#

Bakanlığı Takip Edin:

Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun NTV Haber Kanalına Verdiği Özel Röportaj, 10 Ekim 2019, Ankara

SUNUCU- Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Barış Pınarı Harekatının resmi olarak başlamasıyla Suriye’nin kuzeyinde yoğun mücadelesi sürerken bir yandan da masada diplomatik mücadele sürüyor elbette ve bu mücadelenin en önemli isimlerinden birisi Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu, NTV’nin yayınına konuk oldu.

Efendim, öncelikli olarak yayınımıza hoş geldiniz.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Teşekkür ediyorum.

SUNUCU- Yoğun bir gün, önemli bir gün, tarihi bir gün. Öncelikli olarak güne geçmeden önce bugünün anlamını bize anlatabilir misiniz?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Bugün gerçekten Türkiye’nin bekası için, bölgenin istikrarı, barışı, huzuru için ve mazlumlar için Cumhurbaşkanımızın talimatıyla kahraman ordumuz, Mehmetçiğimiz Barış Pınarı Harekatını başlattı. Dolayısıyla bugün gerçekten bu anlamda da tarihe geçen bir adım attık. Ve bizim bekamız için diyoruz, çünkü ulusal güvenliğimize çok ciddi bir tehdit vardı ve sürekli büyüyen bir tehdit. Ve ABD’nin de desteğiyle sürekli güçlenen bir terör örgütünden bahsediyoruz sınırımızın öbür tarafında ve Suriye’yi bölmeye çalışan, bölgemiz derken onu kastediyoruz, Suriye’nin toprak bütünlüğü, sınır bütünlüğü için de esasen bugün tarihi bir gündür. Çünkü bugün tepki gösteren ülkelere bakıyoruz, özellikle batıda bazı ülkelere, onların da amacı esasen Suriye’yi bölüp ve sözde bir bölgede devlet oluşturmak, yani terör devleti oluşturmak ya da koridor ya da otonom bir statü oluşturmaya çalışıyorlardı, yapı oluşturmaya çalışıyorlardı.

Bu bölgenin güvenli hale gelmesi bakımından da tarihi bir gün. Yıllardır bunu konuşuyorduk, yıllar önce Cumhurbaşkanımız gerek Obama, gerek diğer o günkü ülkelerin liderlerine bahsetmişti ve güvenli bölgenin oluşturulması için bugün tarihi bir adım atıldı. Ülkelerine dönmek isteyen o masum göçmenlerin de esasen dönebilmesi için bugün tarihi bir adım atıldı ve bölgenin barışı için de keza öyle. Dolayısıyla her bakımdan bu harekat tarihi bir harekattır.

SUNUCU- Efendim, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yaklaşık 5,5 saati aşan bir toplantıdan çıktınız ve ayağınızın tozuyla geldiniz, aslında o toplantıya da ayağınızın tozuyla katılmıştınız. O toplantıda sahayı da anbean izleme imkânınız vardı. Sahadaki havayı nasıl gördünüz? Sayın Cumhurbaşkanımızın emirleri, direktifleri nasıl oldu askerlere?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Sahadaki askerlerimizin moralini çok iyi gördük, burada Genelkurmay’daki, Milli Savunma Bakanlığımızdaki Harekat Merkezinde de aynı şekilde. Kendimize güven var, canlı bir şekilde nerede, hangi teröristler var bunların tespiti yapılıyor. İHA’larımız, SİHA’larımız devrede, yani gece de olsa ne olup ne bittiğini görüyoruz ve Cumhurbaşkanımızın talimatlarını harfi harfine yerine getirmeye çalışan kahraman ordumuz da sahada ve masada görevini yapıyor, Kumanda Merkezini kastediyorum, biz de diplomasi masasında onlara elimizden gelen desteği veriyoruz ve sahadaki kazanımlarımızı masada hiçbir zaman artık kaybetmeyen bir Türkiye var hamdolsun.

