#

Bakanlığı Takip Edin:

Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu'nun A Haber'e Verdikleri Özel Röportaj, 28 Ekim 2014

SUNUCU- Sayın Bakan, hoş geldiniz.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Teşekkür ederim.

SUNUCU- Efendim, Kobani, Suriye yine gündemin önemli maddelerini oluşturuyor. Bugün Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Peşmerge Bakanlığı’nın bir açıklaması oldu, bilmeyenler için çok kısaca özetlemek istiyorum müsaadenizle, Peşmerge karadan ve havadan Kobani’ye gidecek açıklaması geldi. Ben de size şu soruyla başlamak istiyorum: Peşmergelerin Suriye’ye, Kobani’ye gidişini ne zaman başlıyor, güzergah nedir?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Kobani’ye gelecek güçler konusunda sürekli spekülasyonlar yapılıyor, farklı bilgiler, sorular, eleştiriler, acaba niye böyle oldu, niye daha önce olmadı, başkası istedi diye mi oldu diye; öncelikle bunu açıklamak isterim işin doğrusu.

Başından beri Türkiye’nin Kobani, Suriye ve Irak da dahil bölgeye bakışı net ve bu konudaki düşünceleri, stratejileri neler olduğu, neler olması ve bu süreçte neler yapılması gerektiğini konuşuyoruz.

Kobani’nin düşmemesi konusunda Türkiye de hassastır, bunun değişik sebepleri var. Her şeyden önce, sınırımızın ötesindeki meseleler bizi ilgilendiriyor, tek başına Kobani’nin ön plana çıkması ve Suriye içinde olup biten, hatta şu anda Irak’ta olup bitenlere göz yummanın da doğru olmadığını, gerçekçi olmadığını da söylüyoruz. Ama Kobani’ye destek konusunda ise Türkiye’nin veya Türkiye’den istenenler gerek kamuoyu oluşturarak basın aracılığıyla, işte Türkiye oraya girsin, ondan sonra Türkiye silah versin. Hatta bazı resmi açıklamalar da oldu, Türkiye sivillere silah versin, göndersin, biliyorsunuz böyle açıklamalar yapıldı, Ban Ki Moon’a da söyledik bunlar sorumsuzca açıklamalar diye. Fakat, Türkiye’nin başından beri tutumu net, Türkiye PYD’ye ve PKK’ya bakışı değişmedi Türkiye’nin ve bunu müttefiklerimizle de paylaşıyoruz.

Ve Kobani’nin düşmemesi için neler yapılması gerektiği konusundaki şu anda atılan adımları zamanında Türkiye teklif etmiştir, Özgür Suriye Ordusunun gelmesi ve diğer taraftan Irak’ın ya da Kuzey Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin Irak Anayasasına göre kurulmuş güvenlik güçlerinin buraya gelebileceği konusunda, onun dışındaki tekliflere hayır dediğimizi herkes biliyor. Sanki birileri Türkiye’den bunları istedi, Türkiye bunu yapmak zorunda kaldı gibi algılamalar var. Ama bu süreçte tabi PYD’yle Özgür Suriye Ordusu arasında bir güven bunalımı var, aynı şekilde PYD’yle Peşmerge arasında güven bunalımı var. Bunun tarihsel geçmişi var, geçmişte kendi aralarındaki olanlar…

Aynı şekilde PYD’nin ve Özgür Suriye Ordusunun Suriye’nin geleceğiyle ilgili, sınır bütünlüğü, bağımsızlığı ilgili bakış açısındaki farklılıklardan dolayı bir güven bunalımı var. Dolayısıyla, bugüne kadar bu sürecin gecikmesinin sebebi bunlardan kaynaklanıyor.

SUNUCU- Yani Türkiye’den kaynaklanan bir unsur yok, tamamıyla PYD’yle Peşmerge arasındaki güven bunalımından ötürü geçişler gecikti.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Başından beri Türkiye prensip olarak buna evet dedi ve Türkiye üzerine düşeni yapacağını da söyledi. Başlangıçta Peşmerge daha fazla güvenlik gücü göndermek istediyse de PYD buna karşı çıktı, 2 binler konuşuluyordu, sonra 200 konusunda anlaşma oldu, o da 150 civarına düştü şu anda…

SUNUCU- Şu an itibarıyla 150.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şu anda 150 civarında olacak.

SUNUCU- Peki geçişler ne zaman olacak, hangi güzergahtan?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şimdi geçişler konusunda şu anda siyasi irade mevcut, bu konuda Peşmergenin ya da Kürdistan Bölgesel Yönetimi Meclisi’nin onayı da var, karar da var, Türkiye de buna tamam demiştir, ama bundan sonrası askerlerin, güvenlik güçlerinin gerçekleştireceği bir süreçtir. Dolayısıyla, bunun zamanlaması ve nasıl olacağı, karadan, havadan, tabi ki bunlar her türlü bu konuda atılacak adımlar değerlendirilmiştir. Ama bundan sonraki süreci ilgili birimler yürütecektir, dolayısıyla gerçekleştikten sonra da bizler de sizlere bilgi vereceğiz.

SUNUCU- Barzani’ye yakın bazı kaynaklar geçişlerin bu gece 01:00 itibarıyla havayoluyla olacağını söylüyorlar Sayın Bakan.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Bu açıklamalar daha önce de yapıldı, bugün yapılıyor, yarın sabah yapılacak diye, bu iş öyle basit bir olay değil, olduktan sonra, zaten gerçekleştikten sonra herkesin haberi olacak. Dolayısıyla, şu anda siyasi olarak bir sorun yok, yapılması konusunda da bir sorun yok, yani bu geçişlerin sağlanması konusunda da bir sorun yok, ama bunu yürütecek kişiler ilgili birimler olacaktır, bu her an olabilir.

