Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun Basına Yaptığı Açıklama, 26 Eylül 2022, Tokyo Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun Basına Yaptığı Açıklama, 23 Eylül 2022, New York Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun Ekvator Ginesi Basınına Yaptığı Açıklama, 22 Temmuz 2020, Ekvator Ginesi Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun Basın Mensuplarının Sorularına Verdiği Yanıtlar, 20 Temmuz 2020, Lome Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun Basın Mensuplarına Yaptığı Açıklama, 5 Mayıs 2020, Ankara Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı Sonrası Yaptığı Açıklama, 2 Nisan 2020, Ankara Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun Basın Mensuplarına Yaptığı Açıklama, 15 Mart 2020, Ankara Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun Kızılcahamam’da Basın Mensuplarına Yaptığı Açıklama, 2 Şubat 2020, Ankara Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun Basına Yaptığı Açıklama, 17 Ekim 2019, Ankara Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun Basına Yaptığı Açıklama, 27 Eylül 2019, New York Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun XI. Büyükelçiler Konferansı’nda Düzenlediği Basın Toplantısı, 8 Ağustos 2019, Ankara Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun Basına yaptığı açıklama, 10 Temmuz 2019, Ankara Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun 18. Doha Forumu Sonrasında Basına Yaptığı Açıklama, 16 Aralık 2018, Doha Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun Basına Yaptığı Açıklama, 5 Aralık 2018, Brüksel Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun Basına Yaptığı Açıklama, 17 Ekim 2018, Ankara Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun Basına Yaptığı Açıklama, 13 Ekim 2018, Londra Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun Basına Yaptığı Açıklama, 27 Eylül 2018, New York Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun Basına Yaptığı Açıklama, 3 Ağustos 2018, Singapur Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun Basına Yaptığı Açıklama, 18 Haziran 2018, Antalya Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun Basın Toplantısı, 5 Haziran 2018, Antalya Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun Basın Toplantısı, 4 Haziran 2018, Vaşington Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun Basına Yaptığı Açıklama, 15 Ocak 2018, Vancouver Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun IX. Büyükelçiler Konferansı Sonrasında Düzenlediği Basın Toplantısı, 14 Ocak 2017, Ankara Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun Basın Toplantısı, 6 Ocak 2017, New York Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun Basına Yaptığı Açıklama, 30 Aralık 2016, Alanya Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile Görüşmesi Basına Hitap, 20 Aralık 2016, Moskova Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun Türk ve RF Basın Mensuplarına Yaptığı Açıklama, 20 Aralık 2016, Moskova Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun Rusya Büyükelçisiyle İlgili Basına Yaptığı Açıklama, 19 Aralık 2016, Moskova Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun Halep’teki Mevcut Gelişmeler Hakkında Düzenlediği Basını Bilgilendirme Toplantısı, 16 Aralık 2016, Ankara Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu'nun Bazı Uluslararası Haber Ajansları Temsilcileriyle Gerçekleştirdiği Toplantı, 29 Temmuz 2016, Ankara
Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun Basına Yaptığı Açıklama, 26 Eylül 2022, Tokyo

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Bugün Japonya Ulusal Basın Kulübü’nde sizlerle beraber olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum ve Ulusal Basın Kulübü’ne bu toplantıyı düzenledikleri için çok teşekkür ediyorum.

Eski Başbakan Abe’nin uğradığı silahlı saldırı sonucu vefatı hepimizi derinden üzdü. Kendisini saygıyla yad ediyorum. Sayın Abe’nin başta stratejik ortaklığımızın tesisi olmak üzere Türk-Japon ilişkilerine önemli katkıları oldu. Kendisini her zaman bir Türk dostu olarak hatırlayacağız.

Değerli basın mensupları; tarihin akışının hızlandığı bir dönemdeyiz. İçinde bulunduğumuz dönemi belirsizlikler çağı olarak adlandırabiliriz. Bu dönemde değişimi yakından takip etmek, iyi analiz etmek ve kendimizi değişime uyarlamak zorundayız.

