No:108, 29 Haziran 2009, Türkiye-AB Katılım Konferansı Yedinci Toplantısı Hk. No:107, 26 Haziran 2009, Bağdat'ta Meydana Gelen Bombalı Saldırı Hk. No:106, 26 Haziran 2009, Trieste Afganistan Toplantısı Hk. No:105, 24 Haziran 2009, Kırgızistan'daki Manas Üssü Hakkında Basın Açıklaması No:104, 24 Haziran 2009, AB Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin Sonuç Bildirisi Hk. No:103, 24 Haziran 2009, Korfu'da Gerçekleştirilecek AGİT Gayrıresmi Bakanlar Toplantısı Hk. No:102, 24 Haziran 2009,10. Uluslararası İhracat Kontrolü Konferansı Hk. No:101, 24 Haziran 2009, Vietnam Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı'nın Ülkemizi Ziyareti Hk. No:100, 20 Haziran 2009, Irak'ta Meydana Gelen Terörist Saldırı Hk. No:99, 19 Haziran 2009, Dünya Mülteciler Günü Hk. No:98, 18 Haziran 2009, Fransa'da Türkiye Mevsimi Hk. No:97, 18 Haziran 2009, Yemen'de Son Aylarda Meydana Gelen Şiddet Olayları Hk. No:96, 16 Haziran 2009, Kuzey Kore Hakkındaki 1874 Sayılı BM Güvenlik Konseyi Kararı Hk. No:95, 14 Haziran 2009, Sayın Bakanımızın Lüksemburg, Berlin, New-York ve Moskova Ziyaretleri Hk. No:94, 10 Haziran 2009, Pakistan'da Meydana Gelen Terörist Saldırı Hk. No:93, 08 Haziran 2009, Lübnan'da Gerçekleşen Seçimler Hk. No:92, 08 Haziran 2009, Pakistan'a Yönelik İnsani Yardım Paketi Hk. No:91, 06 Haziran 2009, Sayın Bakanımızın Pakistan ve Afganistan'a Resmi Ziyaretleri Hk. No:90, 06 Haziran 2009, NATO Genel Sekreteri'nin Ülkemizi Ziyareti Hk. No:89, 05 Haziran 2009, Pakistan'da Meydana Gelen İntihar Saldırısı Hk. No:88, 05 Haziran 2009, Kyoto Protokolü'ne Taraf Olunması Hk. No:87, 05 Haziran 2009, AP Seçimleri ve Türkiye'nin AB Üyelik Süreci Hakkındaki Beyanatlar Hk. No:86, 04 Haziran 2009, Tarihi Eserlerin İadesi Hk. No:85, 03 Haziran 2009, Silahsızlanma Konferansı Çalışma Programının Kabul Edilmesi Hk.
No:87, 05 Haziran 2009, AP Seçimleri ve Türkiye'nin AB Üyelik Süreci Hakkındaki Beyanatlar Hk.

Avrupa Parlamentosu (AP) seçimleri vesilesiyle bazı AB ülkelerinde Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyelik süreciyle ilgili olarak yapılmakta olan olumsuz beyan ve açıklamaları teessürle izlemekteyiz. Birçok kritik sorunla karşı karşıya bulunan Avrupa’daki bazı ülkelerde Türkiye konusunun bu sorunların önüne geçirilmesi talihsizliktir.
 
Türkiye’nin AP seçimlerine ilişkin kampanya ve tartışmalara müdahale etmesi tabiatıyla sözkonusu değildir. Bununla birlikte, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyelik sürecini gerçek zemininden saptıran beyan ve açıklamalara kayıtsız kalınması da mümkün değildir. Bu vesileyle, aşağıdaki hususların Avrupa kamuoylarının dikkatine getirilmesinde yarar görülmektedir:
 
- Bazı siyasetçilerden özellikle seçimler öncesi dönemlerde yükselen farklı seslerin tarihi, siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel bakımlardan güçlü bağlara dayanan dostluk ilişkilerine zarar vermemesi için Türk Hükümeti şimdiye kadar büyük çaba sarfetmiştir. Orta ve uzun vadede ülkemizin Avrupa kamuoylarında çok daha iyi anlaşılacağına inandığımızdan, bu çabalarımızı sürdürme konusunda kararlıyız.
 
- Çeşitli siyasi partiler ve şahsiyetler tam üyeliğe alternatif olarak “Avrupa ekonomik ve güvenlik ortak alanı” ve “ayrıcalıklı ortaklık” gibi içi boş formüller önermişlerdir. Ayrıca, AB üyeliğine alternatif olmadığı AB ülkeleri tarafından 13 Temmuz 2008 tarihli Paris Zirvesi’nde en üst düzeyde teyit edilmiş olan “Akdeniz için Birlik” oluşumu da son günlerde bu bağlamda tekrar gündeme getirilmiştir.
 
- Türkiye, iyiniyetle bağdaştırılması mümkün olmayan bu söylemleri reddetmektedir.
 
- Türkiye’nin katılım müzakerelerinin özel statülere ulaşmak amacıyla sürdürülmesini kabul etmesi sözkonusu değildir. Bu tutumumuz öteden beri, her düzeyde AB içindeki muhataplarımıza ifade edilegelmektedir. Hal böyle iken, bu söylemlerin tekrar seçim kampanyası malzemesi yapılması Avrupa seçmenini yanıltıcı, özellikle yabancı düşmanlığını körükleyici bir ortam yaratmaktadır. Bu sürecin sun’i engellerle yıpratılması ne AB’ye ne de Türkiye’ye fayda getirecektir.
 
- AB müzakere süreci sona erdiğinde, gerek Türkiye gerek AB üyesi ülkeler üyeliğimize ilişkin kararı o tarihte vereceklerdir. Bu anlayışla, içinde bulunduğumuz aşamada bütün tarafları sağduyulu olmaya, halklar arasındaki ilişkilere zarar verebilecek beyanlardan kaçınmaya davet ediyoruz. Beklentimiz, üye ülkelerin yükümlülüklerine sadık kalarak katılım sürecini çeşitli iç politika mülahazalarından uzak tutmalarıdır.