SUNUCU- Geçişler her an olabilir, biz konuşurken bile belki olabilir.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Her an olabilir, bu konuda herhangi bir sıkıntı yok, kendi aralarında da anlaştılar, zaten bizim kararımızda herhangi bir sıkıntı yoktu, biz sadece modaliteler konusunda prensiplerimizi ortaya koyduk ve ortaya koyduğumuz şartlar da kabul edildi, tüm şartlar, gerek geçişler, gerekse Kobani ve sonrasındaki gelişmelerle ilgili biz tutumumuzun ne olduğunu, prensiplerimizi ve şartlarımızı ortaya koyduk, herhangi bir sıkıntı yok, bundan sonra her an olabilir.

SUNUCU- O zaman şu soruyu soracağım: Yine Peşmerge Bakanlığı Sözcüsünün açıklamasına göre, gidişler hem karadan, hem havadan, ancak Peşmergeler, havadan, ağır silahlar karadan. Peki böyle bir mutabakat söz konusu mu?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şimdi tabi 150 kişi geçecek, tabi bunlar donatılmış olarak geçecek, çünkü buraya gelme amaçları da belli. Dolayısıyla, bunların karadan ve havadan geçişleri konusunda yine askeri birimler, güvenlik birimleri nasıl olacağı konusunda kendi aralarında görüşüyorlar ve uygulamaya koyacaklar.

SUNUCU- Güzergah netleşti mi?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Güzergah konusunda da aynı, teknik konuların hepsi ilgili birimlerin konuşacağı ve yürüteceği meselelerdir.

SUNUCU- Peki bunların anladığım kadarıyla, tabiri caizse ser verip sır vermiyorsunuz ama, en azından askeri birimler arasında bir mutabakat olduğunu söyleyebilir miyiz güzergah konusunda?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Evet, hiçbir sıkıntı yok. Teknik detaylar, bunların hepsinin bu şekilde açıklanması ve olmadan da açıklanması da doğru olmayabilir. Ama bunu yürütecek arkadaşlar ilgili birimlerdir, ama herhangi bir sorun yok, şu anda geçişler konusunda da bir sorun yok, nasıl yapılacağı konusunda da bir sorun yok.

SUNUCU- O zaman her şey artık bir zaman meselesine kaldı…

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Sadece uygulamaya kaldı.

SUNUCU- Sadece uygulamaya kaldı.

Peki o zaman bir soru daha bu konuyla ilgili olarak, şu anda sınırdan içeriye doğru, yani Türk tarafına doğru kademeli iki bölge var, bir tanesi askerlerin kontörlünde bir 5 kilometrelik bölge, ardından da polis ve jandarma tarafından korunan, denetimi yapılan bir ikinci 5 kilometre. Basında yer alan haberlere göre, askeriye bunun 10 kilometresinin denetiminin kendisine verilmesini ve böylece Peşmerge ya da donanımlarının kimse görmeden geçilmesini talep ediyor, bunun için de Bakanlar Kurulu kararı gerekiyormuş, basında yer alan haberler; doğru mudur?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Yok, bunlar basında yer alan konular, bu konularda hiç bir sıkıntı yok. Zaten tüm sürecin Hükümetimiz, Başbakanımız, bazen Cumhurbaşkanımız başkanlık ediyor, Cumhurbaşkanımızdan, Başbakanımızdan Hükümete, ilgili bakanlara, istihbaratımız, güvenlik güçlerimiz… Tüm bu süreçte herkesin katılımı var, hep birlikte değerlendiriliyor, hep birlikte karar alınıyor. Dolayısıyla, bu konuda askerle sivil arasında da bir farklılık yok. Dolayısıyla, orayı ben sağlayayım, diğerini sen sağla gibi bir ayrım da yapılamaz, bunlar milli meselelerdir, bunların hepsinin adımlarını hep birlikte atıyoruz zaten, kararlarını da birlikte alıyoruz.

SUNUCU- Peki biz basın mensupları ya da kamuoyu Peşmergelerin ya da silahların geçtiğini görebilecek miyiz, yoksa bu gizli mi yapılacak?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şu anda Peşmergenin geçişi konusunda bir gizlilik var mı? Yok. Dolayısıyla, alınan kararlar belli, geçiş sağlanacak, Türkiye buna tamam demiştir, dolayısıyla bu gizli-saklı bir olay değil, her an gerçekleşebilir, diğer kısmı teknik konular. Dolayısıyla, tüm dünyanın ve Türkiye’nin gözü önünde olacak bir şey, bunlar da gizli-saklı yapılacak şeyler değil. Türkiye zaten bu konularda tamamen şeffaftır, aldığı kararları da, yapılması gerekenleri de, düşüncelerini de, yapmayacağını da gerek kamuoyuyla, gerekse tüm müttefikleriyle, dünyayla açık, net bir şekilde paylaşan bir Türkiye var.

SUNUCU- O zaman özetlemek adına şunu söylüyorum: Geçişler her an olabilir diyorsunuz, herhangi bir sıkıntı yok diyorsunuz, ağır silahlarıyla beraber Türkiye üzerinden geçecekler. Kara mı, hava mı, bir de onu sorayım.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Bunlar tamamen dediğim gibi ilgili birimlerin gerçekleştireceği bir süreç olacak. Dolayısıyla, arkadaşlar karar veriyor, havadan, karadan, nasıl geçeceklerine.

SUNUCU- Ama hem kara, hem hava kullanılacak anladığım kadarıyla.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Elbette kullanılabilir, bir problem yok.

