#

Bakanlığı Takip Edin:

Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun Basın Mensuplarının Sorularına Verdiği Yanıtlar, 11 Ağustos 2017

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- … bazılarını NATO’yla ortak kullanıyoruz, Konya da bunlardan bir tanesi. Biz daha önce İncirlik’e biliyorsunuz Alman parlamenterlerin gelmesine izin vermedik. Daha sonra Hamburg’da ve Brüksel’de NATO Zirvesi kapsamında Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan’la Merkel’in görüşmesinde, İncirlik mümkün değil, ama sizin milletvekilleriniz Konya’ya NATO üssüne gelebilir dedik ve bu işin organizasyonu da iki ülke olarak da NATO’nun kendisine verdik, NATO Genel Sekreteriyle Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel’le beraber görüşmelerde bulunduk ve organize edin dedik. Dolayısıyla zaten bu ziyaretin önerisini biz bulunduk, biz yaptık daha doğrusu önerisini. Burada hani yasak kalktığı için değil, başından beri bu şekilde düşünmüştük, bu şekilde öneriyi yaptık ve şimdi tarihini belirledi NATO ve böyle bir heyet geliyor. Konya’daki NATO üssünde biliyorsunuz özellikle DEAŞ’a karşı mücadelede değişik ülkelerden, NATO müttefiki ülkelerden birimler var, sadece uçaklar değil, askerler de var ve böyle bir ziyareti biz zaten başında uygun görmüştük, İncirlik’i uygun görmedik, Konya’yı uygun gördük, Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Başbakanımızın talimatlarıyla.

SORU- Sayın Bakanım, bu gelecek olan 8 tane parlamenteri Türkiye Cumhuriyeti mi belirleyecek isimleri? Çünkü Reuters’a bir Alman parlamenter … açıklama yapmış, Büyükada’da bir olay olmuştu … fakat içlerinde bir Alman gözaltına alınmıştı. Ben Türkiye Cumhuriyeti’nden garanti istiyorum, çünkü Türkiye Cumhuriyeti beni PKK’yla özdeşleştiriyor, benim tekrar Türkiye’den geri Almanya’ya dönebilmeme dair bir garanti istemiş. Bu konuda ne söyleyeceksiniz?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şimdi Alman Meclisinde Savunma Komisyonu var bizde olduğu gibi, dolayısıyla Savunma Komisyonunun üyeleri gelecek ve burada değişik partilerden milletvekilleri var ve bunlar karar verecekler, yani kendi komisyon verecek, oradaki milletvekillerinin kim olacağının kararını biz vermeyiz. Yurt dışına biz de bir heyet gönderdiğimiz zaman Meclisimiz, Meclisimizin komisyonu o komisyonda olan ya da herhangi bir konuda heyet oluşturulacaksa Meclisteki siyasi partilerin önerdiği kişilerden oluşan bir heyet olur, Meclis Başkanı yazar siyasi parti gruplarına, onlar da milletvekillerini önerirler, onlardan oluşan bir heyet olur. Dolayısıyla her ülke kendi heyetini oluşturur.

Fakat burada o milletvekilinin söylediklerini iddia ettiğiniz sözlerini ben duymadım. Fakat ne diyebiliriz? Saçmalamış. Yani Türkiye’ye gelen Alman sayısı yılda 5 milyonu geçiyor, bu 5 milyon insan tatil için de geliyor, ticaret için geliyor, yatırım için geliyor. Belki 5 milyondan daha da fazla, sadece tatil için 5 milyon civarında geliyor. O sebeple Türkiye’den ne garanti isteyecek? Türkiye hukuk devletidir, kendisi de bir milletvekilidir, dokunulmazlığı da vardır. Türkiye uluslararası hukuka da saygılıdır, evrensel hukuka da saygılıdır. Kendi ülkesi kendisini gönderirse, yani parlamentosu, gelir NATO marjında ziyaretini yapar döner.

Ama şu bir gerçek ki; Bundestag’da, Almanya Parlamentosunda PKK’ya destek veren milletvekilleri var, PKK’nın terör listesinden çıkması için çaba sarf eden milletvekilleri var ve bunlar da genellikle sol partilerden, yani Almanya’daki işte Die Linke, Yeşil Partisi, işte Sosyal Demokrat Partiden bazı aşırı uçta olanlar var, nasıl bizim CHP’nin içinde DHKP-C’li, PKK sempatizanı milletvekilleri var, aynı şekilde orada da Sosyal Demokrat içinde uç oluyor. Tabi burada CHP’nin içindekiler ön seçimle buralara geldiler, bunlar var, bunları daha önce de söylediğimiz zaman tepki gösteriyorlar, ama doğru. Bu tür milletvekilleri Almanya’da da var. Esasen şu anda Avrupa’da ciddi bir tartışma var ve bu tartışmalar neticesinde belki Avrupa Birliği normları oluşabilir, yani PKK gibi terör örgütlerinin sembolleri olan o paçavraların taşınmaması, gösterilmemesi, DEAŞ’a da izin verilmiyor ve bunlarla gösteri yapılmaması konusunda bir norm oluşabilir, hatta bir hukuki süreç de başlayabilir, bununla ilgili Avrupa Birliği’nden bize özellikle üst düzey yöneticilerden, komiserlerden bilgi aktarıldı. Ve bu tür terör örgütlerine de demokrasinin beşiği diye iddialı bir şekilde ortaya çıkan Avrupa’nın artık mesafe koyması gerekiyor, bunlara destek vermemesi gerekiyor. Avrupa Parlamentosunda, Almanya’da ve bazı ülkelerde o çirkin görüntüleri hepimiz gördük ve tepki gösterdik.

