#

Türkiye ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT)

Uluslararası Örgüt Künyesi

Örgütün Amacı: AGİT, güvenliğin üç boyutunda ilke, norm ve standartlar geliştirmekte, yükümlülüklerin uygulanma durumlarını izlemekte, esnek müzakere ve siyasi diyalog forumu teşkil etmekte, ayrıca katılımcı Devletlerin demokratikleşme, hukukun üstünlüğü ve insan haklarına saygı alanlarındaki çabalarına destek ve yardım işlevi görmektedir

Kuruluş Tarihi:

1975

Merkezi:

Viyana

Genel Sekreteri:

Lamberto Zannier (İtalya)

Üye Ülkeler:

AGİT’te 57 katılımcı Devlet yer almaktadır. Ayrıca toplam 11 ülke Akdenizli ve Asyalı İşbirliği Ortağı statüsündedir. Katılımcı Devletler ile İşbirliği Ortakları ülkelerinin listesi aşağıda takdim kılınmıştır.

AGİT KATILIMCISI DEVLETLER
• ABD
• Almanya
• Andorra
• Arnavutluk
• Avusturya
• Azerbaycan
• Belarus
• Belçika
• Bosna-Hersek
• Bulgaristan
• Çek Cumhuriyeti
• Danimarka
• Ermenistan
• Estonya
• Finlandiya
• Fransa
• GKRY
• Gürcistan
• Hırvatistan
• Hollanda
• İngiltere
• İrlanda
• İspanya
• İsveç
• İsviçre
• İtalya
• İzlanda
• Kanada
• Karadağ
• Kazakistan
• Kırgızistan
• Letonya
• Liechtenstein
• Litvanya
• Lüksemburg
• Macaristan
• Makedonya
• Malta
• Moğolistan
• Moldova
• Monako
• Norveç
• Özbekistan
• Polonya
• Portekiz
• Romanya
• Rusya
• San Marino
• Sırbistan
• Slovakya
• Slovenya
• Tacikistan
• Türkiye
• Türkmenistan
• Ukrayna
• Vatikan
• Yunanistan

AKDENİZLİ İŞBİRLİĞİ ORTAKLARI
• Cezayir
• Fas
• İsrail
• Mısır
• Tunus
• Ürdün

ASYALI İŞBİRLİĞİ ORTAKLARI
• Afganistan
• G.Kore
• Japonya
• Tayland
• Avustralya
Türkiye’nin Üyelik Durumu:

Türkiye Örgütün kurucu üyelerindendir.

Örgütün Tarihi:

Soğuk Savaş döneminde bloklar arası ilişkilerde görülen yumuşamanın da etkisiyle 1973-1975 yılları arasında 35 ülkenin katılımıyla Avrupa’da Güvenlik ve İşbirliği Konferansı (AGİK) düzenlenmiştir. Konferans sonucunda Devlet ve Hükümet Başkanları tarafından imzalanan Helsinki Nihai Senedi Örgütün temel belgesi niteliğindedir. Siyasi bağlayıcılığa sahip Helsinki Nihai Senedi, çeşitli askeri güven ve güvenlik artırıcı önlemlerin (GGAÖ) yanı sıra ekonomik, bilimsel, teknolojik, çevresel ve insani konularda işbirliğini öngörmekte ve Örgütün kapsamlı güvenlik konseptinin temelini oluşturmaktadır.

Kuruluş aşamasında çift kutuplu dünya düzeninde Doğu ile Batı arasında bir danışma ve uzlaşma platformu olarak tasarlanan AGİK, 1990’ların başında ideolojik kamplaşmanın son bulmasıyla yeni dönemin risk ve tehditlerine cevap verecek bir adaptasyon süreci içine girmiştir. 1990 yılında düzenlenen Paris Zirvesinde, “Yeni bir Avrupa için Paris Şartı” kabul edilmiştir.

AGİK, ülke içi ve devletlerarası çatışmaların arttığı bu yeni dönemde gelişmelere karşılık verebilmek amacıyla hızlı bir kurumsallaşmaya gitmiş, ayrıca çeşitli ülkelerde alan misyonları tesis etmiştir. Örgüt, 1994 Budapeşte Zirvesinde alınan kararla Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) adını almıştır.

AGİT’in, 1990’larda çeşitli ülkelerde yürüttüğü kriz yönetiminden çıkartılan dersler ışığında, 1999 İstanbul Zirvesinde Soğuk Savaş sonrası güvenlik tehditlerini ele alan “Avrupa Güvenlik Şartı” kabul edilmiştir.

21. yüzyıla girerken AGİT, 1990’lardaki çatışmalardan yıkımla çıkmış ülkelere demokratik kurumların inşası, hukukun üstünlüğünün sağlanması ve ekonomik kalkınmanın teşvikinde yardımcı olmaya dönük çalışmalarına ağırlık vermiştir. Örgütün çalışmalarının uzun dönemli proje yardımına kayması, faaliyetlerinde denge sağlanması çağrılarını da beraberinde getirmiştir. Bunun yanı sıra, iki kutuplu dünya düzeninin sona ermesini müteakip konvansiyonel savaşın Avrupa kıtasının istikrar ve güvenliğine yönelik öncelikli tehdit olmaktan çıkması, buna mukabil, 11 Eylül saldırıları sonrası asimetrik risk ve tehditlerin ön plana gelmesi üzerine silahların kontrolü ile GGAÖ konuları gündemdeki yerini kaybetmiştir. Keza, AGİT’in bir bölgesel güvenlik örgütü olarak çözmekle yükümlü olduğu ihtilafların (G. Osetya, Transdinyester ve Y. Karabağ) çözüm süreçlerinde somut ilerleme sağlanamaması, Örgütün işlevi ve rolüne ilişkin katılımcı ülkeler arasındaki görüş ayrılıkları Örgütün etkinliği ve rolünün yeniden değerlendirilmesi ihtiyacını doğurmuş ve Örgüt içinde bu doğrultuda bir süreç başlatılmıştır. Bu çerçevede Örgütün reformu konusu gündemin üst sıralarında yer almıştır.

Özellikle 2010 Astana Zirvesi’den sonra, kadın, cinsiyet ve siber güvenlik gibi boyutlararası konular önem kazanmış ve örgütün gündeminde daha fazla yer teşkil etmeye başlamıştır.

21. yüzyılda karşılaşılan tehditlerin çok boyutlu ve karmaşık nitelik arzetmesi, katılımcı ülkeleri 2003 Maastricht Bakanlar Konseyinde “21. Yüzyılda Güvenlik ve İstikrara Yönelik Tehditlere Yönelik AGİT Stratejisi”ni kabul etmeye sevketmiştir.

1-2 Aralık 2010 tarihleri arasında düzenlenen AGİT Astana Zirvesinde, yükümlülüklere bağlılık katılımcı Devletlerce teyit edilmiştir. 2012 yılında AGİT dönem başkanlığını yürüten İrlanda, Helsinki Nihai Senedi’nin imzalanmasının 40. yıldönümüne rastlayan 2015 yılını hedef olarak saptamış ve güvenlik topluluğunun inşasına yönelik “yapı taşlarının” oluşturulması üzerinde katılımcı devletler arasında uzlaşma sağlamaya çalışmıştır. Dublin Bakanlar Konseyi’nde bu çerçevede kabul edilen “Helsinki+40” kararı, 2015 yılında “landmark” bir belgenin kabulüyle sonuçlandırılabilecek bir sürecin resmen başlatılmasını sağlamıştır.

Sözkonusu kararda, Helsinki Nihai Senedi ve Paris Şartı da dahil olmak üzere tüm AGİT yükümlülüklerini tam ve iyi niyetle uygulama hedefine bağlılık teyid edilmiş, Astana Zirvesi’nde belirlenen güvenlik topluluğunun inşa edilmesi hedefi ve bu hedefin gerçekleştirilmesi yönünde verilen işbirliği taahhüdü hatırlatılmış, Helsinki Nihai Senedi’nin kabul edilmesinin 40. yıldönümüne rastlayan 2015’in, kapsamlı, işbirliğine dayalı, eşit ve bölünmez güvenlik anlayışına bağlılığın yenilenmesi bakımından, katılımcı Devletler için önemli bir fırsat teşkil ettiği belirtilmiştir.

Türkiye’nin Örgüt’le İlişkileri:

AGİT’in kurucu üyeleri arasında yer alan Türkiye, Örgütün tüm boyutlarında (siyasi-askeri, ekonomi-çevre, insani boyut) aktif ve yapıcı bir tutum sergilemektedir. Bu çerçevede ülkemiz, terörizm, polis faaliyetleri, sınır güvenliği ve yönetimi, ekonomi ve çevre konuları, hoşgörü ve ayrım gözetmeme, göç ve entegrasyon, insan ticaretiyle mücadele gibi alanlar başta olmak üzere AGİT çalışmalarına katkıda bulunmaktadır.

AGİT kurumları ve diğer birimleri ile ilişkilerimiz düzenli diyalog temelinde olumlu bir seyir izlemektedir. AGİT kurumları, diğer katılımcı ülkeler gibi ülkemizin de AGİT ilke ve yükümlülüklerini uygulama durumunu yakından takip etmektedirler. Son yıllarda ülkemizce gerçekleştirilen kapsamlı reformlar, demokratikleşme ve insan haklarına saygı alanında atılan adımlar AGİT forumlarında olumlu yankı bulmaktadır.

Türkiye’nin karşılıklı yoğun siyasi etkileşim içinde olduğu üç coğrafi bölgedeki (Orta Asya, güney Kafkasya ve Balkanlar) güvenlik durumu ve siyasi gelişmeler AGİT’in gündeminde öncelikli olarak yer almaktadır. Sözkonusu bölgelerle yakın ilişkilere sahip olan ülkemizin görüşleri AGİT’in çalışmalarında dikkate alınmaktadır. Ülkemiz, istikrar ve kalkınmanın sağlanmasına verdiği önem ve bölge ülkeleriyle özel ilişkileri çerçevesinde AGİT’in faaliyetlerine teknik yardım ve eğitim gibi yöntemlerle katkı sağlamaktadır.

Ülkemiz, AGİT’in Türkiye’ye mücavir bölgelerdeki mevcut ve potansiyel çatışmalara ülkelerin toprak bütünlüğü ve egemenlikleri çerçevesinde çözüm arayışlarını desteklemekte, AGİT’in Moldova, Gürcistan ve Azerbaycan’daki ihtilafların çözüm süreçlerinde daha etkin ve sonuç alıcı bir rol üstlenmesini teşvik etmektedir.

Avrupa-Atlantik ve Avrasya güvenlik mimarisinde özgün bir yere sahip olan AGİT’in güvenlik kavramına kapsamlı yaklaşımı, katılımcı devletler arasında açıklık, şeffaflık ve işbirliğini teşvik ederek, güvenliğin arttırılmasını hedefleyen siyasi ve askeri konularla ilgili taahhüt ve mekanizmaları içermektedir. Viyana Belgesi AGİT bölgesinde istikrara ve güvenliğe katkıda bulunan önemli bir GGAÖ aracını oluşturmaktadır. Viyana Belgesinin bugüne kadar başarıyla uygulanabilmesindeki en önemli etken, Belgenin uluslararası gelişmelere göre uyarlanabilmesi ve yeni ihtiyaçları karşılayabilmesi olmuştur. Bu anlayış çerçevesinde, anılan belge 1992, 1994, 1999 ve 2011 yıllarında güncellenmiştir.

Avrupa’da Konvansiyonel Kuvvetler Antlaşması (AKKA), 1990 yılında imzalanmış ve 1992 yılında yürürlüğe girmiştir. AKKA, Avrupa konvansiyonel güvenlik mimarisinin üzerinde inşa edildiği temel uluslararası düzenlemedir. Avrupa sathında ve bölgesel düzeyde kuvvet düzeyleri, askeri dengeler, ülke içi ve dışı askeri konuşlandırma koşulları AKKA tarafından belirlenir. Antlaşma bu amaçla, muharebe tankları, zırhlı muharebe araçları, topçu sistemleri, savaş uçakları ve saldırı helikopterleri olmak üzere beş kategorideki konvansiyonel teçhizat için taraf ülkelere sayısal sınırlama ve şeffaflık yükümlülükleri getirmektedir. AKKA ile ilgili konular, Antlaşma marifetiyle tesis edilmiş Ortak Danışma Grubu’nda (ODG) ele alınmaktadır. ODG oydaşma ilkesine göre çalışmaktadır. AKKA, AGİT müktesebatının bir parçası değildir. 30 AGİT katılımcı Devletinin taraf olduğu Antlaşma hukuki bağlayıcılığa sahip müstakil bir uluslararası düzenlemedir. Ancak, ODG, AGİT’e tahsisli binadan ve imkanlardan istifade eder. 2000’li yılların başından itibaren önemini ve önceliğini yitiren konvansiyonel güvenlik konuları RF’nun 2007 yılında AKKA yükümlülüklerini tek taraflı bir kararla askıya alması ve 2008 yılında Gürcistan’da yaşanan gelişmeler neticesinde tekrar gündemin üst sıralarına yerleşmiştir.

Açık Semalar Antlaşması (ASA) da AKKA gibi AGİT müktesebatının parçası değildir. Ancak ASA’nın, AGİT bünyesindeki GGAÖ düzenlemeleri ve AKKA’yla bağlantısı ve AGİT’le aynı binayı paylaşması gibi nedenlerden ötürü AGİT nezdindeki delegasyonlar ASA konularını da takip etmektedirler. ABD ve RF delegasyonları içerisinde AKKA, ASA ve AGİT bünyesindeki diğer askeri güvenlik konularını takip etmekle görevlendirilmiş ayrı güvenlik heyetleri mevcuttur. 34 AGİT katılımcı Devletinin taraf olduğu ASA hukuki bağlayıcılığa sahiptir. ASA’yla ilgili konular, Antlaşma marifetiyle tesis edilmiş Açık Semalar Ortak Danışma Komitesi’nde (ASDK) ele alınmaktadır. Komite oydaşma ilkesiyle çalışmaktadır.

Örgüt, 11 Eylül 2001’i izleyen dönemde terörizm konusunda aktif tutum izlemeye başlamış, 2001 Bükreş Terörizmle Mücadele Belgesi ve 21. yüzyılda karşılaşılan tehditlerin çok boyutlu ve karmaşık niteliğini göz önünde bulunduran “21. Yüzyılda Güvenlik ve İstikrara Yönelik Tehditlere Yönelik AGİT Stratejisi” kabul edilmiştir. Bu belgeler ve müteakiben kabul edilen AGİT karar ve bildirileri Türkiye’nin terörizmle mücadeleye atfettiği önemi de yansıtan niteliktedir. Ülkemiz, AGİT’in terörizmle mücadele faaliyetlerine bu konuya verdiğimiz önem muvacehesinde ve önceliklerimiz doğrultusunda katkı sağlamaktadır.

AGİT’in Afganistan’la angajmanı çerçevesinde Orta Asya ülkelerinde icra edilen sınır yönetimi, polis eğitimi ve uyuşturucuyla mücadele programları ve projelerine ülkemiz tarafından uzmanlık ve maddi destek sağlanmaktadır. Örgütlü suç ve uyuşturucu ticaretinin terörizmle yakın ilişkisi de dikkate alınarak, bu alanlarda AGİT’te yapılan çalışmalar ülkemizce desteklenmektedir.

Ülkemiz, insani boyutta, Avrupa başta olmak üzere AGİT coğrafyasında ayrımcılık, hoşgörüsüzlük, yabancı düşmanlığı ve nefret motivasyonlu saldırılara maruz kalan vatandaş ve soydaşlarımızın sorunlarının AGİT insani boyut etkinliklerinde seslendirilmesini temin ve teşvik etmektedir.

Ülkemiz, kapsamlı güvenlik anlayışı çerçevesinde ekonomi ve çevre boyutu faaliyetleri marifetiyle güvenliğin arttırılabileceği görüşünü taşımakta, bununla birlikte AGİT’in görev yönergesi ve kısıtlı kaynaklarının dikkate alınmasını ve diğer uluslararası örgütlerin faaliyetlerinin tekrarlanmasından kaçınılmasını istemektedir. Yolsuzluk, kara para aklama ve terörizmin finansmanıyla mücadeleye önem atfetmekte, göç yönetiminin ise, göçmenlerin insan hakları ve yaşadıkları ülkelere sağladıkları katkılar da dikkate alınarak geliştirilmesi gerektiğini savunmaktadır.

1991 yılında kurulan ve katılımcısı ülkelerin 323 milletvekilinden oluşan AGİT Parlamenter Asamblesinde (AGİT PA) ülkemiz 8 milletvekiliyle temsil edilmektedir. Şanlıurfa Milletvekili Abdülkadir Emin Önen AGİT PA Türk Grubu Başkanı olmasının yanısıra aynı zamanda, AGİT PA Başkan Yardımcısı olarak görevini sürdürmektedir. AGİT PA Türk Grubu üyeleri, AGİT PA toplantıları ve konferanslarına iştirak etmelerinin yanısıra, seçim gözlem misyonlarına da katılmaktadırlar.