#

Bakanlığı Takip Edin:

Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun Dış Politika Enstitüsü Başkanı Sayın Seyfi Taşhan Onuruna Düzenlenen Ödül Töreninde Yaptığı Konuşma, 9 Nisan 2015, Ankara

BÜYÜKELÇİ ALTAY CENGİZER- Sayın Bakanım, Sayın Müsteşarım, Bakanlığımızın çok değerli mensupları ve iftiharımız çok saygıdeğer Seyfi Taşhan, Sayın Oktay Aksoy. Bugün çok uzun süredir son derece inanç ve çok saygın bir kararlılıkla yürüttüğünüz çalışmalarınızı Bakanlığımızca farkında olunduğunu ve son derece yararlandığımızı ortaya koymak üzere Sayın Bakanımızın talimatlarıyla ve kendi kararlarıyla bir ödül töreni için bulunuyoruz. Zat-ı Alinizden sadece biz nispeten daha yaşlı arkadaşlarımız değil, genç arkadaşlarımız da her zaman birikiminizden yararlanmıştır. Bu birikim yıllardır devam ediyor. Ben Sayın Bakanımıza sözü vermeden önce birkaç örnekle yıllara doğru giden irili, ufaklı çalışmalarınızı arkadaşlarımla paylaşmak istiyorum. Bu gerçekten ancak inançla yerine getirilebilecek bir şeydir. Sizinle her konuştuğumuzda yeni şeyler öğreniyoruz, müsaade buyurursanız daha 10 dakika evvel ülkemizde nasıl daha iyi bir strateji kültürü olması gerektiğini, daha bir tarih kültürü olması gerektiğini, daha makul düşünce gibi hususlarla çok zenginleştirici bir konuşma. Size medyunu şükranız, benim çok fazla söz söylemem doğru olmaz, çünkü Sayın Bakanımızı davet edeceğim. Ama şu husus var ki: kurumsallaşmalar oluyor ise Dış Politika Enstitüsü bunlardan bir tanesi, son derece önemli. Eğer kurumsallaşma olursa onun ardında her zaman fedakar bir gayret teşhis etmek gerekir. Biz bütün Dışişleri, emekli olanlarımız, hayattan ayrılanlar, en gençlerimiz size her zaman medyunu şükran olacağız. Ben müsaadenizle meslektaşlarım adına bu samimi duygularımızı ifade etmiş olmak isterim ve Sayın Bakanımızı lütfederlerse davet ediyorum konuşmalarını yapmak için.

Teşekkür ederim. (Alkışlar)

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Dış Politika Enstitüsünün çok değerli Başkanı, çok değerli büyüğümüz Seyfi Bey, çok değerli mesai arkadaşlarım; Bugün çok anlamlı bir törende sizlerle beraberiz.

Seyfi Bey, sizi 14 yıldır tanıyorum, ama bu Bakanlık sizi 40 yıldır tanıyor, hatta daha da fazla. Bugün Bakanlığımızın birçok çalışanı, Müsteşar Yardımcılarımız, Büyükelçilerimiz ve de her kademedeki çalışma arkadaşlarımız bugün bu törende bizlerle beraberler. Ben kendilerine öncelikle çok teşekkür ediyorum. Siz Bakanlığımıza bilgi birikiminizin dışında, Dış Politika Enstitüsünün kurulduğu günden bu yana yaptığınız katkıların dışında önemli de bir personel kazandırdınız. Ve bugün kızınız Aylin Hanım, Aylin Taşhan bizim Maputo Büyükelçilimiz bugün aramızda yok ama, kendisi de ekranlarda bizimle beraber olacak arkadaşlarımız yardımcı olabilirlerse.

Aylin Hanım, merhaba. 

BÜYÜKELÇİ AYLİN TAŞHAN- Merhaba Sayın Bakanım.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Nasılsınız, Maputo’da her şey yolunda mı? 