SUNUCU- O zaman başka bir soru, ancak aynı konuda, Özgür Suriye Ordusunun bazı birliklerinin Kobani’ye geçtiğine dair basında haberler var.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Yok, henüz geçiş yok, oradan da geçiş konusunda şu anda kendi aralarında mutabakat sağlandı, bu konuda da bir sıkıntımız yok, Türkiye de bu konuda gereken yardımı yapacaktır.

SUNUCU- Yani kendi aralarında mutabakat derken, PYD’yle…

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- PYD’yle Özgür Suriye Ordusu arasında bu konuda bir mutabakat yoktu, ama o da çözülüyor şu anda.

SUNUCU- Peki onların rakamı belli mi?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Sanırım 100 civarında olacak ama, bu rakamlar sürekli değiştiği için net bir rakam söylemek şu anda doğru olmayabilir. Ama Peşmergeyle PYD arasındaki aynı sorun, biraz önce de söylediğim gibi güven eksikliği sebebiyle PYD’yle Özgür Suriye Ordusu arasında da mevcut, çünkü PYD’nin bölgedeki amacı sadece belli bir bölgeyi kontrol etmek ve adeta bölücü bir faaliyettir bu. Suriye’nin sınır bütünlüğü veya işte Esad rejiminin gitmesi ve böyle bir siyasi dönüşümün, herkesi kucaklayacak bir siyasi dönüşüm taraftarı değildir.

Bu olay aslında bu anlamda da önemli bir adım da olabilir, yani buradaki oluşumların kendi aralarındaki anlaşması, uzlaşması ve aynı istikamette hareket etmesi bakımından güven artıcı bir tedbir de olabilir, böyle olmasını da arzu ediyoruz. Çünkü PYD bu çizgiye gelmediği sürece ne Türkiye tarafından makbul sayılabilir, meşru sayılır, ne de Özgür Suriye Ordusu tarafından da aynı şekilde meşru da sayılmaz, beraber de çalışamazlar. Önemli olan, şimdi PYD’nin ve PYD’yi destekleyen grupların bu çizgiye gelmesidir, Suriye’nin geleceğiyle ilgili birlikte hareket edecek anlayışa sahip olmalılar, ondan sonra stratejileri birlikte oluşturmalılar.

SUNUCU- Kobani düştü, düşüyor diye günlerdir yayın yapılıyor. Bir taraftan sizin de söylediğiniz gibi 150’den az Peşmerge, 100 civarında da Özgür Suriye Ordusu askerinin geçmesi bekleniyor. Peki 250 kişilik destek yetecek mi Kobani’yi kurtarmaya?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şimdi Kobani düştü, düşüyor, Kobani’ye niye yardım etmiyor Türkiye, hep sürekli Kobani ön plana çıkarılmaya çalışılıyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın telefonda Sayın Obama’ya söylediği gibi, Sayın Başbakanımızın tüm muhataplarına söylediği gibi, bizim de aynı şekilde başta Kerry olmak üzere herkese anlattığımız gibi, sadece bu olayı Kobani ekseninde görmek, değerlendirmek doğru değildir, gerçekçi de değildir ve bölgemizdeki sorunu da çözmez.

Biz şu soruyu sorduğumuz zaman, haklısınız, ama şimdi Kobani düşmek üzere. Öyle bir kampanya yarattılar ki, Sayın Cumhurbaşkanımız çok açık, net söyledi, yani burada Kobani düştü, düşüyor algısı yaratılmaya çalışılıyor, bu da doğru değil denildi. Şimdi diğer taraftan hava saldırılarının da IŞİD’i ya da diğer terör örgütlerini durdurmayacağı da belli oldu, bunu da başından beri söylüyorduk biz müttefiklerimize. Şimdi IŞİD başka yerlerde de ilerliyor, şu anda Bağdat’a yaklaştı mı? Yaklaştı. Peki Bağdat elden gidiyor diye niye ayağa kalkmıyoruz veya birkaç ay önce Çobanbey, orada Türkmenlerin köyleri, şehirleri işgal edilirken niye ağaya kalkmadık, Arap şehirlerine giderken niye ayağa kalkmadık? Şimdi rejim Halep bölgesini ele geçirmeye çalışıyor, peki orayı ele geçirirken de binlerce insanı öldürmeye devam ediyor, ki bu rakam 300 bine doğru yaklaştı, peki burada niye sessiz kalıyoruz? Neden sadece Kobani ekseninde koskoca Suriye ve bölgedeki sorunu değerlendiriyoruz? İşte bizim de itirazımız bu. Biz de istemeyiz, Kobani herkesten çok bizi ilgilendirir, gerek stratejik konumu, gerekse bizim halklarımızla Kobani’deki hakların kardeşliği, akrabalıkları nedeniyle. O nedenle biz kapımızı açtık, 200 bin civarında Kobani’den gelen Kürt kardeşimizi barındırıyoruz şu anda, bağrımızı da açtık, gönlümüzü de açtık diğerlerine açtığımız gibi hiç ayrım yapmadan. O nedenle oraya da insani yardımları, tıbbi yardımları sürekli gönderiyoruz, 650’den fazla tırla, kamyonla oraya 11 milyon dolar civarında insani yardım yapmışız…

SUNUCU- Kobani’ye?..

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Sadece Kobani’ye. Kuzey Suriye’ye, sınıra sıfır bölgeler yaptığımız yardımsa 310 milyon doları geçmiş şu anda yaptığımız insani yardımlar. İçeride Suriyeli göçmenlere, Irak’tan gelen Yezidiler dahil hepsine harcadığımız 4,5 milyar dolardan bahsetmiyorum, ilave yaptığımız yardımları...

