#

Bakanlığı Takip Edin:

Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun İİT Acil İcra Komitesi Toplantısı Hitabı (16 Mayıs 2021, VTC)

Bismillahirrahmanirrahim,

Değerli Bakanlar,

Genel Sekreter, Ekselansları,

Essalamu Aleykum ve Rahmatullahi ve Berakatuh,

-Konuşmama başlamadan önce, İsrail’in saldırıları sonucunda şehit olan Filistinli kardeşlerimize Yüce Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifa diliyorum.

-Bu vesileyle, 14. İslam Zirvesi Dönem Başkanı Suudi Arabistan’a ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı kardeşim Prens Faysal’a, 11 Mayıs 2021 tarihinde gerçekleşen İİT Daimi Temsilciler Komitesi Toplantısı’nda kabul edilen Bildiri doğrultusunda bugünkü toplantı için çağrıda bulunmalarından ötürü teşekkür ediyorum.

-Ayrıca, İİT Sekretaryası’na da kısa sürede bu toplantıyı tertiplemelerinden dolayı teşekkürlerimi iletiyorum.

-Ümmet’in huzuru mübarek Ramazan ayının en kutsal günlerinde ve Ramazan Bayramımızda maalesef tekrar bozuldu.

-Ailelerimiz, çocuklarımız ve dostlarımızla kutlamamız gereken bu güzel günler yas günlerine döndü.

-Doğu Kudüs, Batı Şeria ve Gazze'de yaşananların tek sorumlusu İsrail.

-Harem-i Şerif'te ibadet hürriyetinin kısıtlanması ve Filistinlilerin Şeyh Cerrah’taki evlerinden zorla tahliye edilmeleri içinde bulunduğumuz duruma zemin hazırladı.

-Geçtiğimiz hafta İsrail'e yaptığımız uyarılar gözardı edildi ve neticede bir trajediyle daha karşı karşıya kaldık.

-Tüm bunlar İsrail'in sistematik olarak yürüttüğü etnik, dini ve kültürel temizlik kampanyasının bir parçası.

-Nakba felaketinin 73. yıldönümünde Filistinli kardeşlerimiz acı çekmeye devam ediyor.

-İsrail Hükümeti’nin amacı tüm Arap ve Müslümanları Kudüs'ten sürmek.

-Yasadışı İsrail yerleşimleri ve Filistin mülklerinin yok edilmesi eşi görülmemiş seviyelere ulaştı.

-Bu gidişat durdurulamazsa iki devletli çözüm fiziken imkânsız hale gelecek ve ilk Kıblemiz Kudüs sonsuza dek kaybedilmiş olacak.

Değerli kardeşlerim,

-BM Güvenlik Konseyi bir kez daha başarısız oldu. ABD’nin itirazı sebebiyle bir basın açıklaması bile kabul edemedi.

-Güvenlik Konseyi’nin bugünkü toplantısı hakkında iyimser olmak için de bir sebep yok.

-Geçmişte Konsey’in eylemsiz kaldığı durumlarda BM Genel Kurulu’nda Kudüs’ün statüsü ve Filistinlilerin korunmasına yönelik tarihi kararların alınmasına öncülük etmiştik.

-Bu hafta da BM Genel Kurulu’nda benzer bir girişime öncülük etmeli, desteğimizi göstermek amacıyla BM Genel Kurulu oturumuna fiilen katılım sağlamalıyız.

-Şahsen ben de New York’a gideceğim. Tüm mevkidaşlarımı da Filistin’le birlikte olmaya çağırıyorum.

-İnsan Hakları Konseyi ve UNESCO gibi diğer uluslararası platformlardan da azami ölçüde faydalanmalıyız.

-İşgal altındaki Filistin topraklarındaki uluslararası hukuk ihlallerini inceleyerek rapor etmesi amacıyla Konsey’den bir Veri Toplama Misyonu ihdas etmesini isteyebiliriz.

-Ayrıca fikirdaş ülkeler ve kurumlarla da yeni uluslararası ittifakları inşa etmeliyiz.

-Cumhurbaşkanımız geçtiğimiz günlerde dünyadaki birçok liderle görüştü. Ben de aynı amaçla birçok mevkidaşımla temas ettim.

-Sivil toplum ve inanç gruplarını da çabalarımıza dahil etmeliyiz. Bu bağlamda, benzer tehditlere maruz kalan Kudüs’teki Hristiyan topluluklar ve hatta İsrail’in saldırgan politikalarına karşı çıkan Yahudi kuruluşlarla da temas edilebilir.

-İsrail’in gazetecilere yönelik saldırıları ışığında öndegelen uluslararası medya kuruluşlarıyla da temasımızı artırmalıyız.

Kardeşlerim,

-Gazze’de hayatını kaybedenlerin yarısı kadın ve çocuk.

-Sadece karar kabul etmek ve bildiri yayımlamakla yetinmemeliyiz. Daha fazlasını yapmamız gerekiyor.

-Öncelikle, uluslararası toplumun Filistinli sivilleri koruma sorumluluğu var.

-Bu sorumluluğun önemli bir kısmı İİT olarak bizlere düşüyor.

-Haziran 2018’de kabul edilen BM Genel Kurul kararıyla uyumlu şekilde Filistinli siviller için bir uluslararası koruma mekanizması kurulması için gayret etmeliyiz.

-Bu çabalarımız, gönüllü ülkelerin askeri ve mali katkılarıyla oluşturulacak bir uluslararası koruma gücü vasıtasıyla fiziki korumayı da içermeli.

-İkinci olarak, ilgili İsrailli siyasi ve askeri makamların yaptıklarından dolayı hesap vermeleri gerekiyor.

-Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) bu konuda önemli bir konuma sahip.

-Üçüncü olarak, Filistin’deki seçimleri ve Filistinlilerarası uzlaşıyı etkin şekilde desteklememiz gerekiyor.

Kardeşlerim,

-Az sayıda da olsa İsrail’e destek beyan eden ahlaki pusulasını yitirmiş çevreler mevcut.

Bunların aynı zamanda ırkçı ve İslam karşıtı tutumlarıyla bilinmeleri şaşırtıcı değil. Bunlar tarih önünde mutlaka yargılanacaklar.

-Bununla birlikte, kendi ailemiz içinde dahi gönülsüz açıklamalar yapanlar varken başkalarını nasıl eleştireceğiz? Sözlerimizi kim ciddiye alacak?

-Normalleşme çabalarının İsrail’i nasıl cesaretlendirdiğini gördük. Maalesef haklılığımız teyit edildi.

-Dolayısıyla tutumumuz net olmalı. Tarihin doğru tarafında yer almalıyız.

-Adalet ve insanlığı savunmalıyız. Farklı mülahazalarımız olmamalı.

-Zaman birlik ve kararlılığımızı ortaya koyma zamanı. Ümmet bizden liderlik ve cesaret bekliyor.

Türkiye bu konuda gereken her türlü adımı atmaya hazırdır.

Teşekkürler.