#

Bakanlığı Takip Edin:

Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun Dışişleri Bakanlığı Hatay Temsilciliğinin açılışında yaptığı konuşma, 16 Haziran 2019, Hatay

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Çok kıymetli Valimiz, sevgili Milletvekili arkadaşlarım, Bakan Yardımcım, Hatayımızın çok kıymetli insanları, değerli konuklar, hanımefendiler, beyefendiler, bugün güzel ve anlamlı bir törende sizlerle beraberiz. Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Açılışımıza hoş geldiniz, şerefler getirdiniz.

Bugün Hatay Temsilciliğimizin açılışını birlikte yapıyoruz. Katılımınızdan dolayı sizlere çok teşekkür ediyorum. Bu Temsilciliğimizin açılış, kısa açılış hikayesini biraz önce Milletvekillerimiz, Lütfü Bey ve Hüseyin Bey kısaca anlattılar.

Arkadaşlarımız burada Dışişleri Bakanlığının Temsilciliğinin önemini anlatınca ben de hemen en kısa sürede inşallah açacağız dedim. Ve bu sözümüzü kısa süre içinde tuttuğumuz için gerçekten mutluyum.

Tabii ki bu Temsilciliği açmak sadece bizim çabalarımızla olmazdı. Burada özellikle Valimiz Rahmi Beye, Vakıflar Genel Müdürlüğümüzün buradaki Temsilciliğine ve İl Müdürüne ve yöneticilerine ve emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Ayrıca Bakan Yardımcıma bizzat ilgilendiği için ve çalışma arkadaşlarıma da çok teşekkür ediyorum.

Bu bizim Türkiye’de 6. Temsilciliğimiz. Yani Dışişleri Bakanlığımızın 6. Temsilciliği oldu. Benim şehrim Antalya’da, Edirne’de, İzmir’de, İstanbul’da ve Gaziantep’te Temsilciliklerimiz var. Ve inanıyorum ki bu Temsilciliğimiz burada Hatay’ın tüm dünyada tanıtılması dahil çok önemli görevler üstlenecektir.

Hatay, çünkü, stratejik konumuyla ve tarımıyla, kültürüyle, Medeniyetler İttifakı olması hasebiyle ve sanayi alt yapısıyla aynı zamanda ve tarihi ve medeniyetlere beşiklik yapmış bir şehir olarak Türkiye’nin göz bebeği bir şehridir. O yüzden Hatay’a çok önem veriyoruz.

Binamız gerçekten çok güzel bir yerde. Vakıflar Genel Müdürlüğümüzün kullandığı binanın bir kısmını aldık. Kiramızı ödüyoruz. Tabii ki Hatay ekonomisine de katkı sağlamamız lazım. Ama bu tarihi mekan aynı zamanda Habib-i Neccar Camii’nin hemen yanı başında. Peygamberimizden önce yaşamış bir Hristiyandır Habib-i Neccar ve Yasin suresinde de adı geçiyor. Cami Anadolu’da yapılmış ilk camilerden ve adını taşıdığı kişi Hristiyan. İşte biz böyle bir medeniyetin mensuplarıyız, evlatlarıyız, bununla da gurur duyuyoruz. Yani hoşgörü medeniyeti. Biz bu topraklarda komşumuza hangi dinin mensubudur diye sormadık veya o gözle bakmadık. Yine arkadaşlarımızın mezhebini hiçbir zaman sorgulamadık. Kimseyi etnik kökeniyle değerlendirmedik. Ensar anlayışıyla yaradılanı Yaradan’dan ötürü sevdik.