SUNUCU- Kobani’yi bir daha tekrarlar mısınız, sadece Kobani’yi?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Sadece Kobani bölgesine yaptığımız insani ve tıbbi yardım şu da yaklaşık 11 milyon dolar olmuştur ve 650’den fazla tır ve kamyonla bu yardımlar iletilmiştir. Dolayısıyla, Kobani’ye Türkiye sessiz kalıyor diye bir algı yaratmak doğru değildir.

SUNUCU- O zaman şunu sormak istiyorum: Salih Müslim PYD Eşbaşkanı, dün CNN Türk’e yaptığı açıklamada, Peşmergelerin geçişi konusunda gecikmeden Türkiye’yi suçladı ve Türkiye’nin söz verdiği insani ve askeri yardımları bir an evvel gerçekleştirmesini istediği belirtti.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Türkiye hiç kimseye, Kobani’ye ve PYD’ye askeri yardım yapacak diye söz vermedi, doğruyu söylemiyor, eğer böyle söylediyse doğru değildir. Bizden diğer bölgedeki PYD’lilerin de Türkiye’den geçmesini istedi ve biz kesinlikle buna hayır dedik. Ama insani yardımı yapıyoruz ve Peşmergelerin gelmesi konusundaki sorunu da PYD yaratmıştır. Peşmerge daha önce de geleceğini kabul etti, biz konuda kendileriyle de konuştuk, en son Neçirvan Barzani Türkiye’deydi, onları da ikna ettik ve bu konuda da Türkiye olarak da atılması gereken adımlar konusunda da detayları konuştuk. Ama esas problem, PYD’nin karşı çıkması, önce gelmesine karşı çıktı, sonra Peşmergenin ya da Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin teklifine karşı çıktı sayı bakımından, sonra 200 konusunda anlaştılar, sonra o da 150’ye düştü, yani burada tamamen PYD’den kaynaklanan sorunlar…Türkiye söz verdiği gibi… Kime söz vermiş Türkiye? Bunlar eğer söylediyse tamamen yalan, hiçbir gerçekliği olmayan yalan sözler.

SUNUCU- Aynı röportajda Salih Müslim, yani CNN Türk’e verdiği röportajda, Ankara’dan davet bekliyorum demiş. Böyle bir ortamda Salih Müslim’in Ankara’ya davet edilmesi söz konusu olabilir mi?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şu anda Ankara’ya davet edilmesi için bir şey görmüyoruz. Ama ne zaman bizim söylediğimiz çizgiye gelirlerse, terör faaliyetleri ya da bölücü emellerinden vazgeçip de Suriye’nin bütünlüğü için çalışma kararı verirlerse biz tabi ki onları muhatap alırız, meşru görürüz, aksi takdirde meşru görümeyiz.

Ama bu süreçte tabi ki ilgili güvenlik birimlerimiz, istihbaratımız onlarla da görüşüyor, diğerleri de görüşüyor, pekala görüşebilir. Yani bugün çözüm sürecinde de birçok görüşmeler yapılıyor…

SUNUCU- Ama Hükümet bazında şu anda…

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Ama Hükümet bazında bizim onları şunda davet etmemizi gerektirecek bir durum yok, o şartlar da oluşmadı zaten.

SUNUCU- Geçişlerle ilgili bir soru daha, geçişlere PKK unsurlarının sızabileceğine dair endişeler vardı, bu konuda her türlü tedbir alındı mı?

İkincisi; bu geçişler gerek … gerekse Peşmergeler için bir seferliğe mi, yoksa ihtiyaç duydukça tekrarlanacak bir operasyon mu?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şimdi tabi bu sadece bizim vereceğimiz bir karar değil, biz sadece bu geçişlere yardımcı oluyoruz. Yani buradaki operasyonun ne kadar olacağı, ne kadar ihtiyaç duyacağı, IŞİD’le mücadelede ne kadar başarı sağlayacağı, bunlar soru işareti tabi.

Ama diğer sorunuza geldiğim zaman, zaten bizim PYD’ye karşı çıkmamızın sebeplerinden bir tanesi de bu, yani PYD bugün PKK’yla birlikte hareket ediyor, yani içeride PKK unsurları da var, dolayısıyla PKK ideolojisiyle, PYD ideolojisinin bir farkı yok. Zaten PYD’yi de diğer Kürt unsurlardan, Irak’taki ve bölgedeki Kürt unsurlardan ayıran da bu, onlar ideolojik yaklaşıyor olaya, kendi ideolojilerine uygun bir yapı oluşturmaya çalışıyorlar. Dolayısıyla tüm Kürtlerin hakların savunacak bir anlayışa da sahip değiller, o yüzden de kendilerine ideolojik olarak da en yakın grup terörist örgütü olarak PKK’yı tercih ediyorlar, onu görüyorlar ve bugüne kadar PKK’dan zaten buraya katılım var. Dolayısıyla, bizim karşı çıktığımız konulardan bir tanesi de bu, Amerikalı dostlarımıza, Cumhurbaşkanımızın Obama’ya anlattığı da bu ve Amerikalı dostlarımız, müttefiklerimiz de bu durumu pek ala iyi anlıyorlar. Onların tek kaygısı, işte Kobani düştü, düşecek oluşturulan algıdan dolayı, acaba bir-iki gün içerisinde onları idame ettirecek ne yapabiliriz kaygısı vardı. İşte havadan bıraktıkları tıbbi ve silahların sebebi de budur, bir kereye mahsus sınırlı bir şekilde birkaç günlük onları idare edecek şekilde diye bıraktıklarını bize söylediler.

Dolayısıyla, bu geçişler sırasınca, yani Peşmergelerin ve Özgür Suriye Ordusunun arasına PKK’nın sızması söz konusu değildir, bunlar tamamen kontrollü olacaktır, her türlü gerekli önlemler alındı.

