#

Bakanlığı Takip Edin:

Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun 8. Büyükelçiler Konferansı Hitamında Düzenlenen Basın Toplantısı, 15 Ocak 2016, Ankara

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Çok değerli basın mensupları;

Büyükelçiler Konferansımızın sonuna doğru geliyoruz: Gaziantep’e gitmeden önce sizlerle bu basın toplantısını gerçekleştirmek ve sizlerin sorularına cevap vermek istedik.

8. Büyükelçiler Konferansında 34 oturum düzenledik, sizler de yakından takip ettiniz. Konferansımızın ana teması “Kriz Yönetimi, İnsani Çözümler”di. Bu sene özellikle yakın coğrafyamızda devam eden sorunların bir yansıması olarak ortaya çıkan insani sorunlar ve bunların çözüm yollarını katılan konuklarımız ve Büyükelçilerimizle birlikte değerlendirmek istedik. Bildiğiniz gibi 23-24 Mayıs tarihlerinde ilk defa düzenlenecek olan Birleşmiş Milletler Dünya İnsani Zirvesi’ne evsahipliği yapacağız. Hemen arkasından Antalya’da En Az Gelişmiş Ülkeler Toplantısı’nı gerçekleştireceğiz. Büyükelçiler Konferansı vesilesiyle çok önemli bu iki toplantıya hazırlık yapmış olduk.

Konferansımızın daha başarılı ve etkin geçmesi için bu sene paneller de düzenledik. Dünya çapında akademisyen ve uzmanları Büyükelçilerimizle buluşturduk. Ankara’daki toplantılarımızda 4 Başbakan Yardımcımız bizlere hitap etti, 8 Bakanımız Büyükelçilerimizle biraraya geldi. Gaziantep’te de çok değerli Başbakan Yardımcımız Mehmet Şimşek Büyükelçilerimize hitap edecek.

Bugün öğleden sonra Gaziantep’e hareket edeceğiz ve orada Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiseri’yle biraraya geleceğiz, biliyorsunuz yeni atama yapıldı.

Ankara ayağında yurtdışından önemli konuklar da ağırladık; İngiltere, Kenya, Şili ve Norveç Dışişleri Bakanları Büyükelçilerimize hitap ettiler. Gerçekten çok verimli bir görüş alışverişi oldu. Arkadaşlarımızın sorularına çok net, samimi bir şekilde cevaplar verdiler.

Avrupa Birliği’yle ilişkilerimize yeni bir enerji, ivme kazandırdık. O nedenle Avrupa Birliği Komisyonu Birinci Başkan Yardımcısı Timmermans Konferansımızın ilk gününde bizlerle beraberdi.

Konferansımızın başlığı ve dış politikamızda özel önem verdiğimiz insani diplomasi vesilesiyle Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı O’Brien’ı da Konferansımızda ağırladık. Tüm konuklarımızla ikili görüşmeler yaptık. Dün ikili görüşmeden sonra Philip Hammond’la bir basın toplantısı da gerçekleştirmiştik.

Gaziantep’te yerel yönetimlerle biraraya geleceğiz, Belediye Başkanımızı, Valimizi ziyaret edeceğiz, Üniversitemizde gençlerle biraraya geleceğiz, şehirde vatandaşlarımızın arasında olacağız ve arkadaşlarımızla kamplara gideceğiz. Orada özellikle insani yardım konusunda öne çıkan sivil toplum örgütleriyle Büyükelçilerimizi biraraya getireceğiz ve Konferansımızın temasına uygun bir şekilde çalışmalarımızı Gaziantep’te sonlandıracağız.

Sizlere de Konferansımızın gerek Türkiye, gerek tüm dünyaya yansıtılması bağlamında destekleriniz için çok teşekkür ederiz. Konferansımızı yakından takip ettiniz, oturumlarımıza katıldınız.

Şimdi sorularınız varsa onları da memnuniyetle cevaplamak isterim.

SORU- Sayın Bakan, dün Sayın Başbakanın bazı açıklamaları olmuştu, İstanbul’daki saldırının ardından Irak ve Suriye’deki IŞİD hedeflerine saldırılar düzenlendiğini ifade etmişti. Bu operasyonlar devam ediyor mu acaba, yeni hedefler vuruldu mu? Hava Kuvvetleri’nin bu saldırılara katılması sözkonusu oldu mu, bu konuda bilgi verir misiniz?

