#

Bakanlığı Takip Edin:

Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Kudüs konulu Acil Özel Oturumu’nda Yaptığı Konuşma, 21 Aralık 2017, New York

Sayın Başkan,

Bu tarihi BM Genel Kurulu toplantısının gerçekleştirilmesini sağladığınız için size teşekkür ederiz.

Filistin Dışişleri Bakanı Sayın Riad Malki’ye de hoşgeldiniz demek istiyorum.

Değerli dostlarım,

Bu kürsüye pek çok defa geldik ve Filistinlilerin de bizler gibi yaşamaya hakları olduğunu söyledik.

"Özgür ve güvende olmaya hakları var" dedik. "Refah içinde yaşamaya hakları var" dedik. "Kendilerine ait olandan yararlanmaya hakları var" dedik.

Ancak, sözlerimiz bir değişiklik yaratmadı. Yasadışı işgal hala sürüyor ve Filistinliler en temel haklarından dahi mahrumlar. Filistinliler, nesillerdir, sistematik bir şiddet ve ayrımcılıkla karşı karşıyalar.

Bugünkü oylama, Filistinlilere yalnız olmadıklarını hatırlatmak açısından büyük önem taşıyor.

Bu oylama, Filistin davasının, hepimizin davası olduğunu göstermek için önem taşıyor.

Dolayısıyla, bugün sesimizi, adalet ve barış için yükselteceğiz.

Bugün sesimizi, üç mukaddes inancın şehri, Kudüs için yükselteceğiz. Farklı etnik yapıların ve dinlerin birarada yaşayabileceğini ispat edeceğiz.

Sayın Başkan,

Değerli Katılımcılar,

Filistinliler, 1967 sınırları içinde, başkenti Doğu Kudüs olan, kendi devletlerini kurma hakkına sahiptirler.

Bu, bölgede adil ve kalıcı barışın ana unsuru ve tek umududur.

Bununla birlikte, BM üyesi bir devletin, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma kararı, ilgili BM kararları dahil olmak üzere, uluslararası hukuku ihlal etmiştir.

Bu karar, bütün evrensel değerlere yönelik küstah bir saldırıdır.

İslam İşbirliği Teşkilatı’nın (İİT) Zirve Dönem Başkanı olarak, 13 Aralık’ta İstanbul’da Olağanüstü Zirve toplanmasını sağladık.

Dünyanın en geniş katılımlı ikinci hükümetlerarası örgütü olan İİT, İsrail Parlamentosunun 1980 yılında aldığı benzer bir kararı en kuvvetli şekilde kınayan BM Güvenlik Konseyi’nin 476 sayılı kararıyla uyumlu bir şekilde, bu kararı oybirliğiyle geçersiz ve hükümsüz olarak tanımlamış ve reddetmiştir.

İİT, aynı zamanda, Doğu Kudüs’ü Filistin Devleti’nin başkenti olarak ilan etmiştir.

Sayın Başkan,

Kudüs üç tek tanrılı dinin kutsal şehridir. Kudüs'ün tarihi statüsünün korunması tüm insanlığın sorumluluğudur.

Kudüs'ün statüsüyle ilgili tek taraflı kararlar bu şehrin çok kimlikli ve çok kültürlü dokusunu tehdit eder niteliktedir. Bu tip kararlar, Orta Doğu'da adil ve kalıcı barış umutlarını zedelemekte, iki devletli çözüm vizyonunu engellemektedir.
Maalesef, Güvenlik Konseyi, veto yetkisinin kullanılması neticesinde, sorumluluklarını bir kez daha yerine getirememiştir.

Şimdi, adaleti sağlama görevi BM Genel Kurulu'na düşüyor.

Bu toplantı öncesinde BM üyesi bir ülke, diğer tüm üyeleri tehdit etti. Bizlere, "hayır oyu verin ya da sonuçlarına katlanın" dendi. Hatta, bazılarımıza, "aldığınız kalkınma yardımlarını keseriz" dendi.

Bu şekilde bir tavır kabul edilemez. Bu kabadayılıktır ve bizler buna boyun eğecek değiliz. Üye ülkelerin oyları ve şereflerinin satılık olduğunu düşünmek etik değildir.

Şöyle ifade edeyim: Bizim gözümüzü korkutamazsınız! Güçlü olabilirsiniz, fakat bu sizi haklı kılmaz!

Sayın Başkan,

Bayanlar ve Baylar,

Bu tarihi bir andır. Bugün, Filistin halkının lehine verilecek bir oy, bizim tarihin doğru tarafında yer almamızı sağlayacaktır. Bunu daha önce, 2012 yılında Filistin’e BM’de üye olmayan gözlemci devlet statüsü verdiğimizde yaptık.

Bu oylamanın, Ortadoğu’da çok ihtiyaç duyulan barış ve adalete giden yolu açmasını ümit ediyoruz.

Türkiye, İİT Zirvesi Dönem Başkanı olarak, bu kararın Yemen’le birlikte ortak sunuculuğunu yaptık.

Ayrıca, Arap Ligi’yle beraber, BM Genel Kurulu Başkanı’ndan bu acil özel oturumu toplamasını talep ettik.

Sonuç olarak, tüm Türk milleti adına, Türkiye’nin Kudüs’ü asla yüzüstü bırakmayacağını ifade etmek istiyorum.

Filistin halkı asla yalnız kalmayacaktır.

Teşekkürler Sayın Başkan.