#

Bakanlığı Takip Edin:

Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun Basın Mensuplarının Sorularına Verdiği Yanıtlar, 15 Mayıs 2019, İstanbul

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Arkadaşlar bizim Amerika’ya teklifimiz oldu. Ve Amerika’nın S-400, F-35 veya NATO sistemleriyle ilgili bazı iddiaları oldu. Yani S-400’ün F-35’lere ve NATO sistemlerine tehdit oluşturabileceğini söylediler. Biz de bunun karşılığında ortak bir çalışma grubunun, ortak bir komisyonun kurulması teklifinde bulunduk. Ve bu komisyonun içinde NATO’nun da olması gerektiğini söyledik. Amerikalılarla şimdi bu komisyon kurulsun mu, kurulmasın mı, komisyonun amacı nedir, neleri görüşecektir, bu konularda görüş alışverişinde bulunuyoruz ve bu aşamadayız. Yani şu anda erteleme ya da başka durdurma gibi herhangi bir şey söz konusu değil, gündemde de değil. Biz böyle bir çalışma grubu olacaksa ön şartsız bir şekilde bunu yürütmek isteriz, başlatmak isteriz. Ve Amerika’nın ortaya attığı iddialar ya da endişeler doğru mu değil mi uzmanlar bu konuda karar versin. Biz bu konuda kendimize güveniyoruz, o nedenle de böyle bir yapıcı teklifte bulunduk. Amerika da kendisine güveniyorsa, daha önce de söylediğim gibi bu önerimizi kabul etmesi lazım. İşte bu konuda karşılıklı nasıl olacak ve neleri görüşeceğiz, görüşmeyeceğiz o konularda Türkiye ile ABD arasında görüş alışverişi devam ediyor. Şu anda netleşen bir şey yoktur.

SORU- Sayın Bakanım peki, komisyon teklifine Amerika tarafı olumlu yaklaşırsa, bu konuyla ilgili çaba, sinyal gelirse erteleme için bir şey olur mu, bir adım olur mu?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şimdi ertelemeyi niye biz konuşalım? Ertelemeyle bu sürecin bir ilgisi yok, bu bitmiş bir anlaşmadır. Şu anda ertelemeyle ilgili konuyu konuşmanın zamanı da değil. Bu komisyon oturur çalışır ve raporunu da hazırlar, ondan sonra biz değerlendirmemizi yaparız, yani bu ön şartlarla bir yere varmak mümkün değil, biz onu söylemeye çalışıyoruz. Bizim teklifimiz son derece sarihtir, iyi niyetlidir, yapıcıdır. Amerika da eğer yapıcıysa ve iyi niyetliyse bu teklifimizi kabul eder ve uzmanlar bunu değerlendirir.

SORU- Sayın Bakanım, bir takvim var mı bu komisyonla ilgili görüşmeler için öngörülen, zira kısa süre içerisinde S-400 bataryalarının Türkiye’ye gelmesi bekleniyor.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şimdi görüş alışverişinde bulunuyoruz karşılıklı nasıl olabilir diye birbirimize görüşlerimizi aktardık, aktarmaya devam edeceğiz. Önce bu konuda bir mutabakat olması lazım ki ondan sonra çalışma grubu olacak mı, olmayacak mı buna göre karar vermemiz lazım.

