#

Bakanlığı Takip Edin:

Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun Basın Toplantısı, 4 Haziran 2018, Vaşington

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Evet, çok değerli arkadaşlar, sizlerin de takip ettiği gibi dün öğleden sonra Vaşington DC’ye intikal ettik ve dün burada Türk-Amerikan Yönlendirme Komitesiyle bir araya geldik. Gerçekten Amerika’daki Türklerin özellikle Türkiye’yle ilgili meselelerde birlik beraberliğini sağlamak bakımından çok önemli bir kuruluş. Bu arada Büyükelçimiz Serdar Bey’e de özellikle teşekkür etmek istiyorum onun inisiyatifiyle kuruldu ve toplumun her kesiminden arkadaşlar var, vatandaşlarımız var. Ve tabi dün Diyanet Center dediğimiz merkezi de ziyaret ettik zaten görüşmelerimizi orada yaptık, Yönetim Kuruluyla bir değerlendirme yaptık. Diğer taraftan Amerika Müslüman toplumunun temsilcileriyle iftar yemeğinde bir araya geldik. Daha sonraysa AK Parti Seçim Koordinasyon Merkeziyle birlikte biraz burada da kampanya yaptık.

Bu sabah erken saatlerde buranın saatiyle 8’de ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’yla bir araya geldik. Bu uzun zamandır beklenen bir toplantıydı özellikle Tillerson’la planladığımız, fakat onun görevden ayrılmasıyla gerçekleştiremediğimiz ve Brüksel’deki görüşmemizde de Pompeo’yla teyitleştiğimiz bir toplantıydı. Bu toplantıda ikili meselelerimizi ele aldık. Türkiye - Amerika Birleşik Devletleri arasındaki siyasi meseleleri, ekonomik konular, özellikle çelik ve alüminyum üzerindeki tarifeler ve ticaret hacminin daha fazla arttırılması, yatırımlar gibi konuları da ele aldık. Diğer taraftan hukuki ve konsolosluk konularını da ele aldık. FETÖ meselesini elbette doğal olarak ele aldık, beklentilerimizi yineledik, bununla ilgili oluşturduğumuz çalışma grubu bugün öğleden sonra buranın saatiyle toplanacak ve yakın bir zaman içinde bu ön bir hazırlık toplantısı inşallah Türkiye’de bu çalışma grubu bir araya gelecek ve tüm delilleri birlikte gözden geçireceğiz. Neresinde eksiklik var? Bizim yaptığımız başvuru ve verdiğimiz deliller konusunda bir tereddüdünüz mü var? Varsa bunları bize söyleyin. Karşılıklı oturup tek tek üzerinde çalışacağız. Artık Amerika’yla ilişkilerimizde bize göre topu taca atma dönemi bitmesi lazım. Bu topu taca atma sürecinin bitmesi gereken konulardan bir tanesi de Suriye’deki konular. Tabi bu toplantının esas amacı da Suriye üzerinde bugüne kadar yaptığımız çalışmaları da değerlendirme ve bugün bir yol haritasını onaylamaktı.

Uzun zamandır her iki taraftan ilgili kurum ve kuruluşların katılımıyla çalışmalarını sürdüren Suriye konulu ortak çalışma grubunun tavsiyelerini temel alan bir yol haritasını onaylamış bulunuyoruz. Yol haritasının amacı Münbiç’in bütün terör oluşumlardan temizlenip güvenlik ve istikrarın kalıcı şekilde sağlanmasıdır. İlk aşamada PYD, YPG’nin Münbiç’ten çıkarılması, aynı zamanda PKK da diyebilirsiniz, çıkarılması için uygulanacak müşterek planın parametreleri belirlenecek, yani bir hazırlık çalışması yapılacak. Bilahare PYD, YPG, PKK’nın yerel yapılardan çıkarılmasına yönelik planlama tamamlanacaktır. Ve bu bağlamda Türkiye’yle ABD Münbiç’te yerel yönetim ve güvenlik yapılarının oluşturulmasında işbirliği yapacaktır. Biliyorsunuz PYD, YPG’nin Münbiç’ten çekilmesi 2016 yılında ABD’nin bize verdiği bir sözdü bizzat Obama tarafından verilen bir söz, Dunford’un da teyit ettiği. O zamanki Dışişleri Bakanı John Kerry’nin de aynı şekilde defalarca teyit ettiği bir sözdü. Maalesef bu söz tutulamamıştı ve yeni yönetim de aynı şekilde bu söze bağlı olduğunu söyledi, ama bugüne kadar bir adım atılamamıştı. İşte yol haritasının amacı, Amerika’nın esasen bize 2016’da verdiği sözün de tutulması anlamına geliyor.