BÜYÜKELÇİ AYLİN TAŞHAN- Her şey yolunda, çok teşekkür ederim.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Ziyaretimizi erteledik ama, inşallah en kısa zamanda geleceğiz. 

BÜYÜKELÇİ AYLİN TAŞHAN- Bekliyoruz her şey hazır Sayın Bakanım.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Bugün Bakanlığımızdaki tören hakkında bilginiz var değil mi? 

BÜYÜKELÇİ AYLİN TAŞHAN- Var, evet, bizde ben şu anda salonu görüyorum sizi göremiyorum ama salonu görüyorum.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Salonu görebiliyorsunuz değil mi, Seyfi Bey’i görebiliyor musunuz? 

BÜYÜKELÇİ AYLİN TAŞHAN- Babamı görüyorum evet şimdi sizi de gördüm Sayın Bakanım.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Önemli o. Ben kürsüdeyim şimdi, ben sizi görüyorum ama. Çalışma arkadaşlarımızı da görüyorsunuz. 

BÜYÜKELÇİ AYLİN TAŞHAN- Evet, benim için de çok iyi oldu, bu kadar uzaktan sizlerin yanında olmak, yani olduğunu hissetmek çok mutlu etti beni.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Peki, başarılarınızın devamını diliyoruz. 

BÜYÜKELÇİ AYLİN TAŞHAN- Çok teşekkür ediyorum.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Programı izlerseniz bağlantıda kalırsanız memnun oluruz. 

BÜYÜKELÇİ AYLİN TAŞHAN- Tabii.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Evet, çok değerli arkadaşlar, biraz öncede söylediğim gibi gerçekten Dış Politika Enstitüsü kurulduğu 1974 yılından bu yana dış politikamızın özellikle yurt dışında tanıtılması bakımından çok önemli bir görevi yerine getiriyor. Enstitünün kurulması biraz önce 40 yıl dedim, 40 yıllık bir sürede Enstitünün, Bakanlığımızla yakın bir çalışma içinde olduğunu tüm arkadaşlarımız biliyor ve emekli Büyükelçilerimizden Oktay Bey’le de bugün Enstitüde Seyfi Bey’le birlikte çalışıyor.

Seyfi Bey’in ismi adeta Dış Politika Enstitüsü’yle de özdeşleşti. Birçok kişi aslında Enstitünün ismini bilmez, ama Seyfi Bey’in Başkanı olduğu, Başkanlığını yaptığı Enstitüden bahseder, Seyfi Bey’den bahseder.

Bugün Türkiye’de özellikle dış politikayla ilgili gerek üniversitelerde, gerekse bağımsız birçok think tankler var, düşünce kuruluşları var ama hepsi de Dış Politika Enstitüsünü ve Seyfi Bey’i duayen olarak kabul ederler, saygı duyarlar ve bilgisinden, birikiminden faydalanırlar.

Dış Politika Enstitüsü ve Seyfi Bey, özellikle Türkiye’ye ilgi duyan, dünyadaki diplomatlarla, siyasetçilerle ve de akademisyenlerle sürekli temasta olmuştur. Türk Dış Politikasının önceliklerini, dinamiklerini ve hedeflerini de her zaman gerek doğrudan kurduğu bağlantılarla, gerekse yayınlarıyla her zaman anlatmaya çalışmıştır. Dünyanın her kesimden biraz önce söylediğim akademisyen, siyasi çevre ve de diplomatların Türkiye’ye ilgisini, Türkiye’ye olan ilgisinin artmasında da önemli katkı sağlamışlardır. Ve kendisi 37 yıl Avrupa Konseyi’nin temsilciliğini yapmıştır ve 2013 yılında bu görevi bıraktı ve Avrupa Konseyi kendisine şeref madalyası verdi. Ben kendisiyle yaklaşık 13 yıl Avrupa Konseyinde birlikte çalıştım ve Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Başkanlığım döneminde ve öncesinde kendisinin bilgi birikiminden çok faydalandık. Her zaman önerilerini bir büyüğümüz olarak dikkate aldık ve de çalışmalarımızda bunun faydasını da çok gördük. Bize çok yol gösterici oldu, kendisine huzurlarınızda çok teşekkür ediyorum.