SUNUCU- Sorunun birinci bölümüyle ilgili olarak, birden fazla olacak mı? İhtiyaç olursa birden fazla geçişe o zaman izin vereceksiniz zaman içinde diye anlıyorum, doğru mu?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şu anda ihtiyaç olmadan varsayım üzerine değerlendirmek söz konusu değil. Yani burada Irak’ın içindeki gelişmeler, belki şu anda Bağdat’a bir yardım yapmak gerekecek, nasıl Musul’da ve Erbil’de IŞİD ilerlerken biz de Peşmerge dahil oradaki güvenlik güçlerine destek verdik, şimdi belki Bağdat’ta ihtiyaç olacak. Ama bu süreç devam ederse iki gün sonra yine Kamışlı’da aynı sorun olabilir, aynı şekilde Halep’te aynı sorunla karşı karşıyayız burada konu sadece Kobani değil ki. Yani Kobani üzerinde, her şeyi Kobani ekseninde konuşmak, değerlendirmeyi de doğru bulmuyoruz biz.

SUNUCU- Sayın Bakan, Amerikalı dostlarımız deyince aklıma şu soru geldi: Obama’nın özel temsilcisi John Allen’in bir açıklaması var, Türkiye’de eğitilecek kuvvetler Esad’a karşı savaşmayacak. Amaç Şam’ı kurtarmak değil, IŞİD’i yok etmektir diyor. Ne dersiniz? Hayli ilginç bir açıklama.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Bir sanırım Arapça yayın yapan bir gazetede yayınlandı dolayısıyla, bunun ne kadar doğru olduğu konusunda bir tam fikrimiz yok, emin değiliz daha doğrusu. Ama bizim tüm görüşmelerimizde bu söz konusu değil. Burada esas itibariyle eğit, donat programı Esad rejimine karşı mücadele edecek güçlere yönelik olacak. Şu anda bu güçte Özgür Suriye Ordusu ve şu anda Özgür Suriye Ordusuna baktığın zaman her iki tarafta IŞİD’le ve Esad rejimiyle mücadele eden tek unsurdur. Diğerleri bazen rejimle beraber, bazen rejime karşı oluyorlar çoğu kez de kendi aralarında çatışıyorlar. Çünkü hepsinin amacı bu radikal grupların amacı Irak ve Suriye’de belli bir bölgeye hükmetmek ve oradan işte petrol, başka amaçlarla buradan güçlenmek kendi gücünü burada yerleştirmek, pekiştirme, yönetmek, hükmetmek neyse. Ama burada zaten bir tek Özgür Suriye Ordusu iki tarafla mücadele ediyor dolayısıyla, Özgür Suriye Ordusu ne kadar güçlendirilirse hem IŞİD, hem de Esad rejimiyle o kadar iyi mücadele edebilecektir ve buradaki siyasal dönüşüme katkı sağlayacaktır. Bizim tüm görüşmelerimizde böyle konuştuk, Amerika’yla bu konuda da hiçbir sıkıntımız yok. Biliyorsunuz Türkiye’de de eğit, donat olacak diğer komşu ülkelerde de eğit, donat olacak ve bu çıkan haberin içeriği doğru değil.

SUNUCU- Özgür Suriye Ordusuna verdiğiniz önemi defalarca altını çizdiğiniz için o açıklamalarınıza binaen şunu sormak istiyorum: Ordunun eğit, donat faaliyetleri Türkiye’de olacak bir kısmı başladı mı, başladıysa kaç kişi?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Henüz başlamadı, ama bu konuda da herhangi bir sıkıntı yok. Bu süreç işleyecek, nasıl yapacağımızı, nerede, nasıl olacak hep bu konuda zaten askeri ve güvenlik birimlerimiz, istihbaratımız bu çalışmaları zaten yaptılar bundan sonra en kısa zamanda uygulaması da olacaktır. Bu da gizli, saklı bir olay değil, açıkça zaten müttefiklerimizle de konuştuğumuz bir konu.
SUNUCU- Kaç kişiden bahsediliyor...
DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- General Allen’in stratejilerinde, Amerika’nın stratejilerinde de var. Bu rakam ihtiyaca göre değişecek çünkü öyle görünüyor ki, şu anda herhangi bir strateji yok. Irak ve Suriye’ye istikrar getirme ya da terörden tamamen temizlenmesi konusunda belirlenmiş bir strateji yok, biz de bunda ısrar ediyoruz. Yani burada başarılı olabilmemiz için bir stratejimiz olması lazım ve bu strateji konusunda anlaşmamız lazım. Eğer bu strateji olmazsa bu çabalarla Özgür Suriye Ordusu ne kadar başarılı olabilecek? Bir taraftan IŞİD’le, bir taraftan diğer saflarla Esad’la mücadele ediyor kaç yıl sürecek, sonuçta başarı var mı, ne kadar eğiteceğiz, ne kadar donatacağız? Şimdi hava saldırıyla IŞİD’i bile durduramadık, bölgeden IŞİD’in temizlenmesi, terör unsurlarından temizlenmesi basit bir olay mı, bunun için ne yapmamız lazım, güvenli bölge ne olacak, uçuşa yasak bölge ne olacak, göçmenlerin durumu, yerinden edilmiş insanların durumu ne olacak IDP dediğimiz 10 milyona yakın insan var.

