#

Sayın Bakanımızın Oslobodjenje Gazetesinde (Bosna-Hersek) 14.12.2009 Tarihinde Yayımlanan Makalesi

 

BİR ŞEHİR, İKİ VESİLE


 

Saraybosna; tarihinin birçok döneminde, farklı etnik, dini ve kültürel geleneklerin uyum ve barış içinde bir arada yaşamalarının sembolü olmuştur. 

 

Bugün Başçarşı’ya nadide bir güzellik katan Gazi Hüsrev Camii, Mimar Sinan tarafından inşa edildiği 1531 yılından beri ayaktadır.

 

Yine Osmanlı döneminde 1539 yılında yaptırılan Aziz Melek Mihail ve Cebrail Kilisesinin kapıları da açıktır.  

 

Bugün hala Yahudi cemaatine bir sanat galerisi olarak hizmet eden Velika Avlija Havrası da  Beylerbeyi Siyavuş Paşa tarafından 1581 yılında inşa ettirilmiştir. 

 

Balkanların tarihinden sadece husumet çıkaran bazı yorumculardan farklı olarak, ben ortak tarihimizde ve günümüzde karşılıklı saygı ve birlikte yaşama kültürünün anlamlı örneklerinin bulunduğuna inanıyorum.    

 

Saraybosna 14 Aralık 2009 günü önemli bir toplantıya evsahipliği yapacak ve Güneydoğu Avrupa ülkeleri Dışişleri Bakanlarını ağırlayacak. Türkiye ve İspanya’nın kültürel hoşgörüsüzlük ve kutuplaşma eğilimlerini tersine çevirmek amacıyla başlattıkları Medeniyetler İttifakı girişimi, bu toplantıyla Balkanlarda yeni bir aşamaya geçmiş olacak.

 

Ben ve meslektaşlarım, Medeniyetler İttifakının ilke ve hedeflerinin tüm Balkanlara teşmil edilmesi için iki önemli belgeyi kabul edeceğiz. Bu belgeler birçok işbirliği mekanizmasını başlatılmasını ve yeni projelerin uygulamaya geçirilmesini öngörmektedir. Ortak amacımız ise açıktır: 20. yüzyıldan bize miras kalan olumsuz davranış kalıplarını kırmak, insan haysiyetini korumak ve birbirimizi olduğu gibi kabullenmek.      

 

Türkiye Başbakanı Erdoğan ve İspanya Başbakanı Zapatero tarafından başlatılan Medeniyetler İttifakı, bugün, Bosna-Hersek dahil, 88 ülke ve 16 uluslararası kuruluşu bünyesinde barındıran bir BM girişimi haline gelmiştir.

 

Türkiye’nin evsahipliğinde 2009 Nisan ayında düzenlenen İstanbul Forumunda, İttfakın öncülük ettiği küresel değerlerin yerel düzeyde de yayılmasını sağlamak amacıyla bölgesel stratejiler oluşturulmasına gayret edilmesi kararlaştırılmıştır.

 

Güneydoğu Avrupa ülkeleri bu anlayışla biraraya gelerek bu alandaki ilk uygulamayı başlatmışlardır. Avrupa Birliği, Avrupa Konseyi,  AGİT ve ilgili uluslararası kuruluşların da katkısıyla hazırlanan ilkeler manzumesi 14 Aralık 2009 günü “Saraybosna Bildirisi” adı altında kabul edilecektir. Saraybosna Bildirisi; insan hakları, demokrasi ve yasaların hakimiyeti gibi temel ilkeleri yeniden teyid etmekle kalmayacak, bugün dünyamızın ihtiyaç duyduğu diyalog, karşılıklı saygı ve işbirliğinin önemini de vurgulayacaktır.                

 

Aynı toplantıda benimsenecek Güneydoğu Avrupa Bölgesel Stratejisi ise somut işbirliği mekanizmalarını ve hayata geçirilecek projeleri ortaya koyacak ve İttifakın basın ve göç boyutlarını ihmal etmeksizin, özellikle gençlik ve eğitim alanında işbirliğine ağırlık verecektir. 

 

Medeniyetler İttifakı Güneydoğu Avrupa Ülkeleri Dışişleri Bakanları Toplantısının; caminin, kilisenin ve sinagogun karşılıklı saygının abideleri olarak birlikte bulunduğu Saraybosna’da düzenlenmesi anlamlıdır. Kendi bünyesinde tüm bölgenin özelliklerini barındıran bu şehir, çok kültürlü yapısıyla adeta “Balkanların Kudüs”ü konumundadır.    

 

“Saraybosna ruhunun”, diğer bir deyişle bu şehirde yaklaşık 700 yıldır varolan hoşgörü ve karşılıklı saygının, 21. yüzyılda dünyamızın bazı yörelerindeki insanlardan esirgenmesinin kabul edilebilir olmadığını düşünmekteyim. 

 

14 Aralık günü tüm Bosnalılar için ayrı bir önem daha taşıyor. O gün kanlı bir trajediye son veren Dayton Barış Anlaşmasının imzalanışının da 14. yıldönümü. O gün, yaklaşık 250.000 insanın kıyımına yolaçan bir çatışmanın sona erdirildiği gündür. Modern çağın sorunları ile baş edilebilmesi için yeni bir insani anlayışa ihtiyaç olduğunu savunmuş olan ve böylece günümüze de ışık tutmuş bulunan Merhum Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç’in öngörü ve cesaretinin ürünü olan o gün, Bosna-Hersek’in  bağımsızlığına, egemenliğine ve özgürlüğüne ilelebet kavuştuğu gündür.

 

Bu iki vesilenin, bizleri biraraya getiren Saraybosna’nın ortak sahibi olan tüm Bosnalılara hayırlı olmasını dilerim.

Orijinal Kesit için tıklayınız