Bugün dünyada 242 Temsilciliğimiz var. 2002 yılından bu yana dünyadaki temsilcilik sayımızı ikiye katladık, 242’ye ulaştık, dünyada 5. sıradayız. Bazı bölgelerde Latin Amerika ve Afrika kıtasında bu sayı yani ikiye katlanmadı çok daha farklı sayıda Büyükelçilik açtık. Örneğin, bundan 10 sene önce Afrika kıtasında sadece 12 tane Büyükelçiliğimiz vardı, bugün 42 tane Büyükelçiliğimiz var. Yine bundan yaklaşık 10 sene önce Latin Amerika ve Karayipler bölgesinde 6 tane Temsilciliğimiz vardı, bugün 17 Temsilciliğimiz var, yaklaşık 3 katı artırmışız. Güneydoğu Asya olmak üzere dünyanın her yerinde şanlı Türk bayrağımızı dalgalandırmak için Misyonlarımızın sayısını artırmaya devam edeceğiz ve şimdi hedefimiz 270. Ve resmi olarak prosedürleri tamamlamak üzere olduğumuz ülkeler var, bittiği zaman Büyükelçiliklerimizi açacağız. Yine yanı başımızda komşumuz Irak’ta biliyorsunuz Musul ve Basra Başkonsolosluklarımızı kapatmak durumunda kalmıştık. Şimdi o Başkonsolosluklarımızı açtığımız gibi ilaveten Necef’te Başkonsolosluk açacağız ve inşallah Kerkük’te de Başkonsolosluk açacağız, açmak için başvuru yaptık. Ve Irak’ın tüm şehirlerinde, bölgelerinde inşallah Misyon sayımızı artırarak kardeş Irak’ın da yeniden inşasına katkı sağlayacağız.

Buraya çok kıymetli bir Büyükelçimizi atadık. Kendisini Ankara’da yanımda değerlendirmeyi düşünüyordum. Ama bu Temsilciliğimizi açınca Hatay’a da verdiğimiz önemden dolayı Büyükelçi Serdar Cengiz arkadaşımızı buraya atadık. Serdar şöyle ayağa kalk da uzun boylusun zaten Hataylı hemşehrilerimiz görsün. Kendisi gelir gelmez söyledi, kısa süre içinde Hatay’ı çok sevmiş. Başka da seçenek var mı? Ben de çok seviyorum Hatay’ı. Gerçekten Hatay benim çok sevdiğim ve gelince de çok mutlu olduğum bir şehir. Büyükelçimiz sizleri sevdi, siz de Büyükelçimize ve buradaki Temsilciliğimize sahip çıkın. Bundan zaten şüphemiz yok.

Biz bu Temsilciliği açarken tabii ki Hatay’daki, Suriye’deki gelişmelerden dolayı, Hatay bölgesine yönelik dünyanın ilgisini görüyoruz. Ve burada Sayın Valimizin, komutanlarımızın, yine ilgili kurumlarımızın gerek insani olsun gerekse güvenlikle ilgili AFAD dahil, emniyet dahil, istihbaratımız dahil arkadaşlarımızın çalışmalarını destek olsun diye bu çalışmaları birlikte koordine edelim diye açtık. Ama amacımız ve hedefimiz sadece bu değil. Biz bundan sonra Hatay’ı Antakya’yı, Hatay’ın tüm ilçelerini yani tüm bütün olarak Hatay’ı inşallah tüm dünyada tanıtacağız, Hatay’ımızı ön plana çıkaracağız. Çünkü bunu en fazla hak eden illerimizin başındadır, bunu gönülden söylüyorum, siyaset olsun diye söylemiyorum.