SUNUCU- Birçok soru sordunuz bu soruların yanıtı ne zaman ve hangi görüşme neticesinde ortaya çıkacak?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Tüm bunları görüşmelerimizde gündeme getiriyoruz gerek üst düzey Obama’yla olan görüşmelerimizde, Amerika’yla, tüm muhataplarımızla Kerry, Biden, aynı şekilde Allen’la görüşen veya Amerikan gelen bu uzman ekiple görüşen bizim uzmanlarımız bizim bu konularda net tutumlarımız var, görüşlerimiz var ve işte bazılarını Fransa destekliyor, bazılarını İngiltere destekliyor esas sıkıntı da buradan kaynaklanıyor. Yani burada Irak’a ve Suriye’ye istikrar getirmek isteyen ya da getirmek istediğini söyleyen müttefiklerimizin belirgin bir tutumu yok o sebeple de zaten 4 sene durum gittikçe kötüye gidiyor. Ama Esad’ı destekleyen ülkelere baktığımız zaman onların tutumu net ve sağlam her türlü desteği veriyorlar.

SUNUCU- Herhalde Rusya’yı, İran’ı kast ediyorsunuz.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Destek veren ülkeleri kast ediyorum, son derece belirgin bir tutum içindeler ve bu konuda da görüş farklılığı da yok, ama bugüne kadar 4 yıldır sürekli her yıl değişiyor. Kimyasal silah kullanıyor Esad, o gün tutum değişiyor, iki gün sonra bir strateji geliştiriyorlar hadi bunlardan temizleyelim onun ne kadarını verip, vermediği başka bir soru ama bu sefer başlıyor varil bombalarıyla ya da klorin gazıyla insanları katletmeye başlıyor, insanları topluca açlığa mahkum ederek katlediyor. Yani konvansiyonel silahlarla öldürülen insan sayısına baktığımız zaman 250 bini geçmiş, 300 bine yaklaşıyor. Yani kimyasal silah kullanmak suçtur, ama konvansiyonel silahlarla 300 bine yakın insanı katletmek suç değil mi? O da başka bir suç. Neticede buradaki belirsizlikten dolayı yani bu rakamlar ne kadar eğiteceksiniz, ne kadar donatacaksınız bunlar ihtiyaca göre ve bundan sonraki belirleyeceğimiz stratejiye göre karar verilir...

SUNUCU- Ne zaman belli olacak o konuda en azından söyleyebileceğiniz bir şey var mı?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- O konuda da şu anda prensip olarak hiçbir problem yok, teknik detaylarda görüşülüyor, konuşuluyor ve nasıl yapılacağı konusunda da aşağı yukarı anlaşılmıştır artık bu iş uygulama geçme aşamasında onu söyleyebilirim.

SUNUCU- Yılsonundan itibarin Özgür Suriye Ordusu’nun...

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- O da her an başlayabilir. Teknik konular halledildikten sonra ilgili birimler tarafından başlayabilir bu konuda da mutabakatımız var.

SUNUCU- Sayın Bakan, Amerika Başkan Yardımcısı Joe Biden’in Kasım ayında yani yaklaşık üç hafta içinde Türkiye’ye geleceği Beyaz Saray tarafından dün açıklandı. Bu ziyaret biraz evvel söylediğiniz bütün bu soruların çözümü için kritik bir kavşak olabilir mi ne dersiniz?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şimdi en son telefon görüşmesinde Sayın Cumhurbaşkanımız ve Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Obama bir konuda bir kere daha mutabık kaldılar ya da teyit ettiler bu konuyu da.

SUNUCU- Nedir?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Bundan sonraki süreçte özellikle işte bu Kobani’de acil yapılması gerekenler konusu konuşulduktan sonra Suriye ve bölgedeki biraz önce söylediğim kapsamlı bir strateji için iki başkan Sayın Cumhurbaşkanı ve Obama sürekli konuşacaklar ihtiyaç duyuldukça, sık sık telefonda görüşecekler. Aynı şekilde ilgili birimlerimiz, Dışişleri Bakanları ben sürekli Kerry’le bugüne kadar kaç defa konuştum bilmiyorum. Sayın Başbakanımız da daha önce 1-2 defa Kerry’le konuştu ama esas onun muhatabı Dışişleri Bakanı olduğu için sürekli ben konuşuyorum. Biden, ondan sonra askeri birimler, istihbarat sürekli zaten temaslarımız devam edecek, bundan sonra bu tür temaslarımızı arttıracağız ve sadece Biden’ın gelmesiyle bir görüşmeyle tüm meseleler halledilir mi? Halledilebilir yeter ki, bu kapsamlı strateji konusunda hemfikir olalım. Irak’ta ne yapmak istediğimizi Suriye’de neyi getirmek istediğimizi konuşup, anlaşmamız lazım. Sadece terör örgütlerinden işte belli bir süreliğine cezalandırarak intikam mı almak istiyoruz, tamamen bölgeyi terörden temizlemek mi istiyoruz, istikrarı getirmek mi istiyoruz? Yani tüm bu stratejinin amacı dahil, nihai amacı dahil her konuda anlaştıktan sonra zaten hiçbir sorun yok, ama biz bu konuda sürekli temas halinde olacağımız zaten her seferinde teyitleşiyoruz ve bu konuda da hiçbir problem yok. Amerika’yla birçok konuda hemfikir onu da söyleyeyim, yani bu söylediklerim Amerika’yla ciddi bir görüş ayrılığı var gibi algılanmasın, yorumlanmasın. Bazı konularda detaylar görüşülüyor, ama ana prensipler konusunda hemfikiriz. Şu anda güvenli bölge ve uçuşa yasak bölge konusunda bile Amerika’nın daha olumlu bir şekilde değerlendirmeye başladığını bile söyleyebilirim. Bu konuda verilmiş bir karar olduğu anlamında değil ama hangi amaca yönelik, ne yapılabilir özellikle göçmen ve mültecilere nasıl katkısı olabilir bu konularda da hemfikiriz, amaçları konusunda da hemfikiriz, ama bu görüşmelerimiz bundan sonra da devam edecek. Biden’in gelmesiyle işte bu varılan Cumhurbaşkanlarımız, Başkanlar tarafından varılan mutabakatın bir parçası.

