#

Bakanlığı Takip Edin:

Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun Basına Yaptığı Açıklama, 17 Ekim 2019, Ankara

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Çok kıymetli basın mensupları, öncelikle katılımınız için çok teşekkür ediyorum. Güvenli bölge tesisi konusunda sizlerin de takip ettiği gibi ABD ile bir sonuca varamadığımız için Barış Pınarı Harekatını başlatmıştık. Amacımız, bölgenin teröristlerden temizlenmesiydi.

Bugünkü müzakerelerde Sayın Cumhurbaşkanımızın dirayetli liderliği sonucunda istediklerimizi aldık. ABD tarafı Türkiye’nin meşru güvenlik çıkarlarının korunması bakımından güvenli bölgenin önemini ve işlevselliğini kabul etti. Buranın Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından yapılmasında tam mutabakat sağlandı. Böylelikle ABD tarafı harekatımızın ve hedeflerimizin meşruiyetini kabul etmiş oldu ve bundan sonraki süreçte tabi ki herkesle bu alanda da işbirliğimizi sürdüreceğiz.

Diğer taraftan, YPG’nin ağır silahlarının toplanması, mevzilerinin tahkimatlarının imha edilmesi hususlarında mutabakat sağladık.

Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunmasına ve BM Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararı temelinde siyasi sürece bağlılığımızı da bugün bir kere daha teyit ettik, vurguladık. Görüşmede elbette ki iki NATO müttefiki olarak aramızdaki dayanışmayı da kayda geçirdik.

PKK-YPG’nin 120 saat içinde güvenli bölgeden çıkması için Barış Pınarı Operasyonuna ara vereceğiz, durdurma değil, ara vereceğiz, bu bir ateşkes değildir, ateşkes ancak iki meşru taraf arasında yapılır. Biz sadece zaten operasyonunun hedefi olan teröristlerin güvenli bölgeden çıkması harekata ara veriyoruz. Ve güvenli bölgeden, buradan bu terör unsurları tamamen bölgeden çıktıktan sonra ancak harekatı durdurabiliriz, ancak terör unsurlarının çıkmasından sonra operasyonu durdurmamız söz konusu olacaktır. Ve biz operasyona ara verdiğimizde ABD tarafı yaptırım girişimlerini durduracaktır ve daha sonra biraz önceki şartlar gerçekleştikten sonra, yani bu 120 saat içinde YPG unsurları çıktıktan sonra biz ancak harekatı durdurabiliriz ve bu aşamadan sonra da şu anda mevcut yaptırımlar kaldırılacaktır.

Fırat’ın doğusunda DEAŞ’la mücadele konusunda da tabi ki eş güdüm ve işbirliği içinde çalışacağız. DEAŞ’a karşı biliyorsunuz bugüne kadar Türkiye çok kararlı bir mücadele vermişti ve Suriye’de 3 bin, Irak’la beraber toplamda 4 binden fazla DEAŞ’lı teröristi Türkiye etkisiz hale getirmişti. Ve ABD’li muhataplarımıza sürekli bir terör örgütüyle mücadeleyle başka bir terör örgütüne ihtiyaç yoktur demiştik, bunları da hatırlayacaksınız. Dolayısıyla bundan sonra DEAŞ’la mücadelede eşgüdüm ve işbirliği içinde olma konusunda mutabık kaldık.

Değerli basın mensupları, bu sonuca Sayın Cumhurbaşkanımızın dirayetli liderliği sayesinde ulaştık.

Ayrıca, dünden beri Amerika’dan heyetler vardı. Esasen Sayın Cumhurbaşkanımızın Trump’la Bakü’de yaptığı telefon görüşmesinde de Sayın Cumhurbaşkanımız o zaman işte heyetleriniz gelsin, ondan sonra konuşalım. O zaman Trump sürekli harekatı durdurun harekatı durdurun diyordu. Ve tabii ki dünden bu yana heyetler burada ve tüm arkadaşlarımızla, Cumhurbaşkanlığındaki arkadaşlarımızla, aynı şekilde Milli Savunma Bakanımız ve yine Milli Savunma Bakanlığındaki arkadaşlarımız, Milli İstihbarat Başkanımız ve yine istihbaratımızdaki arkadaşlarımızla, Bakanlığımızdaki çalışma arkadaşlarımızla beraber bu süreci dünden beri yürüttük, müzakereleri yürüttük. Ve ben tüm arkadaşlarımıza da huzurlarınızda bu işbirliği ve gayretleri için çok teşekkür ediyorum.