Ve geçtiğimiz günlerde kıymetli Valimizin, Rahmi Bey’in de söylediği gibi, NATO Akdeniz Diyaloğu’nun 25.yılı vesilesiyle NATO’nun en üst düzey karar alma mekanizması dediğimiz Kuzey Atlantik Konseyi’ni burada Hatay’da ağırladık. Genel Sekreterle beraber yaklaşık 90 kişilik bir heyetti. Önce Ankara’ya geldiler, orada toplantılarımızı yaptık. Sayın Cumhurbaşkanımız da kendilerine hitap ettiler. Ve daha sonra buraya Hatay’a gönderdik. Gerçekten Genel Sekreter bana telefonda söyledi, görüştüğümüz bazı dostlarımız da söyledi, Bakan Yardımcımız da buradaydı, ve yine uçak dönüşünde yolda Brüksel’e dönerken Büyükelçimize de her biri gelmiş, buradan Hatay’dan çok etkilenmişler. Misafirperverliğiniz için sizlere çok teşekkür ediyorum. Hatay’ın bir medeniyetler şehri olduğunu bu kadar bilmiyorlarmış. Ve farklı dinlerden, farklı etnik gruplardan, farklı mezheplerden vatandaşlarımızın burada huzur ve uyum içinde yaşadığını görmekten de çok etkilenmişler. Ama Hatay’ın misafirperverliği ve mutfağından da çok hoşlanmışlar. O yüzden Sayın Valimize ve tüm arkadaşlarımıza gönülden çok teşekkür ediyorum. Bununla yetinmiyoruz, bundan sonra bazı uluslararası toplantılarımızı zirveler dahil Hatay’da gerçekleştireceğiz. Hatayımızı diplomasimizin önemli merkezlerinde bir tanesi yapacağız, yani Ankara, İstanbul, Antalya gibi, yani sadece kendi şehrime torpil yapmıyorum Antalya’ya gördüğünüz gibi önemli bir diplomasi merkezi yapacağız, önemli uluslararası etkinlikleri de sizlerle beraber burada gerçekleştireceğiz, beraber ev sahipliği yapacağız. Ve Misyonumuzun yani bu Bakanlığımızın Hatay Temsilciliği’nin bir amacı, bir görevi de bu. Serdar Bey’i de bu anlamda görevlendirdik. Sadece Serdar Bey değil başta Bakan Yardımcım Yavuz Bey olmak üzere tüm çalışma arkadaşlarımızı görevlendirdik.

Gerçekten dünyanın en bilgili, en donanımlı ve en saygın diplomatlarıyla çalışmanın da gururunu ve heyecanını yaşıyorum. O yüzden burada sizlerin huzurunda tüm çalışma arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Dünyanın her yerinde yaptıkları çalışmalarla bizim göğsümüzü kabartıyorlar.

Ve girişimci ve insani dış politika bizim iktidarımızın, Atatürk’ün Cumhuriyeti kurduktan sonra “yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesini tamamlayıcı bir şekilde ön plana çıkardığımız bir anlayıştır. Bugün girişimci olmalıyız, çünkü dünyanın her yerinde menfaatlerimiz var. O menfaatlerimizi kazan-kazan anlayışıyla o ülke halkları ve ülkemizin ve milletimizin çıkarları çerçevesinde aramalıyız, değerlendirmeliyiz. Ama bugün değişen dünyada görüyorsunuz önümüze zorluklar da çıkıyor. Her türlü zorluklar. Yani başımızdaki zorluklar ve dünyadaki zorluklar. Biz sadece kendimize yönelik zorluklara ya da tehditlere ya da sınamalara duyarlı olan bir ülke ve millet değiliz artık. Tüm dünyanın meseleleriyle yakından ilgilenen ve dünya mazlumlarının umudu olan ve artık Türkiye ne diyor diye herkesin dönüp baktığı bir ülke olduk. Bunun sorumluluğunu da yerine getirmemiz lazım. Sorunların çözümü için, çatışmaların durdurulması için ve zor şartlarda yaşayan insanlara yardım etmek için hem girişimci hem de insani dış politikamızı başarılı bir şekilde sürdürmek durumundayız. Ve bugün elimizden geleni yapıyoruz. Yine diğer taraftan bağımsız bir dış politika izlemeye çalışıyoruz. Elbette bağımsız bir devletiz. Evet, NATO üyesiyiz, müttefiklerimiz var. Evet, birçok uluslararası örgütte üyeyiz. Avrupa Birliği’ne de üye olmak için stratejik bir hedef koyduk, zorlukları da görüyoruz. Bizim uluslararası örgütlere üye olmamız ya da ülkelerle ikili ilişkileri geliştirmemiz onların bizim dış politikamızı sorgulamasına bir meşruiyet kazandırmıyor. Biz bağımsız bir devletiz, kararlarımızı kendimiz alırız.

