#

Bakanlığı Takip Edin:

Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun NTV’de Yaptığı Açıklama, 18 Nisan 2020

SUNUCU- Şimdi yayınımızda çok değerli bir konuğumuz olacak, kendisini ağırlayacağız. Telefon hattımızda Dışişleri Bakanımız Sayın Mevlüt Çavuşoğlu.

Efendim, çok teşekkür ederiz yayınımıza katıldığınız için.

Hemen soralım; son dönemde aslında yurt dışında yaşayan Türkleri Türkiye’ye getirme konusunda çok büyük bir çabanın içerisindesiniz. Sanıyorum bu konuyla ilgili bize yeni aktaracağınız bilgiler var, sözü size bırakıyorum hemen.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Efendim, öncelikle iyi akşamlar diliyorum.

Bugüne kadar Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla 74 ülkeden 25 binden fazla vatandaşımızı getirip Kredi Yurtlar Kurumunun yurtlarına yerleştirmiştik, yani 14 günlük karantinaya. Cumhurbaşkanımızın yine talimatıyla Cumhurbaşkanı Yardımcımız Fuat Oktay’ın başkanlığında Bakanlığımız, İçişleri Bakanlığımız, Ulaştırma Bakanlığımız, Sağlık Bakanlığımız ve Gençlik ve Spor Bakanlığımızla birlikte bu çalışmayı yürütüyoruz. Yine Ramazan’dan önce Türkiye’ye dönmek isteyen değişik ülkelerdeki vatandaşlarımızı getirme konusunda kabine toplantısında Cumhurbaşkanımızın talimatı olmuştu, hazırlıkları yaptık. Ve 70 ülkeden yine yaklaşık 25 bin vatandaşımızın dönüş için başvurularını aldık büyükelçilik ve başkonsolosluklarımız olarak. Bu vesileyle tüm çalışanlarımıza, büyükelçilerimize, başkonsoloslarımıza ve yurt dışında ve merkezde görev yapan arkadaşlarıma da çok teşekkür ediyorum.

16 Nisan’da 855 vatandaşımız geldi Irak, İngiltere, Ukrayna, Libya’dan. Dün de Kuveyt, Hollanda, Polonya, Ukrayna, İngiltere ve Kazakistan’dan 1765 vatandaşımız geldi, farklı şehirlerde Kredi Yurtlar Kurumlarına yerleştirildi. Bugün Suudi Arabistan’dan 171 vatandaşımız geldi. Bu hafta sonu, bugün ve yarın KKTC ve Malta’dan geri dönüşler olacak. Ve bugün itibariyle 72 ülkeden 105 sefer daha planlandı. Önümüzdeki süreçte Ramazan başlamadan önce mümkünse vatandaşlarımızı ülkemize getirmeyi hedefliyoruz.

Tabii yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız da biraz önce programınızda da anlatıldığı gibi Türkiye’deki sağlık sisteminin güçlü olmasından dolayı ve tedavi konusunda, hastaneler konusunda, yoğun bakım üniteleri konusunda çok şükür tüm dünya ülkelerinden daha iyi durumda olduğumuz için gelmek isteyenler de oluyor. Fakat 7 milyon vatandaşımız aşıyor, hepsini ülkemize getirmek mümkün değil. Onları da arıyoruz, taleplerini dinliyoruz ve açıkça dürüstçe sohbetlerimizi yapıyoruz.

Maalesef bugüne kadar 342 vatandaşımız Covid-19 nedeniyle yurt dışında hayatını kaybetti. Cenazelerini bazıları o ülkelerde defnediyor, ama Türkiye’ye göndermek isteyenlerin cenazelerinin hepsini Türkiye’ye getiriyoruz yine aynı özellikle İçişleri Bakanlığımızın da desteğiyle. Köylerine kadar nerede istiyorlarsa defin işlemlerini de takip ediyoruz, koordine ediyoruz. Vatandaşlarımız bu konuda son derece mutlu. Çünkü Avrupa ülkelerinde, özellikle farklı ülkelerden göçmen kökenli insanlar var ve maalesef onların cenazeleri ülkelerine gidemiyor. Bakanlık olarak bizim de 17 vakamız var, maalesef Brüksel’de AB Daimi Temsilciliğimizdeki aşçımız Ahmet Eğribaba da hayatını kaybetti. Allah’tan rahmet diliyoruz.