Avrupa’nın ortasında bir savaş devam ediyor. Bu savaş küresel dinamikleri de etkiliyor. Büyük güç mücadelesi keskinleşti. Bu mücadelenin yansımalarını birçok yerde görüyoruz, hissediyoruz.

Tayvan gerilimi, Asya Pasifik’te istikrarı tehdit ediyor. Bölgede siyasi, askeri ve ekonomik yeni gruplaşmalar ortaya çıktı; … QUAD ve … gibi.

Artık çok kutuplu bir dünyadayız. Türkiye, Japonya, Hindistan, Brezilya gibi farklı aktörlerin aldığı pozisyonlar bugün tüm dünya için önem taşıyor.

Asya’nın yeniden yükselişi küresel dengeleri de elbette değiştiriyor. Salgın, iklim değişikliği, göç, terörizm, enerji ve gıda krizleri insanlığın ortak sorunu. Maalesef mevcut uluslararası sistem bunlara yanıt veremiyor. Bunların çözümü olarak hep vurgulanan kural temelli sistemin ne olduğu konusunda bile bir mutabakat yok. Sisteme dayanışma yerine rekabet hakim olmaya başladı. İşte salgın döneminde rekabeti gördük, herkes birbirinin koruma malzemelerine el koydu. Göç konusunda da aynı şekilde görüyoruz. Böyle dönemlerde sağduyu, diyalog ve diplomasiyi öne çıkaran aktörlere ihtiyaç var; Türkiye olarak bizim de yapmaya çalıştığımız bu, küresel aktör olarak aktif bir dış politika izliyoruz. Ukrayna, Bosna Hersek, Kafkaslar, Libya ve Suriye gibi konularda izlediğimiz aktif politika tüm dünyanın lehine sonuçlar doğuruyor. Moderatörün de biraz önce söylediği gibi, tahıl anlaşması, esir değişimi, Zaporijya Nükleer Enerji Santrali gibi örnekleri çoğaltabiliriz. Şimdi de Ukrayna ve Rus gübresinin dünya piyasalarına taşınması için BM ile birlikte yoğun bir çaba harcıyoruz.

Krizler karşısında sert ve yumuşak güç unsurlarını birlikte dengeli kullanmamız gerekiyor. Örneğin, komşumuz Suriye’de hem insani yardımlarda ve siyasi süreçte belirleyici bir aktörüz, hem de gerektiğinde teröre karşı sert güç kullanıyoruz.

Yumuşak gücümüzle insani bir dış politika izliyoruz. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Balkanlar’dan Asya’ya geniş bir coğrafyada insani dış politikamızla varız. Ayrıca, tarih ve coğrafyanın gereği olarak aynı anda birçok bölge ve aktörle ilişkilerimizi sürdürüyoruz ve geliştiriyoruz.

Hem doğu, hem batıyla konuşabilmek bizim için önemli bir değer. NATO üyesi ve Avrupa Birliği üyeliğine aday bir ülke olarak Rusya’yla makul ilişkiler kurabilen az sayıdaki aktörlerden biriyiz.

Orta Asya’da Türk Devletleri Teşkilatı’yla bölgesel barış ve entegrasyon konusunda öncü rol oynuyoruz. Yeniden Asya Girişimimizle Asya’yla bağlarımızı derinleştiriyoruz. Örneğin, aramızdaki uzun mesafeye rağmen Japonya’yla ilişkilerimiz çok derin ve güçlü. 132 yıl önce Ertuğrul Fırkateyni faciasında Japonya’nın şehitlerimizin hatırasına sahip çıkması dostluğumuzun temelini attı.

Değerli basın mensupları; az önce söylediğim gibi dünya yeni bir dönemin eşiğinde. Küresel krizi fırsata çevirmek için yakın çalışmalıyız. Bunun için en üst düzeyde siyasi irade mevcut. Sayın Cumhurbaşkanımız ve Başbakan Kişida’nın geçen hafta New York’taki görüşmelerinde birçok konu ele alındı. Bu toplantının ardından biraz sonra Bakan Hayashi’yle görüşeceğim. Stratejik ortaklığımızı güçlendirme yönünde atabileceğimiz adımları ele alacağız. Özellikle savunma sanayii, enerji, bilim-teknoloji alanlarında önemli potansiyel olduğunu görüyoruz. Ekonomik Ortaklık Anlaşması’nı artık sonuçlandırmamız lazım. Böylece tedarik zincirlerindeki değişimleri Türk ve Japon şirketler için fırsata çevirebiliriz. ASEAN, Orta Asya, Kafkaslar, Ortadoğu, Afrika ortak bünyemizde yer alan bölgeler.

