#

Bakanlığı Takip Edin:

Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun A Haber Kanalına Verdiği Özel Röportaj, 02.05.2017

SUNUCU- İyi günler efendim, artık iyi akşamlar demek durumundayım. Biraz evvel de söylediğim gibi açılışta, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmasının ki 1 saate yakın sürdü, önemli bölümünde dış politika konusunda hayli ilginç, önemli, üzerinde tartışılacak mesajlar vardı, dolayısıyla yayın konuğumuz Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu.

Sayın Çavuşoğlu, hoş geldiniz yayınımıza.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Teşekkür ediyorum.

SUNUCU- Hemen Avrupa Birliği’yle başlamak istiyorum. Son zamanlarda duyduğumuz en sert yaklaşımlardan bir tanesini dile getirdi Cumhurbaşkanı, fasılları açın, yoksa sizinle konuşacak bir şeyimiz yok dedi. Peki, bundan sonra Avrupa Birliği’nden sizin Bakan olarak beklentileriniz neler efendim?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Öncelikle Sayın Cumhurbaşkanımızın tekrar partimize geri dönmesi, üye olması bizleri çok mutlu etmiştir. Esasen, kanunen resmen kağıt üzerinde ayrılmıştı ama, gönlü de her zaman bizimle beraberdi, bu yeni anayasa değişikliğiyle artık bu hasret de bitmiş oldu ve bugün partimize katıldı ve burada da güzel bir konuşma yaptı, esasen tüm Türkiye’yi ve dünyayı kucaklayan bir konuşma yaptı. Tabi tüm Türkiye’yi ve dünyayı kucaklayan bir konuşma yaparken, karşı karşıya olduğumuz sorunları da göz ardı etmedi veya bizimle problemi olan ülkeler ya da uluslararası örgütlerle ilgili düşüncelerini de tabi net bir şekilde paylaştı.

Bunlardan bir tanesi, Suriye, Suriye’de YPG, PKK, terörle mücadele ve bu konuda bazı özellikle dost ve müttefik ülkelerimizin de yanlışlıklarını da vurgulamış oldu.

Diğer taraftan, biz Avrupa Birliği’yle tam üyelik için müzakerelere başladık, esasen üye olmak için 60 sene önce başvurduk, ama 2005 yılında 3 Ekim’de tam üyelik için müzakereleri resmen başlattık, o günden bu yana sadece 18 fasıl açabildik. 3 sene önce müzakerelere resmen başlayan Karadağ ise 26 fasıl açtı. Geçen gün yine Malta’da kendisine sordum, Dışişleri Bakan Yardımcısı gelmişti, 26 fasıl. Güzel, Karadağ, bizim dostumuz, o da üye olsun, destekliyoruz. Bizimle müzakerelere başlayan Hırvatistan bizden kaç sene önce, yani bundan 5-6 sene önce üye oldu, kısa bir süre içinde üye oldu, ama biz daha 18 fasıl açabildik.

Biz Avrupa Birliği’ne şunu söylüyoruz: Herhangi bir faslı açmaya hazırız, bunun açılış kriteri, kapanış kriteri, müzakere kriterleri, şartları neyse bunu karşılamaya hazırız, yeter ki açalım. Ama engel siyasi, yok Kıbrıs sebebiyle, yok yine Avrupa Birliği Komisyonu’nun engellemeleri vesaire vesaire. Bazı ülkeler bazı fasıllara blokaj koydu biliyorsunuz. Neticede istediğimiz fasılları açamadık.

Göç anlaşmasını imzalarken de yine şartlardan bir tanesi, yani Avrupa Birliği’nin yapması gereken, atması gereken adımlardan bir tanesi de fasılların açılmasıydı. Esasen karşılıklı açacağız ama, açması için Avrupa Birliği’nin bu engeli kaldırması lazım. Henüz bir fasıl açılmadı, oysa biz göç anlaşmasını uyguluyoruz.

Burada Cumhurbaşkanımızın söylemek istediği şu: Bizimle yola yürümek istiyorsanız, bizimle diyalog içinde olmak istiyorsanız, işbirliği içinde olmak istiyorsanız, siz de yükümlülüklerinizi yerine getirin; bir.