Vatandaşlarımıza hizmetimizi yurt dışında da aksatmadan devam ettirmek için çalışıyoruz. Önümüzdeki süreçte bu koronavirüsün seyrine göre vatandaşlarımıza daha iyi hizmet vermek için, ilave tedbirler de almak için arkadaşlarla gece-gündüz çalışıyoruz efendim.

SUNUCU- Efendim, 1 milyon vatandaş, hepsini getirmek tabii ki mümkün değil, ama sözünü ettiğiniz rakamlar da çarpıcı. Bize, özellikle NTV Dış Haberler Servisine çok farklı ülkelerden, örneğin geçtiğimiz hafta Avustralya’dan öğrenci arkadaşlarımız telefonlarla ve internet vasıtasıyla ulaşıp işte Bakanlığın bir an önce harekete geçmesi, yardım eli uzatması konusunda istekli ve ricacı oldular. Tabii daha sonra Bakanlıkla yaptığımız görüşmelerde, aslında bu işin çok da kolay olmadığını, çünkü Türkiye’de yerleştirileceklerin yurtların kapasitesinin belli olduğunu, bir sıraya konulduğunu özellikle bu sürecin anlaşıldı. Bunun altını özellikle çiziyorum, kapasite açısından Türkiye’de belirli bir miktarda herhalde yurtlar ayrıldı, sanıyorum bu sırayı izliyor, takip ediyorsunuz değil mi?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Efendim, çok teşekkür ediyorum bu konuyu açtığınız için. Tabii Türkiye’de Kredi Yurtlar Kurumuna bağlı çok sayıda yurt var ve Gençlik ve Spor Bakanlığımız sağlık personelimize de yine Kabine Toplantısında 20 binden fazla yurt odası, yatağı ayırdığını söylemişti. Yurt dışından dönen vatandaşlarımız olsun, karantinaya alınacak kişilerle ilgili yurt sayısı olarak, yatak ve oda sayısı olarak çok şükür bir sıkıntımız yok. Ama karantina sadece yurt sayısı ya da yurttaki oda ya da yatak sayısıyla ilgili değil burada her türlü hizmeti vermek durumundayız. Diğer yiyecek, içecek, farklı bakanlıklarımız, İçişleri Bakanlığımız iaşeyle ilgili gereken tedbirleri alıyor, Kızılay’ımız, AFAD’ımız, Gençlik ve Spor Bakanımız sporla ilgili dahil her türlü şeyleri sağlıyorlar, ihtiyacı karşılıyorlar, ama esas doktor ve sağlık elamanı da buraya vermemiz gerekiyor. Yani 14 gün süre içinde karantinaya aldığımız vatandaşlarımızın sağlık durumunu yakından takip etmemiz lazım, testler yapılması gerekiyor. Şimdi bu kapasiteyi arttırdığımız zaman bu sefer hastanelerde verilen sağlık hizmetlerinde aksama olacak. Yani kapasite derken sadece yatak sayısı bakımından düşünmüyoruz, özellikle sağlık personeli bakımından önemli. Şimdi daha önce getirdiğimiz ve karantinaya aldığımız vatandaşlarımızın süreleri grup-grup doluyor, onların yerine ise şimdi vatandaşlarımızı tekrar getiriyoruz, yani burada size gelen çağrılar bizlere de geliyor. Sadece benim sosyal medya hesabımdan 5 bin kişinin mesajına tek tek cevap verdim. Konsolosluk çağrı merkezimize bugünü kadar koronavirüsle ilgili 60 bine yakın çağrı geldi hepsini tek tek yanıtladık, hatta 50 bininci telefonu da ben cevapladım Almanya’dan bir vatandaşımızla çok faydalı oldu bir vefat eden yakınıyla ilgili veraset ilamı işlemleri yapılması gerekiyormuş, yardımcı da olduk. Yani vatandaşlarımızın çağrıları geliyor biz buna duyarsız değiliz. Bugüne kadar hepsini getirmeyişimizin sebebi kapasitemizin yani maddi olarak ya da uçak sayısı olarak ya da yurt sayısı olarak yetersiz olduğundan değil. Bazıları da diyor ki, efendim yurt dışından vatandaşları getirmeyin buraya gelince koronavirüsün yayılmasına sebep olur. Ama bunlar bizim vatandaşımız bir, ikincisi uçaktan alınıyor doğrudan karantinaya götürülüyor ve aile değilse de herkes tek tek ayrı ayrı odalara konuluyor. Dolayısıyla, böyle söyleyenlere biz katılmıyoruz onların düşüncesine katılmıyoruz. Büyük devlet yurt dışındaki vatandaşlarını ülkesine getirir, getirmek durumundadır ve bunu da bir plan çerçevesinde kapasitemizin yine sınırları içinde gerçekten elimizden geleni yapıyoruz ve vatandaşlarımız çok memnun.

