#

Bakanlığı Takip Edin:

Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun Basın Mensuplarının Sorularına Verdiği Yanıtlar, 5 Nisan 2019, Vaşington

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Hoş geldiniz öncelikle.

Çok kıymetli basın mensupları, bildiğiniz gibi Pazartesi akşamı New York’a geldik ve Salı günü bu Yeni Zelanda’nın Christchurch şehrindeki terör saldırısından sonra önce İslam İşbirliği Teşkilatı Dışişleri Bakanları toplantısını gerçekleştirmiştik ve Birleşmiş Milletler Genel Kurulunu olağanüstü oturum için davet ettik ve ayın 2’sinde bu oturum gerçekleşti ve burada sunucu ülkenin Dışişleri Bakanı olarak Genel Kurula hitap ettik. Sonuçta birlikte hazırladığımız karar tasarısı da oybirliğiyle kabul edildi. Her türlü ayrımcılığa, ırkçılığa ve din düşmanlığına karşı bundan sonra mücadelemizi tüm uluslararası camiayla birlikte sürdüreceğiz. Ve bu anlamda özellikle Medeniyetler İttifakı’nın yeniden canlandırılmasını önemli buluyoruz. Ve Medeniyetler İttifakı’nın kurulmasında önemli rol üstlenen o günkü İspanya Dışişleri Bakanı Moratinos da şu anda Yüksek Komiser olarak görevi devraldı, onunla da bir görüşme gerçekleştirdik. Zaten Genel Sekreter de kendisine bir yol haritası üzerinde çalışmak için görev verdi ve Türkiye olarak da bu anlamda kendisini destekleyeceğiz.

Bildiğiniz gibi New York’ta yükselen Türk Evi’nin inşaatını da inceledik ve geleneksel New York’ta düzenlenen bir törene katıldık. Kaba inşaat bittikten sonra bu tür önemli projelere düzenlenen törene katıldık. Ve artık binamızın kaba inşaatı bitti. 32+3, 35 katlı bir bina. İnşallah gelecek sene tamamen dış cephesinin kaplaması da bitmiş olacak, her aşamasını yakından takip ediyoruz. Bu vesileyle de Sayın Cumhurbaşkanımıza verdikleri destek ve liderlik için de çok teşekkür ediyoruz.

Buraya, Vaşington DC’ye geldiğimiz andan itibaren de çalışmalarımızı, görüşmelerimizi sürdürdük. Ama buraya gelmeden önce New York’ta da Türk toplumunun temsilcileriyle biraraya geldik ve iki tane vatandaşımız, New Jersey’de Chatham Belediye Başkanı Tayfun Selen ve Paterson Belediye Başkan Yardımcısı Derya Taşkın’dan bahsediyorum, yerel yönetimde başarılı olan iki arkadaşımız, onlarla da biraraya geldik. Gerçekten vatandaşlarımızın burada Amerikan toplumuna entegre olduğunu görmek ve onların her alanda başarılı olduğunu bizzat yerinde görmek bizleri de mutlu ediyor. Kendilerine başarılar diliyoruz.

Burada da ikili görüşmelerimizi gerçekleştirdik. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Kuzey Makedonya yeni ismiyle ve Çekya Dışişleri Bakanlarıyla dün görüşmüştük. Bugün de Karadağ, Norveç, Almanya ve Fransa Dışişleri Bakanlarıyla görüştük. Ayrıca Kanada ve Bulgaristan Dışişleri Bakanlarıyla da yine “pull aside” şeklinde görüşmelerimizi gerçekleştirdik. Biraz sonra Sayın Büyükelçi Bolton’la bir görüşme gerçekleştireceğiz.