Bugün S-400’le ilgili Amerika’nın dayatmalarını kabul etmemiz mümkün değil. Esasen Amerika’ya biz, eğer bu konularda endişeniz varsa gelin ortak bir çalışma grubu oluşturalım dedik, NATO da içinde olsun. Bunu kabul etmeyip de her şartta S-400 almayacaksınız diyen bir ülkenin dayatmasını biz kabul etmiyoruz, reddediyoruz. Çünkü biz bağımsız bir devletiz, bağımsızlığına önem veren bir milletiz.

İşte Hatay’ın da Türkiye Cumhuriyeti’ne dahil olması esasen Hataylıların da bağımsızlık ve özgürlüğüne verdiği önemin bir neticesidir.

Biz tüm dünyayla ilişkilerimizi götürmek durumundayız. Bunun için çaba sarf ediyoruz. Herkesle müzakere ederiz. Diplomatik kanalları her zaman açık tutmak isteriz. Ama müzakere demek, diplomasi demek başkalarının istediğini kabul etmek demek değildir. Uzlaşı kültürüyse ona da varız. Bizim karşı olduğumuz tek taraflı politikalardır, dayatmalardır, tehdit dilidir. O yüzden kendi inandığımız yolda yolumuza devam edeceğiz. Tam bağımsız olmak, özgür olmak kolay bir süreç değildir. Ecdadımız da tarihten bu yana birçok zorluğu göğüslemiştir. Kurtuluş Savaşını kolay mı verdi? Mustafa Kemal Atatürk ve o günkü silah arkadaşları. O yüzden bundan sonraki süreçte de zorluklar olabilir ama milletçe tam bağımsız bir devlet ve millet olmak için, ülke olmak için o zorlukları da göğüslemeyi başarmamız lazım. Engeller olabilir, zorluklar olabilir ama birlik ve beraberlik içinde inşallah bunları hep beraber aşacağız.

İşte yanı başımızdaki Suriye, birlik ve beraberliğin bozulduğunda nelerin olabileceğini yakından gördüğümüz ve bize de doğrudan yansımaları olan bir komşumuz. Allah kimseyi, hiçbir ülkeyi Suriye’nin ve Yemen’in içine düştüğü duruma düşürmesin. Toparlamak çok zor, çok çalışıyoruz, ateşkes için, siyasi süreç için, Anayasa Komisyonunun kurulması için. Rejimle muhalifler arasında güven artırıcı adımların atılması için özellikle bu zorla alıkonulanların takası, değiştirilmesiyle ilgili ki 3 defa yapıldı, her alanda çaba sarf ediyoruz. İnsani boyutunu ihmal etmedik. Evet, ülkemizde bulunan 3.6 milyon Suriyeli göçmen bazen sosyal problemlere sebep olabilir, toplumun olduğu insanın olduğu her yerde bu tür toplumsal sorunlar olabilir. Ama bu sorunlardan ya da göç sorunundan en çok etkilenen illerden bir tanesi Hatay’dır. Buna rağmen Hatay gerçekten dünyanın takdir ettiği bir şekilde sadece bizlerin değil bu insanların neden gelmek zorunda olduğunu unutmadan insani açıdan bakmayı tüm zorluklara rağmen devam ettiren bir ilimizdir, o yüzden tüm Hataylılara huzurlarınızda çok teşekkür ediyorum. Çünkü 2 bin yıl önce bu topraklara gelen insanlara nasıl insani bir şekilde yaklaşıldıysa bugün Hataylı hemşehrilerimiz de aynı anlayış içinde. Evet, şimdi geri dönüşler başladı. Hemen Hatay’ın da yanı başında olan Afrin bölgesine ve Fırat Kalkanı’yla DEAŞ’tan temizlediğimiz bölgelere şu ana kadar 330 bin Suriyeli döndü. Ve Suriyelilerin dönmek istediğini buradan da görüyoruz yeter ki orası güvenli olsun. Bugün İdlib güvenli olsun daha güvenli olsun İdlib’e de dönüşler hızlanır. Ama maalesef işte yeniden Rejimin buralarda saldırılarını görüyoruz. Biz inşallah bu güvenli bölgeyi de oluşturduktan sonra o bölgeye de oralarda destek vererek Suriyelilerin dönüşlerine yardımcı olacağız. Ama Rejimin bu saldırganlığını da kabullenmemiz mümkün değil. Ve Rusya’yla imzaladığımız İdlib Muhtırası’na da aykırı. Ve burada Rejimi durdurmak da bugüne kadar Suriye konusunda yakın işbirliği içinde çalıştığımız Rusya’nın ve İran’ın sorumluluğudur. Çünkü her ikisi de Rejimin garantörüdür. Hem siyasi süreçte hem de sahadaki bu tür vardığımız mutabakatlarda. Ve son günlerde Rejimin de bizim gözlem noktalarına taciz atışları yaptığını görüyoruz. Tıpkı geçmişte Afrin’den o teröristlerin yaptığı gibi, tıpkı şimdi ara sıra Telafer’den yine orada PKK’lıların, YPG’lilerin yaptığı tacizler gibi. Nasıl o tacizleri, o saldırıları tolere etmediysek, rejimin de askerimize yönelik tacizlerini tolere etmemiz mümkün değil, haddini bildiririz, herkes haddini bilsin.