Bu yakınları vefat eden aileleri tek tek arıyorum. Şu ana kadar 200’den fazlasını aradım listeler geldikçe. O kadar duygulanıyorlar ki, yani böyle günde devlet onların yanında olması gerekiyor. Cumhurbaşkanımızın selamlarını, taziye dileklerini de iletiyoruz. Ve hep tüm vatandaşlarımız da yakınları vefat eden vatandaşlarımız da Türkiye Cumhuriyeti devletinin ne kadar büyük olduğunu bu süreçte daha iyi anladık diyorlar. Dolayısıyla, size gelen çağrıları da toparlıyoruz. Bazı ülkelerde sayı az hemen yakındaki ülkeye topluyoruz ya da bir uçak kalkıyor aynı güzergâhta üç ülkeye duruyor oradan vatandaşlarımız alıyor hepsinin planlamasını yaptık biraz önce söylediğim gibi. Cumhurbaşkanı Yardımcımız Fuat Oktay Bey’in Başkanlığında 105 sefer daha plandı ve tüm kurumlarımız inşallah bu uçuşları da önümüzdeki süreçte gerçekleştireceğiz.

SUNUCU- Sayın Bakan, Dışişleri Bakanlığımız aslında son yıllarda çok proaktif tabi çok taraflı ilişkiler alanında özellikle çok proaktif ve bu özellikle kovid-19’la yani salgınla başlayan dönemde de daha etkin ve çok taraflı ilişkileri göz önüne daha fazla alan, önceleyen bir yaklaşım içerisindesiniz. Uluslararası çalışmalar kapsamında Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda, üye devletler nezdinde, diğer kuruluşlarla birlikte ne tür çalışmalar içindesiniz? Aslında şöyle hatırladığımız kadarıyla Türkiye Meksika, Endonezya, Güney Kore ve sanıyorum Avusturalya’dan oluşan MIKTA Grubu olarak bir bildiri yayınladınız. Tabii Amerika Birleşik Devletleri ve Dünya Sağlık Örgütünü açıktan hedef alan bir açıklamanız oldu. Yani yapılan yardımları kestikleri için buna tepkiler de geldi. Diğer taraftan Batı-Çin rekabeti de artıyor, Türkiye çok taraflı bir siyaset izliyor, yardımlar da yapıyor. Bu konudaki değerlendirmenizi almak istiyorum özellikle.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Efendim, Bakanlık olarak bu salgının ekonomiden teknolojiye, stratejik güç mücadelesinden uluslararası kurumlara kadar etkisini tüm yönleriyle takip ediyoruz, değerlendiriyoruz ve salgın sonrasına da hazırlığımızı yapıyoruz. Bu konularla ilgili kapsamlı bir çalışma yapıyoruz Sayın Cumhurbaşkanımıza da arz edeceğiz. Artık salgın sonrasında dünyada hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Biz her zaman çok taraflılığa, ama etkin çok taraflılığa inanıyoruz ve savunuyoruz. Tek taraflı politikaların