Ve bu ziyaretimizde New York ve Vaşington’dan sonra Florida ve Kuzey Karolina’yı da ziyaret edeceğiz. Florida’da Türk toplumuyla biraraya geleceğiz. Miami Belediye Başkanını ziyaret edeceğiz, Miami ile Antalya biliyorsunuz iki kardeş şehir. Ayrıca, Miami’de Türk toplumunun dışında, Türk iş adamlarının dışında yerel iş insanlarıyla, özellikle turizm sektöründen insanlarla, şirketlerle de biraraya geleceğiz ve orada Müslüman toplumuyla da yine biraraya gelmiş olacağız. Kuzey Karolina’da ise Sancar Vakfı’na ait Türk Evi hakkında bilgi alıp Sayın Aziz Sancar’ın laboratuvarını birlikte gezeceğiz. Gerçekten sadece Türkiye’de değil tüm dünyada saygın olan, Nobel ödüllü bilim insanımız Sayın Sancar’la gurur duyuyoruz ve kendilerinin çalışmalarını da yakından izliyoruz. Yine Kuzey Karolina’da yaşayan vatandaşlarımız ve özellikle de Kuzey Karolina’da üniversitelerde okuyan öğrencilerimizle de biraraya geldikten sonra Türkiye’ye dönmek üzere ayrılmış olacağım.

Katılımlarınızdan dolayı çok teşekkür ediyorum.

Sorularınızı cevaplamak isterim.

Buyurun.

SORU- NTV Washington Temsilcisi Hüseyin Günay. Hoş geldiniz.

Sayın Bakanım, siz dün Mike Pompeo’yla görüştükten sonra önce siz tivit attınız verimli bir görüşme geçirdiğinizi söylediniz. Sonra Amerikan tarafı bir yazılı açıklama yaptı. Hami Aksoy da, o yazılı açıklamanın görüşmenin içeriğini yansıtmadığını söyledi. Bu noktada görüşmenin içeriğine dair bizimle paylaşabileceğiniz ne var?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Çok teşekkür ediyorum.

Gerçekten biz de çok şaşırdık. Gerek o açıklamanın tonuna baktığımız zaman, gerekse orada Pompeo’nun bize söylediklerini iddia eden cümlelere baktığım zaman gerçekleri yansıtmadığını görüyoruz. Öyle ki zaten Sözcümüz bu konuda bir soruya cevap verirken gerekli açıklamayı yaptı. Önceden hazırlanmış bir konu. Örneğin, Türkiye’deki bu Amerikan misyonlarında çalışan vatandaşlarla ilgili konuda kendisi konuyu hiç açmadı, ben bilgi verdim. Bir tanesi serbest bırakılmıştır, bir tanesi yine Yargıtay’a başvurdu, iki tanesi de yine adli kontrol kapsamında. Yani biz bu konsolosluk konularında zaten çalışıyoruz. Yani hesap verir gibi değil de, yani kendisiyle sürekli bu konuları konuştuğumuz için bilgi verdim, kendisi de çok teşekkür etti, yani herhangi bununla ilgili bir şey söylemedi.

Diğer taraftan, Suriye konusunda yine bu çekilme, güvenli bölge konularında görev gücümüz var, bunlar toplantıya devam edecek dedik, beraber koordine etmeye devam edelim. James Jeffrey de oradaydı ve son derece pozitif. Tabii burada gerek S-400, gerek F-35 konusunda malum görüşlerimiz farklı. Onları da samimi bir ortamda görüştük, değerlendirdik. Yani o açıklamada vurgulandığı gibi o tonda değil. Hatta yani bu konuların çoğunu ben gündeme getirdim. Nedense bazen arkadaşlarımız buna benzer açıklamalar yaparak biz Dışişleri Bakanlarını da zor durumda bırakıyorlar. Ama o açıklama gerçeği yansıtmıyor, bunu da söylemek durumundayım.

SORU- Efendim, bugün yine Dışişleri Bakanı Pompeo biraz önce bu sürecin arkasında durduğunu söyledi, ne yazık ki hepsi doğru dedi. Peki, siz dün dediniz ki S-400 bitmiş bir anlaşma. İki gündür de burada NATO liderleriyle görüşüyorsunuz. Ne aşamadayız şu anda, yani tepkiler nasıl?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Yani biz herkese bunu başından beri söyledik, bu gizli bir süreç değil ki, bu anlaşmanın bittiğini ilk defa da söylemiyoruz, burada söylemiyoruz.