SUNUCU- Mülteci konusundan bahsettiğiniz için şu soruyu soramadan geçemeyeceğim dünkü Sabah Gazetesinde de yer almıştı. Türkiye’nin tek taraflı bir güvenli bölge oluşturması bu konuda bir çalışma var mı, varsa hangi aşamada doğrulayabilir misiniz?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şu anda Türkiye’nin yapmak istediği bu konuda bir mutabakatın sağlanması yani bir anlaşmanın sağlanması ve bu çerçevede yapılması, yani müttefiklerle ve uluslararası örgütlerle birlikte yapılması. Esasen burada Birleşmiş Milletler önemli bir rol oynayabilir özellikle bu insani boyutlarının değerlendirilmesi ve de buradaki insan hakları ihlallerinin azaltılması bakımından, her ne kadar hukuken bu konuda bir sıkıntı olmasa bile Birleşmiş Milletler çatısı altında olması en ideali. Bunu Ban Ki Moon’a Sayın Başbakanımız telefonda, Sayın Cumhurbaşkanım New York’taki görüşmelerde ve iki kere de ben görüştüğümde anlattık. Şu anda bizim tek taraflı bir güvenli bölge ilan etme gibi bir tutumumuz yok, ama özellikle sınırımızda bir tehdit oluşursa, bizim güvenliğimize yönelik bir gelişme tehdit oluşursa biz her türlü tedbiri alırız. Hangi tedbir gerekiyorsa o tedbiri de almak hem hakkımız, hem görevimiz. Ama şu anda tek taraflı burada bir güvenli bölgede ya da uçuşa yasak bölge ilan etme gibi bir anlayışımız ya da tutumumuz ya da belirgin bir politikamız yok.

SUNUCU- Eğer güvenli bölge oluşturulacaksa Sayın Bakan, bu sadece bundan sonraki gelecek mülteciler için mi olacak, yoksa yurt içinde sayıları 1,5 milyonu aştığı söylenen mültecilerde bu bölgeye mi yerleştirilecek?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Yurt dışında 3 milyona yakın mülteci var, sadece bizde zaten 1.6 milyon var. 3,5 milyon Türkiye, Ürdün hatta Mısır ve Lübnan’da da var, ama ağırlıklı Türkiye ve bu iki ülke buradakiler. Irak’a gitmek zorunda kalan, Suriye içindeki yerinden edilmiş insanlar ve de şu an ki gelişmelere göre işte Kamışlı, ondan sonra diğer Suriye içindeki bölgelerdeki gelişmelere baktığımız zaman o bölgelerdeki gelişmeye göre, değişime göre ya IŞİD ya da Esad rejimi o bölgelerde ilerlerse 3-4 milyon daha potansiyel mülteci var. Dolayısıyla, tüm bunları hem bu ülkelerde yaşayanların burada tekrar yerleştirilmesi, hem de gelme ihtimali olanların burada yerleştirerek her türlü hakların verilmesi. Esas sıkıntı şu: Bizde 1.6 milyona yaklaşan mülteci var yani bunlar bizim geçici misafirlerimiz. Şimdi biz her türlü imkanı seferber ediyoruz 4,5 milyar dolar harcadığımızı da söyledik ve kamplara baktığımız zaman tüm imkanları sağlamışız gerçekten. Fakat bu insanların daha fazla ihtiyaçları var, bu insanların eğitim ihtiyacı yok mu? Şu anda kamplar dahil, kamplarda 68 bin civarında ama tamamı 350 binden fazla genç eğitim yaşında insan. Bu insanlara eğitimi nasıl vereceğiz? Biz imkanlarımızla kamplar işte dışarıda yaptığımız bazı okullarla yaklaşık 140 bin civarındaki gence eğitim imkanı sunuyoruz, kadınlara kurslar sağlıyoruz kamplarda. Fakat geri kalan yüzde 60 genç ne olacak, bunların eğitimi ne olacak?

Peki, bunların sağlık ihtiyacı yok mu? Herkesin bir kere en temel insan hakları vardır bu hakları biz göz ardı edemeyiz biz elimizden geleni yapıyoruz sadece açık kapı politikasıyla değil, her türlü imkanı sağlamaya çalışıyoruz. Hastanelerimizi ve sağlık hizmetlerimizi de açıyoruz, elimizden geleni yapıyoruz fakat böyle bir bölgede okullar yapılamaz mı, hastaneler kurulamaz mı, Türkiye yine prefabrik hastaneleri kurar, okulların yapılmasında da şu anda harcadığı paraya ilaveten buralarda da hiç çekinmeden harcarız yeter ki bunlara en azından asgari düzeyde insanın yaşayabileceği kampların ve diğer ihtiyaç duyulan alt yapının, hizmetlerin sağlanmasıdır.

SUNUCU- Suriye topraklarında mı, Türk topraklarında mı?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Türkiye topraklarında tabi söylediğimiz bu güvenli bölgede tüm bunların sağlanması lazım, bu insanların tekrar buraya yerleştirilmesi lazım. Diğer ülkelerde yaşayanlar aynı şekilde Türkiye’dekiler gibi şanslı değil işin doğrusu. Kampların durumları belli işte kıyaslamayı biz yapmıyoruz gelen uluslararası gözlemciler ya da siyasiler bu kıyaslamayı yapıyor. Bizim ekonomimiz iyi çok şükür, ama diğer ülkelerden aynı hizmeti vermesini de beklemek gerçekçi değil.