Tabi üçüncü aşamada ise Türk / ABD müşterek askeri devriyeleri güvenliği ve istikrarı sağlayacaklardır. Bütün YPG oluşumlarının Münbiç’ten çıkarılması çalışmaları da tamamlanacaktır. Durum normalleştikten sonra Fırat Kalkanı Harekatı veya Afrin Harekatından sonra olduğu gibi başta Türkiye’de yaşayan Suriyeliler olmak üzere yine buraları YPG ve PKK’nın baskısı sebebiyle terk etmek zorunda kalan insanların da kendi şehirlerine, Münbiç’e dönmesi de sağlanacaktır. Tabi uzun vadede bu Münbiç’te uygulanacak yol haritası Suriye’nin diğer bölgelerinin de istikrara ve güvenliğine kavuşturulması için diğer bölgelere de elbette taşınacaktır, yani diğer bölgelerde de bu işbirliği devam edecektir. Ve bu konuda da her iki ülke Türkiye ve ABD birlikte çaba harcayacaktır. Şimdi artık yol haritası onaylandığına göre ki bu uzun ve titiz bir çalışmadan sonra olmuştur, ve her iki tarafın da siyasi otoriterden de onay alınmıştır. Sayın Cumhurbaşkanımızdan, keza Sayın Başbakanımızla da istişare ettik ve bugün onayladık. Artık bunun ilgili birimler tarafından istihbaratımız, askerlerimiz tarafından bir an önce planlanıp sahada da uygulamaya konulmasıdır. Bu konuda da birlikte çalışma konusunda bugünkü görüşmemizde ortak bir irade ortaya koyduk. Zaten diğer bölgesel konuları da yine Suriye’deki siyasi çözüm, terörle mücadele gibi konuları da bugünkü toplantılarımızda baş başa olan toplantımızda ve heyetlerarası toplantımızda da değerlendirme fırsatı bulduk. Toplantı sonunda da bir ortak açıklama yapıldı. Bunun İngilizce ve Türkçe versiyonunu da zaten sizlere arkadaşlarımız da dağıttılar. Ben çok teşekkür ediyorum, bu önemli yol haritasının tabi uygulanması çok önemli. Sadece onaylanması önemli değil ve somut adımların atılması önemli. Esasen bu yol haritası uygulandığı takdirde ABD’yle ilişkilerimizi bozan unsurlardan bir tanesinden kurtulmaya başlayacağız. Ve güvene dayalı adım atmamız gerekiyor ki şu anda bir güven bunalımı var, bunun da sorumlusu Türkiye olarak biz değiliz. Biraz önce söylediğim gibi ABD’nin sözünü tutmaması ve dahası bu terör örgütüne ciddi destek vermesiydi. Elbette bundan sonraki süreçte bu terör örgütüne ABD’nin destek vermesi de kabul edilemez, tam tersi bu terör örgütlerinden DEAŞ, YPG, PKK veya ne varsa onlardan Suriye’yi de, bölgemizi de kurtarmamız gerekiyor.

Çok teşekkür ediyorum. Sorularınız var mı arkadaşlar?