Sizlere de çok teşekkür ediyorum, sorularınız varsa onları cevaplamak isterim. Buyurun lütfen.

SORU- NTV’den Özgür Akbaş.

Sayın Bakan, güvenli bölge alanı Tel Abyad, Rasulayn’la sınırlı mı kalacak? Mike Pence 20 mil ifadesini kullandı, 32 kilometre derinlik, ama bizim 444 kilometre bir uzunluk ifade edilmişti. Bu güvenli bölge alanı 444 kilometreye çıkacak mı?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şimdi değerli arkadaşlar, bildiğiniz gibi bu bölgeden ABD askerleri çekiliyor, çekilme kararını da aldılar. Şimdi bu bölgede, Münbiç dahil bazı bölgelerde rejim var, yine Fırat’ın doğusunda da kuzeyde bizim sınırımıza yakın bölgelerde, Kamışlı dahil biliyorsunuz Rejimin de olduğunu da biliyoruz ve dünden itibaren Ayn el-Arab, Kobani bölgesine de yine Rejim ve Rusya unsurları girdi. Dolayısıyla Münbiç ve bazı diğer bölgeleri de zaten kimlerle görüşeceğiz? Rusya’yla. Dün akşam Sayın Cumhurbaşkanımız Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Putin’le bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi ve Sayın Putin’le bu detayları Suriye’de önümüzdeki süreçte atacağımız adımları görüşmek üzere bu bölgeler dahil Sayın Cumhurbaşkanımızı Soçi’ye davet etti, inşallah ayın 22’sinde Soçi’de Rusya’yla bu konuları ele alacağız.

Ama bizim amacımız nedir? Sizin de söylediğiniz gibi 20 mil, yani 32 kilometre derinlikte ve de Fırat’ın doğusundan Irak sınırına kadar, yani 444 kilometrelik bir uzunlukta hiçbir teröristin kalmaması ve tüm bu bölgenin güvenli bölge olarak tesis edilmesi. Bu bizim güvenliğimiz açısından önemli, bildiğiniz gibi, bildiğiniz gibi Sayın Cumhurbaşkanımızın sürekli vurguladığı ve liderlerle görüşmelerinde de anlattığı ve projelerimizi de artık paylaşıyor, bu bölgelere Suriye’de evini terk etmek zorunda kalan bizdeki ve Suriye içindeki yerinden edilmiş insanlar ve göçmenlerin dönmesi de söz konusu. Yani bunun sadece bir güvenlik boyutu yok, orası çok önemli, yani güvenlik boyutu önemli ama, bunun insani boyutu var, göçmenlerin dönmesi var. Dolayısıyla 444 kilometre ve 20 mil, 32 kilometrelik bir derinlikte bir güvenli bölge, ama bunun bir kısmını işte Amerika’yla hallediyoruz, Münbiç ve bazı kısımlarını Rusya’yla görüşeceğiz ve önümüzdeki süreçte bu bölgenin tamamının güvenli bölge haline gelmesi için hangi adım gerekiyorsa bunu da atacağız. Teşekkür ediyorum. Buyurun.

SORU- Efendim, A Haber’den Lamia Ayhan.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan Barış Pınarı Harekatının terör örgütü silahları bırakmadan sona ermeyeceği ifade etmişti. Şimdi bugün yapılan açıklamalarda YPG’nin geri çekilmesi silahları terör örgütünün bırakacağı anlamına mı geliyor?

İkinci bir sorum da, Başkan Erdoğan’ın 13 Kasım için planlanan bir Amerika ziyareti var, Washington ziyareti, bu ziyaret hala geçerli midir, Başkan Erdoğan 13 Kasım’da Washington’da olacak mı? Teşekkür ediyorum.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Çok teşekkür ediyorum. Şimdi biraz sonra sizlere bu ortak açıklamayı da dağıtacağız, metinde de göreceksiniz ve konuşmamda da vurguladığım gibi, burada sadece YPG’lilerin çekilmesi değil, YPG’lilerin elindeki silahların alınması. Sadece ellerindeki silahların alınması da yeterli değil, tüm mevzilerinin, yani muharip mevzilerinin kullanılmaz hale getirilmesi ve tahkimatların yıkılması dahil hepsi var. Yani silahların alınması, tahkimatlar ve yine muharip mevzilerinin kullanılmaz hale getirilmesi gibi detaylar da var.