SUNUCU- Efendim, masadaki bu çalışma sürerken operasyonun başlamasıyla beraber dünyanın birçok ülkesinden tepkiler geldi, Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, Avrupa Birliği. Diplomasinin başındaki isim olarak bu tepkileri nasıl değerlendiriyorsunuz? Özellikle Avrupa Birliği’nden operasyon durdurulsun çağrısı var neredeyse.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Bu tepkilerin bir kısmını bekliyorduk, ama bazıları sürpriz oldu işin doğrusu. Yani bu kadar PKK sevdalısının olduğunu bilmiyorduk ya da gizli sevdalıların olduğunu bilmiyorduk, bu da ortaya çıktı. Bu iddiaların çoğu mesnetsiz. Hani şunu söylüyorlar, Türkiye’nin güvenlik endişesini anlıyoruz. Tamam, anlıyorsun da Türkiye’nin güvenlik endişesinin giderilmesi için bugüne kadar ne yaptın ve bundan sonra ne yapacaksın? Bir kere bu terör örgütünü bizimle görüşmelerinizde PKK/YPG eşittir, bunu kabul ediyoruz, ama YPG’yi terör örgütü olarak tanımadık diyerek geçiştiriyorsunuz, ama aynısının olduğunu söylüyorsunuz. Peki, durdurun diyorsunuz da, o zaman bizim güvenlik endişelerimizi anlıyorsunuz, çözüm ne? Tehdidi yaşayan benim. Bu bakımdan bir çifte standart ya da ikiyüzlülük diyebiliriz işin doğrusu. Peki, bu harekat kime? Terör örgütüne. Terörle mücadele edelim diyorsunuz, terör örgütüyle mücadelemizi niye durdurmamızı istiyorsunuz, sebep ne? Başka bir ajandanız mı var, başka bir gündeminiz mi var? Bahanelere bakıyoruz, efendim işte siviller. Siviller konusunda kusura bakmayın biz herkesten daha hassasız. Bakıyoruz bugün bizi kınayan bazı Körfez ülkeleri var. Siz Yemen’de o kadar insanı katlettiniz, bu kadar insanı bombaladınız, bu kadar insanı açlıktan öldürdünüz açlıktan, açlıktan ve bu kadar insan salgın hastalıklardan öldü sizin kuşatmalarınızda, şimdi siz hangi yüzle bize dil uzatıyorsunuz? İnsani konularda biz herkesten daha fazla hassasız. İşte Fırat Kalkanında, yine Cerablus’ta, orada DEAŞ’le mücadele ettik, diğer tarafta PKK’yla, YPG’yle mücadele ettik. Siviller bizi memnuniyetle karşıladı ordumuzu, askerimizi, sonra polis özel harekatımız girdi, jandarma özel harekatımız girdi, yani tüm güvenlik güçlerimizi. Çünkü biz bir yerde zalimlere karşı gücümüzle gidiyoruz, diğer taraftan da sevgimizle ve şefkatimizle gidiyoruz. Bunu oradaki insanlar nasıl askerlerimizi, güvenlik güçlerimizi karşıladı, bunu orada gördük.