İkinci sorum da; İstanbul saldırganının Suriye üzerinden geldiği ifade edilmişti, bağlantıları konusunda yeni bilgiler var mı? 7 gözaltı olduğu söylenmişti, bu sayıda bir artış söz konusu mu?

Teşekkür ederim.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Teşekkür ederim. Bize gelen bilgiye göre de 7 kişi şu anda gözaltında ve soruşturma tüm detaylarıyla, tüm boyutlarıyla devam ediyor.

Dün bu terör saldırısının DEAŞ tarafından yapıldığı bilgisi geldikten sonra Türkiye’den yapılan atışlarla 200’den fazla DEAŞ unsuru öldürüldü. DEAŞ’la yoğun ve aktif mücadelemiz devam edecek. Biz başından beri söylüyoruz, DEAŞ her şeyden önce, herkesten önce Türkiye’ye doğrudan tehdit oluşturuyor ve yanıbaşımızda DEAŞ’la yaşamak istemiyoruz, bunun yansımalarını da görüyoruz. O nedenle DEAŞ’a yönelik mücadelemiz hem Türkiye olarak, hem de koalisyonla birlikte devam edecektir.

Teşekkür ederim.

SORU- Başbakanın açıklamaları…

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Biraz önce zaten o soruya cevap verdim, 200 kişinin öldürüldüğünü söyledim.

Teşekkür ederim.

SORU- Akademisyenlerle ilgili önce bir soruşturma başlatıldı, ama bu sabah gözaltılar oldu Kocaeli’nde. Cumhuriyet Halk Partisi düşünce ve ifade açıklama özgürlüğü çerçevesinde değerlendirdi ve operasyonlar kabul edilemez dedi. Sizin bu konuda bir değerlendirmeniz olacak mı?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Bu sabah telefonu açtığım zaman tanıdığım bir akademisyen bana da SMS atmış ve bu bildiriye sırf dayanışma olsun diye ve arkadaşların hatırına içeriğini tam bilmeden imza attığını söylüyor. Ben de kendisine cevap yazdım; peki bugüne kadar ölen şehitler ve bebekler için de dayanışma gösterdiniz mi? Yani şimdi bebekleri öldüren bir terör örgütüyle dayanışma gösteriyorsunuz ve bunu da ifade özgürlüğü olarak tanımlıyorsunuz. Dünyanın neresinde teröre destek vermek ve terör örgütüyle dayanışma içinde olmak ifade özgürlüğüdür? PKK bugün Avrupa Birliği’nin terör listesinde, Amerika’nın terör listesinde, dünyanın terör listesinde. Dolayısıyla sırf aydın görünmek için… Ben bu tür bir dayanışmayı kabul etmiyorum, bunu da özgürlük olarak görmüyorum. Türkiye terörden bu kadar çekerken, bu kadar şehit verirken terör örgütüne destek veren kişilerle terör faaliyetini gerçekleştirenler arasında fark yok. Teröre mali destek veren de aynıdır, siyasi güç veren de aynıdır, teröre güç veren, destek veren herkes aynıdır. Çok hassas bir dönemden geçiyoruz, biz nasıl Güneydoğu’da, Türkiye’de Kürt vatandaşlarımızla PKK’lı teröristler arasında ayrım yapıyorsak, teröre destek verenler de bu ayrımı çok iyi yapmalı. Yani şunu söyleseler tamam: Operasyon yapılırken insan haklarına en üst düzeyde riayet edilsin ve sivil insanlar etkilenmesin ve bir an evvel de bu terör bitsin, eski günlere dönülsün deseler ben de altına imza atarım. Ama şimdi terör örgütünü doğrudan destekleyen ve şehir içinde çukur kazan, insanların hayatını zindan eden, insanları haraca bağlayan terör örgütlerine yönelik operasyon yapıldığı zaman bunu katliam olarak değerlendirmek, terör örgütüne apaçık destektir. Yani “Bırakın terör örgütleri şehirlerde istediğini yapsın, ama siz onlara dokunamayın.” Bunun adının aydınlık olmaması gerekiyor, aydın olmanın ne demek olduğunu, tarifinin ne olduğunu iyikötü biz de biraz biliyoruz.

Teşekkür ederim.

Peki arkadaşlar, çok teşekkür ediyorum. İyi günler, iyi çalışmalar.