Değerli basın mensupları; Türkiye’de ofisi olan Japon basın kuruluşlarını iki halk arasında bir köprü olarak görüyoruz. Japon basınının Türkiye’de ve bölgemizdeki gelişmelere yakın ilgi gösterdiğini memnuniyetle görüyoruz.

Değerli dostlar; 2024 yılında Japonya’yla diplomatik ilişkilerimizin 100. yılını kutlayacağız. Bayrağımızdaki ay ve Japon bayrağındaki güneş birlikte yazıldığında Japoncada akarui, aydınlık anlamına geliyor. Bu kriz ve belirsizlik döneminde ortaklığımızı güçlendirirsek daha aydınlık bir gelecek bizleri bekliyor.

MODERATÖR- Sayın Bakanımıza şükranlarımızı sunuyoruz. Sayın Bakanımıza uzak yollardan Japonya’ya kadar teşrif ettikleri için bugün özellikle öncelikli olarak Japon basınından gelecek olan sorulara öncelik vermeyi arzu ediyoruz.

Soruları önce Japonca olarak sormanızı rica edeceğim, ardından tercüman tarafından Türkçeye çevrilecektir.

Bu toplantıya çevrimiçi olarak da katılan katılımcılarımız var, çevrimiçi olarak katılan katılımcılarımız Zoom ekranlarının altındaki el kaldırma butonuna basarak sorularınızı iletebilirsiniz. Zoom üzerinden yazılı olarak soruyu iletmek isteyen katılımcılarımızın da soru-cevap kısmına isminizi, kurum bilgilerinizi ve sorularınızı yazdığınız takdirde bendeniz moderatör olarak sorularınızı sizlerin yerinize okuyacağım.

Sayın Bakanım, öncelikle ben bir açılışı yapmak istiyorum. Konuşmalarınızda da Rusya ve Ukrayna arasındaki ilişkilerin düzeltilmesi için gayret sarf ettiğinizden bahsetmiştiniz. Bütün bu gayretlerinizin meyvesi olarak birçok anlaşma imzalandı ve anlaşmaya varıldı. Düşünüyorum bunları dinlediğimde ben de çok etkilendim ve bu savaşın nasıl sonlandırılabileceğine dair sizin değerli görüşlerinizi almak istiyorum. Keza her iki ülkeyle de yakın temasta olan bir ülkenin Dışişleri Bakanı olarak bu konudaki görüşünüzü iletebilirseniz çok mutlu oluruz.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Çok teşekkür ediyorum.

Aslında cevaplaması zor bir soru. Mart ayında, Mart’ın sonunda İstanbul’da bir araya geldikleri zaman hem iki ülke, Ukrayna ve Rusya, hem de bizler savaşın sona erdirilmesi, yani bir ateşkesin tesis edilmesiyle ilgili daha umutluyduk. Bugün geldiğimiz noktada tabii sahada yeni gerçekler var. Her iki taraf için de zorluklar var, özellikle Ukrayna için hassas konular var, çünkü işgal edilen topraklar Ukrayna’nın toprakları. Tabii taraflar zayıf noktada da masaya oturmak istemiyorlar.