Dolayısıyla diğer taraftan, efendim buranın istikrarı, esas istikrarsızlığı yaratan kim? Bu terör örgütü. Efendim, DEAŞ’le mücadele zayıflar mı? DEAŞ’le mücadelede ne yaptınız bugüne kadar, hangi adımı attınız? Ülkelerinizden gelen bu kadar yabancı terörist savaşçı var, onları niye geri almıyorsunuz? Bizim gönderdiklerimizi de geçmişte ta size saldırıncaya kadar, yani o ülkelere, Paris’e, Brüksel’e saldırıncaya kadar onları da serbest bırakıyordunuz. DEAŞ’la göğüs göğse savaşan tek ordu kimin ordusu? Bizim ordumuz. 4 binden fazla DEAŞ’liyi biz elimine ettik hem Suriye’de, hem Irak’ta. Siz DEAŞ’le mücadelede ne yaptınız bugüne kadar? Ancak vekalet savaşları yapmışsınızdır, onların da sonucunu gördük. Rakka’da ve Deyrizor’da DEAŞ’lileri otobüse bindirip gönderenler biz değiliz. Biz ya elimine ettik, ya hapse attık ya da ülkelerine geri gönderdik. Dolayısıyla bu tür safsatalarla Türkiye’nin bu harekatının önüne geçmeye çalışıyorlarsa ya da durdurmaya çalışıyorlarsa bilsinler ki biz kararlıyız ve bu bizim için ulusal güvenlik meselesidir. O tehdidi sen orada yaşamayabilirsin, ama ben burada yaşıyorum. Ve insanlarla ilgili, geri dönmeyle ilgili, efendim, parasını vermeyiz. Vermeyin, bugüne kadar ne verdiniz zaten, hangi sözünüzü tuttunuz, hangi insani konularda duyarlısınız? Aman göçmen bize gelmesin, onun maliyetinin hesabı, ırkçı partilerin işte durumu belli, siyaseten işte ortalık karışık. Dolayısıyla bu süreçte gördük ki gerçekten bunlar samimi değiller. O yüzden biz bunların lafına bakarak bu harekatı bugün durdurursak –Allah korusun, öyle bir şey yok- yarın bu tehdit çok büyür ve bunların hiçbirisi de bizim yanımızda olmaz bugüne kadar olmadıkları gibi terörle mücadelede yarın olmazlar. Dolayısıyla bu tür gelen açıklamaların biz tabii ki cevabını veriyoruz, ama onları da dikkate alarak politikalarımıza ya da sahadaki harekâtımıza yön vermeyiz. Kendi milli çıkarlarımız ve bölgenin istikrarı, güvenliği, barışı için gerekli adımları atmaya devam edeceğiz.

SUNUCU- Efendim, Güvenlik Konseyinde acil çağrısıyla bir toplantı yapılacak. Türkiye bu toplantıdan ne karar çıkmasını bekliyor ve karşı adım olarak eğer olumsuz bir karar çıkarsa ne yapılır?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şimdi varsayımlar üzerine konuşmak istemeyiz. Tabii ki Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi şu anda bizim yapısını eleştirdiğimiz BM’nin bir organı, öyle söyleyelim. Kararların da çıkması, zaten bir kişi veto ettiği zaman çıkmıyor, çıksa da kimse uygulamıyor. Ama burada herkesin kendi çıkarına ve de terör örgütüyle bugüne kadar girdiği angajmana göre değil, bölgenin istikrarı ve barışı için bir şey söylemesi gerekiyor, adım atması gerekiyor. Onun dışındaki herhangi bir şeyi de biz ciddiye almayız işin doğrusu. Varsayım üzerinde konuşmayalım. Bizim yapacağımız nedir? Biz bir beka mücadelesi veriyoruz, terörle mücadele ediyoruz, bölgemizden teröristleri temizliyoruz ve temizleyinceye kadar da bunu sürdüreceğiz.

SUNUCU- Birçok temasınız oldu hem operasyon öncesinde, hem operasyon başladıktan sonra Mike Pompeo başta olmak üzere. Bu temaslarınız devam edecek mi?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Devam edecek, yarın da görüşmelerimiz olacak. Saatlerini belirlediğimiz bazı görüşmelerimiz var. Yarın sabah İngiltere Dışişleri Bakanıyla, Almanya Dışişleri Bakanıyla görüşeceğiz. Yine bazı ülkelerin Dışişleri Bakanlarından talepler geldi, Kanada dahil arkadaşlarım iletti, onların da saatlendirmesini yaparız ve herkesle görüşürüz. Diyalog, diplomasi işlemesi lazım ve sahada olduğu kadar masada da aktif olmamız gerekiyor. Tutumumuz belli, bugüne kadar bildirimleri de bu nedenle yaptık, herkese bildirimde bulunduk, Rejim dahil nota ile bildirdik İstanbul Başkonsolosluğuna. Ve diğer uluslararası örgütler, sadece NATO ve BM değil Avrupa Birliği, Avrupa Konseyi, AGİT gibi kuruluşlara da bildirimlerde aynı şekilde bulunduk. Bizimle görüşmek isteyen herkesle görüşürüz. Haklı davamızı da her yerde hem anlatırız, hem savunuruz. Bu kibir değildir, bu bir kompleks de değildir, haklı bir davamız var onun peşindeyiz ve bunu da anlatmaktan çekinmeyiz. Tüm görüşmek isteyen herkesle de görüşürüz ve vermemiz gereken cevap olduğu zaman da veririz.