SORU- Efendim, ABD Dışişleri Bakanı Pompeo Rusya’daydı, görüşmeler gerçekleştirdi. Tabii bir yandan da bu S-400 meselesi de devam ediyor ama bir taraftan İdlib sorunu da giderek de aslında derinleşerek devam ediyor, bu konuyla ilgili görüşleriniz nedir acaba? Ne zaman görüşeceksiniz Sayın Pompeo’yla?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Ben Lavrov’la bu konuyu görüştüm, daha sonra Cumhurbaşkanımız Erdoğan Putin’le telefonla görüştü iki gün önce akşam iftardan sonra. Milletvekillerimize ve Bakanlarımıza Genel Merkezdeki iftardan sonra Sayın Cumhurbaşkanımız Putin’le görüştü, ben de odadaydım. İdlib konusunda çalışma grubunun bir an önce biraraya gelmesi konusunda iki devlet başkanı mutabık kaldılar. Biz de Milli Savunma Bakanlığımız, Genelkurmayımız, İstihbaratımız ve Dışişleri Bakanlığı olarak bu süreci yürütmekle mükellefiz ve çabalarımızı yoğunlaştırdık. Öncelikle rejimin bu saldırgan tutumu değişmesi lazım, yani saldırıların durdurulması lazım. Bir taraftan siyasi süreç konuşulurken, Astana’dan daha yeni döndük, Anayasa komisyonunun kurulması konusunda büyük bir mesafe kat etmişken, yaklaşımlar olmuşken rejimin sahadaki saldırganlığı her şeyi berbat edebilir, önce bunu durdurmamız lazım. Bu arada karşılıklı iddialar var, işte tacizler geliyor, gelmiyor diye. Bunların da sahada delilleriyle masaya konup incelenmesi için de bu çalışma grubunun bir an önce biraraya gelmesi gerekiyor, şimdi buna çaba sarf ediyoruz.

SORU- Efendim, Türkiye’nin tavrı ne olur, orada çünkü gözlem noktalarımız var ve yakın noktalarda bulunuyor?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Bizim tavrımız gayet net, saldırıların durması gerekiyor. Rejimin garantörü İran ve Rusya’dır, İran ve Rusya’nın bu konuda yükümlülüğü var. Bizim tabii orada gözlem noktalarımıza yönelik bir saldırı yok. Bu konuda bir sıkıntımız yok ama endişelerimiz var, her an her şey olabilir bu saldırı çerçevesinde, bunun durdurulması için çaba sarf ediyoruz.

SORU- Efendim, bir provokasyon ihtimaline ya da bir saldırı ihtimaline karşı takviye güvenlik önlemleri alınıyor mu?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Onu Genelkurmay Başkanımıza ve Milli Savunma Bakanımıza sormanız lazım, ama sahada arkadaşlarımız bildiğimiz kadarıyla, İstihbaratımızın da desteğiyle zaten gerekli çalışmaları yapıyor, detaylarını onlara sorsanız daha sağlıklı cevap verebilirler.

SORU- Kırgızistan’la ilgili bir sorumuz daha olacak, geçtiğimiz günlerde bir iftar davetinde, Sayın Büyükelçinin katıldığı bir davetle ilgili sıkıntı yaşandı, bununla ilgili ne söylersiniz?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Kırgızistan Büyükelçisine de, kendisi de yeni geldi, bu durumu tabii biz aktardık ve Kırgızistan Dışişleri Bakanı Cengiz kardeşim Türkiye’deyken de bu konuyu kendisiyle başbaşa detaylı bir şekilde konuştuk. Kırgızistan bizim için kardeş ülkedir. İlişkilerimizi zehirlemek için FETÖ’nün orada yoğun çaba sarf ettiğini biliyoruz. Maalesef FETÖ, Kırgızistan’da da Türkiye’de geçmişte olduğu gibi birçok kuruma sızmıştır ve yoğun bir Türkiye aleyhine kampanya yürütüyorlar. Ama yeni yönetimin Kırgızistan’da FETÖ’ye yönelik aldığı tedbirleri de memnuniyetle karşılıyoruz. En son yine bir mülkiyet konusunda Yüksek Mahkemenin verdiği karar da esasen bir dönüm noktasıdır. Fakat o gün tabii burada devlet kurumu değil bir FETÖ üyesinin iftara davet edilmesinden sonra Büyükelçimizin verdiği tepki doğaldır ve doğru bir davranışta bulunmuştur, ben bir FETÖ’cü ile aynı yerde teröristle bulunmak istemem diyerek orayı terk etmiştir. Ben olsam, ben de aynısını yapardım. Dolayısıyla Büyükelçimizi bu doğru tutumundan dolayı huzurlarınızda tebrik etmek istiyorum.

SORU- Efendim, Ömer el Beşir’in kardeşinin Türkiye’de olduğu iddiaları var Sudan Askeri Konseyi’nden gelen. Bu iddialara yorumunuz ne olur?

