#

Bakanlığı Takip Edin:

Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun Basın Mensuplarına Yaptığı Açıklama, 5 Mayıs 2020

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Öncelikle Koordinasyon ve Destek Merkezimize hoş geldiniz. Korona salgını başladıktan sonra her ülke gibi ülkemiz de önemli tedbirler aldı ve Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yoğun bir çalışma içine girdik. Bizim aldığımız tedbirler, şu anda dünyada model oldu. Sağlıkla ilgili aldığımız tedbirler, günlük hayatın kısıtlanması, aşamalı olarak serbest bırakılması, dün Sayın Cumhurbaşkanımızın yaptığı açıklamalar, yani bir bütün olarak gerçekten Türkiye’nin aldığı tedbirler veya Kovid-19’la yaptığı mücadele dünyada bir model, bunu görüyoruz.

Diğer taraftan içeride mücadele ederken dışarıya da yardımlarda bulunduk. Bize gelen talepleri karşılamaya çalıştık. Bu da dünyada çok ses getirdi. Bunu bazen içeride yanlış yorumlamaya çalışanlar oluyor ‘efendim kendi ihtiyacımız varken’, benim sözlerimi de çarpıtırken, evet bizim de mesela bazı teknik konuları içeride bugüne kadar üretemediğimiz ya da düne kadar üretemediğimiz solunum cihazı gibi bazı ürünlere bizim de ihtiyacımız vardı, biz de ithalat yapıyorduk. Ama burada ürettiğimiz ve ihtiyacımızdan fazla olan ürünleri hibe yoluyla ya da ihracat izni vererek dünyanın birçok ülkesine ulaştırdık.

Diğer taraftan, sağlık sistemimizin ne kadar güçlü olduğunu tüm dünya gördü. Bugüne kadar sağlığa yapılan yatırımların ne kadar isabetli olduğunu gördük, dünya da gördü, vatandaşlarımız da gördü. Tabii tüm bu çalışmalara destek vermek için, sizin de söylediğiniz gibi yurt dışındaki vatandaşlarımızın yanında olabilmek ve geçici olarak yurt dışında bulunan öğrenci ve vatandaşlarımızın da Türkiye’ye tahliyesini düzenli bir şekilde yapabilmek için Bakanlığımız bünyesinde burada gördüğünüz Koordinasyon ve Destek Merkezini kurduk. Ama burası sadece merkezimizin bir salonu, birçok yan tarafta ve diğer tarafta yine değişik dairelerden arkadaşlarımız 7 gün/24 saat esasıyla burada hizmet veriyor.

Tabii bu Koordinasyon ve Destek Merkezimizin amacı, yurt dışındaki vatandaşlarımıza tahliye dahil destek olmanın yanında, içeride de diğer kurum ve Bakanlıklarımızın yaptığı faaliyetleri de birlikte koordine etmek oldu. Örneğin yurt dışından gelen vatandaşlarımız Cumhurbaşkanımızın talimatıyla, Cumhurbaşkanı Yardımcımızın riyasetinde İçişleri Bakanlığımız, Sağlık Bakanlığımız, Ulaştırma Bakanlığımız, Gençlik ve Spor Bakanlığımız, Kızılay’ımız, AFAD’ımız gibi Bakanlık ve kuruluşlarla birlikte Türkiye’ye geldikten sonra yurtlara yerleştirip karantinaya alınması gerekiyor. Yine yurt dışına yapılacak yardımlar konusunda da, yani içerideki faaliyetleri de değişik kurum ve Bakanlıklarla koordine etmek için bu merkezimizi kurduk.

Merkezimizin başında Bakan Yardımcımız Yavuz Selim Kıran var. İlgili Genel Müdürlerimizin yanında, özellikle Konsolosluk Genel Müdürümüz Hatun Hanımla birlikte üç tane kıymetli Büyükelçimizi de burada görevlendirdik. Yine diğer Genel Müdürlerimiz de konusuna göre destek verdiler, veriyorlar. Ve 7 gün/24 saat esasıyla arkadaşlarımız nöbetleşe çalışıyor. Burada bir amacımız da ulaşılabilir olmak. Yani herhangi bir vatandaşımız ya da o vatandaşımızın Türkiye’deki ailesi bize ulaşmak istediği zaman 7 gün/24 saat ulaşabilmelidir. Bununla ilgili de çok olumlu tepkiler aldık. Bazı vatandaşlarımızın sosyal medyadan yazdıktan sonra 20 dakika içinde kendilerine dönüldüğünü yine sosyal medyayla paylaştılar, ama bununla ilgili gerçekten çok teşekkür aldık. Bu vesileyle dünyanın her yerinde görev yapan tüm çalışma arkadaşlarıma, Ankara’da görev yapan çalışma arkadaşlarıma da çok teşekkür ediyorum.