İkincisi; Türkiye’ye nasıl muamele edeceğinizi artık öğreneceksiniz, bizimle görüşmek için, bizimle işbirliği yapmak için bize ön şartlar koşmayacaksınız. Esasen bu mesajları Malta Gayriresmi Dışişleri Bakanları Toplantısında çok net bir şekilde Dışişleri Bakanı olarak ben de verdim. Avrupa Birliği’nin yaptığı yanlışları, sadece Türkiye’ye yönelik yanlışları değil, yeni vizyon olarak da politikalarındaki yanlışlıklar dahil bize ve birçok ülkeye olan yaklaşımlarının kendi içindeki üye olan ülkelere karşı da yaklaşımlarının doğru olmadığını, dolayısıyla vizyon kağıdının uygulaması için bu vizyonu, mantaliteyi değiştirmek gerektiğini söyledim, bize yönelik hatalarını, seçim zamanında yaptıklarını ve sadece dayanışma uğruna bunları görmezden geldiklerini ve hatta birbirlerinin yanlışlarını kapattıklarını, birbirlerine yanlış yapsalar da destek verdiklerini, bize karşı da yaklaşımlarının yanlış olduğunu, sonuçta bizimle diyalog istiyorsanız bunun anlamlı bir diyalog olması gerektiğini, bizimle işbirliği istiyorsanız bunun sonuç alıcı bir işbirliği içinde olması ve aynı şekilde de samimi ve çifte standarttan uzak olmamız lazım.

O gün yeni bir sayfa açtık, hepsi diyor ki, tamam, biz de hatalarımız oldu, bazı ikili görüşmelerde de bulunduk, ülkeler de böyle söyledi. Bir de, vatandaşın kararına saygı duyacaksınız kardeşim. Vatandaş…

SUNUCU- Türkiye’deki referandumu kastediyorsunuz.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Evet, referandumu. Sonuçta o toplantıdan sonra Avrupa Birliği Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini çıktı basın toplantısında “saygı duyuyoruz” dedi. Saygı duymak zorundasınız, 1.4 milyon fark var arada, birçok Avrupa ülkesinin nüfusundan çok fazla. Dönem Başkanı Malta’nın nüfusunun üzerinde; “400 bin nüfusu var, yani 1 milyon fazla. Buna saygı duyacaksınız” dedik, “bu vatandaşın kararı”.

Şimdi tekrar işbirliği içinde olmak istiyorlar. NATO Zirvesi marjında Sayın Cumhurbaşkanımızla AB liderleri görüşmek istiyor, bunu gündeme getirdi…

SUNUCU- İkili görüşmeler.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- İkili görüşmeler. Belki daha sonra Türkiye-NATO zirvesi yaparız, yani tüm üye ülkelerinin devlet ve hükümet başkanlarının katıldığı ve Cumhurbaşkanımızın da katılacağı bir zirveyi de gerçekleştiririz…

SUNUCU- Nerede, ne zaman olur bu? Brüksel’den farklı mı?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Bu Brüksel’den sonra, tabi. Bunun hazırlıklarını yapmak için Avrupa Birliği’nden uzmanlar bize gelecekler, bizimle, Avrupa Birliği Bakanlığımızla görüşmelerini sürdürecekler ve bunun hazırlığını yaptıktan sonra, önce bu görüşme…

SUNUCU- Siz Türk-NATO zirvesi dediniz, doğru mu anladım, yoksa Türk-Avrupa Birliği zirvesi mi?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Türkiye-Avrupa Birliği zirvesi. NATO marjında, NATO Zirvesi olacak biliyorsunuz Mayıs 24-25’ta, burada Avrupa Birliği liderleri de gelecek; AB Konseyi Başkanı Tusk, AB Komisyon Başkanı Juncker, tabi Parlamento Başkanı Tajani, onunla da daha önce Sayın Berlusconi’nin yardımcısıyken görüşüyorduk ama, Cumhurbaşkanımız ilk defa Avrupa Parlamentosu Başkanı seçildikten sonra görüşecek, burada görüşmeler olacak. Daha sonra ise büyük zirve olacak, Türkiye-AB zirvesi.

SUNUCU- Zamanlaması?..

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Onun hazırlıklarını yapacağız ve NATO marjındaki görüşmelerden sonra belli olacak, şu anda daha zamanlaması, tarihi belli değil. Esasen bu zirve Ocak-Şubat gibi de planlanıyordu, fakat işte referandum atmosferine girdikten sonra Türkiye, bu zirve gerçekleşmedi.