SORU- … takvimi konusunda biraz detay verebilir misiniz? Daha önce geçen haftaki Türkiye’den çıkan haberlerde 30 bin, 45 bin, 60 bin gibi ifadeler yer alıyordu. Bu YPG, PYD’nin temizlenmesi toplam 60 gün içerisinde…

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- O bilgiler doğru değil. Tabi ki bir takvime bağlı, tabi ki bu yani uzun bir sürece bırakılacak bir yol haritası değil, aylar içinde atılması gereken adımlar. Tabi burada örneğin şimdi YPG, PKK çıktı çıkarılacak onun yerine kimler görev alacak? Bunların birlikte belirlenmesi, biraz da sahadaki birimlerimizin çalışma hızına bağlı bu. Ama neticede yine de bir takvime bağlıdır, böyle sürüncemeye bırakılmış bir yol haritası değildir. Bunların detaylarını önümüzdeki süreçte gelişmeler oldukça sizlerle paylaşacağız. Ama daha önce basında çıkan böyle 30 günde olacak onlar afaki bilgilerdi, hatta Anadolu Ajansı böyle bir haberini de düzeltmek durumunda kaldı.

SORU- O zaman tam bir net gün yok.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Var net bir gün var, ama bu biraz da sahadaki arkadaşlarımızın birlikte atacağı adımlara da biraz bağlı, ama net bir takvim var. Yani birkaç aydan bahsediyoruz, öyle 6 ay falan değil, 6 aydan az bir süre olması gerekiyor. Ama tabi bu daha da kısa olabilir, tamamen iki tarafın uzmanlarının ya da ilgili birimlerin birlikte atacağı adım ve sağlayacağı mutabakata da bağlı.

SORU- Daha önce de Başkan Trump’tan yapılan açıklamalara karşılık sahada belki de Pentagon … farklı yerlerde çelişecek birtakım adımlar görüyorduk. Bu tarz adımların olmayacağına dair herhangi bir garanti vesaire…

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şimdi bu çalışma grubu içinde her iki taraftan da askerler var, istihbarat da var, Dışişleri Bakanlığı da var. Dolayısıyla, yönetimin içindeki her iki tarafta da yönetimin içindeki önemli kurumlar var. Bu kurumlar tarafından tavsiye edilen bir yol haritasının uygulamasında bu uygulayacak kurumlar da bu çalışma grubunun içinde olduğu için bu uygulanmazsa esasen ben imzaladım anlaşmayı veya mutabakat sağladım, ama esasen istemiyorum anlamına gelir kimsenin söyleyeceği bir bahane de yok, yani tüm çalışma grubunun faydası bu, herkes şimdi işin içinde. Şimdi konsolosluk konuları, FETÖ’yla ilgili konulara baktığımız zaman işin içinde Adalet Bakanlığı var, İçişleri Bakanlığı var, Dışişleri Bakanlığı var dolayısıyla, tüm kurumlar bir araya geldiği zaman ben belgeyi oraya gönderdim, öteki bakıyor diyemeyecek. Nedir, eksik yanlış var mı net bir şekilde masaya konulacak ve bahanelerde üretilemeyecek.

SORU- Sayın Bakan, S-400’ler ve F-35’ler gündeme geldi mi?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Bunlar da gündeme geldi S-400 konusu geldi, F-35 konusu gündeme geldi. Kongredeki Türkiye’ye yönelik tehdit dilini de gündeme getirdik ve bu tehdit dilini biz kabul etmeyeceğimizi ve yapıcı olmadığını da esasen söyledik. S-400 konusunda biz zaten anlaşmayı imzaladık bu Katsa’dan önce de imzaladık biliyorsunuz. Dolayısıyla, bir ülkenin başka bir ülkeden üçüncü ülkeden alırsan ben sana yaptırım uygularım tarzı bir kere doğru değil, müttefikliğimize de uymaz. İkincisi, biz çok net bir şekilde söylüyoruz, biz esasen Patriot da almak istedik son 10 senedir çabada sarf ettik ABD bize satamadı. Benim de acil ihtiyacım var dolayısıyla hem vermeyeceksin, satmayacaksın hem de başka bir ülkeden almana da izin vermem diyeceksin bu olmaz. Türkiye özgür ve bağımsız bir ülkedir kendi kararlarını verir.