SUNUCU- Şunu sormak istiyorum: Deminden beri hep Amerika Birleşik Devletleri’yle görüşmeler sürüyor devam ediyor birçok analistte göre İncirlik üssü konusunda alınacak bir karar onların isteğine göre birtakım kapıları açabilir. İncirlik üssünün kullanımının an itibariyle değişmesi konusunda askeri amaçlarla kullanılması konusunda bir gelişme var Sayın Bakan?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Biz ne Suriye içinde, ne Irak içinde sadece bir bölgenin Kobani gibi ön plana çıkarılarak tüm meseleyi bu çerçevede görülmesini doğru buluyoruz; ne de bu bölgeye istikrar ve güven, barışı getirebilmek için sadece bir konunun, İncirlik gibi bir konunun ön plana çıkararak, tüm meseleleri bu eksende değerlendirmeyi doğru buluyoruz. Bunlar doğru, gerçekçi yaklaşım değillerdir. Bizim söylediğimiz şu: İşin siyasi boyutuyla, askeri, güvenlik boyutuyla, insani boyutuyla atılması gereken adımlar konusunda bir strateji üzerinde anlaşırsak Türkiye üzerine düşeni yapacaktır her zaman olduğu gibi. Özellikle bu konuda yanı başımızdaki gelişmelere Türkiye duyarsız kalmaz, ama böyle bir strateji olmadan, amacı belli olmadan, atılacak adımlar belli olmadan kimin ne yapacağı belli olmadan Türkiye’den sen bunu yap, sen şunu yap gibi isteklerde bulunmakta doğru değil, ondan sonra gerçekçi de değil, sorunun çözümüne de katkı sağlamaz. O yüzden biz bunların böyle kapsamlı bir strateji içinde değerlendirilip, karar verilmesini istiyoruz. Böyle bir anlaşma olursa da tabi ki İncirlik’te açılabilir, diğer adımlarda atılabilir.

SUNUCU- Ama kapsamlı bir anlaşmanın bir parçası inceleniyor diyorsunuz.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Evet, biz bunun tek başına, İncirlik çıkarıp da açılacak mı, açılmayacak gibi sorularla değerlendirilmesini ya da böyle tırnak içinde söylüyorum baskı yaratılması bunu herhangi bir müttefik için söylemiyoruz kamuoyunda işte basında falan sürekli konuşuluyor, Avrupa kamuoyunda da konuşuluyor. Yani bunlar bu tür değerlendirmeler karşısında adım atacak bir ülkede değiliz biz.

SUNUCU- Sayın Bakan, son iki sorun bunlardan bir tanesi Süleyman Şah’la ilgili olarak dün Hava Kuvvetleri Komutanımızın da bizzat katıldığı bir tatbikat yapıldı. Şunu sormak istiyorum: Süleyman Şah için an itibariyle bir tehdit, bir tehlike söz konusu mu?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şimdi biz tabi her türlü tehdide karşı tedbirleri almak durumundayız. Gerek Süleyman Şah içindeki güvenlik güçlerimizin ihtiyaçlarının karşılanması, her türlü donanıma sahip olmasını sağlamak bizim görevimiz. Aynı şekilde olası bir tehdit oluştuğu zaman zaten sınırımıza 30 kilometre yaklaşık, hemen 2 dakika içinde oraya müdahale edecek stratejimizin olması lazım. Bu konuda tatbikatta yapılıyor, toplantılarda yapılıyor, görüş alışverişinde de bulunuyor, brifinglerde yapılıyor dolayısıyla, illa tehdit olması gerekmez, olma ihtimalini göz ardı etmememiz lazım her an hazır olmamız lazım ama şu anda oraya yönelik hemen bir tehdit göremiyoruz biz işin doğrusu istihbaratımız, ondan sonra güvenlik güçlerimiz değerlendirmeleri yapıyor, ama olacakmış gibi de hazırız, hazırlıklı olmamız lazım.

SUNUCU- Sayın Bakan, son sorum şudur: Siz yayınımızın başında Peşmerge geçişlerinin artık her an başlayabileceğini söylediniz, Özgür Suriye Ordusu içinde keza benzer ifadeler kullandınız. Eğer bu geçişler sırasında IŞİD’in Türk topraklarına çünkü Türk topraklarından olacak geçişler IŞİD’in Türk topraklarına bu güçlere yönelik saldırısı olursa, Türkiye’nin yanıtı ne olur?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Biz angajman kurallarını uygularız, misliyle herkese karşılık veririz. O konuda Türkiye tehditlere boyun eğecek bir ülke değildir. Türkiye –ki biraz öncede söyledim zaten- kendi güvenliğini sağlamak için her türlü tedbiri alır bu kabiliyette var, bu donanımda var bu konuda hiç kimsenin endişesi olmasın bizde gereğini yaparız tabi.

SUNUCU- IŞİD saldırırsa cevabını alır diyorsunuz.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Kim saldırırsa, kim bizim topraklarımızı tehdit ederse, kim müdahale etmeye kalkarsa ve herhangi bir tehdit oluşursa biz de gereğini yaparız.

SUNUCU- Sayın Bakan, teşekkür ediyorum vakit ayırdınız, soruları yanıtladınız.

Efendim, yayın konuğumuz Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’ydu, vaktimiz el verdiğince geniş bir yelpazede sorularımızı yanıtladı. Sanıyorum söyledikleri sözler, yaptığı açıklamalar önümüzdeki günlerde çokça üzerinde konuşulacak konular olacak.

Yeniden görüşünceye kadar hoşça kalın efendim diyor, sözü Can Okanar’a bırakıyorum.