DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Bu etkinliklerde bugün Haymana’da olmaktan büyük bir mutluluk ve gurur duyuyorum. Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.
Milli Mücadelemizin 101. yıl dönümünde zaferde büyük rol oynamış Haymana’mızda bulunmayı özellikle arzu ettim, istedim ve bugün özellikle gelmek istedim. Sözlerime Cumhuriyetimizin banisi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve tüm şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anarak başlamak istiyorum. Haymana’da şehitliklerimizde yatan şanlı ecdadımızın ruhları şad olsun.
Bu belde benden önceki konuşmacıların da söylediği gibi Türk tarihinde bir değil, birçok kez merkezi bir rol oynamıştır. Osmanlı çınarı bu topraklarda kök saldı. Rivayete göre Haymana adını Kayı Boyunun büyük kadını, Ertuğrul Gazi’nin validesi Hayme Hatun’dan aldı. 6 asır önce kuruluşa can veren bu ruh, 6 asır sonra bu kez kurtuluşa can verdi. 13 Eylül 1683’te Viyana’da başlayan çekilme 13 Eylül 1921’de Sakarya Zaferiyle bu topraklarda durduruldu.
Saygıdeğer konuklar, işte biz dış politikamızı hem kuruluşa hem kurtuluşa can veren bu ruhtan aldığımız ilhamla yürütüyoruz. Diplomasimizi girişimci ve insani olarak nitelendiriyoruz. Bir yandan girişimci dış politikamızla hak ve çıkarlarımızı her platformda arıyoruz ve koruyoruz. Etrafımız ateş çemberiyken, biz kötü gözlere, hasis planlara karşı her an teyakkuzdayız. Kahraman ordumuzla, savunma sanayimizle, uzaya gönderdiğimiz uydularımızla güvenliğimiz emin ellerde.
Yalnızca bölgemizde değil, artık küresel düzeyde barış ve refaha katkı sunacak projelerimiz var. Dünyanın neresinde bir kriz olsa gözler bize çevriliyor. Balkanlar’dan Ortadoğu’ya, Kafkaslar’dan Orta Asya’ya, Afrika’dan Latin Amerika’ya krizlerin çözümünde akla Türkiye geliyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki çabalarımız, çalışmalarımız Ukrayna tahılının dünyaya ulaşmasını sağladı. Dünyayı bir gıda krizinden koruyacak bu proje özellikle bu projeyi gerçekleştirirken medeniyetimizin değerlerinden ilham aldık. İnsani dış politikamız kadim medeniyetimizin vicdani ve ahlaki değerlerinden besleniyor.
Çok değerli konuklar, dışarıda güçlü olmanın yolu içeride de güçlü olmaktan. Haymana’da olduğu gibi Levent Bey’in de vurguladığı gibi birlik ve beraberlikten geçiyor. Milli mücadele bunu bize gösteren en güzel örneklerdir. Bir olduğumuzda, birlik olduğumuzda, vatana sahip çıktığımızda neleri başarabileceğimizi gösteren bir örnek.
Daha bir asır önce ülkemiz üzerinde nasıl paylaşım planları olduğunu hepimiz biliyoruz. Düşmanın bin yıllık Türk yurdu Anadolu’nun içine bir hançer gibi sokulup Ankara’ya kadar geldiğini gördük. Aradan geçen zamanda ve en son 15 Temmuz’da da ülkemize diz çöktürmek için neler yapıldığını biliyoruz. Bu çabaların biteceğini zannetmeyin. Bu çabalar bugün de var, yarın da olacaktır. Ama biz de aradan geçen bu zaman içinde hem kendimizin hem de mazlum milletlerin hakkını savunacak güce kavuştuk. Libya’dan Suriye’ye, Kafkaslar’dan Balkanlar’a, Afrika’dan Latin Amerika’ya, Türk Devletlerinden İslam İş Birliği Teşkilatına kadar her yerde varız, her yerde etkiniz. Cumhuriyetimizin 100’ncü, Hariciyemizin 500’ncü yıl dönümü olan 2023’e girerken tarihimizin güçlü noktasındayız.
Kıymetli katılımcılar, Sakarya Savaşı devam ederken top seslerinin yani buradaki top seslerinin Ankara’dan duyulduğu anlatılır. Bu yüzden milli mücadelede son kale bu topraklardır. Kadim Türk diyarı Anadolu’yu Yunan mezaliminden kurtardığımız yer işte burasıdır.
Şimdi bugün bugüne geldiğimizde biz Ege’nin iki yanında komşuluk haklarına saygı duyalım derken, Yunan hala kaşıma, kaşınmaya devam ediyor. Başkalarının hesabına maceraya atılırsanız geçmişte olduğu gibi bugün de sonuçlarına katılırsınız, bu komşumuz Yunanistan’a bir uyarıdır. Yıllar süren savaşlardan yorgun düşmüş Türk ordusu milletiyle ve imanıyla bu büyük imtihanı başarıyla vermiştir. Bugün şartlarımız bambaşka, ama aynı sarsılmaz imana sahibiz. Vatan şair Namık Kemal’in dediği gibi; fıtrat değişir sanma, bu kan yine o kandır. 951 yıl önce Anadolu’yu Malazgirt’te yurt kılıp, bir asır önce Haymana’da ülkesine sahip çıkan, bugün her iklimde milletine hizmet eden ruh işte budur dolayısıyla, herkes aklını başına alsın. Özellikle Yunanistan’a söylüyoruz, başkalarının maşası olmayın, tahriklere devam etmeyin. Çünkü Türkiye’nin dostluğu kadim, husumeti ise vahimdir, bunu da aklınızdan çıkarmayın.
Çok değerli konuklar, Haymana’nın milli mücadeledeki rolünün ele alınacağı bu sempozyum ve etkinlikler yakın tarihimize ışık tutuyor ve tutacaktır. Seçkin bilim adamlarımızın katıldığı bu etkinliğin açılışında olmak benim için de başta da söyledim gurur vesilesidir. Elbette Ankaralılar ve Haymanalılar bu salondu, Ankara Üniversitesi sahiplenmiş, milletvekilimiz burada. Ama yine bir Haymanalı olup da Antalya’mızda yaptığı başarılı çalışmalarla özellikle gerçekleştirdiği organ nakli, yüz nakli başta olmak üzere sadece biz Antalyalıların değil, Haymana’nın değil, milletimizin, Türkiye’nin gururu olan Ömer Hocamızın ve Akdeniz Üniversitesi Rektörümüz Özlenen Hanım’ın da burada olması manidardır. Kendilerine de özellikle bu etkinliğe katılma konusunda bana yaptıkları telkinler için de çok çok teşekkür ediyorum. Panelistlere başarılar diliyorum.
Hepinize sevgiler, saygılar sunuyorum. Teşekkür ederim.
* Interpress deşifresidir.