Türkiye'nin Uyuşturucu İle Mücadelesi

Günümüzde tüm dünyanın ortak sorunlarından biri haline gelen uyuşturucunun insanlık tarihi kadar eski bir geçmişi vardır. Bağımlı sayısında dünya çapındaki hızlı artış, alışılagelen geleneksel uyuşturucuların ötesinde kimyasal yöntemler kullanılarak üretilebilen, bağımlılık potansiyelleri çok yüksek sentetik uyuşturucular ile Yeni Psikoaktif Maddeler (NPS) bu sorunu çok daha karmaşık bir noktaya taşımıştır.

Yasal ekonomiye, güvenliğe, toplum sağlığına ve çevreye verdiği zararların yanı sıra yasa dışı uyuşturucu ticareti ve kullanımındaki yüksek kar payı, terör örgütlerinin bu kardan artan ölçüde pay alma arayışına yönelmeleri ve teknolojik gelişmeler ile uyuşturucu sorunu hızla büyüyen ve küresel düzeyde kapsamlı mücadeleyi gerektiren başlıca bir fenomen haline getirmiştir.

Gelinen bu noktada uyuşturucu ile mücadelenin uluslararası işbirliğini gerektiren ortak bir sorumluluk olduğu açıktır. Türkiye bir insanlık suçu olarak gördüğü uyuşturucu ile mücadelesini “Tüm dünya çocuklarını kendi çocukları olarak gören” bir anlayışla, çok yönlü ve bütüncül bir yaklaşımla sürdürmekte ve ulusal düzeydeki çabalarının yanı sıra, bölgesel ve küresel düzeyde işbirliğinin pekiştirilmesine yönelik girişimlere kuvvetle destek olmaktadır. Türkiye’de önleme/eğitim, arzla mücadele, tedavi ve rehabilitasyon aşamalarında uygulanan politika ve stratejiler küresel toplum tarafından da yakından takip edilmekte, edinilen başarılar uluslararası raporlarda karşılığını bulmaktadır.

Uyuşturucu kaçakçılığı bağlamında son derece önemli bir güzergah olan “Balkan Rotası” üzerindeki konumu ile Türkiye, gerek Asya’da üretilen ve Avrupa’ya transfer edilen başta eroin olmak üzere afyon türevleri kaçakçılığında ve aynı bölgede son yıllarda imalatı ve kaçakçılığı artmaya devam eden metamfetaminde, gerekse Avrupa’da üretilen ve Asya’ya sevkiyatı yapılan sentetik uyuşturucu ve bu maddelerin üretiminde kullanılan kimyasalların kaçakçılığında transit ve hedef bir ülkedir. Ülkemiz hiçbir yasa dışı uyuşturucu maddenin ana üretim alanlarından biri olarak gösterilmemektedir.

Türkiye, başta 1961 Tek Sözleşmesi, 1971 Psikotrop Maddeler Sözleşmesi, 1988 BM Uyuşturucu ve Psikotrop Maddelerin Kaçakçılığı ile Mücadele Sözleşmesi ve 1961 Tek Sözleşmesini tadil eden 1972 Protokolü olmak üzere ilgili bütün anlaşmalara taraftır. Ayrıca ülkemizle 121 ülke arasında uyuşturucu ile mücadele alanında ikili işbirliği anlaşması mevcuttur.

Ülkemiz Uyuşturucu alanında uluslararası işbirliğini sağlamakla yükümlü olan öncü uluslararası kuruluşların çalışmalarına da her aşamada önemli katkılarda bulunmaktadır. Bu yönde;

Ø BM Uluslararası Uyuşturucu ve Suç Ofisi (United Nations Office for Drugs and Crime-UNODC) ile yakın işbirliği yürütülmektedir. Türkiye, UNODC’ye en çok finansal katkıyı sağlayan ülkeler arasında yer almaktadır.