Bir de, Brüksel’de Azerbaycan Dışişleri Bakanı ile Güney Kıbrıs Dışişleri Bakanı görüşme gerçekleştirdi, bunu nasıl değerlendiriyorsunuz, Doğu Akdeniz’deki tansiyonu da hesaba katarsak.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Uluslararası ilişkilerde herkes herkesle görüşür, yani burada bir mahsur görmüyoruz. Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ermenistan Dışişleri Bakanı’yla da görüşüyor, işgal edilmiş topraklar ve diğer konularda. Bazen bu Kıbrıs konusunda gayriresmi bir şekilde Rum Lider Anastasiadis’le ben de görüşüyorum. Yine AKEL’in Genel Sekreteri Türkiye’ye geldi, görüştük. Burada önemli olan Kıbrıs konusunda Azerbaycan’ın tutumudur. Azerbaycan her zaman bizim yanımızda olmuştur, bundan şüphemiz yok.

Doğu Akdeniz’deki gelişmeler konusunda daha önce açıklamalar yaptık. Biz burada Türkiye’nin ve Kıbrıs Türk halkının hakkını sonuna kadar savunacağız. Bazı ülkelerden tepkiler gelmişti, arkadaşlarımız P5 ve AB üyesi ülkelerinin Büyükelçilerini Bakanlığa davet ederek bir bilgilendirmede bulundular, bilgilendirdiler ve herkes gerçekleri gördü. Şimdi Türkiye kendi kıta sahanlığında sondaj çalışmalarını pekala yapar. Bizim kabul etmediğimiz ve içinde olmadığımız münhasır ekonomik bölge ilan edilmesi herhangi bir ülke tarafından, bunun geçerli olduğu anlamına gelmez. Bizim olur vermediğimiz ve içinde olmadığımız bu tür açıklamaların hiçbirisi kabul görmez, bizim için de makbul değildir.

Diğer taraftan, Türkiye kıta sahanlığını Birleşmiş Milletler’de zaten kaydetmiştir. Aynı zamanda KKTC’nin ruhsat verdiği alanlarda da sondaj çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Kıbrıs Rum Yönetimi bizim defalarca uyarmamıza rağmen Avrupa Birliği’ni ve uluslararası toplumu uyarmamıza rağmen Kıbrıs Türk halkının haklarını garanti altına almadan tek taraflı sondaj çalışmalarını yürütüyor, sorun buradadır, bu sorunu çözmek gerekiyor. Türkiye’ye yönelik söylemlerde bulunmak yerine sorunu kökten çözmek lazım. O zaman işte Kıbrıs etrafında var olan rezervler iyi bir şekilde değerlendirilir ve Türkiye üzerinden de uluslararası piyasalara aktarılabilir, gönderilebilir. Bu akılcı yaklaşım yerine tek taraflı adımlar atarsa, biz de gereğini yaptık, yapıyoruz ve yapacağız.

SORU- Efendim, Yönetim Hizmetleri’ne yeni atanan Genel Müdürle ilgili sosyal medyada bazı eleştiriler oldu, bu konuyu nasıl değerlendirirsiniz?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Neden, ne diye olmuş sosyal medyada eleştiriler?

SORU- İmam Hatipli olmasına bağlı durumlar.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Halen bu ülkede insanları İmam Hatipli, İmam Hatipli değil diye ayırt ediyorsak gerçekten üzüntü duyarım. Hangi liseden mezun olduğu önemli değil. Benim Bakanlığımda İmam Hatip mezunu diplomatlar da var. Bir önceki Bakan Yardımcım, şu anda milletvekilimiz, Dışişleri Komisyonu Başkanvekili Ahmet Yıldız da İmam Hatip mezunudur. İmam Hatipten mezun olmuş, kolejden veya Anadolu’dan herhangi bir liseden mezun olmuş insanlar arasında ayrım yapmak doğru değildir. Ayrıca, Bekir Beyin yaptığı görevlere baktığımız zaman gerçekten bu anlamda tecrübeli bir arkadaştır. Ulaştırma Bakanlığı’nda Genel Müdür olarak çalışmıştır. Ayrıca Avrupa Birliği Bakanlığı’na bağlı Ulusal Ajans’ta Genel Koordinatör olarak görev yapmıştır ve yine Avrupa Birliği’yle ilgili alanda ciddi bir tecrübesi vardır.

