötü olursa da, bu ortaklıklar da ortadan kalkar. Yani bunun ortası yok artık. Yani bize yönelik tehdit çok büyük. Biz bu tehdide yönelik kendi tedbirlerimizi almak durumundayız. Bu ABD olsun, fark etmez, bizim için hangi ülke olduğu da önemli değil. Ya bizim için dostsa-müttefikse bunun gereğini yapacak ya da dost değilse de-müttefik değilse de bu tablo da ortaya çıkacak. Yani bu önceden tüm ilişkilerin geleceğini ben prejudge etmek istemiyorum, hani önyargılı da davranmak istemiyorum. Ama ortada adımlar var, tecrübeler var, konuştuklarımız var, tutulmayan sözler var, bize yönelik eylemler var, terör saldırıları var, bir sürü şey var ortada. Bunları konuşacağız, sonra ilişkilerimizin nereye gideceğine beraber karar vereceğiz. İşte bizim ilişkilerimiz gelecek için önemli. Gelecek için önemli de, gelecek için benim güvenliğim de önemli. Yani stratejik ortaklığımız önemli, tamam, ama sadece senin faydana stratejik ortaklık olmaz ki benim faydama da olması lazım veya sadece ben seni korumayacağım, sen de beni koruyacaksın, ortaklıkta bu var. Biz niye NATO’yu kurduk? Neden NATO’nun içinde hep beraber varız? Başka bir ülke olduğu zaman NATO hareket edecek veya işte dördüncü madde, beşince madde yürürlüğe konulacak. Türkiye olduğu zaman laf çevireceksin. Olmaz.

SUNUCU- Güven arttırıcı önlemler dediğimizde hangi iki başlık aciliyet kazanıyor?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Güven arttırıcı önlemler dediğimizde, bir; bir kere YPG’ye silah vermeyi kesecekler, silahları alacaklar, bunlarla bağını koparacaklar. Bir terör örgütüyle yan yana biz bir ortak görmek istemiyoruz.

İki; derhal Münbiç’ten YPG’lileri geri gönderecekler.

Üç; FETÖ’yle ilgili de bugüne kadar hiçbir adım atmadılar, FETÖ’yle ilgili de artık adım atmalarını bekliyoruz. Bize darbe yapan, 251 vatandaşımızı şehit eden, öldüren ve 2193 vatandaşımızı ağır şekilde yaralayan bir terör örgütünün başı hala Amerika’da özgür dolaşıyor. Hiçbir araştırma başlatılmadı. Hiçbir soruşturma başlatılmadı ve oradan halen Türkiye’yi tehdit etmeye devam ediyor. Dolayısıyla terör örgütlerinin mi dostusun, Türkiye’nin mi dostusun; bu konuda Amerika’nın kararını vermesi gerekiyor.

SUNUCU- Kıbrıs açıklarındaki doğalgaz arama ve Ege’deki kayalıklar konusu son sorum olsun.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Kıbrıs konusunda, bugüne kadar Kıbrıs Rum Kesimi bir çözüme yanaşmadı. Dolayısıyla buradaki gücü, yönetimi Türklerle paylaşamayacağını da gördük Crans-Montana’da. Ama Kıbrıs etrafındaki rezervlerde Kıbrıs Türk halkının da hakkı var. Eğer siz bunu da paylaşmak istemiyorsanız, o zaman biz Kıbrıs Türk halkının ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ve Türkiye’nin haklarını koruruz. Biz İtalyanlara da söyledik, göndermeyin ENI’yi kardeşim. Geçen sene de söyledik, 2 sene önce de söyledik, her düzeyde söyledik, diğer ülkelere de söyledik. Avrupa Birliği şimdi bazen konuşuyor, sen önce Rum Kesimini aldın hukuksuz bir şekilde, şimdi Rum Kesimine Türk tarafının haklarını hatırlat, tek taraflı bu faaliyetlerde bulunma, ortamı germe de. Bunları söylemiyorlar, dolayısıyla her zaman Türkiye ve Türk tarafı haksız; böyle bir şey yok. Biz artık kendi hakkımızı ve Kıbrıs Türk halkının hakkını, vatandaşlarımızın, soydaşlarımızın, akraba topluluklarımızın hakkını koruyacak güce sahibiz elhamdülillah. Dolayısıyla biz burada düşmanlık istemiyoruz, gerginlik de istemiyoruz. Ve bu tek taraflı faaliyetlerden Rum tarafı zaten vazgeçtiği zaman ki onlar da Türk tarafının haklı olduğunu söylüyorlar konuştukları zaman. O zaman gereğini yapalım, bir mutabakat, bir anlaşmaya varılsın. Avrupa Birliği’ne dedik ki; siz yapın, gelin beraber yapalım, bir çalışalım. Rum tarafı bunu kabul etsin, anlaşma sağlansın, ondan sonra bu faaliyetlerde devam edin, problem yok, ama öyle tek taraflı olmaz.

Kardak konusu biliyorsunuz 96’dan bu yana her sene yıldönümünde işte Yunanlılar oraya gelmeye çalışır, çiçek atmaya çalışır, vesaire. Bizimkiler de gerekli tedbirleri alırlar. Esasen Yunanlıların bu tür gerginliklerden uzak durması gerekiyor. Yarın bir kaza olur, başka bir şey olur, bak ilişkilerimizde iyi bir noktaya geldik. O sorunlu alanlar parantez içinde duruyor, hatta istikşafi görüşmelerle bunları nasıl çözeceğimizi konuşuyoruz. Fakat ilave gerginlikler yaratmanın hiç kimseye, özellikle de Yunanistan’a hiçbir faydası olmaz, tam tersi zararı olur. O yüzden ne gerek var böyle popülizm içinde hareket etmenin? Bir Savunma Bakanı var maşallah, onların tabiriyle şımarık çocuk. Şımarık çocuk olabilir de, hani şımarık çocuk bizim başımıza iş açmasın. Yani iki ülke arasında ilişkileri koparmasın. Çünkü çok önemli mesafeler kat ettik. Cumhurbaşkanımızın mesela ziyareti tarihi bir ziyaret oldu. Bu nedir? Biz Yunanistan’la dostluğumuzu, iyi komşuluğumuzu sürdürmek istiyoruz. Ama her şey onların istediği şartta da olmaz, bizim istediğimiz şartta da olmaz, ortak anlayışla bunu sürdürmemiz gerekiyor.

SUNUCU- Sayın Bakan, teşekkür ederim bize zaman ayırdınız, çok sağ olunuz.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Ben teşekkür ederim, sağ olun.

SUNUCU- Evet TRT Haber’de Kuveyt’ten karşınızdaydık. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Irak’ın yeniden yapılandırılması ve DEAŞ’la mücadele konusundaki konferanslarda ikili temaslarda bulunuyor, konuşma yapıyor ve bize de zaman ayırdı.

Bir başka yayında yeniden birlikte olmak dileğiyle, ben Fuat Kozluklu, Kuveyt’ten iyi günler.