Diğer taraftan, Trump davet etti ve bugün de gördük ki davet halen geçerli, dünden beri yaptığımız görüşmelerde de bunu görüyoruz. Tabii ki önümüzdeki süreçte bu ortak açıklamanın içinde yer alan unsurlar başarılı bir şekilde uygulanır, bizim endişelerimiz giderilir, beklentilerimiz de karşılanır, adımlar atılır ve tabii ki bu ziyaret de o şartlarda gerçekleşir. Buyurun lütfen.

SORU- Kanal 24 Televizyonu Nagihan Akbulut ben. Efendim, 120 günlük süre içerisinde taraflar birbirini…

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- 120 saat.

SORU- Pardon, 120 saatlik süre içerisinde. Bu arada yaptırımlar söz konusuydu, onların da kalkacağını ifade ettiniz. Açabilir misiniz, tam nasıl olacak yaptırımlar, hangi çerçevede kalkacak, nasıl bir yol izlenecek?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şimdi ABD’nin Başkanlık kararıyla bir yaptırımı oldu sınırlı bir şekilde, yani bazı Bakanlarımız üzerine. Yani bunların esasen fiiliyatta bir önemi yok, hiçbir Bakanımızın Amerika’da bir mal varlığı da yok. Daha önce İçişleri Bakanımız ve Adalet Bakanlığımıza yönelik de böyle bir yaptırım olmuştu, daha sonra biz de karşılığı verdik, kaldırdık.

Şimdi 120 saatlik bir ara verme var, durma değil, ara verme. Ne için? Bu teröristlerin buradan çıkması için. Ve bunu kim yapacak? ABD yapacak. Ve bu süreç başladığı zaman ABD’nin taahhüdü, ilave yaptırımlarla ilgili herhangi bir çalışma olmayacak. 120 saatlik süreden sonra bu teröristler tamamen buradan çekilirse ve bu şartlar yerine geldiği zaman, o zaman biz harekatı durduracağız. Harekatın amacı ne? Buradan teröristlerin temizlenmesi. Dolayısıyla bu gerçekleştiği andan itibaren de, bu aşamaya geldiğimiz zaman da şu andaki mevcut yaptırımlar da ortadan kaldırılacak. Buyurun lütfen.

SORU- Teşekkürler.

CNN Türk Gülşen Coşkun. Efendim, az önce siz de ifade ettiniz, konunun bir diğer boyutuysa Suriyeli sığınmacıların yeniden evlerine dönmesi. Eğer her şey bu anlaşma doğrultusunda ilerlerse, yaptığınız anlaşma doğrultusunda bu konudaki takvim nedir? Suriyeli sığınmacılar ne zaman tam olarak Suriye’ye yeniden dönecekler ve tamamen bu sürecin tamamlanması aşaması takvimsel olarak ne zaman?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Değerli arkadaşlar, şimdi insani konular bir matematik meselesi değildir. Her şeyden önce buraların tamamen güvenli bölge haline gelmesi lazım ve daha sonra bu insanların gönüllü olarak buralara dönmesini desteklememiz lazım, döndükten sonra da onların en temel ihtiyaçlarının karşılanması gerekiyor.

Cumhurbaşkanımızın görüştüğü muhataplarla paylaştığı projenin içeriği nedir? Bu dönen insanlara neler yapılacak? Bunların konutları yapılması gerekiyor, sağlık hizmetleri, eğitim hizmetleri, aynı şekilde su, elektrik gibi temel ihtiyaçlarının karşılanması lazım, hayatlarını idame edebilmesi için işte gerek tarım, gerekse diğer alanlarda istihdam yaratıcı projeler dahil bunların hepsi aşama aşama hayata geçmesi lazım.

Bakınız, geçmişten iki örnek verelim, yani daha önceki Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekatımızdan sonra teröristlerden, DEAŞ’tan ve PKK’dan temizlediğimiz alanlara şu ana kadar 365 binden fazla Türkiye’deki Suriyeli göçmen döndü ve aşama aşama, bir günde dönmedi, aşama aşama döndü. Bu sayı birkaç ay önce 300’lerden bahsediyorduk, sonra 340 oldu, 350 oldu, şimdi 365 bini geçti. Yani aşama aşama olur bunlar, hani bir takvimlendirilmiş bir şe yolmaz. Ama buralara ilk etapta 1 milyon, daha sonraki aşamada da 2 milyon insanın kendi evlerine dönmesi ve dönerken de onlara gerekli desteğin verilmesi bizim planımız.