SORU- Efendim, ABD ve Kuzey Kore arasındaki gerginliğin uluslararası piyasaları etkileyeceği düşünülüyor. Türkiye bu konuda etkilenir mi?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Biz son 16 yılda dünyada çok sıkıntılarla karşı karşıya kaldık, yani tüm dünya kaldı esasen. Kendi bölgemizde de etrafımıza baktığımız zaman, kuzeyde, güneyde, doğuda ciddi sıkıntılar oldu, hemen batımızda Yunanistan gibi bir ülke adeta iflas etti, yani bankaları battı, ekonomi çöktü, şimdi toparlanmaya çalışan bir ülke; ki toparlanması bizim için de iyidir, yani biz her zaman komşu ülkelerimizin de iyiliğini isteriz, onların kötülüğünden bize bir fayda gelmez. Tüm bu sıkıntılara rağmen Sayın Cumhurbaşkanımızın iddialı bir sözü vardı, başlangıçta herkes dudak büktü, Türkiye’den bu kriz geçmez ya da teğet geçer demişti. Ve aldığımız tedbirler, para politikalarımız, mali disiplinimiz, yine büyümeyle ilgili, yatırımlarla ilgili tüm uyguladığımız politikalar sayesinde bugüne kadar yaşanan krizlerden çok az etkilendik. İşte Suriye, Irak, Libya, Yemen, Ukrayna ve diğer bölgelerdeki sorunlar devam ediyor. Ama buna rağmen Türkiye ekonomisi ilk çeyrekte yüzde 5 büyüdü.

Tabi ki artık küreselleşme var, dünyanın bir ucundaki bir gelişme tüm dünyayı etkileyebiliyor. Kuzey Kore ve bölge ülkeleriyle, Kuzey Kore ve ABD arasındaki gerginlik de tüm dünyayı etkiler. Ama ekonomik anlamda yani bizi etkilememesi için biz her türlü bu tür krizlere dayanıklı bir ekonomi oluşturmak için tedbirlerimizi aldık ve etkilenmemesi için elimizden gelen gayreti de gösteririz. Bu bakımdan ciddi bir sıkıntı olmaz, ama esas yani bu konunun kendisi ciddi bir sıkıntı, yani bu başka şeye benzemez, yani nükleer silahlarla restleşme çocuk oyuncağı değildir. O yüzden bir an önce bu ülkelerin aklıselim bir şekilde hareket etmesi gerekiyor. Ve Kuzey Kore’nin bu tür denemelerini biz de şiddetle kınıyoruz. Birleşmiş Milletlerine aldığı kararları da destekliyoruz. Ve Kuzey Kore Dışişleri Bakanını Manila’da, Filipinler’de ayaküstü akşam yemeğinden önce tüm bakanlarla aynı odadaydık orada birkaç dakika sohbet etme imkanımız da oldu. Dostane tavsiyelerimizi kendilerine söyledik. Yani bu gerginliğin hiç kimseye faydası yok, kendilerine de faydası yok. Esasen o bölgede Güney Çin Denizi krizi vardı. O krizin aşılması için uluslararası örgütler ve bölge ülkeleri elinden geleni yapıyordu, ama şimdi bu nükleer kriz Kuzey Kore’yle yaşanan kriz tabi tüm krizleri gölgede bıraktı. Bir an önce bu sorunların da, krizlerin de normale dönüşmesini arzu ediyoruz.

SORU- Sayın Bakanım, şimdi tüm Türkiye’de Bakanlar Kurulunu şöyle bir karar bekliyor: Kurban Bayramı tatili 10 güne çıkacak mı? Biraz önce düşen bir haber var Sayın Cumhurbaşkanı isabetli olur demiş, ama ondan önce birkaç tane bakanın açıklaması var Türkiye’nin çalışmaya ihtiyacı var diye. Bakanlar Kuruluna gelecek mi acaba?...