Ben de bu açıklamayla ilgili söylediklerimin arkasındayım ve kayıtlar da var zaten. Dolayısıyla bu tür gereksiz, hani ben böyle konuştum, ben şöyle söyledim, yani hiç kamuoyuna mesaj vermeye hiç birimizin ihtiyacı yok. Gerçekler neyse onları da açıklamaya da yer vermemiz lazım. Bu konuda bizim öyle bir kompleksimiz de yok işin doğrusu, doğruları söyleriz her zaman.

Burada S-400’le ilgili konuyu diğer müttefiklerimize de söyledik, daha önce de söyledik, Amerikalılara da ilk defa söylemiyoruz. Yani bu konuda endişeleri varsa nasıl gidereceğiz? Örneğin S-400’ün tamamen Türkiye’nin kontrolünde olacağını ve NATO sistemlerine, F-35 dâhil herhangi bir tehdit oluşturmayacağını biz başından beri söylüyoruz ve Rusya’ya da ilk şartımız zaten buydu. Ve NATO sistemlerine entegre olmadığı gibi, olmayacağı gibi, NATO sistemlerine ve bizim sistemimize yönelik bir risk ya da tehdit oluşturmayacak. Bu konuda ortak bir teknik çalışma grubu kuralım dedik. Bu önerimizi de dün yine Pompeo’ya söyledik. Hatta Genel Sekreter Stoltenberg’e de bu konuda öncülük yapmasını da özellikle söyledik. Yani biz bu konulara açığız. Çünkü aldığımız bu sistemin amacı ne? Bizim kendi güvenliğimiz için, bizim acil olarak bu savunma, hava savunma sistemine ihtiyacımız vardı. Ve müttefiklerimizden alamadığımız için bu S-400’ü almak durumunda kaldık. Biz yeni yönetim geldikten sonra da yine Amerika’dan Patriot almak için mektubu gönderdik ve 17 ay sonra bize cevap geldi. Ve ilk teklif geldi, o ilk teklifteki çekincelerimizi söyledik. Bu arada Pence’in de, Türkiye bu teklifimizi reddetti açıklaması da doğru değil. Ve daha birkaç gün önce de yenilenmiş teklif tekrar geldi, fiyatlarla ilgili, teslim süresiyle ilgili. Bu doğal, yani al ben bir teklif yapıyorum, al ya da bırak olmaz. Pazarlık yapacaksınız, Rusya’yla da pazarlık yaptık, diğer almak istediğimiz ülkelerle de Rusya’dan önce de pazarlık yaptık. Şimdi bu süreçteyiz, arkadaşlarımız bunun üzerinde çalışıyorlar. Yani S-400 konusu bitmiş bir konu. Bizim daha fazla sisteme ihtiyacımız var, hava savunma sistemine ve Patriot almak isteriz, müttefiklerimizden almak isteriz. Ama bunu da tabii müzakere edeceğiz, ortak bir noktada anlaşacağız. Ama esas soru şu, Amerika bugün bile Patriotları Türkiye’ye satma konusunda garanti veremiyor. Yani yarın verebilir misiniz? Garanti veremeyiz. O zaman benim ihtiyacımı kim karşılayacak? Yani burada herkes, kendisine göre bunları değerlendirip karar alırsa olmaz. Benim güvenliğimi, güvenlik endişemi kim karşılayacak? Benim aldığım sistem herhangi birisine saldırı için değil ki, adı başında hava savunma sistemi. Bize yönelik bir saldırı olduğu zaman ülkemi, topraklarımı ve hava sahamı korumak için bu sistemi alıyoruz.

SORU- Yalnızca bir sorum var, [… duyulmuyor] ilişkinizi nasıl tarif edersiniz?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Onlar da referandumun artık geçerli olmadığını kabul ettiler ki bu akıllıca. Biz dost ülke olarak onlara bunu yapmamalarını, referanduma gitmemelerini tavsiye ettik, ama ne yazık ki bu oldu. Artık, Bağdat ile ilişkilerini normalleştiriyorlar, bu iyi bir şey. Bizim ne Irak’taki ne de Suriye’deki Kürt kardeşlerimizle herhangi bir sıkıntımız var. Bizim sorunumuz PKK ve Kürt bölge yönetiminin de PKK ile sorunları aynı. Orada da istikrarı baltalıyorlar. Onun için, şimdi bütün havaalanları açık ve Türk Hava Yolları diğer şehirlere de uçuşlarına yeniden başladı. Yani, biz herhangi bir problem görmüyoruz ve ilişkilerimizi normalleştiriyoruz. Ve biz prensip olarak Irak’taki Kürtleri de her zaman destekliyoruz.