Şimdi nasıl sonlandırabiliriz savaşı, ateşkes nasıl olabilir? Bu savaşın kazananının olmadığını söylüyoruz, her iki tarafın da bunu gerçekten idrak ettiği zaman müzakere masasına dönme ihtimali daha yüksek. Tabii adil bir barışın olması lazım özellikle Ukrayna için, çünkü biraz önce de söyledim işgal edilmiş topraklar Ukrayna’nın toprakları. Dolayısıyla adil bir barışın tesis edilmesi gerekiyor. Tabii bu iki ülkenin dışında savaşın devam etmesini isteyen aktörlerin de ikna edilmesi gerekiyor. Biz tabii Türkiye olarak umudumuzu kaybetmiş değiliz. Çabalarımızı yoğunlaştırarak devam ettireceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın her iki liderle, hem Zelenskiy’le, hem de Putin’le görüşmeleri olacak. Amacımız; iki lideri bir araya getirerek liderler düzeyinde kararlar alınmasını sağlamak.

SORU- Bir soru sormak istiyorum. Dört aktör demiştiniz; Rusya, Ukrayna, Türkiye ve geri kalan bir tanesi neresidir?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Dört aktör olarak söylemedim de, savaşın devam etmesini isteyen aktörler var, onu söyledim. Özellikle Batı’da savaşın devam etmesini isteyen ülkeler var, savaş uzarsa Rusya stratejik olarak yenilir ya da daha da zayıflar düşüncesiyle. Ama tabii bedelini önce Ukrayna ödüyor, savaşın yansımalarıyla bedelini tüm dünya ödüyor. Bir an önce savaşın sona erdirilmesinde herkes için yarar var, herkesin faydasına.

SORU- Nikkei Gazetesinin Asya-İngilizce yayınını yapan Nikkei Asya’dan, ismim Mori Yassı.

Drone konusunda Türkiye, Ukrayna ve Azerbaycan’daki çatışmalarda Türk droneları çok büyük bir etki gösterdi. Bu toplantıdan sonra Bakan Hayashi’yle yapacağınız görüşmede de savunma sanayilerinde işbirliğinden bahsedeceğinizi söylemiştiniz. Bu Türkiye’de üretilen drone’ları Japonya öz savunma kuvvetlerine de sağlamayı düşünüyor musunuz; bu birinci sorum.

Birinci sorumun ardından; İsrail, ABD’de üretilen drone’lar ile Türkiye’de üretilen drone’ların arasındaki fark nedir?

Bir diğer husus da; savunma sanayii alanındaki Japonya ve Türkiye arasındaki işbirliğinin artması ikili ilişkilerini daha da güçlendirecek mi, bu şekilde değerlendiriyor musunuz?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Çok teşekkür ediyorum.

Bizim ürettiğimiz İHA’lar-SİHA’lar dünyada şu anda üretilen ürünlerin arasında en iyilerinden, hatta en başta gelir, onu söyleyebilirim. Libya’da da özellikle Trablus’un işgalini önleyen de Türk SİHA’larıdır.

Tabii Japonya’yla her alanda olduğu gibi savunma sanayii alanında da işbirliğimizi geliştirmek istiyoruz. Önümüzdeki günlerde de savunma sanayii ve güvenlikle ilgili istişarelerimizi de gerçekleştireceğiz. Japonya gerek SİHA olsun, gerekse diğer savunma sanayi ürünlerimiz olsun bunlardan almak isterse, diğer Asya ülkeleri şu anda çok ilgileniyor, özellikle Malezya ve Endonezya, bu ülkeler bizim savunma sanayi ürünlerimize çok ilgi gösteriyorlar, sözleşmeler imzalanıyor. Biz memnuniyetle Japonya’nın bu alandaki ihtiyaçlarını da karşılarız.

Elbette İsrail ve ABD’nin de bu anlamda teknolojisi ileri düzeyde. Biz yani herhangi bir ülkeyle yarışmıyoruz, kendi teknolojimizi geliştirmek için çalışıyoruz. Ama dünyada herhalde bizim SİHA’lar gibi şarkı bestelenen, çocuklarına isim verilen başka bir SİHA yoktur. Bugün Bayraktar için şarkılar bestelendi. Bugün Ukrayna’da erkek doğan çocuklar için en popüler isim Bayraktar verilen isim Bayraktar. Savunma sanayinde hem kamu şirketlerimiz hem de özel şirketlerimiz son derece başarılı ve çok kaliteli ürünleri üretiyorlar.