F–35 konusu da kapsamlı bir anlaşma, çok taraflı bir anlaşma, farklı ortakların içinde olduğu bir süreç bu. Ortak üretimin dahi parçalarının ortak üretiminin de içinde olduğu bir anlaşma dolayısıyla, hukuki bir süreç. Ama sonuçta diyelim ki en kötü senaryo vermediler, o zaman kimse Türkiye’ye sen başka bir ülkeden, üçüncü ülkeden savaş uçağı alamazsın ya da kendin üretemezsin diyemez Türkiye alternatiflere bakar. Ama biz bu aşamaya geleceğimizi düşünmüyoruz ve bunun da doğru olmadığını bugün tekrar söyledik. Müttefiklik ilişkileri için de biz birbirimizi çok iyi anlamamız lazım ve yaptığımız anlaşmalara da sadık kalmamız lazım. Aksi takdirde bu sefer güven tekrar zedelenir. Güvenin zedelendiği ortamda da ne üzerinde ilişkileri güçlendireceksiniz? Burada ikili ilişkilerde ve çok taraflı ilişkilerde güven çok önemli.

SORU- F-35’lerin 21 Haziran teslimatı konusunda o zaman net bir mutabakat yok bu konuda…

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Yok biz 21 Haziran’da devir teslim töreni zaten yapılacak, bu konuda hiç ertelendiğine dair bir şey yok. Yani onun olmayacağına dair herhangi bir siz bir haber aldınız mı?

SORU- En kötü senaryoyu ne üzerinden…

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Siz diyorsunuz ki hani F-35 iptal olduğunda ben en kötü senaryo derken diyelim ki, Amerika vazgeçti bize satmaktan diye en kötü senaryo diyorum. En kötü senaryo nedir? Bu anlaşmanın iptal olmasıdır. Ama şu anda bu anlaşmanın iptali ya da devir teslim töreniyle ilgili hiç olumsuz bir şey yok. Ama kongrede buna benzer biliyorsunuz girişimler de var yorumlar da var.

SORU- Efendim, tekrar Münbiç’le ilgili … Suriye’yle ilgili daha doğrusu yalnız verilen sözlere bakmayacağız, bunun takipçisi olacağız dediniz uygulamalara bakacağız dediniz. Rex Tillerson’a baktığımız zaman verilen ve tutulmayan sözler vardı. Bu noktada Pompeo’dan beklentiniz nedir?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şimdi bu süreç sadece Rex Tillerson zamanında da yaşanmadı. Esasen bir önceki yönetim tarafından başlatılan bir süreç daha doğrusu adımlar ve taahhütler. Rex Tillerson’un Ankara’ya gelmesiyle ve biz Türkiye’ye verdiğimiz sözleri tutamadık bunu kabul ediyoruz, demesiyle bu süreç başladı esasen. Yani Rex Tillerson olumsuz bir tavır sergiledi denmez, bu da doğru olmaz, Rex Tillerson’un da çabalarıyla bir o süreç başladı. Ankara ziyareti, üçlü görüşmemiz Cumhurbaşkanımız ve ben ve Tillerson. Ertesi sabah heyetlerarası çalışmalarımız, oradaki açıklamamızı bilmiyorum hatırlıyor musunuz? Bu üç tane çalışma grubunun oluşturulması o ziyaretle başlayan konular. Dolayısıyla, eğer Rex Tillerson görevden ayrılmasıydı 19 Mart’ta esasen bu yol haritasını onaylamak üzere burada o zaman buluşacaktık bir sıkıntı da yoktu. O sebeple Rex Tillerson’la başlayan sürecin uygulama sefasını da Mike Pompeo’yla birlikte yapacağız, bu konuda da hiçbir endişem yok. Yani Mike Pompeo da Türkiye’nin önemini biliyor ve CIA direktörü olduğu zamanda da ilk ziyaretini Türkiye’ye yaptı ve Türkiye’yle bu süreçte yakın iş birliği içinde oldu. Ve her iki taraf da iki ülkenin yani müttefiklik ilişkisinin önemini biliyor. Bizim ABD’ye yönelik bir yanlışımız ya da bir hatamız olmadı bugüne kadar veya ABD’ye tehdit olan bir terör örgütünü de desteklemedik. Biz güvenilir bir ortağız dolayısıyla, bunun gereğini yapmamız lazım. Şimdi uygulama safhasına girdik, bugünkü yol haritasını birlikte onaylamamız da esasen bu konudaki kararlılığımızın bir yansımasıdır.