Yani bu konularda neler yapabileceğimizi Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘bir gece ansızın gelebiliriz’ sözleriyle kahraman askerlerimizin ve onları destekleyen kahraman polis özel harekatımızın sahada neler yaptığını, yapabileceğini gördük. Aynı şekilde Pençe Harekatıyla operasyonuyla kahramanlarımız artık o teröristlere Irak dağlarını da dar ediyor ve onları da inlerine, dağlarına gömmeye devam ediyor. Buradan tüm kahramanlarımıza, askerlerimize ve polislerimize de selamlarımızı gönderiyoruz. Allah onlara güç versin, derman versin.

Bugün yine 7 tane teröristi orada etkisiz hale getirdiler. Artık hedef Kandil’dir neresi olursa olsun ister Kandil, ister Sincar, isterse kuzey doğu Suriye olsun. Nerede olursa olsun ülkemize yönelik tehdit oluşturan teröristlere hiç çekinmeden gerekeni yaptık, yapıyoruz ve yapmaya da devam edeceğiz.

Çok kıymetli Hataylı hemşehrilerim, Atatürk, “Hatay benim namusumdur” demiştir, Hatay bizim de namusumuzdur, gözbebeğimizdir. Gözbebeğimiz, namusumuz olan Hatay’ı hep birlikte ihya etmeye devam edeceğiz. İşte açtığımız bugün sizlerin de açılışına şeref verdiğiniz bu Temsilciliğimiz de işte gözbebeğimiz, namusumuz olan Hatay’ın gelişimine, büyümesine ve dünyanın her yerinde tanıtımına katkı sağlayacaktır. Temsilciliğimiz sizin emrinizdedir, burada yaşayan herkesin evidir, tüm Hatay’da yaşayan hangi dinden, hangi görüşten olursa olsun herkesin evidir, ama Temsilciliğimiz de size emanettir. Bu emanetinize iyi bakacağınızdan şüphemiz yok. Ve sizlere bugün katılımınız için Temsilciliğimize verdiğiniz destek için çok teşekkür ediyorum. Dışişleri Bakanlığımızın Hatay Temsilciliği hayırlı uğurlu olsun. Hepinize sevgiler, saygılar sunuyorum.