SORU- Teşekkür ederim. Hoş geldiniz…

Ukrayna’da sözde halk oylamasına gidildiği söyleniyor ve bu savaşın bir an önce ateşkesin sağlanması için çaba gösteren Türkiye olarak halk oylamasının sonucu olarak Ukrayna’nın Rusya’ya ilhak etmesi veya onun getireceği sonuçlar konusunda görüşlerinizi paylaşabilir misiniz? Eğer 27’sinde gerçekleştirilmesi söylenen bu halk oylaması gerçekleştirildiğinde Türkiye’nin şu anda oynadığı arabuluculuk rolünde herhangi bir değişiklik olur mu, bir durum olur mu?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Biz bugün arabuluculuk rolümüzü nasıl sürdürüyoruz? Çünkü biz denge politikası izliyoruz. Her iki tarafla da ilişkilerimizi iyi götürüyoruz ve her iki tarafla diyaloğumuzu sürdürüyoruz. Ama aynı zamanda ilkeli bir tutum sergiliyoruz. Uluslararası hukuku savunuyoruz. Kural temelli bir düzeni savunuyoruz. Montrö’yü harfiyen uyguladık. Bu saldırganlığı savaş olarak nitelendiren ilk ülke Türkiye oldu. Ve bunu tanımadığımızı, reddettiğimizi de açıkça ortaya koyduk. Yani sonuçta hem dengeli hem ilkeli bir politika izliyoruz.

Kırım’ın illegal ilhakını tanımadığımızı ve tanımayacağımızı her vesileyle vurguluyoruz, Ruslara da bunu söylüyoruz. Donbas, Herson gibi bölgelerin Rusya’ya ilhak edilmesiyle ilgili referandum konusunda da biz Türkiye olarak net bir açıklama yaptık. Bundan duyduğumuz endişenin altını çizdik, bunu vurguladık. Ve Kırım’ın ilhakını tanımadığımız gibi, bunu da tanımayacağımızı açıkça açıklamamızda söyledik.

SORU- Konuşmanızın içerisinde Türkiye’nin de, Japonya’nın da sert ve yumuşak güçleri dengeli olarak kullanma gereği olduğundan bahsetmiştiniz. Bu konuda Türkiye’nin konumunu ve tutumunu çok güzel anlatmıştınız. Sorum şu ki: Japonya’da nasıl bir tavır sergilememizi ve nasıl hareket etmemizi beklersiniz?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Tabii ben Türk Dışişleri Bakanı olarak stratejik ortağımız Japonya’nın politikalarını belirleyecek değilim. Ama Japonya’nın güvenliğine önem veriyoruz, istikrarına önem veriyoruz. Japonya’nın dünya barışına yaptığı katkıyı takdir ediyoruz. Tabii Japonya’nın özellikle insani konularda ve yardımlarda, insani yardımlarda öncü olduğunu biliyoruz. Ayrıca Japonya’nın başka bir yumuşak gücü de JICA aracılığıyla dünyanın her yerinde kalkınma projelerini destekliyor.

Bizim bölgemizdeki göçmenlere yönelik de ciddi desteği, katkısı var onun için de ayrıca çok teşekkür ediyoruz.

Tabi bu bölgedeki gelişmeler de Japonya’nın güvenliğini doğrudan etkiliyor. Japonya’nın güvenliğine yönelik tehditlerin de olduğunu görüyoruz. Kuzey Kore’nin füze denemelerinden biz de rahatsızız. Dolayısıyla, Japonya’nın da kendi güvenliğiyle ilgili tedbirler alması en doğal hakkıdır. Krizlerin ve sorunların çözümünde Japonya’nın diplomasiyi ön plana çıkardığını da görüyoruz ve bunu takdir ediyoruz. Burada önemli olan bu sert güç ve yumuşak gücü yerinde ve dengeli kullanarak akıllı güç olabilmektir.

