#

Türkiye - Irak Siyasi İlişkileri

Güçlü tarihi bağlara sahip olduğumuz komşumuz Irak’ın toprak bütünlüğünün korunması, güvenlik ve istikrarının tesisi, iç barışının sağlanması, ülkenin ekonomik refaha kavuşması, bölge açısından güvenlik ve refah üretebilen bir devlet haline gelmesi, komşularıyla ve uluslararası toplumla yeniden bütünleşebilmesi, Irak’a yönelik dış politikamızın temel parametrelerini oluşturmaktadır.

Türkiye’nin girişimiyle Irak’ın işgalinin hemen öncesinde başlatılan ve son toplantısı 2008 yılında yapılan “Irak’a Komşu Ülkeler Süreci”, ilk etapta Irak’ın komşularının, ardından ilgili ülke ve uluslararası kuruluşların Irak’a yönelik çabalarının eşgüdümü ve bu ülkede istikrarın tesisine katkıda bulunulması bakımlarından önemli bir işlev görmüştür.

İki ülke arasında Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi (YDSK) 10 Temmuz 2008’de Bağdat’ta imzalanan Ortak Siyasi Bildirge’yle tesis edilmiştir. YDSK mekanizması, iki ülke arasında işbirliğinin geniş bir yelpazede ve ortak projeler temelinde geliştirilmesini amaçlamaktadır. İlk YDSK toplantısı, 15 Ekim 2009’da Bağdat’ta gerçekleştirilmiş, sözkonusu toplantıda çeşitli alanlarda 48 mutabakat muhtırası imzalanmıştır. II. YDSK toplantısı ise, beş yıl aradan sonra, Irak Başbakanı Haydar El Ebadi’nin, aralarında Dışişleri, Savunma, Petrol, Elektrik ve Su Bakanlarının da bulunduğu geniş bir heyetle 25-26 Aralık 2014’de ülkemize gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında icra edilmiştir. Toplantının ardından iki ülke arasında işbirliği ve dayanışmanın geliştirilmesinin önemini ve ülkemizin içinden geçmekte olduğu zorlu dönemde Irak’ın yanında olduğunu vurgulayan ortak bildiri yayınlanmıştır. Ayrıca, Dışişleri Bakanlıkları Diplomasi Akademileri arasında işbirliği yapılmasına dair bir mutabakat muhtırası ve su konusunda işbirliğini öngören bir zabıt da toplantı sonunda imzalanmıştır.

2013 yılı sonundan itibaren Irak’ta etkinliğini artırmaya başlayan ve Haziran 2014’ten itibaren Anbar ve Ninova vilayetlerinde geniş alanları ele geçiren DEAŞ terör örgütü, iki ülke tarafından ortak bir tehdit olarak görülmektedir. Irak’ta melce bulan DEAŞ ve PKK terör örgütleriyle mücadelede, iki ülke arasında işbirliği ve dayanışmanın geliştirilmesi yönünde ortak bir anlayış bulunmaktadır.

2013 yılı itibarıyla Irak, ihracatımızda, 12 milyar ABD Doları’yla ikinci büyük ortağımız konumuna gelmiştir. 2014 yılında Irak’taki güvenlik durumunda yaşanan sıkıntılar neticesinde ikili ticarette kısmi bir düşüş yaşanmıştır. Ticari ilişkilerin yanısıra, Türk şirketlerinin Irak’ta üstlendikleri müteahhitlik hizmetleri de önemli bir düzeye ulaşmıştır.

Irak’la enerji alanındaki işbirliğimiz de güçlenmektedir. Türkiye, enerji kaynakları bakımından dünyanın en zengin ülkelerinden biri olan Irak’ın petrol ve doğalgaz kaynaklarının küresel pazarlara ulaştırılmasında coğrafi avantaj bakımından ön plana çıkmaktadır. Irak’la bu alandaki işbirliğimizin gelişmesi, kaynak ve güzergâh çeşitliliği sağlaması bakımından, uluslararası enerji güvenliğine de katkıda bulunacaktır.

Türkiye, Irak’ın tüm kesimleriyle gelişen ilişkileri çerçevesinde Irak Kürt Bölgesi’yle de her alanda yakın işbirliği içinde bulunmaktadır. Ancak, Irak’ın herhangi bir kesimiyle kurduğumuz ilişkiler, bu ülkenin başka bir kesimiyle ilişkilerimizin alternatifi değildir. Türkiye, Irak’ın toprak bütünlüğüne, siyasi birliğine ve egemenliğine saygı duymakta ve Iraklı tüm kesimlerle ilişkilerini Irak Anayasası ve uluslararası hukuka uygun şekilde yürütmektedir.

Türkiye, Irak’ın kurucu unsurları arasında yer alan ve Irak ile arasında bir dostluk köprüsü olarak addettiği Türkmenlerin durumunu yakından takip etmektedir. Türkmen toplumunun karşılaştığı sıkıntılara en kısa sürede sürdürülebilir çözümler bulunulabilmesi için Iraklı yetkililer ile devamlı olarak temas halinde bulunulmaktadır. Türkiye, Irak halkının ayrılmaz bir parçası olarak Türkmenlerin, Irak’ın yönetiminde daha fazla yer edinmeleri gerektiği görüşünde olduğunu her vesileyle dile getirmektedir.