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Tabi demokrasi içinde aynı partiden de olsan, Hükümetin içinden de olsan farklı görüşler olabilir, her bakanımız kendi açısından durumu değerlendirir. Turizm bölgeleri Alanya’mız, Antalya’mız veya işte Muğla diğer bölgelerimiz tatilin uzamasını ister. Ekonomiyle ilgili diğer bakanlarımız da daha çok çalışmamız gerekir diyor. Bu görüşler Salı günü Bakanlar Kurulu toplantısında masaya konur. Sayın Cumhurbaşkanımızın Başkanlığında toplanacak Külliye’de. Ve orada tüm arkadaşlarımız görüşlerini söyledikten sonra karar verilir.

SORU- Efendim, bir de Alanya’mızda bir sorunumuz var…

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Bu konu basına yansıdıktan sonra ve basının bizimle paylaşmasından sonra biz tabi duyarlılık gösterdik ve tüm Türkiye gerçekten duyarlılık gösterdi. Ve Aile Bakanlığımız da zaten hemen haberdar oldu, biz de kendilerine gerekli bilgileri ilettik. Burada Aile Bakanlığı bir inisiyatifte bulundu, uzmanlarını bölgeye gönderdi. Çocukla da ve daha önce bakıcılığını yaptığı aileyle de görüşmeler yaptı. Tabi burada Aile Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bu yaptığı çalışmalar, incelemelerden sonra kararını verir. Yani çocuğu aileye mi verecek, çocuğun devlet kurumlarında şu anda kaldığı gibi kalmasına mı karar verecek, başka bir aileye mi verecek? Tüm bu değerlendirmeleri ortaya konulan kriterler çerçevesinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı verecek. Bunun içinde psikologlar var, sosyologlar var, uzmanlar var. Çocuğun da psikolojisi önemli sadece ailenin ne istediği değil, çocuğun esas burada çocuğun ne istediği önemli. Tüm bu çalışmaları yapıyorlar tamamladıktan sonra açıklamaları yapacaklar.

Bizim görevimiz ne, siz basın olarak ve bizim görevimiz neydi? Böyle bir sorun var, bu sorunla birilerinin ilgilenmesi gerekiyor. İlgilenecek kurum da Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve onların uzmanları. Sayın Bakanımız Fatma Betül Sayan Kaya da büyük bir hassasiyet gösterdi bizzat kendisi talimatları vererek arkadaşları Antalya’ya ve Alanya’ya gönderdi neticesini göreceğiz.

SORU- …

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Evet.

SORU- Son durum nedir?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- İşte Üniversiteyi ayakta tutmaya çalışıyoruz öyle söyleyeyim. Alanya’mızın iki tane üniversitesi var biri devlet üniversitesi, Alaattin Keykubat Üniversitesinin öğrenci sayısı 10 bini aştı. Yeni açacağımız fakülteler var bu sene eğitime başlayacak, gelecek sene. Yeni kampüsümüzü planladık, projelendirdik ve öncelikle tıp fakültesi ve tıp fakültesi hastanesine veriyoruz öncelikle onların inşaatını başlatacağız. Rektör Bey’le geçen hafta Ankara’da güzel bir toplantı yaptık. Ve önümüzdeki süreçte Alaattin Keykubat Devlet Üniversitesinin tüm çalışmalarını tekrar herkesle değerlendireceğiz, emin adımlarla hedeflerine gidiyor.

Hamdullah Emin Paşa Üniversitesi bir vakıf üniversitesi. Osmanlı zamanında bölgemizden çıkan, Allah rahmet eylesin Hamdullah Emin Paşa tüm malını, mülkünü, tüm gayrimenkulünü eğitime vakfetmiş ve o vakfın kurduğu liseden mezun oldum. Dolayısıyla, hem ecdadımıza bizim minnet borcumuz var, ama eğitim de önemli ve bu vakıf adına Hamdullah Emin Paşa adına bir de üniversite kurduk. Tabi vakıf üniversitesini kurmak kolay da yani kriterleri var, ama sonra işletmek daha da zor. Buradan özellikle Alanya halkına seslenmek istiyorum, yani bunlar üniversiteler Alanya’nın değeridir bunlara da sahip çıkmak lazım. Alanyaspor da yine Alanya’nın bir değeridir ve değerlerimize iyi sahip çıkalım. Bu üniversitenin geleceğiyle ilgili arkadaşlarla ne yapabiliriz, biz onlara nasıl destek verebiliriz? Yönetim konusunda, mali yapı konusunda biz de elimizden gelen desteği veriyoruz hem devlet üniversitemize hem de vakıf üniversitemize. Kurucu Vakfın Başkanı Kaymakam Bey, zamanında vakıf bu şekil kurulmuş. Yönetimde arkadaşlar var, üniversitenin mütevelli heyeti var, burada arkadaşlarımız var ortak bir değerlendirme yapıp neler yapacağımızı göreceğiz.

SORU- Teşekkürler.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Çok teşekkür ederim.