Bizim Bakanlığımız da ülkemize ve özellikle de diplomasiye hizmet eden herkese karşı vefalıdır. Bizim Bakanlığımızın en önemli özelliklerinden bir tanesi vefadır. Bakanlığımız Sayın Seyfi Taşhan’a 1989 yılında üstün hizmet madalyası vermiştir. Ben bu anlamda Bakanlığımla da gurur duyduğumu belirtmek isterim. Biz böyle bir madalya vermeyi düşünmüştük ama iki defa böyle bir madalyanın verilmesi mümkün olmadığı için bugün biz de teşekkürlerimizi, şükranlarımızı bir plaketle iletmek istedik. Seyfi Bey size tüm hizmetlerinizden dolayı gönülden çok teşekkür ediyorum. Özellikle uluslararası alanda, Avrupa’da, Avrupa Konseyi’nde sizin ne kadar saygın bir insan olduğunuzu sadece oradaki gazeteciler, çalışanlar değil, 47 ülkeden gelen, gözlemci ülkelerden gelen milletvekilleri düzeyinde de görmüş olduk. Ben tüm Bakanlığım adına, tüm çalışma arkadaşlarım adına dış politikamıza ve ülkemize verdiğiniz hizmetler için gönül dolusu şükranlarımı diliyorum. Özellikle de Aylin Hanım gibi çok değerli bir Büyükelçimizi Bakanlığımıza kazandırdığınız için ayrıca çok teşekkür ediyorum, başarılı çalışmalarınızın devamını diliyorum.

Biliyorum diplomaside emeklilik yoktur. İşte Oktay Bey de Bakanlığımızdan emekli oldu, ama diplomasinin içinde. Diğer emekli büyükelçilerimizin de birçok alanda çok aktif bir şekilde bazen Bakanlığımızın verdiği görev, bazen devletimizin verdiği bir görevi, bazen de uluslararası örgütlerin verdiği bir görevi başarıyla yerine getirmektedir. Bugün Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatının Ukrayna Özel Gözlem Misyonunun başındaki kişi de eski Müsteşarlarımızdan Büyükelçi Ertuğrul Apakan’dır ve herkes tarafından takdir edilen zor bir görevi en iyi şekilde yerine getirmektedir. Kendisini de burada tebrik etmek istiyorum, diğer çalışma arkadaşlarımızla beraber.

Tekrar sizi kutluyorum. Müsaade ederseniz mütevazi plaketimizi size takdim etmek istiyorum. Buyurun efendim. (Alkışlar)

Aylin Hanım, söylemek istediğiniz bir şey var mı babanıza? 

BÜYÜKELÇİ AYLİN TAŞHAN- Çok teşekkür ederim. Sayın Bakanım, size çok teşekkür ediyorum, çok gurur duydum, çok gurur verici aynı zamanda bütün sözleriniz için benimle ilgili sözleriniz için de ayrıca çok teşekkür ediyorum, çok saygılar sunuyorum. Teşekkür ederim.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Daha iyi çalışmanız için teşvik etmek için söyledim. Biliyorsunuz Obama’ya Nobel Barış Ödülü verdiği zaman niye verdiler bu ödülü diye sorgulamaya başladılar. Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjorn Jagland’la teşvik etmek için verdik dedi. Ama sizin hak ettiğinizi biliyorum. (Alkışlar)

Aylin Hanım, göremeyecek ama duyacak en azından. 

BÜYÜKELÇİ AYLİN TAŞHAN- Yok, görüyorum Sayın Bakanım.