Burada Avrupa Birliği ve bazı ülkelerin ikircikli açıklamaları da olmuyor değil. Örneğin, buralara dönecek insanlara yardım etmeyeceğiz gibi açıklamalar yaptı. Cumhurbaşkanımız da bunun cevabını verdi, bunların dönmesine yardım etmek istemiyorsanız, gönüllü dönecekler, o zaman buyurun siz ülkelerinize alırsınız, orada burada bakarsınız açıklamasının da şeyi budur. Esasen bu insani konuları da kimse siyasi bir meseleye dönüştürmemesi gerekiyor, bunu Avrupa Birliği ve Avrupa Birliği üyesi ülkeler için söylüyorum. Ve herkesin bu geriye dönen insanlara en azından en temel ihtiyaçların karşılama konusunda yardım etmesi gerekiyor. Suriye’nin yeniden inşası meselesi ise zaten siyasi süreç diğer taraftan ilerliyor biliyorsunuz. 30 Ekim’de Anayasa Komisyonu ilk toplantısını Cenevre’de yapacak, sonra siyasi süreç olduktan şimdi Irak’ta olduğu gibi Suriye’nin yeniden inşası konuşuluyor, şu anda zaten o aşamada değiliz. Buyurun.

SORU- Efendim, TV100’den Mustafa Pala. 4 saatlik bir toplantı gerçekleşti, 1 saat 40 dakika Pence’le Cumhurbaşkanı arasında, 2,5 saat da heyetler arası görüşme. Sosyal medyaya da damgasını vurdu, gergin başladı sanki fotoğrafta biraz yüz ifadelerine bakıldığında, gergin başladı, mutlu bitti diyebilir miyiz?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şimdi efendim, şöyle: Tabii her siyasetçinin, her liderin bir mizacı var. Dolayısıyla genel anlamda baktığınız zaman zaten Pence’in mizacı biraz bize göre fazla ciddi duruyor, yani ben şahsım için söylüyorum bunu. Dolayısıyla bir siyasi liderin ya da Başkan Yardımcısının mizacıyla ilgili yorum yapmam, ama şunu söylemek isterim. Her şey açık açık konuşarak başladı. Yani Cumhurbaşkanımız gayet net, samimi bir şekilde bugüne kadarki kaygılarımız, bu noktaya niye geldik, başka meseleler dahil hepsini konuştu. Biz de içeride yine bu belge üzerinde hangi maddede ne değişiklikler olacak bunların müzakeresini ayaküstü ya da oturarak gerek Ulusal Güvenlik Danışmanı O’Brien’la, gerekse Dışişleri Bakanı Pompeo ile ve diğer beraberindeki insanlarla yaptık. Daha sonra da heyetler arası görüşmeye geçtik ve orada da hem daha önce hazırlanan videoları da görme imkanı buldular. Gerek bizim DEAŞ’la mücadelemiz, gerekse burada YPG-PKK nedir, ne yapıyor ve yine burada özellikle de hep diyorlar ya buradaki azınlıkların geleceği ne olacak diye. Burada özellikle dini azınlıkların YPG ve PKK ile ilgili şikayetleri gerek Suriye, gerekse içeride onların açıklamaları ve bilgiler de kendilerine gösterildi.

Sonuçta bu müzakereler ve çalışma sonucunda bu kadar saat nasıl geçti onun da yani gerçekten farkında olmadık. Ama neticede böyle bir sonuca vardık, bir netice aldık demek isterim. Buyurun.

SORU- Münbiç ve Kobani’de dediğiniz gibi Ruslarla görüşülecek. Tam olarak Amerikalılarla ne konuşuldu bu iki bölge hakkında? Ve Amerikalılar ve YPG çekildikçe bölgeden Rusların ve rejimin girmemesi hakkında bir garanti verildi mi Amerikalılar tarafından?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şimdi tabii Rusya’nın girip girmemesi Amerika’nın garantisinde olan bir şey değil, onu söyleyelim. Zaten onlar başından beri bize, biz çekilirsek onlar gelir diyordu. Biz de, zaten Ruslarla değişik boyutlarda anlaşsak da, anlaşmasak da uzun zamandır çalışıyoruz gerek siyasi ayağında, gerekse işte İdlib’deki ateşkesin devam etmesi, Astana süreci var, Soçi süreci var, liderler zirvesi var, zaten çalışıyoruz. Zaten Salı günü Soçi’ye gitmemizin de sebebi bu. Ama tabii Kobani meselesini de gündeme biz getirdik, sorduk. Yani burada Pence’in söylediği gibi biz oraya girmeyeceğiz ya da bir şey yapmayacağız gibi bir şey konuşulmadı. Onların söylediği şu: Artık orada Ruslar ve Rejim var, onu siz de Ruslarla görüşürsünüz dediler. Yani bizim herhangi böyle bir Kobani veya başka bir taahhüdümüz olmadı orada, zaten açıklamada da göreceksiniz. Buyurun, son soru galiba.