SUNUCU- Efendim, ABD Başkanı Donald Trump’la Sayın Cumhurbaşkanının çok yoğun temasları devam ediyor, operasyon öncesinde de devam etti ve Donald Trump bugün mesajlar da verdi bir sürü. Ama onunla beraber diğer kamuoyunda da, dünyanın diğer ülkelerinden de mesajlar geliyor. Rejimle de temas kurulduğunu söylediniz. Bundan sonraki aşamada Türkiye’ye yönelik gelen eleştiriler konusunda, özellikle Kürtlere yönelik eleştiriler getiriliyor ve Türklerin Kürtleri hedef aldığına yönelik eleştiriler getiriliyor, bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şimdi bu samimiyetsizliğin bir göstergesidir. Madem Kürtleri bu kadar çok düşünüyorsunuz, Türkiye’de ve Avrupa’da şu anda YPG’nin sürgüne gönderdiği Kürtleri o kadar uyarmamıza rağmen niye gitmediniz, onları niye dinlemediniz? YPG’nin nasıl bir terör örgütü olduğunu esas onlar anlatsın.

Peki, biz Kürtlerin düşmanı mıyız? Türkiye’de bu kadar Kürt kökenli vatandaşımız var ve PKK’dır onların düşmanı. İşte Diyarbakır’daki anneler çocuklarımızı geri verin derken, madem Kürtleri düşünüyorlardı neredelerdi, hangisi geldi o anneleri dinledi? O kadar insana söyledik, bu anneleri bir dinleyin, derdi ne, çocuklarını zorla dağa götürmüşler. Aynı şekilde bu YPG Suriye’de ve Irak’ta Yezidiler ve Süryaniler dahil, Aramiler dahil bunlara işkence yaparken, çocuklarını zorla dağa götürürken, o Nobel ödüllü Nadia Murad da bunu herkese söyledi. NATO toplantısı marjında Washington’da Pompeo dahil herkese anlattı oradakilere bizim çocuklarımızı PKK zorla dağa götürüyor diye, bunu durdurun diye. Niye madem Kürtleri ve diğerlerini düşünüyorsunuz, niye YPG’nin bu zulmüne dur demediniz bugüne kadar?

Her zaman söylüyoruz, bizde Meclis’te en çok Kürt milletvekili kimde var? AK Parti’de. Aynı şekilde bugün yine baktığımız zaman birçok Kürtlerin, Kürt kökenli vatandaşlarımızın çoğunlukta yaşadığı yerlerde belediye başkanlıkları kimde? Bizde. Peki, oya baktığımız zaman genel anlamda Türkiye’deki Kürt vatandaşlarımız bugüne kadar en çok oyu kime vermişlerdir, PKK yanlısı HDP’ye mi, AK Parti’ye mi? Dolayısıyla kimse bizim Kürtlere yönelik bunu başlattığımızı söylemesinler, tam tersi Türkiye’deki 300 bin Suriyeli Kürt dahil sahadaki Kürt kardeşlerimiz, Suriye’deki Kürt kardeşlerimiz dahil herkesin hakkını hukukunu korumak için bir terör örgütüne yönelik bu harekâtı başlattık. Yani bu konuda da kimse affedersiniz safsata yapmasın, biz ne yaptığımızı biliyoruz ve bu tür suçlamalarla da bizim terörle mücadelemizi zayıflatmaya kalkmasın, bunu da başaramazlar.

SUNUCU- Çok teşekkür ediyoruz yayınımıza katıldığınız için.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Sağ olun, çok teşekkürler.

SUNUCU- Yorduk sizi biraz, kusura bakmayın lütfen.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Estağfurullah, çok teşekkürler.

SUNUCU- Barış Planı Operasyonun ilk saatlerinden itibaren aktif bir şekilde masada görev yapmaya devam eden Sayın Mevlüt Çavuşoğlu yayın konuğumuzdu. Türkiye’nin haklı gerekçelerini anlattıklarını ve dünyaya anlatmaya devam edeceklerini söyledi ve Türkiye’ye getirilen eleştirilere NTV yayınında da yanıt verdi diyelim ve sözü yeniden size bırakalım.