SORU- Aslında bu soruyu şundan dolayı sormuştum ben: Rex Tillerson döneminde çok kritik pozisyonlara atamalar yapılmıyordu ve Pompeo’nun gelişiyle beraber o … diye bir ifade var bütün o pozisyonlar doldurulmaya başlandı … dolayısıyla, Pompeo biraz daha aktif bir Dışişleri Bakanı olacağının zaten sinyalini veriyor. Bu bağlamda düşünecek olursak Amerika Birleşik Devletleri’nin artık verdiği sözlerin sahada da bir karşılığı olacağını söyleyebilir miyiz?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şimdi tüm konuları iki bakan ele alamaz, çünkü sık sık iki bakan bir araya gelemez. Çünkü her ikimizin de yani Dışişleri Bakanlarının ilgilendiği başka konular ve dosyalar da var. Tüm dünyayla ilişkilerimizi geliştirip güçlendirmemiz lazım, var olan sorunları çözmemiz lazım. O zaman her iki tarafta bu işleri yürütebilecek daha alt düzeyde insanların olması gerekiyor. Bizim Bakanlığımızda müsteşarımız var, müsteşar yardımcılarımız var, genel müdürlerimiz var. Doğrudur, Dışişleri Bakanlığı’nda uzun süre atamalar yapılamadı. Bu esasen diğer kurumlar için de geçerliydi ABD ya da sık sık değişti. Bu biraz boşluk oluşturdu. Yani bizim arkadaşlarımız burada kendilerine muhatap bulamadılar bu tabi bir problem, ama şimdi atamalar yapılıyor. Pompeo CIA Direktörlüğü de yaptı, ama ondan öncesi siyasi bir öncesinde bir siyasi geçmişi de var, bu açıdan da olaylara bakıyor. Ayrıca kendisi ticaret de yapmış, yani iş adamlığı da yapmış, bu da önemli. Yani ticaret yapmış kişilerin gerçi Tillerson da yaptı ben ikisini kıyaslamıyorum, ama bunların hepsi konulara bakış açımızda bana göre avantajdır. Bizim de siyasi geçmişimiz de var, biz de ticaret yaptık, çiftçilik de yaptık hepsini yaptık. Ama esas şimdi önemli olan pozitif bir gündem oluşturarak güveni tekrar tesis etmek ve de bunun üzerinde ilişkileri güçlendirebilmektir. ABD’nin bize şüpheyle bakması için hiçbir sebep yok. Bizim çünkü bu konularda, dediğimiz gibi bir yanlışımız, hatamız yok. Ama maalesef biraz önce söylediğim sebeplerden dolayı hem burada FETÖ’nun mevcudiyeti bugüne kadar iade edilmemesi hem de bu Münbiç konusunda ve YPG’ye özellikle verilen destek güveni biraz sarstı. Şimdi biz bu konuda gel birlikte bir adım atalım dediği zaman da hayır ben sana küstüm, ben seninle çalışmam denmez. Ve bu anlamda ben bakanlıklar arasında da diyaloğun daha iyi olacağını düşünüyorum. Ama en önemlisi bu üç çalışma grubunu bizim çok iyi şekilde kullanıp var olan sorunları, mayınlı alanları temizlememiz lazım.