Ø Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasında 30.10.2007 tarihinde, Ülkemizin Avrupa Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi’nin (EMCDDA) çalışmalarına katılmasına ilişkin imzalanan Uluslararası Anlaşma 01.06.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir. Anlaşma çerçevesinde Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı (NDB) bünyesinde faaliyet gösteren Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi (TUBİM) EMCDDA’nın Türkiye Ulusal Temas Noktası olarak görev yapmaktadır.

Ø Türkiye ayrıca, Avrupa Konseyi çerçevesinde oluşturulan ve “Pompidou Grubu” olarak anılan, üye ülkelerin uyuşturucuyla mücadeleden sorumlu üst düzey görevlilerinin katıldığı istişare ve eşgüdüm mekanizmasına dâhil olup, çalışmalarına etkin biçimde katılmaktadır.

Ø Güneydoğu Avrupa Kanun Uygulama Merkezi (SELEC), Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT), Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (KEİ) gibi bölgesel kuruluşlar bünyesinde uyuşturucu ile mücadele amacı ile yapılan çalışmalarda da Türkiye’nin bilgi ve deneyimlerinden yararlanılmaktadır.

Uyuşturucu ile mücadele alanında bölgesel bir lider olarak gösterilen ülkemiz sahip olduğu bilgi ve tecrübeyi, 1997 yılında kurulan Köpek Eğitim Merkezi (KEM) ve 2000 yılında UNODC desteğiyle kurulan Türkiye Uluslararası Uyuşturucu ve Organize Suçlarla Mücadele Akademisi’nin (TADOC) 2018 yılında uyuşturucu ve bağlantılı suçlara ilişkin misyonunu devrettiği Narkotik Suçlarla Mücadele Eğitim Akademisi (NEA), gibi uluslararası saygınlığa sahip eğitim kurumları ile diğer ülke ve organizasyonlarla paylaşmaktadır.

Uluslararası mücadelede öne çıkan hususlardan biri de uyuşturucu suçlarından elde edilen gelirin tespit edilmesidir. Suçlular arasındaki finansal akışların analiz edilmesi, organize suçlarla terör suçları arasındaki bağlantının tespitine ve bu sayede terörizmin finansmanıyla mücadeleye de katkı sağlamaktadır. Dolayısıyla karapara ile etkin mücadele uyuşturucunun önleme/eğitim, arzla mücadele, tedavi ve rehabilitasyon aşamalarının tamamında yürütülen çalışmalar kadar gerekli ve önemlidir.

Türkiye’de karapara ile mücadele eden başlıca yapı Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK)Başkanlığı’dır. Suç gelirleriyle, özellikle uyuşturucu ile ilişkili karapara ile mücadele alanında bir diğer önemli aktör de EGM-NDB bünyesinde 2018 yılında kurulan ve tüm ülkede operasyonel faaliyetlerine devan eden Suç Gelirleriyle Mücadele Birimi’dir.

Terörizmin başta uyuşturucu kaçakçılığı olmak üzere, çeşitli örgütlü suçlar vasıtasıyla finanse edildiği tüm platformlarda kabul edilen bir olgudur. Bu çerçevede, başta PKK/KCK-PYD/YPG olmak üzere, terör örgütlerinin gelirlerinin büyük bölümünün, özellikle Avrupa ülkelerine yönelik olarak gerçekleştirilen uyuşturucu madde kaçakçılığından elde edildiği bilinen bir husustur. Avrupa’da yaygın bir suç ağı ve paravan kuruluşları olan PKK/KCK-PYD/YPG, uyuşturucuların sokaktaki satışını da kontrol etmektedir. PKK/KCK-PYD/YPG’nin uyuşturucu kaçakçılığı dahil örgütlü suçlardan elde ettiği gelirler ile terörist faaliyetlerini finanse ettiği uluslararası saygın raporlarda da öne çıkan tespitler olarak yer almaktadır.

Ulusal düzeyde uyuşturucunun tüm boyutlarında sürdürülen mücadelemiz 2006 yılından itibaren yıllık olarak yayınlanan Türkiye Uyuşturucu Raporu aracılığıyla dünya ile paylaşılmaktadır.