#

Bakanlığı Takip Edin:

Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun Antalya Diplomasi Forumunda Yaptığı Konuşma, 18 Haziran 2021, Antalya

Hanımefendiler, değerli mevkidaşlarım, hocalarım, basın mensupları, sevgili gençler, kıymetli misafirler, kış mevsiminin bir anlık, güneşin ise bir yaşam tarzı olduğu, geleneği simgeleyen zeytin ağacının yeniliği ve umudu simgeleyen badem ağacına komşu olduğu, Asya, Avrupa ve Afrika’nın birbirine kaynaştığı, dünya nüfusunun her yıl gelmeyi iple çektiği Antalya’mıza hoş geldiniz.


Dünyanın ilk meclisi Patara’nın ev sahibi olan, yani insanın konuşarak, müzakere ederek, sorunlarına çözüm arama geleneğinin başladığı bu kentte Antalya diplomasi Forumunu zat-ı devletlerinin himayelerinde düzenliyoruz.


Bugün dünya siyaseti yine bir düşünce ekosistemine kavuşuyor. 2019 yılında temelini attığımız forum, gözlerini zorlu, ama umutlu bir dünyaya açıyor. Zor ve umut arasındaki köprüyü ise ortak düşünce ve ortak hareket oluşturacak. Bu salonda bulanan, bizi internet üzerinden izleyen ve izleyecek olan hiç kimse son birkaç yılda yaşadığımız türden bir küresel salgını daha önce yaşamadı. Maalesef çok insanımızı kaybettik, hepsini rahmetle anıyoruz.


Acımız kadar ümidimiz de büyük, tarihte hiçbir küresel salgına karşı insanlık bu kadar hızlı şekilde aşı geliştiremedi. Türkiye’den Almanya’ya giden iki değerli bilim insanının başarısı yabancılar iflah olmaz bir husumet ve korkuyla bakan kesimlere de ders oldu. Sınamalar mı kazanacak, ümit mi galip gelecek?


Saygıdeğer cumhurbaşkanları, değerli konuklar; sınamaları, risk ve tehditleri küçümseyemeyiz. Esasında devletlerarası, milletlerarası ilişkilerin en akışkan, en belirsiz dönemlerinden birini şaşıyoruz, güç dengelerinde sürekli bir değişim var. Devletler işbirliğinin yanında bir rekabet, hatta mücadele halinde. Güçlü bir türbülansta ayakta durmaya çalışan bir uluslararası sistemin çığlıklarını duyuyoruz. İnsanoğlu hala adaletsizlik, açlık, kuraklık, çatışma, düzensiz göç ve salgın hastalıkların pençesi altında inliyor. Popülizm, yabancı düşmanlığı ve İslam karşıtlığı yükseliyor. İklim değişikliği, terörizm hala hepimizi sınıyor, başlayan çatışmalar da sonlandırılamıyor. Temel dış politika aktörleri tarih içinde çok değişmedi aslında, ancak paydaşlar çoğaldı, sivil toplum, yardım ve düşünce kuruluşları, iş dünyası, medya, sanat ve bilim çevreleri artık diplomasinin etkin oyuncuları. Diplomasi bu çalkantılı ve çok paydaşlı dönemde her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuz bir siyaset aracı. Bunların hepsi yenilikçi diplomasi kavramını karşımıza çıkarıyor. Bu kavram 2017 yılında Zat-ı Devletlerinin Büyükelçiler konferansı nutkunda ifadesini bulan girişimci ve insani dış politikamızın ve 2019 yılında dünyaya ilan ettiğimiz yenilikçi gündem mantığını oluşturuyor.

Bir yandan dış politikanın yüz yıllardır kullanılan geleneksel yöntemlerini en etkin şekilde kullanıyoruz. Türkiye, en zor coğrafyalar dahil dünya üzerinde uzman kadroları emanet ettiğimiz 252 temsilcilik ile en büyük beşinci hariciye teşkilatına sahip. Gerek liderler düzeyinde, gerek Büyükelçiler düzeyinde dünyanın her köşesinde sorun çözmeye çalışan girişimci bir diplomasi uyguluyoruz.


Diğer taraftan, yeniden Asya, dijital diplomasi ve bugün bizleri burada buluşturan Antalya Diplomasi Forumu girişimleriyle geleceğin etkin dış politika enstrümanlarını oluşturduk. Değişime, karşımıza çıkan farklı sınamalara karşı yeni bir mecra, hatta yeni bir politika aktörü daha ortaya koyuyoruz. Bir şeyi biliyoruz, aynı şeyleri tekrar tekrar yaparak farklı sonuçlar elde edemeyiz. İşte bu yüzden Antalya Diplomasi Forumunun bu yılki başlığını yenilikçi diplomasi, yeni dönem yeni yaklaşımlar olarak belirledik. Yaklaşımlarımızı, enstrümanlarımızı, aktörlerimizi, girişimlerimizi platformlarımızı gözden geçirmek zorundayız, gerektiğinde bunları yenilemeye ve çeşitlendirmeye mecburuz. Bu yüzden diplomasi siyah-beyaz ağır çekim sessiz bir film gibi değil, üç boyutlu bir renk cümbüşü olarak görmek ve kurgulamak durumundayız ve azmindeyiz.