SORU- Sayın Bakan çok teşekkür ediyorum … iki sorum olacak. Birincisi, Türkiye’nin bugüne kadar Ukrayna ve Rusya arasındaki ateşkese doğru girecek olan yolda gayretlerini dikkatle izliyoruz. Ve bundan sonraki aşamada ateşkese doğru giden yol nasıl bir yol izlenecek bu konuda görüşünüzü almak istiyorum.

İkinci sorum da, 16 Eylül tarihinde Özbekistan’da gerçekleştirilen Şanghay İşbirliği Teşkilatı toplantılarında Sayın Cumhurbaşkanınız teşrif ettiklerinde ABD basını olan PBS Televizyonuna verdiği bir mülakatta Başkan Putin’in mümkün olan en kısa sürede savaşı sonlandırmaya yönelik bir düşüncesi var ifadesi geçmişti. Bu ifadesini biraz daha açabilir misiniz?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Çok teşekkür ediyorum. Ateşkese giden yol konusunda biraz önce düşüncelerimi paylaşmıştım. Esasen iki liderin bir araya gelmesiyle artık bir ateşkes sözkonusu olabilir. Sayın Putin, Sayın Cumhurbaşkanımızla her görüşmesinde Zelenskiy’le de bir araya gelmeye hazır olduğunu, müzakere masasına da dönmek istediklerini söylüyor. Sayın Cumhurbaşkanımız da mülakatta buna vurgu yaptı. Aslında Ukrayna da müzakerelere dönmek istediğini defaatle söylemiştir. Fakat savaş uzadıkça daha karmaşık hale geliyor, daha zorlaşıyor. En son yaptığımız görüşmelerde de yine Semerkant’ta Sayın Putin, Sayın Cumhurbaşkanımızla yaptığı görüşmede müzakerelere dönebileceklerini söylemişti. Tabii yeni şartlar olduğunu da aynı zamanda söylüyorlar.

SORU- İsmim … Gazetesinden emekli gazeteciyim; 3 sorum olacak.

Birincisi, demin bahsettiğiniz Şanghay İşbirliği Teşkilatı’nın toplantısı esnasında malumunuz olduğu üzere Kazakistan ve Rusya arasındaki gerginlik artarken Çin Devlet Başkanı bu toplantıya teşrif ettiler. Ve bundan çıkacak sonuç olarak Ortadoğu’da Çin’in varlığının yükseldiğini değerlendirebileceğimizi düşünüyorum. Türkiye ise, Türk Devletleri Teşkilatı aracılığıyla da Ortadoğu Bölgesinde yine büyük bir…

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Orta Asya.

SORU- Orta Asya ülkelerinde önemli rol oynadığını düşünüyorum. Çin’in bundan sonraki tutumunu da değerlendirerek, Türkiye olarak nasıl bir yol izlemeyi düşünüyorsunuz? Bu birinci sorum.

İkinci sorum da tahıl koridoruyla ilgili. Güncel durumla ilgili bilgi verebilir misiniz, her şey yolunda gidiyor mu?

Üçüncü sorum da, konuşmalarınızın içerisinde tahıla ilaveten gübre konusunda da bir çaba sarf ettiğinizi, üzerinde çalıştığınızdan bahsetmiştiniz. Bunu biraz daha detaylı olarak bizlere açıklayabilir misiniz?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Çok teşekkür ediyorum.

Biz Türkiye olarak, Doğu-Batı ekseninde dengeli bir şekilde herkesle ilişkilerimizi geliştirmek isteyen bir ülkeyiz. Ekonominin gücü Asya’ya doğru kayıyor, yeniden Asya girişimimizde Asya’ya bütüncül bir yaklaşımla tekrar dönüyoruz, ağırlık veriyoruz. Ama biz aynı zamanda Avrupa ülkesiyiz, NATO üyesiyiz, birçok Avrupa-Atlantik Teşkilatında, AGİT gibi önemli üyeyiz, ama köklerimiz de Asya’da, dolayısıyla Asya’yla hem siyasi, hem ekonomik ilişkilerimizi geliştirmek bizim en doğal hakkımız.