Tabii yurt dışında, dünyanın her yerinde kovid salgını yaygınlaşmaya başlayınca Türkiye’ye tahliye talepleri oldu. Bu tahliye taleplerine tabii ki duyarsız kalamazdık. Cumhurbaşkanımızın talimatıyla bu tahliye çalışmalarımızı gece-gündüz yürütüyoruz. Biraz önce söylediğim kuruluş ve Bakanlıklarla beraber. Bugüne kadar 103 ülkeden 65 binden fazla vatandaşımızı bu tahliyelerle birlikte ülkemize döndürdük. Ve 16 Nisan’da ikinci tahliyeyi başlattığımızı yine Cumhurbaşkanımızın talimatıyla duyurmuştuk ve o günden bu yana da 83 ülkeden 157 seferle 30 bine yakın vatandaşımızı da ülkemize döndürdük ve önümüzdeki günlerde yine vatandaşlarımızı getirmeye devam edeceğiz. 25 bin vatandaşımız daha önce duyuru yapmıştı, bunu paylaşmıştık, fakat tahliyeler başlayınca dönmek isteyen vatandaşlarımızın da sayısı arttı. Bugünlerde ise tersine dönmek isteyen vatandaşlarımız da oldu normalleşme başlayan ülkelerde. Örneğin Irak’ta normalleşme başlayınca, daha birkaç hafta önce Irak’tan buraya getirdiğimiz, ülkemize getirdiğimiz bazı vatandaşlarımız Irak’a tekrar dönmek için bizden yardım istediler. Elbette bunu da Irak makamlarıyla oradaki temsilciliklerimize koordine ederek gerçekleştireceğiz.

Maalesef bugüne kadar yurt dışında 473 vatandaşımız hayatını kaybetti. Bunların 350’den fazlasını, yani cenazelerin 350’den fazlasını ülkemize getirdik. Diğerleriyle ilgili de işlemleri yürütüyoruz. Tabii düzenli uçuşlar olmadığı için kargo uçaklarımızla vatandaşlarımızın cenazelerini getirebiliyoruz ve oradaki işlemler bittikten sonra gerçekten yurt dışındaki STK’lar ve misyonlarımızla çok iyi bir işbirliği içinde vatandaşlarımızın cenazelerinin Türkiye’ye gelmesini sağlıyoruz. Tabii kendileri gelemiyorlar maalesef mevcut şartlarda, ama burada akrabaları olan var, olmayan var. Devletimiz, özellikle burada İçişleri Bakanlığımıza, Valilerimize, Kaymakamlarımıza ve de Belediyelerimize ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığımıza çok teşekkür ediyoruz, tüm cenaze işlemlerini birlikte koordine ettik, hiçbir aksama olmadı diyebilirim.

Tabii bu vatandaşlarımızı, yani vefat edenlerin yakınlarını da tek tek arıyoruz. Bugüne kadar 250’den fazla aileyi bizzat kendim aradım, Sayın Cumhurbaşkanımızın selamlarını iletiyoruz. Bazıları tabii oralarda defnedildi. Hepsinin de söylediği şu: Devletimizin ne kadar büyük olduğunu bu dönemde gördük. Birçok ülke cenazelerini maalesef götüremedi. O ülkeleri eleştirecek ya da o ülkeleri küçük görmek istemiyoruz, eleştirmek istemiyoruz, ama imkanları böyle. Ama biz cenazesini Türkiye’ye göndermek isteyen tüm vatandaşlarımızın cenazelerini bu şekilde getirdik. Ve vatandaşlarımız gerçekten Büyükelçiliklerimizin ve bizlerin ilgisinden de son derece memnun.