SUNUCU- Peki, Almanya’da Eylül’de seçimler var, ondan önce Avrupa Birliği-Türkiye zirvesini beklemek hayalcilik olur mu?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Yok, hayalcilik olmaz, Türkiye-Avrupa Birliği zirvesi ülke seçimleriyle orantılı olmamalı ya da ona bağlı olmamalı. O gün verdiğimiz mesajlarımızdan bir tanesi de buydu. İşbirliği istiyorsanız sizin iç siyasetinize kurban etmeyelim bunu, hatalarınızın çoğu iç siyasi kaygılardan kaynaklanıyor seçimi kazanmak uğruna; işte Hollanda’nın yaptığı, diğerlerinin yaptığı. Dolayısıyla bu zirvenin Almanya’daki seçimlere bir etkisinin olmaması gerekiyor. Bu Avrupa Birliği-Türkiye Zirvesi. Ha burada anlaşırsın-anlaşmazsın, fikirleri açıkça konuşursun. Bu süreci devam ettirmek istiyorsa Avrupa Birliği, bize nasıl davranacağını öğrenmeli. “Seçim var, ben seninle şimdi uğraşamam, yok işte sana önem vermem”; böyle olmaz, artık o Türkiye’nin geçeceğini anlamaya başladılar. Hata yaptıklarını anladılar, hatta bazı Dışişleri Bakanları; hata bizde, şimdi düzeltmek için biz ne yapalım diye de bana sordular.

SUNUCU- Malta’da.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Malta’da. Ben dedim ki; siz bize bir adım atın, biz size iki adım atarız. Bizim sizlerle bir problemimiz yok. Bizim Avrupa’yla niye problemimiz olsun, hiçbir problemimiz yok. Bizim Avrupa Birliği’yle, bir kurumla niye problemimiz olsun. Yanlışı varsa, hatası varsa söylüyoruz, ama durup dururken niye düşman olalım veya Avrupa’nın bizim de inandığımız ortak değerleriyle niye problemimiz olsun, biz bu değerleri her zaman savunuyoruz, bunlar bizim de değerlerimiz, kimsenin tekelinde değil. Demokrasi kimsenin tekelinde değil. İnsan hakları, özgürlükler kimsenin tekelinde değil. 15 sene içerisinde bu ülkede attığımız adımlar ortada Cumhurbaşkanımızın liderliğinde. Dolayısıyla bunlar kimsenin tekelinde değil. Bu konularda bizim problemimiz yok. Tek problem, Avrupa Birliği’nin yaklaşımı.

SUNUCU- Peki, fasıl açılması konusu, çünkü Sayın Cumhurbaşkanı çok net bir ifade kullandı; ya yeni fasıllar açarsınız ya da sizinle konuşacak bir şeyimiz yok dedi. Peki, yeni fasıllar kaç tane, ne zaman açılabilir, sizin fikriniz, öngörünüz nedir?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Biz her faslın, herhangi bir faslın ya da hepsinin açılmasına hazırız. Avrupa Birliği’nin hazır olması lazım. Şimdi bir müzakere ediyorsunuz, ne için? Tam üyelik. Fasıllar açılıp kapanmadan nasıl üye olacaksınız; Cumhurbaşkanımızın söylediği bu. Cumhurbaşkanımızın vermek istediği mesaj şu: Bizi bugüne kadar oyaladınız, bundan sonra da oyalamayın dedi, kendi üslubuyla esasen söylemek istediği de budur. Bizim artık kaybedecek vaktimiz yok, bizi o gerekçeyle, bu gerekçeyle oyalamayın.

SUNUCU- Tahmininize göre fasıl açılır mı kısa vadede?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Her an açılabilir, yeter ki kararlı olsunlar, açmaları lazım. Bunu Avrupa Birliği Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Mogherini de, diğer arkadaşlar da “önümüzdeki süreçte hangi fasılların da açılabileceğini değerlendirelim” dediler. Ben de, biz hazırız, herhangi bir faslın açılması için biz hazırız, yeter ki siz şu siyasi engelleri kaldırın, öyle Kıbrıs’mış, oymuş-buymuş bunlara takılmayın. Diğer taraftan, önümüzdeki süreçte vize serbestisiyle ilgili de kendilerine son bir belgemizi, hazırladığımız belgeyi vereceğimizi söyledik. Vize serbestisi konusunda da adım atmaları gerektiğini…