SORU- Gülen konusunda Gülen’in iadesi konusunda son durum ne? ABD’nin son cevabı ne oldu?...

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şimdi bugün şöyle: FBI’ın buradaki soruşturmaları hakkında da yani detayları tabii ben bilemem dedi, ama ciddi soruşturmalar var dedi ki bu iyi. Diğer taraftan bu çalışma grubu bugün öğleden sonra buluşacak ve bu konuyu da ele alacak, Türkiye’de de ele alacak. Yani şunu söyledi: Sizden gelen ve gelecek her şeyi biz ciddiye alacağız bunu söyleyebilirim dedi bu önemli. Maalesef bir önceki yönetim bu konularda ciddi bir adım atmamıştı. Ve biz ciddiye alacağız demesi önemli, ama tabi bunun somut sonuçlarını da bizim görmemiz lazım. Çünkü bugüne kadar o kadar dosya verdik, deliller verdik, burada büyükelçiliğimiz üzerinden aktardık. Bazen işte söylüyorlar Türkiye doğru dürüst istemedi diye bu doğru değil. Biz elimizdeki tüm delilleri mahkeme kararları, ifadeleri hepsinin yani FETÖ’nün darbenin arkasında olduğuna dair ve diğer, Türkiye’de işlediği illegal suçlardan dolayı elimizdeki delilleri, belgeleri hem de usulüne uygun bir şekilde buradaki muhataplarımıza ilettik. Ve biraz önce dediğim gibi artık topu taca atma dönemi bitmesi lazım, bu çalışma grubunda da bunların hepsini masaya yatıracağız.

SORU- Son bir soru sormak istiyorum. Benim ki biraz gündem dışı ama biliyorsunuz ABD’deki Dışişleri Bakanlığı Türkiye’deki seçim sürecine ilişkin biraz enteresan bir açıklama yapmıştı. Türkiye’deki seçimlerin işte normal olmayacağını düşünüyoruz, ama aynı şartlar altında Fransa için böyle bir ifade kullanmamıştı, Türkiye de buna çok sert tepki göstermişti. Siz hem bir Bakan olarak hem de bir Türk vatandaşı olarak bu duygunuzu bugün hiç dile getirdiniz mi laf arasında veya görüşmede?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Seçimler konusu gündeme geldi tabi, ama biz getirdik. Yani Türkiye yeni bir sisteme gidiyor seçimden sonra, bu sistemle Türkiye daha güçlü olacak, kurumları daha güçlü olacak. Ama sadece yürütme değil, yasama da güçlü olacak. Yargının tarafsızlığı, bağımsızlığı da önemli. Bugün ticaret odasında yaptığımız konuşmada da iş dünyasına yaptığımız konuşmada da buna vurgu yaptık. Türkiye’deki bugüne kadar seçimlerin hepsi demokratik, adil ve şeffaf seçimler olmuştur. En son referandumla ilgili bazı değerlendirmeler oldu, ama değerlendirmeleri yapanlara bakın. Bunlar aynı zamanda PKK yanlısı HDP’nin kampanyalarına aktif katılan siyasetçiler ve PKK’yı terör listesinden Avrupa’da çıkarmaya çalışan siyasetçiler ve partiler. Bu bir gerçek. Ama baktığınız zaman şu 16 yıldaki seçimlerimize bizim AGİT, Avrupa Konseyi Parlamenter Asamblesi bunların değerlendirmelerine bakın. Türkiye’deki seçimlerin diğer ülkelere örnek olması gerektiğini vurgulayan değerlendirmeler var. Çünkü bizim seçimlerimiz gerçekten demokratik, şeffaf seçim ve aynı şekilde … (Canlı Yayın Kesintisi)