yanlış olduğunu, ticaret savaşlarının yanlış olduğunu da her zaman söyleyegeldik. Ama bugün uluslararası sistem ve uluslararası örgütler maalesef bu kovid’de de görüldü ki artık güncelliğini yitirmiş, yani reforma tabi tutulması gerekiyor, beklentileri karşılayamıyor, aynı şekilde çatışmaları önleyemiyor, barışı tesis edemiyor. Bu tür salgınlara karşı da şu ana kadar başarılı bir politika uygulamış değil. Neticede şu an da hepsini değiştirmeyeceğimize göre birden değiştiremeyeceğimize veya bir günde reforme edemeyeceğimize göre şu haliyle de çok taraflılığı desteklememiz gerekiyor. Burada uluslararası kurumlar içinde Cumhurbaşkanımızın liderliğinde çok ciddi girişimler yaptık. Sayın Cumhurbaşkanımızın birçok ülke cumhurbaşkanlarıyla, başbakanlarıyla, yani devlet ve hükümet başkanlarıyla görüşmelerini zaten sizler de takip ediyorsunuz. Bir taraftan Türkiye’den çok ciddi talepler var, 116 ülkeden, yani neredeyse dünya ülkelerinin yüzde 60’ı bizden yardım talebinde bulunuyor, ancak 44’üne değişik malzeme desteği verebildik. Burada tabii ki önce kendi ihtiyacımızı karşılamamız lazım ve varsa fazla ürün veriyoruz. Bazı ürünleri biz ithal ediyoruz, ama bazı ürünleri de Türkiye’de üretiyoruz.

Diğer taraftan, şu anda en az gelişmiş ülkeler, Afrika Kıtası ya da az gelişmiş ülkeleri ne kadar etkileyecek? Dolayısıyla krizden en çok etkilenen ülkelerin borçlarının ertelenmesiyle ilgili G-20 içinde Hazine ve Maliye Bakanımızın da katkılarıyla bir girişim başlatıldı, bunu destekliyoruz, birçok kardeş ülke de faydalanacak.

Yine BM Genel Kuruluna üye devletlerle birlikte değişik alanlarda sunulan tasarılara biz … olduk. Ve özellikle de şu dönemde aşı ve temel tıbbi malzemeyi usulsüz şekilde stoklanmasını engellemeye yönelik tasarıyı da destekledik.

Diğer taraftan, biraz önce bahsettiğiniz G-20 içinde bizim küçük bir grubumuz var, Meksika, Endonezya, Güney Kore, Avustralya ve Türkiye’den oluşan, ortak bir bildiri yayınladık, önümüzdeki hafta bizim çağrımız üzerine, yani Türkiye’nin çağrısı üzerine İslam İşbirliği Teşkilatı İcra Komitesi yine video konferans usulüyle toplanacak. İslam İşbirliği Teşkilatı bugün Birleşmiş Milletler’lerden sonra dünyanın en büyük ikinci örgütü. Ama bugün İslam dünyası içinde olsun, az gelişmiş ülkelere yönelik olsun İslam İşbirliği Teşkilatı’nın kurum olarak attığı bir adım yok, biz de buna öncülük ediyoruz.