SUNUCU- Ne zaman vereceksiniz belgeyi?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şimdi Başbakanımız ve Cumhurbaşkanımızdan onay aldıktan sonra en kısa süre içerisinde vereceğiz. Biz Bakanlarımızla bunu hazırladık, detaylarını da çalıştık hangi konularda ne adımlar atabiliriz. Beş kriter var şu ana kadar karşılanmamış, 72 kriterden 5 tanesi. Bu 5 kriterin nasıl karşılanacağı veya karşılanmayacağı konusunda Türkiye’nin görüşlerini belirten bir belgeyi paylaşacağız.

SUNUCU- Sayın Çavuşoğlu bir soru daha, o da PYD-YPG üzerinden. Sayın Cumhurbaşkanı şöyle söyledi: “PYD ve YPG’nin heveslerini kursağında bırakacağız, kendi göbeğimizi kendimiz keseriz” dedi. Bu bana Amerika Birleşik Devletleri ve Rusya’ya da dolaylı olarak bir mesaj gibi gözüktü, siz ne dersiniz?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Bu aslında doğrudan hiç kimseye mesaj değil, ama almak isteyen herkese de mesaj. PKK’ya destek veren, onların kampanyalarına destek veren Avrupa ülkelerine de bir mesaj, onlardan biz destek bekliyoruz. Bazı ülkeler, müttefiklerimiz diyor ki, geliyor kendileri soruyor; PKK konusunda size nasıl destek verebiliriz, mesela PKK’nın liderlerini hep birlikte etkisiz hale getirelim, böyle önerilerde bulunuyorlar. Sonra görüyoruz ki uygulamada bunlar havada kalıyor. Cumhurbaşkanımızın da söylediği bu. Biz, bize karşı tehdit oluşturan terör örgütleriyle mücadele ederken başkasından gelecek desteğe bakmamamız lazım, kendi göbeğimizi kendimizin kesmesi lazım. Dolayısıyla mücadeleyi de etkin bir şekilde kararlılıkla sürdürmemiz lazım. Bugün çok şükür kahraman askerlerimiz ve polislerimiz, özel kuvvetlerimiz PKK’yı şehirlerde de, dağlarda da, içeride ve dışarıda da etkisiz hale getirmek için kahramanca çalışıyorlar ve gerçekten de çok etkili bir şekilde görüyorsunuz, sonuçları da elde ediyoruz, mücadele ediyorlar ve bu mücadeleye devam edeceğiz içeride ve dışarıda. Sınırın öbür tarafında tehdit var, bize geliyor, biz onu vuruyoruz. Bazı dostlarımız diyor ki; bu kabul edilemez. Madem onları vurmamızı istemiyorsun, o zaman sen durdur, sen onları uzaklaştır, sen onların eline silah verme, bunları söyleyince de alınıyorsunuz. Ama o silahlar bana geliyor, benim askerimi, benim polisimi şehit ediyor, sivil vatandaşlarımızın üzerine bomba olarak patlıyor.

SUNUCU- Ama tam bu noktada da şunu hatırlatmadan geçemeyeceğim. Hem Amerikan, hem Rus askerleri göstere göstere bayraklarıyla beraber, bizim terör unsuru kabul ettiğimiz PYD ve YPG’yle beraber fotoğraf veriyorlar, hem de hiç çekinmiyorlar, hatta belki de bu fotoğrafların verilmesini istiyorlar. Bu ne dersiniz, özellikle yarın Soçi’ye yapacağınız Putin ziyareti öncesi?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Daha önceki programınızda da söyledim, maalesef süper güçler arasında bir terör örgütünü birbirine kaptırmama yarışı var. Biliyorsunuz süper güçler arasında rekabet olur, orada olur, burada olur, bazen işbirliği olur. Ama bugün Suriye’de tutunacak dal arayanlar, orada daha fazla yer edinmek isteyenler, terör örgütlerine bel bağlıyorlar, bu doğru bir yaklaşım değil. Rekabet edeceksek olumlu, güzel şeyler için rekabet edelim. Bir terör örgütünü kaptırmamak için rekabet etmek, esasen biraz da acziyetin göstergesidir, bunu çok açık söylüyoruz.