SORU- Çimen Çetin; Habertürk Televizyonu. Efendim, bu açıklamalar başlamadan önce sürecin başından beri Twitter’ı takip ediyoruz. Donald Trump’tan bir tweet geldi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür etti, milyonlarca hayat kurtuldu dedi. Bu tweet’i nasıl değerlendiriyorsunuz; sorumun bir kısmı bu.

Diğer sorum da şu olacak, bugün gün boyu 9 Ekim tarihli Beyaz Saray tarafından da teyit edilen bir mektup konuşuldu Türkiye’ye, Sayın Cumhurbaşkanına Sayın Trump tarafından gönderildiği iddia edilen bu mektup ve o mektubun üslubuyla ilgili ne demek istersiniz? Teşekkürler.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Değerli arkadaşlar, Trump’ın tweet’leri biliyorsunuz herkesi şaşırtmıyor artık, yani farklı farklı aynı konuda bile kısa sürede tweet atması Amerika’nın da çok ilgisini çekiyor, onu söylemek isterim. Dolayısıyla böyle bir varılan mutabakattan memnuniyet duyması önemli. Milyonlar diye rakamları abartır ya da abartmaz, ona bir şey söylemeyeceğim.

Fakat bahsettiğiniz mektup konusuyla ilgili, biz harekatı ne zaman başlattık? 9’unda başlattık. Ve dolayısıyla biz zaten cevabımızı sahada verdik; bir. İkincisi, bizim herhangi bir teröristle bir müzakereye giremeyeceğimizi bizzat Sayın Cumhurbaşkanımız Trump’a söylemiştir. Ayrıca, Trump’ın bu teröristlerle muhatap olmasını da doğru bulmadığını keza Cumhurbaşkanımız dünkü Grup konuşmasında da, bugünkü grup konuşmasında da, pardon günleri de karıştırıyoruz artık, her gün gece gündüz çalışıyoruz, Cumhurbaşkanımız net bir şekilde söyledi. Diğer taraftan böyle bir arabuluculuğun da doğru olmayacağını ve kabul edilemeyeceğini de söyledi, Amerika’ya da bunun yakışmadığını söyledi.

Mektuptaki üslubun yakışıp yakışmadığına bakıyoruz, zaten Amerikalılar cevap veriyor. Amerikan toplumu yani böyle bir seviyesizlik görmedik diye, yani temelinde daha birçok yorumlar var, siz de takip ediyorsunuz, yani biz böyle bir seviyesizlik olduğu zaman da, işin doğrusu Türkiye Cumhuriyeti ciddi bir devlettir ve devleti yönetiyoruz, Cumhurbaşkanımızın böyle bir seviyeye inmesi de hiçbir zaman olmamıştır, olmaz da. Hiçbir devlet yöneticimizin bugüne kadar geçmişte de öyle, böyle bir seviyeye indiğini hiçbir zaman görmedik. Dolayısıyla zaten seviyeyle ilgili en iyi cevabı da Amerikan halkı vermektedir. Son soru mu?

SORU- Sahaya ilişkin sormak istiyorum; sahada bu 5 günde bir gözlem olacak mı, nasıl buralar boşaltılacak, tüneller nasıl imha edilecek, bu sürece ilişkin ayrıntı paylaşabilir misiniz?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Elbette arkadaşlar, şimdi ara vermek demek, bizim askerimizin ve oradaki güçlerimizin çekilmesi demek değildir. Biz orada olacağız, var olmaya devam edeceğiz. Ve gerek oradaki mevcudiyetimiz, gerek istihbari kaynaklarımızla birlikte ne yapıldığını ve ne yapılmadığını bizzat takip edeceğiz. Yani gözümüzün önünde olacak, denetimini de yapacağız, çünkü geçmişte tecrübelerimiz var. Münbiç tecrübesi var, yine Amerika ile özellikle sahada askerlerimizin yürüttüğü bir güvenli bölge oluşturulması için çalışmalar var, olanlar var-olmayanlar var, bunların detayına girmeye gerek yok. Ama burada ne olup bittiğini ya da ne olmadığını biz görmüş olacağız bu 120 saatlik, yani 5 günlük sürede atılan her adımı biz görmüş olacağız; bunu da söylemek isterim. Evet, çok teşekkür ediyoruz arkadaşlar. İyi akşamlar diliyoruz. Son soru dedik, çok teşekkürler.