SORU- Hiç ziyaretiniz ettiniz mi?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Neden olmasın? Rahip Brunson’un duruşması nedeniyle geçen sefer olmadı, Bağdat’tan geri dönmem gerekti. Ama bir dahaki sefer Bağdat’ın yanı sıra, Erbil ve diğer şehirleri, belki Süleymaniye, Kerkük ve hatta Basra ve Necef’i de tabii ki ziyaret edeceğim. Eğer mümkün olursa Musul’u ziyaret etmekten de memnun olurum.

SORU- Efendim NATO Genel Sekreteri bu sabah Türkiye’nin silah alımları, her NATO üyesi kendi ulusal kararını verir dedi. Bu kapsamda Başkan Yardımcısı Mike Pence’in dünkü açıklamalarını nasıl yorumluyorsunuz? NATO kararlarıyla bir çelişki oluşturduğunu düşünüyor musunuz?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Genel Sekreter Jens Stoltenberg başından beri bunu söylüyor, ilk defa dün söylemedi ve her NATO üyesi, her müttefik kendi ihtiyaçlarını istediği yerden alabilir dedi, yani bunun üstüne herhangi bir ülkenin illa oradan almayacaksın, buradan alacaksın diye dayatması bir kere müttefiklik ruhuna da uymuyor, uluslararası hukuk düzenine de uymuyor. Ve ikili ilişkiler bakımından da yine aynı şekilde karşılıklı saygı temelinde ilişkilerimizi biz geliştirmemiz lazım. Dolayısıyla, bu anlamda Sayın Pence’in yaptığı açıklamaya zaten Başkan Yardımcımız Fuat Oktay da gayet net bir şekilde, güzel bir şekilde cevabını vermiş oldu. Ve buna benzer üslupla, yöntemlerle daha önce de defalarca söyledik, ilişkilerimizin bir yere gitmesi mümkün değil. Dayanışma içinde, işbirliği içinde, samimiyet içinde, diyalog zemininde karşılıklı saygı anlayışıyla ilişkilerimizi geliştirebiliriz. S-400 dahil diğer konularda, yani her konuda biz açığız, Suriye’den çekilme kararı dahil hepsini Amerika’yla yine bu diyalog anlayışında koordine etmeye çalışıyoruz. Aramızda çalışma grupları var, görev gücü var, birçok mekanizma var bu mekanizmaları da değerlendirmemiz lazım.

SORU- Efendim, Patriot konusuna müsaadenizle geri dönmek istiyorum. Amerikan Meclisinden yansıyan bazı son güncel haberlerde, ABD’nin son [... duyulmuyor] endüstriyel katılımın da yer aldığı ve anlaşma yapılması durumunda ABD’nin iki rampayı [… duyulmuyor] gönderebileceği yönünde bazı haberler söz konusu. Bu anlamda ne söyleyeceksiniz?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- ABD bir rampayı daha önce verebileceğini söyledi, yani sözlü bir şekilde bize ilettiler, fiyat konusunu da konuşuyoruz. Ama dediğim gibi, sonuçta ABD’nin Kongreden onay alması lazım ve bu konuda henüz daha bize garanti veremiyorlar ya da alınmış bir onay yok.

Fiyat konusunda, diğer konularda anlaşabileceğimizi düşünüyoruz. Ama bu sorunu da Amerika’nın kendi içinde çözmesi lazım yaklaşık 10 yıldır devam eden, bunu S-400’e bağlamaları da doğru olmaz. Çünkü S-400’ü neden almak zorunda kaldık biz? Patriot bataryalarını alamadık, 10 yıldır alamadık. Bırakın Patriotları, basit bazen korumalar için ihtiyaç olan, geçen dönem, Obama döneminden bahsediyorum, bazı silahları da biz alamadık. Yani burada S-400’ü alıyorlar, o yüzden veremiyoruz ya da Kongrede zorluk var, o nedenle böyle derlerse, biz de bu doğru değil deriz, çünkü bu 10 yıldır yaşadığımız bir sorun ve acil ihtiyacımızı maalesef Amerika gibi bir müttefikimizden karşılayamadık.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Kim soru sormak istiyor, sadece bir soru.

SORU- Pompeo, gerçekleştirdiğiniz toplantıdan çıkarımınızın […. duyulmuyor] olduğunu söyledi, merak ettiğim oradaki konu neydi ve ayrıca Türkiye’yi Rus S-400’ü satın almamaya ikna etme konusunda bir anlaşma ihtimali var mı?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Biz zaten satın aldık. Bir anlaşma yapıldı.

SORU- Ama NATO Genel Sekreteri ve Pompeo hala bir tür müzakere önerecekler gibi görünüyor.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Genel Sekreter ne dedi bilmiyorum, ama Amerika Birleşik Devletleri bunu umuyor. Ama bu sürecin başından beri müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri dahil herkese karşı şeffaf olduk. Onun için, ne kadar süre önceydi hatırlamıyorum ama biz onlara anlattık. Ama anlaşma yapıldı. Yani iptal edemeyiz. İhtiyacımız olduğu için satın aldığımız S-400, F-35’ler dahil NATO sistemine herhangi bir risk ya da tehdit oluşturmuyor, ki bu bir savunma sistemi. Bu yüzden ikna etmek için teknik ekip ya da ortak çalışma grubu oluşturulmasını teklif ettim. Ben oradaydım, ne konuştuğumuzu biliyorum. Suriye konusunda bu çeşit bir dil asla kullanılmadı. Türkiye’nin tek taraflı eylemleri hakkında asla böyle şeyler söylemediler. Bu görev gücü ve ortak çalışma grubu ile birlikte çalışmaya devam etmek konusunda mutabık kaldık. Ve James Jeffrey Türkiye’ye sıklıkla geliyor. Bu yüzden, Sözcümün ifadelerinin de arkasındayım.

Son, sonuncu, tamam.

SORU- Dün Başkan Yardımcısı Pence, NATO ve Rusya arasında seçim yapmanız gerektiğini söyledi. Amerikanın şu anki durumu baltalamasından endişe duyuyor musunuz?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Bu bana yıllar önce Ukrayna’ya sordukları soruyu hatırlatıyor. Hem Rusya hem de ABD aynı şeyi yaptı, ya biz ya onlar dediler. Karar ne olursa olsun, bugün Ukrayna’nın durumu daha iyi olmazdı. Bu arada, bu konuda Ukrayna’yı suçlamıyorum. Yani, Ukrayna bağımsız bir devlet, kendi kararlarını alabilir. Yani, bölgemizdeki hiçbir ülkenin aslında başka seçeneği yok, ama bölgedeki herkesle ilişkilerini dengelemeliler. Ve bizim Rusya ile ilişkilerimiz NATO üyeliğimize ya da AB politikalarımıza ya da ortaklık arzumuza bir alternatif değildir. Bu yüzden çok boyutlu, çok fonksiyonlu, proaktif bir dış politikamız var ve sadece Rusya’ya değil her yere uzanıyoruz. Rusya komşumuzdur ve bizler, ABD dışında, diğer müttefiklerimiz gibi Rusya’dan doğalgaz ve petrol alıyoruz. Bu arada dediğim gibi sadece biz değil, ABD ve Kanada dışındaki diğer tüm müttefikler. Yani, Rusya bizim için ticaret ortağı, ama biz NATO üyesiyiz. Stratejik hedefimizde hiçbir değişiklik yok. Ve biz her zaman NATO’nun doğu kanadının da, Karadeniz’de de tüm icraatlarını destekliyoruz. Bu nedenle Türkiye her yerde NATO faaliyetlerine katkıda bulunuyor. Bu yüzden uzun zaman önce seçimimizi yaptık. Ve şimdi herkesle iyi ilişkilerimiz olmalı ve bunu dengelemeliyiz. Yani o ya da bu arasında seçim yapmak zorunda değiliz ve zaten kararımızı NATO müttefiki olma konusunda vermişiz. Çok teşekkür ediyorum.