SUNUCU- Yarın Sayın Putin’e mesajı ne olacak bu konuda Sayın Cumhurbaşkanının?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Sayın Putin’le ikili görüşmelerimiz var, siyasi görüşmelerimiz var, ekonomi var, ticaret var, ticaretin önündeki bazı engeller var. Bu engelleri tamamen kaldırmak için biliyorsunuz Başbakan Yardımcımız Şimşek ve Ekonomi Bakanımız Nihat Zeybekci görüşmelerini yaptılar, yine görüşüyorlar şu anda. Yarın işte bunların kaldırılmasını çalışacağız. Ama Suriye’nin geleceği yine bu terör tehdidi dahil siyasi çözüm, Astana süreci, Cenevre süreci, Suriye’yle ilgili tüm konuları, tüm boyutlarıyla, detaylarıyla görüşeceğiz. Güven artırıcı adımlar var ateşkesin yanında. İşte tutukluların değişimi gibi ya da serbest bırakılması gibi önemli konular var, rejimle muhalefet arasında güven artırıcı adımlar dediğimiz, tedbirler dediğimiz atılması gereken adımlar var, bunların üzerinde çalışıyoruz. Tüm bunları yarın Rusya’yla, yani Putin’le ve Rus yönetimiyle Cumhurbaşkanımızın Liderliğinde biz görüşeceğiz.

SUNUCU- Son bir soru, kısaca yanıt rica edeceğim; biraz evvel bahsettiğim o Rus ve Amerikan askerlerinin göstere göstere PYD-YPG ile beraber saf tutması Suriye sorununun çözümünü daha zor bir hale sokmuyor mu?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Kesinlikle daha zor bir hale sokuyor. Çünkü bu bölücü terör örgütünün amacı Suriye’yi de bölmektir. Suriye’de bir kanton, hatta devlet oluşturmaktır, amacı budur. Yani DEAŞ’la ya da başka gruplarla mücadele ederken onlardan nefret ettiği için ya da Suriye’de istikrar gelsin ya da barış gelsin, Suriye’nin sınır bütünlüğü sağlansın diye savaşmıyor, daha fazla geniş alan elde etmek istiyor. Bu şekilde de kendisine bir kanton, kendisine bir devlet oluşturmak istiyor. Bu amaçla burada hareket edenlerle bir yerde olmak, onlarla beraber aynı safta olmak, bayrak taşımak Suriye’nin geleceğini karanlığa götürmek demektir. Bunu açıkça söylemek lazım, biz kendilerine de söylüyoruz. Sadece DEAŞ’la mücadeleye odaklanırsak çok büyük hatalar yaparız. Yarın savaş bitmez, istikrar gelmez, başka terör örgütleri de çıkar ya da çıkartılır, onlarla uğraşırken yine birçok insan ölür, yine zaman kaybederiz, esas bataklığı kurutalım ve siyasi çözüm getirelim ve Suriye’nin birliğini, beraberliğini sağlayalım. Ama terör örgütleriyle bu sağlanmaz. DEAŞ sonrasını da çok iyi planlamak lazım Suriye’de, aksi takdirde problem bitmez. Ha bunu istiyorsanız o zaman da bize söyleyin diyoruz, yani Suriye’yi bölmek mi istiyorsanız, Suriye’deki amacınız ne, planınız ne? Bölmek istiyorsanız biz size katılmayız, ama bir şekilde bu yaptıklarınızı anlayabiliriz, ama bizim için kabul edilemez. Ama sorduğumuz zaman da biz Suriye’nin birliğini-bütünlüğünü istiyoruz. Bir terör örgütü bir şehre niye girer? İşte Münbiç’ten çıkarabildiniz mi? Oraya girerken orayı da kendisine kendi topraklarına –sözde, tırnak içinde söylüyorum- katmak için, yani emeli bu. Yoksa niye gidip de orada kendisini riske atsın bir terör örgütü.

SUNUCU- Bekleyip göreceğiz.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Dolayısıyla çok yanlış bu davranışlar. İkisi de, yok efendim biz olmazsak diğerine gider anlayışı içinde, bu da çok yanlış bir anlayış.

SUNUCU- Çok teşekkür ediyorum vakit ayırdınız, soruları yanıtladınız. Efendim, yayın konuğumuz Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’ydu. Şimdi buradan bir ara veriyoruz, söz tekrar İstanbul’da efendim. Yeniden görüşmek umuduyla.