Dış politika ve diplomasi durağan değil, dinamik bir siyaset alanıdır, Sayın Cumhurbaşkanımızdan öğrendiğimiz de budur. Dış politika aynı zamanda bir düşünce, bir inovasyon alanıdır, çünkü diplomasi zihinlerde başlar. Burada biz rekabetçiliğini değil uluslararası işbirliğini öne çıkarmaktayız, çünkü birlikte düşünmeden birlikte harekete geçemeyeceğiz, birlikte harekete geçmeden de insanlığın karşı karşıya olduğu sorunlara çözüm bulamayacağız. Antalya Diplomasi Forumu birlikte düşünme ve hareket tarzları geliştirmek için diplomasi dünyasına yeni bir ortam, yeni bir sahne sunuyor.


Sayın Cumhurbaşkanım, Saygıdeğer Hanımefendi, sayın devlet başkanları, hükümet başkanları, değerli konuklar; sanırım Antalya Diplomasi Forumu, henüz daha ilk fiziksel toplantısını dahi yapmadan tanınmış, hatta belirli bir ivme kazanmış dünyanın ilk ve tek düşünce platformu. ADF bu ilk yıllık toplantısından önce çalışmalarına teknolojinin imkânlarından faydalanarak başladı. Arabuluculuk konusuna hasrettiğimiz ilk çevrimiçi toplantıyı düzenlediğimizde dünya henüz webinar kelimesine yeni alışmaktaydı. Bugüne kadar hepsi üst düzey çevrimiçi 7 toplantı düzenlendi. Münih’ten Bişkek’e fiziksel toplantılarımız da oldu.


Ayrıca, sosyal medya platformları üzerinden ADF söyleşileri, ADF 120 saniye ve ADF fikir gibi formatlarla değişik görüşleri takipçileriyle buluşturmaya devam etti.

Antalya Diplomasi Forumu, yeni teknoloji ve yenidünya koşullarının bir temsilcisi olarak yaşam buldu, bu yaklaşımı devam ettirmek azmindeyiz. Antalya Diplomasi Formu bundan sonra da bir öngörü, vizyon ve teknoloji ekosistemi olarak düşünce dünyasına hizmet verecektir.


Forumun bu ilk yıllık toplantısında toplam 25 oturum düzenleyeceğiz, bunlardan ikisi liderler forumu şeklinde olacak. Bu oturumlarda bazen yüzümüzü küresel ortama çevirerek tüm insanlığı ilgilendiren ortak eğilimlere bakacağız, bazen de yakın coğrafyamızdaki bölgesel konulara odaklanacağız. Üç gün boyunca güncel sorunlara hangi yeni yaklaşımları getirebileceğimizi birlikte tartışacağız. Ve tabii dış politika aktörleri olarak kadın ve gençleri öne çıkaracağız.


Saygıdeğer katılımcılar, bugün burada diplomasiye katkı veren devlet adamlarından akademisyenlere, özel sektörden medyaya ve kanaat önderlerine kadar farklı kesimlerin fikirlerini buluşturmayı amaçladık.


Antalya Diplomasi Forumuna sadece bugünün değil yarının liderleri olacak gençlerimizi davet ettik. Farklı coğrafyaların kendine has ses, düşünce ve deneyimlerini de biraraya getirmek istedik, özellikle Afrika, Asya ve Avrupa’nın güçlü varlığını hedefledik, çünkü dünyanın dinamikleri bu kıtalara özel bir ilgi göstermemizi gerektiriyor.


Dünya sathında her 5 dışişleri bakanından biri bugün şu anda Antalya’da, yani bir Birleşmiş Milletler ortamı burada vücut bulmuş durumda. Hep birlikte Antalya’da toplanan bu zihinsel birikim ve enerjiyi kullanıp diplomasinin değişmeyen ilke ve yöntemlerini yenilikçi yaklaşımlar ile birleştireceğiz. Uluslararası sorunların, yani hepimizin ortak sorunlarının çözüm için inovasyon peşinde olacağız.


Çağrımıza olumlu yanıt veren hepinize teşekkürlerimi sunuyorum.


Sayın Cumhurbaşkanımıza girişimimize başından beri verdikleri güçlü destek ve himayeleri için şükranlarımızı sunuyorum.


Hepinizi yeniden saygıyla selamlıyor, hepimize çalışmalarımızda başarılar diliyorum.


Saygılarımla.