Tabii ilginç olaylar yaşanmıyor değil oluyor, bazen üzülüyoruz, bazen kızıyoruz, bazen mutlu oluyoruz. Bazı vatandaşlarımız tabii ki gelmek istiyor, kaydını yaptırıyor, ama son gün, iki gün önceden, bir gün önceden vazgeçiyor, üç gün sonra tekrar dönmek istiyor, gelmek istediğini söylüyor, bu sefer uçak kalkmış oluyor. Tabii o da vatandaşımız, ona da kızacak değiliz böyle bir durumda, ama onunla da ilgileniyoruz, başka ülkelere aktarmaya çalışıyoruz. Daha iki gün önce gelmekten vazgeçtin, şimdi niye gelmek istiyorsun diye vatandaşımıza kızma lüksümüz yok, biz devletiz. Olabilir, o günkü psikolojiyle öyle düşünmüş olabilir. Tabii her ülkeye uçak gitmediği için özellikle birçok komşu ülkeden uçağımızın gittiği ülkeye vatandaşlarımızı taşıyabildik. Bu her ülkede mümkün olmadı, çünkü o ülkede katı sokağa çıkma yasakları var. Örneğin Latin Amerika ülkelerinin bazılarından vatandaşlarımızı, şimdi Arjantin’den ve Sao Paulo’dan uçağımız oradaki vatandaşlarımızı alacak. Ama bazı ülkelerden işte sosyal medya da yazıyor, alamıyorlar. Bazı ülkelerden vatandaşlarımızı Sao Paulo’ya veya Buenos Aires’e götürebiliyoruz. Burada çok ilginç bir olay yaşadık Bolivya’da, La Paz’da biliyorsunuz Büyükelçiliğimizi geçen sene açmıştık ve bir vatandaşımız böbrek hastası, Büyükelçiliğimize de 8 saat uzaklıkta. Büyükelçimiz hemen kendi aracını gönderdi. Vatandaşımız da böbrek hastası ve ameliyat olması gerekiyor. İlaçlarıyla beraber ihtiyacı olan araç gitti, 8 saatlik yolculukta gitti, tekrar 8 saat geri döndü. İki gün Büyükelçiliğimizde misafir ediyoruz ve oradan da yine Sao Paulo’ya vatandaşımızı götürüyoruz. Yarın da inşallah oradan kalkacak uçakla vatandaşımız ülkemize gelecek, burada da tabii ki Sağlık Bakanlığımıza teslim edeceğiz, gerekli tedavisini de inşallah görecek. Nijer’den bir tahliyemiz vardı ve Nijer’den uçak Erzurum’a kalkacaktı. Tabii orada hava sıcak, o gün aşırı sıcak oldu ve 41 dereceye çıktı. Dolayısıyla yakıt genleşti ve ağırlaştı. Yaklaşık 3,5 ton yük azaltımına gidilmesi gerekiyordu. Vatandaşlarımız da gönüllü olarak tüm bavullarını orada geride bıraktılar. Tabii ki onları uygun bir zamanda getireceğiz. Ve uçak yolcularımızı, vatandaşlarımızı aldı Erzurum’a gitti. Tabii Erzurum göreceli olarak Türkiye içinde bile soğuk ki 41 dereceden geldiğin zaman büyük bir ısı farkı var. Ama vatandaşlarımız geldiği zaman, biraz önce söylediğim gibi Kızılay’ımızla, AFAD’ımızla, İçişleri Bakanlığımız, Gençlik ve Spor Bakanlığımız ne ihtiyacı varsa vatandaşlarımızın geldikleri zaman hazırdı ve vatandaşlarımıza böyle sahip çıktık. Buna benzer çok ilginç olaylar da yaşadık. Onları tabii ki burada uzun uzun anlatacak değiliz ama bizim görevimiz vatandaşımıza 7 gün/24 saat hizmet etmek. Dünyanın neresinde olursa olsun devletin yanında olduğunu hissettirmek. Her vatandaşımızı getirebilir miyiz? Hayır, getiremiyoruz değişik sebeplerden dolayı. Birkaçını biraz önce söyledim. İki üç tane vatandaşımız var bazı yerlerde, ama mümkün olduğunca bunları getirmeye çalışıyoruz.

Ama şunu da hatırlatmadan geçemeyeceğim; vatandaşlarımızı getirirken, daha önce de izah ettim, Türkiye’deki karantina kapasitesini göz önünde tutmamız lazım. Karantina kapasitesinin de Türkiye’deki yurt ve yatak sayısıyla sadece ilintili olmadığını, sınırlı olmadığını da söylemek isterim. Özellikle buraya verilecek hizmet, hizmetin içinde de en önemlisi sağlık hizmeti, doktor ve sağlık personeli. Diğer hastanelerde ve ilgili sağlık merkezlerindeki hizmetlerimizi aksatmadan bunu yapabilmemiz lazım. Dolayısıyla vatandaşlarımızı aşamalı olarak Türkiye’ye getiriyoruz. Bazen sabırsızlık gösteriyorlar, bazen sitem ediyorlar haklı olarak. Diğer taraftan gelemeyip de zor durumda olan tüm vatandaşlarımıza yardımlarımızı ulaştırıyoruz. Ankara’dan misyonlarımıza ilave katkı gönderdik. Yani bu tür harcamalar için bütçemiz var, tüm Büyükelçiliklerimizin, Başkonsolosluklarımızın tabii bu dönemde Ramazan da gelince ihtiyacı oldu. Ama buradan yine yurt dışında varlıklı olan vatandaşlarımıza ve misyonlarımıza çok teşekkür ediyoruz. Türkiye’de başlattığımız Biz Bize Yeteriz Türkiye kampanyasını da oralarda kendi aralarında başlattılar. Hem çalışma arkadaşlarımız maaşlarından buraya gönüllü olarak katkı sağladılar hem de orada durumu iyi olan vatandaşlarımız katkı sağladı. Ve oradaki zor durumda olan vatandaşlarımıza da tüm ihtiyaçlarını ulaştırdık, ulaştırıyoruz. Ramazan’da da onları yalnız bırakmıyoruz. Önümüzdeki süreçte de inşallah vatandaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz.