Türkiye - Irak Siyasi İlişkileri

Güney komşumuz Irak’la siyasi ilişkilerimizin ahdi çerçevesi Türkiye, Irak ve İngiltere arasında imzalanan 5 Haziran 1926 tarihli “Ankara Hudut ve Münasebat-ı Hasane-i Hemcivari Antlaşması”yla sağlanmıştır. Diplomatik ilişkilerimiz ise, ilk Irak Elçisi Sabih Neşet’in ülkemizde göreve başladığı 1928 yılına uzanmaktadır. Irak’ın 3 Ekim 1932 tarihinde İngiltere mandasından ayrılarak bağımsızlığını ilan etmesiyle, ilişkiler münhasıran Ankara-Bağdat arasında yürütülmeye başlanmıştır.

Komşumuz Irak’ta kalıcı istikrarın ve güvenliğin sağlanması ülkemiz açısından kritik önem taşımaktadır. Bu itibarla, Irak’ın kapsayıcı politikalarla adil güç ve gelir paylaşımı temelinde, Anayasası’nda öngörüldüğü şekilde düzenli işleyen demokratik bir sisteme kavuşması, sınırları içinde tam anlamıyla egemenliğini ve birliğini tahkim ederek, topraklarında yuvalanan ve ülkemize tehdit teşkil eden terör örgütlerini bertaraf etmesi öncelikli beklentilerimizdir.

Türkiye, Irak’ın birliğini, egemenliğini ve bütünlüğünü desteklemekte; Irak’ın geleceğine ilişkin her türlü kararın, Irak Anayasası hükümleri çerçevesinde, ilgili tüm tarafların ve Irak halkının rızası alınarak, diyalog ve uzlaşıyla şekillendirilmesi gerektiğine inanmaktadır. Irak’ta anayasayı ve hukukun üstünlüğünü ihlal eden hareket ve yaklaşımlardan kesin bir şekilde uzak durulmalıdır. IKBY tarafından 25 Eylül 2017 tarihinde düzenlenen yasadışı referanduma da bu anlayışla karşı çıkılmıştır. Ülkemiz, bu süreçte, Irak’ın egemenliğinin, toprak bütünlüğünün ve siyasi birliğinin muhafazası için Irak Hükümeti’yle yakın işbirliği içinde hareket etmiştir.

DEAŞ terör örgütü 2014 yılında Irak topraklarının yaklaşık üçte birini işgal etmiştir. Türkiye, Uluslararası Koalisyon’un bir üyesi olarak Irak’ın DEAŞ terör örgütüyle mücadelesine de büyük katkı sağlamıştır. Dönemin Irak Başbakanı Haydar Ebadi, 9 Aralık 2017 tarihinde DEAŞ’a karşı askerî zaferin kazanıldığını ilan etmiştir. DEAŞ sonrası dönemde Türkiye, Irak’ta DEAŞ’tan kurtarılan bölgelerin yeniden imarına, yerlerinden edilmişlerin geri dönüşlerine ve ulusal uzlaşı çabalarına katkı sağlamayı planlamaktadır. Bu amaçla ülkemiz, 2018 Şubat ayında Kuveyt’te düzenlenen “Irak’ın Yeniden İmarı Konferansı”nda muhtelif stratejik projelere yönelik olarak 5 milyar ABD Doları kredi ve 50 milyon ABD Doları destek taahhüdünde bulunmuştur.

İki ülke arasında Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi (YDSK) 10 Temmuz 2008’de Bağdat’ta imzalanan Ortak Siyasi Bildirge’yle tesis edilmiştir. YDSK mekanizması, iki ülke arasında işbirliğinin geniş bir yelpazede ve ortak projeler temelinde geliştirilmesini amaçlamaktadır. İlk YDSK toplantısı, 15 Ekim 2009’da Bağdat’ta gerçekleştirilmiş ve çeşitli alanlarda 48 anlaşma imzalanmasıyla sonuçlanmıştır. II. YDSK toplantısı, 25-26 Aralık 2014’te Ankara’da düzenlenmiş ve toplantı sonucunda yayınlanan ortak bildiride iki ülke arasındaki ilişkilerin taşıdığı önem teyit edilmiştir. III. YDSK Toplantısı ise, eski Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım’ın 7-8 Ocak 2017 tarihlerinde Irak’ı ziyareti kapsamında Bağdat’ta düzenlenmiştir. III. YDSK vesilesiyle yayınlanan Ortak Bildiri’de, taraflar birbirinin toprak bütünlüğüne ve egemenliğine saygı duyduklarını yinelemiş; ikili ilişkilerin her alanda geliştirilmesi ve terörle mücadelede işbirliğini sürdürme hususlarında mutabık kalmışlardır. Ülkemiz ile Irak arasında 19. Karma Ekonomik Komisyon (KEK) ile 4. Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi (YDSK) Toplantıları’nın 2023 yılında düzenlenmesi için çalışmalarımız devam etmektedir.

Koronavirüs salgını nedeniyle, 2020 yılı sonrası dönemde Irak’la üst düzey temaslarımızda nispi bir durgunluk yaşanmıştır. Bununla birlikte, Irak’tan ülkemize Başbakan, Dışişleri Bakanı, Meclis Başkanı ve muhtelif Bakanlar düzeyinde ziyaretler gerçekleştirilmiş, mukabilinde Dışişleri Bakanımız, Milli Savunma Bakanımız, Ticaret Bakanımız ve Savunma Sanayii Başkanımız tarafından Irak’a ziyaretlerde bulunulmuştur. IKBY’yle ilişkilerimiz de Irak’ın toprak bütünlüğü anlayışı çerçevesinde karşılıklı üst düzey ziyaretlerle geliştirilmeye çalışılmaktadır. Bu ziyaretlerin sonuncusunu, IKBY Başbakanı Mesrur Barzani’nin 15 Nisan 2022 tarihinde ülkemize gerçekleştirdiği ziyaret teşkil etmiştir. IKBY Başkanı Neçirvan Barzani de 2 Şubat ve 11 Mart 2022 tarihlerinde ülkemizi ziyaret etmiştir.

Türkiye-Irak ikili ticaret hacmi 2021 yılında 19,5 milyar ABD Doları seviyesinde gerçekleşmiştir. Irak, 2021 yılında ülkemizin beşinci en büyük ihracat pazarını (11,133 milyar ABD Doları) teşkil etmiştir. İhracatımız 2022 yılında ilk 11 ay itibarıyla 12 milyar Dolar düzeyini aşmış, ikili ticaret hacmimiz ise ilk 11 aylık dönemde 22,3 milyar Dolar seviyesine ulaşmıştır.

Türkiye, enerji kaynakları bakımından dünyanın en zengin ülkelerinden biri olan Irak’ın petrol ve doğalgaz kaynaklarının küresel pazarlara ulaştırılmasında coğrafi avantajıyla ön plana çıkmaktadır. Irak’la bu alandaki işbirliğimizin gelişmesi, kaynak ve güzergâh çeşitliliği sağlaması bakımından, uluslararası enerji güvenliğine de katkıda bulunacaktır.

Türkiye, Irak’ın kurucu unsurlarından biri olan ve bu ülke ile arasında bir dostluk köprüsü addettiği Türkmenlerin durumunu yakından takip etmektedir. Irak’ın birliğinin teminatı olan Türkmen toplumunun karşı karşıya kaldığı sorunların çözüme kavuşturulabilmesi adına girişimlerimiz sürdürülmektedir. Ülkemiz, Türkmenlerin ülke yönetiminde daha fazla yer edinmesi gerektiği görüşünde olduğunu her vesileyle dile getirmektedir.

PKK terör örgütünün Irak’taki varlığı Türkiye’nin ulusal güvenliği ile Irak’ın egemenliğini ve huzurunu tehdit etmektedir. Erbil Başkonsolosluğumuzda görevli diplomatımız Osman Köse’nin PKK’lı teröristlerce 17 Temmuz 2019 tarihinde şehit edilmesi, eli kanlı terör örgütüne karşı Irak makamları tarafından daha etkin adımlar atılmasının gerekliliğini göstermiştir. Esasen, Irak Anayasası’nın 7. maddesi, Irak Hükümeti’ni Irak topraklarında komşu ülkelere tehdit oluşturacak terör örgütlerini barındırmamakla yükümlü kılmaktadır. Türkiye, bu maddenin gereği Irak makamlarınca tam olarak yerine getirilmediği müddetçe, uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru müdafaa hakkı çerçevesinde, ulusal güvenliğini korumak için gerekli gördüğü tüm tedbirleri almayı sürdürecektir. Aynı şekilde, FETÖ terör örgütünün Irak’taki faaliyetlerine son verilmesi de ülkemizin Irak makamlarından temel beklentileri arasında yer almaktadır.