Diğer taraftan, eğitimine baktığımız zaman, iki tane üniversite mezunu ve doktorası var. Üç tane dili benden daha iyi konuşuyor. Şimdi kriter nedir? Mezun olduğu lisenin ne olduğu mudur, bu şahsın bilgi birikimi var mı, yok mu, buna bakmak lazım. Bu tür suni eleştirileri biz doğru bulmuyoruz.

Diğer taraftan Bekir Gezer Bey, personel konusunda da yine Türkiye’de en uzman arkadaşlarımızdan bir tanesidir. Peki, neden böyle bir Genel Müdürlük ihdas ettik ve bir Genel Müdür atadık?

Bizim İdari Mali İşler Başkanlığımız var, yine Personel var, şu anda personelin başında da çok değerli bir Büyükelçimiz Damla Yeşim Say Hanımefendi görev yapıyor. Diğer taraftan BTED dediğimiz, yeni isimleri değişmiştir yeni yapılanmayla, ama bu bilgi iletişim teknolojilerinin içinde olduğu, idari mali işler ve de personel.

Şimdi burada hepsini biz bir çatı altında toplamak istedik. Esasen bizim diplomatlarımız, yani Bakanlığımızda çalışan diplomatlarımız bana göre dünyanın en başarılı, en bilgili donanımlı diplomatlardır ve ben arkadaşlarımla gurur duyuyorum. Bu tür tartışmalar arkadaşlarımızı da yıpratıyor. Fakat bu konularda personelde, idari mali işlerde ve de bilgi iletişim teknolojilerinde, buna benzer birimlerde devamlılık gerekiyor. Bir Büyükelçimiz geldiği zaman bu görevi üstlendiği zaman iki sene sonra tayini çıkıyor, yeni bir arkadaşımız geliyor.

Ayrıca, bizim diplomatlarımız tekrar söylüyorum, dünyanın en donanımlı en başarılı diplomatlarıdır. Kendi alanında görev alması gerekiyor. Yani diplomasi alanında, personel konusunda tabii ki kariyer memurları da olduğu için içinde yine Meslek Memurlarımız, Konsolosluk İhtisas Memurlarımız da olması gerekiyor. Fakat idari mali işlerde, muhasebe işlerinde Büyükelçinin ne işi var? Onlarla Büyükelçilerimizin zaman kaybetmemesi gerekiyor, kendi alanında çalışırsa o zaman Bakanlığımıza ve diplomasimize daha çok katkı sağlarlar. Yani biz tüm atamalarımızda gerçekten çok titiz bir şekilde buna dikkat ediyoruz, Büyükelçi atarken de öyle. Bakanlık içinde yine tüm atamalarda objektif kriterler koyuyoruz.

Eskiden belli bir grup diplomat sadece iyi yerlere giderdi, Bakanlığa döndükten sonra onlar iyi yerlerde görev alırlardı. Şimdi her diplomatımız, her iyi diplomatımız Afrika’ya da gidiyor, Avrupa’ya da gidiyor, Asya’ya da gidiyor, Latin Amerika’ya da gidiyor. Ve oralardan gelen Büyükelçilerimiz ve diğer diplomatlarımız da Bakanlığımızda yine aynı kriterler çerçevesinde iyi çalışan arkadaşlarımıza en iyi yerlerde hak ettiği görevleri veriyoruz ki şunu söylemeye çalışıyoruz, artık dünyada tüm bölgeler bizim için önemlidir, tüm arkadaşlarımız her yere gidebilir. Her yerden gelen arkadaşlarımız da her noktaya görevlendirilebilir. Yani ayrım yoktur. Belli bir bölgeye gönderilmiş diplomatlar ikinci sınıf diplomatlar değildir. Biz bunu yapmaya çalışıyoruz. Bakanlığımıza adaleti getirmeye çalışıyoruz. Ve bu konuda da tüm arkadaşlarımızla uyumluyuz. Gerçekten ben böylesine başarılı, çalışkan ve tüm dünyanın takdirini kazanmış diplomatlarla da çalıştığım için gurur duyuyorum. Ve Bakanlığımızı ve diplomasimizi bu şekilde geliştirmeye çalışacağız. Bu tür suni tartışmalara kimsenin girmesine hiç gerek yok.