SEYFİ TAŞHAN- Sayın Bakanım, bu verdiğiniz plaket 1986 yılında aldığım berattan çok daha şık, çok daha güzel, çok teşekkür ederim ve çok daha değerli. Efendim, ne diye hitap edeceğim bilmiyorum, ama en doğrusu değerli arkadaşlar desem en doğrusu. Çünkü ben Dışişleri Bakanlığının resmi bir parçası hiç olmadım, ama Dışişleri Bakanlığıyla 40 yıldır çok yakın bir şekilde çalışıyoruz. Bu çalışmamızda bize daima Dışişleri Bakanlığı ışık tutmuştur ve siyaset planlama Genel Müdürleri de daima bizim konseyimizde, yönetim konseyimizde yer almıştır. Bu da bizim için büyük bir şeref olmuştur, büyük bir teşvik olmuştur ve yolumuzu şaşırmamamızı sağlamıştır daima. Bu bakımdan ben 40 yıl içinde yaptıklarımızdan pek bahsetmek istemem, fakat birkaç hususu belirtmem lazım. Bizim soğuk savaş yıllarında üzerinde durduğumuz konular daima ve hatta büyük ölçüde strateji ve savunma konuları olmuştur ve bu konuda Türkiye’nin ne kadar önemli bir pozisyonda olduğunu Avrupa’ya, Amerika’ya anlatma imkanını birçok vesileyle bulduk. Soğuk savaş sonunda tabii Türkiye bir marjinal bölge olmaktan Avrupa’nın, Sovyetler Birliği’nin, Ortadoğu’nun ve diğer bölgelerin bir marjinal ülkesi olmaktan çıkıp artık bir bölgenin bir merkezi hükümeti haline gelmiştir ve bunu ilk defa hatırlıyorum 1992 yılında İngilizlere Chatham House’da söylediğim zaman bayağı bir hayret geçirmişlerdi, Türkiye nasıl bir merkezi hükümet olur. Tabii bizim Avrupa’da da çok şeyler geliştirmeye çalıştık ve onlara temelde şunu söylemeye çalıştık: Türkiye küçük marjinal bir devlet olmaktan çıktığı için artık Türkiye ile Avrupa’nın bir araya gelmesinde pek çok dikkat edilecek hususlar da vardır. Türkiye’yi Avrupa Birliği’nin en büyük ülkelerinden biri olarak kabul etmeyebilirsiniz fakat Türkiye ile Avrupa müşterek çalışacaktır. Türkiye’nin Avrupa’daki yeri de çok sağlam bir yerdir. Türkiye’yi hiçbir kimse bir kenara itemez şeklinde bir strateji, bir anlatışım geliştirmeye çalıştık ve bu da çok faydalı oldu sanırım. Ben konuşmamı uzatmayacağım, ama Sayın Bakana özellikle Avrupa Konseyinde ne kadar büyük işler yaptığını hatırlatmamı müsaade buyurun. Sayın Bakanımız ayrıldıktan sonra ben 1 yıl daha orada kaldım. Başkanlıktan ayrıldıktan sonra bile kendisine ne kadar hayranlık duyulduğunu birçok milletvekilinden işittim, yabancı milletvekillerinden. François Mipnon Genel Sekreter olunca herkes diyordu ki; Çavuşoğlu nerede, Çavuşoğlu nerede diyorlardı. Bu beni çok mütehassıs etti ve oradaki Türkler de hakikaten bir Parlamenter Assamble Başkanını kaybetmekten çok üzüntü duydular.

Efendim, sözümü kısa keseceğim ve bu verdiğiniz şeref madalyası için, şeref nişanı için, şeref plaketi için son derece medyun-u şükran olduğumu arz edeceğim.

Çok teşekkür ve saygılarımla. Bütün mensupları saygıyla alkışlıyorum. (Alkışlar)

BÜYÜKELÇİ ALTAY CENGİZER - Sayın Taşhan, bütün duygularınızı çok güzel ifade ettiniz, tekrar çok çok teşekkür ediyoruz. Bakanlık olarak çok yerinde bir hareket yaptık, onun mutluluğu içerisindeyiz. Hatırlamak, gerçekten toplumlar için esastır. Tekrar her birinize teşekkür ediyorum Sayın Bakanım.