Türk Konseyi Olağanüstü Zirvesinde mutabık kalınan konuların takibini yapıyoruz. Yine G-20 ağırlıklı Kanada’nın inisiyatifiyle kurulan Uluslararası Koordinasyon Grubu kapsamında 5’inci telekonferansımızı daha dün gerçekleştirdik.

Son 3 hafta içinde 43 mevkidaşımla 65 görüşme gerçekleştirdim. Burada özellikle geçen sene Büyükelçiler Konferansında Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle dijital diplomasiyi yeni bir girişim olarak ilan etmiştik. Bugün dijital diplomasinin ne kadar önemli olduğunu görüyoruz, ama tabii dijital diplomasi deyince güvenlik de ön plana çıkıyor. Ve koronavirüs sonrasında diplomasinin nasıl yürütüleceği, dünyada bu işlerin nasıl seyredeceği konusunda da bir taraftan kafa yoruyoruz, diğer taraftan kendi hazırlıklarımızı yapıyoruz. Yani sonuçta, evet, bir korona var, ama bu koronavirüsü bugün olmasa da yarın ortadan kalkacak. Bununla ilgili farklı görüşler var, ikinci dalga geliyor mu, gelmiyor mu? Wuhan’da işte birden bazı ölümler de oldu, Güney Kore’de bazı gelişmeler oldu, tek nüksettiği söyleniyor. Ama diğer taraftan da hayat devam ediyor, Güney Kore’de genel seçimler yapıldı ve son 30 yılın en yüksek katılımı gerçekleşti, yüzde 60 katılım oldu. Yani bu da esasen insanların geleceğe yönelik umudunun olduğunu gösteriyor.

Avrupa’da da Almanya, Avusturya ve Çekya gibi bazı ülkeler de kısıtlamaları yavaş yavaş kaldıracak. Ama diğer taraftan gerçekten dünyada da çatışmaları da görüyoruz. Bir taraftan Çin’le ABD arasındaki çatışmalar. Amerika Birleşik Devletleri’nin Dünya Sağlık Örgütü’ne verdiği desteği kesmesi bana göre çok yanlış. Evet, bugün Dünya Sağlık Örgütü’nün veya BM’nin kendisini o sebepten, bu sebepten eleştirebilir, hazırlıksız yakalanmış. Bu arada Dünya Sağlık Örgütü de, tüm uluslararası kurumlar da Türkiye’nin aldığı tedbirlerden takdirle bahsediyorlar. Ama böyle bir dönemde bu desteğin kesilmemesi gerekiyor. Diğer taraftan ABD içinde görüyorsunuz Trump’la Valiler arasında ciddi bir tartışma var. Brezilya’da aynı şekilde Başkanla diğer turumlar ya da bakanlar arasında çatışmalar oldu, Sağlık Bakanı değişti. Ve Batı-Çin arasındaki rekabetin ve suçlamaların arttığını görüyoruz, koronadan sonra ciddi ciddi tazminat davalarının da açılacağını görüyoruz. Ama biz çok şükür hem kendi içimizde uyumlu çalışıyoruz, hem de uluslararası sistemde de girişimci ve insani dış politikamızda aktif görev alıyoruz ve önümüzdeki süreçte de bu politikalarımızı artırarak inşallah devam ettireceğiz.

SUNUCU- Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, efendim çok teşekkür ederiz yayınımıza katkı sağladığınız ve yaptığınız açıklamalar için. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun açıklamalarından özellikle iki noktanın altını çizerek bu bölümü tamamlamak istiyorum.

Özellikle Ramazan öncesinde yurt dışında yaşayan Türklerden 72 ülkeden 105 Türk Hava Yolları seferi daha planlandığını ve Ramazan başlamadan önce vatandaşların Türkiye’ye getirileceğini açıkladı. Ayrıca, Bakan yurt dışında koronavirüsten hayatını kaybeden Türk vatandaşlarının sayısının da 342’ye yükseldiğini bildirdi. Kısa bir ara veriyoruz, yeniden karşınızda olacağız.