Orta Asya’ya yönelik birçok ülkenin ve uluslararası örgütün ilgisinin arttığını da görüyoruz. Bazı Orta Asya ülkeleriyle Çin’in komşu olduğunu sizler de biliyorsunuz, aynı şekilde Rusya da var. Dolayısıyla bu ülkelerin Orta Asya ülkeleriyle ilişkileri geliştirmek istemesi doğaldır.

Diğer taraftan, C5+Japonya, C5+Güney Kore, ABD, Avrupa Birliği gibi formatlarla giden aktörler de Orta Asya ülkeleriyle ilişkilerini geliştirmek için çaba sarf ediyor, bunu da doğal karşılıyoruz.

Ayrıca, bu taşımacılıkta, ulaştırmada Kuzey Koridoru alternatif olarak artık görülmezken, doğu-batı Orta Koridor’un önemi arttı. Bu güzergâhta Orta Asya ülkeleri de var, tabii Kafkasya’da Azerbaycan var, Gürcistan var, Türkiye var. Umarım bu projeler hayata geçer, Ermenistan’la Azerbaycan arasındaki anlaşmadan bahsediyorum, Ermenistan da bu sürece dahi olur. Yani Orta Asya ülkelerinin de içinde bulunduğu güzergâh stratejik önem kazanmaya başladı.

Biz de Türk devletleri olarak entegrasyonumuzu derinleştirmek için Türk Devletleri Teşkilatı’nı kurduk. Ama hiçbir ülkeyle rekabet eden bir Türkiye değil, bizim kendimize güvenimiz var, kendi bildiğimizi derinleştirmek istiyoruz. Mesela Rusya bu savaştan önce daha önceki yıllarda istişarelerimize Orta Asya’yı da dahil etmek istedi, böyle bir teklifte bulundu, biz hemen evet dedik. Şimdi Afrika’da da çok aktif bir ülkeyiz ve bundan biliyoruz ki çok rahatsız olan Fransa da Afrika konusunda istişareler başlatmak istedi. Biz hemen evet dedik, ilk istişare de son derece verimli geçti. Dolayısıyla biz burada hiçbir ülkeyle ya da uluslararası örgütle rekabet içinde değiliz, işbirliğini ve ekonomik kalkınmayı savunuyoruz, destekliyoruz.

Tahıl konusu, tahıl anlaşması sorunsuz bir şekilde işliyor. Son rakamları sizlere vermek istiyorum gün itibarıyla; 231 gemi Ukrayna limanlarından ayrıldı ve toplamda 5,2 milyon ton tahıl ürünü Ukrayna’dan farklı ülkelere gitmek üzere ayrıldı İstanbul’daki Koordinasyon Merkezinin kolaylaştırıcılığında.

Ukrayna tahılının ihracatı karşılığında, Rus tahıl ve gübresinin ihracatının da kolaylaştırılması konusunda bir mutabakat var, bu mutabakatın da sorunsuz işlemesi gerekiyor. Bu ürünler aslında yaptırım listesinde değil, gemilerin limanlara yanaşması ve hizmet alması, sigortacılık ve ödemeler konusunda bazı tereddütler ve sorunlar vardı. Bu sorunların olmayacağına dair net açıklamaları gerek ABD’den, gerekse Avrupa Birliği’nden gördük.

Ayrıca, Ukrayna’da Rusya’nın amonyumu var daha önce transfer edilen, bunun da Avrupa’daki bazı limanlar üzerinden ihracı konusunda BM’yle birlikte çalışmalarımız var. İstanbul’daki Koordinasyon Merkezi’ndeki BM heyetinin başındaki arkadaşlarla da bir görüşme gerçekleştirdik geçen Ankara’da. Yani sonuçta şu anda buna odaklandık. Dünyanın hem Ukrayna, hem de Rusya’dan ihraç edilen gübreye ihtiyacı var. Şu anda ciddi endişe var. Dolayısıyla bu ihtiyacın karşılanması için de her iki ülkeden sorun yaşanmadan bu ürünlerin ihraç edilmesi gerekiyor. Biz de bu yönde yoğun çaba sarf ediyoruz.

* Interpress deşifresidir.