#

Türkiye - Irak Siyasi İlişkileri

Ortadoğu’nun nüvesi olarak gördüğümüz komşumuz Irak’ın toprak bütünlüğünün korunması, güvenlik ve istikrarının tesisi, iç barışının sağlanması, ülkenin ekonomik refaha kavuşması, bölge açısından güvenlik ve refah üretebilen bir devlet haline gelmesi, komşularıyla ve uluslararası toplumla yeniden bütünleşebilmesi, Irak’a yönelik dış politikamızın temel parametrelerini oluşturmaktadır. Türkiye bu anlayış temelinde, Irak’ın bağımsızlığını, siyasi birliğini, toprak bütünlüğünü, güvenlik ve istikrarını gözetmiş, Irak toplumunun tüm kesimlerine eşit mesafede durmuştur.

Türkiye’nin girişimiyle Irak’ın işgalinin hemen öncesinde başlatılan ve son toplantısı 2008 yılında yapılan “Irak’a Komşu Ülkeler Süreci”, ilk etapta Irak’ın komşularının, ardından ilgili ülke ve uluslararası kuruluşların Irak’a yönelik çabalarının eşgüdümü ve bu ülkede istikrarın tesisine katkıda bulunulması bakımlarından önemli bir işlev görmüştür.

2008 yılında Irak’la Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’ni (YDSK) tesis etmemiz, 2009 yılında güvenlikten enerjiye, eğitimden ulaştırmaya, bayındırlıktan sağlığa 48 mutabakat muhtırasını imzalamamız, Musul ve Basra’ya ilaveten 2010 yılında Erbil’de de Başkonsolosluk açmamız, Irak’la ve Irak halkının tüm kesimleriyle ilişkilerimizin her alanda süratle geliştiğinin göstergeleridir. Bu adımlarla, iki ülke arasında başta siyasi ve ekonomik konular, güvenlik ve askeri işbirliği ile kültürel konular olmak üzere tüm alanlardaki ilişkilerin geliştirilerek, Irak ve Türkiye arasında uzun vadeli bir stratejik ortaklık kurulması hedeflenmektedir. Bu doğrultuda 2011, 2012 ve 2013 yıllarında karşılıklı üst düzey ziyaretler sürdürülmüş, Irak’la ikili ilişkilerimizin derinleştirilmesi ve YDSK çerçevesinde muhtelif alanlarda somut işbirliği projelerinin hayata geçirilmesi yönünde gayret sarfedilmiştir.

2013 yılı itibarıyla Irak, ihracatımızda, 11.9 milyar ABD Doları’yla ikinci büyük partnerimiz konumuna gelmiştir. Ticari ilişkilerin yanısıra, Türk şirketlerinin Irak’ta üstlendikleri müteahhitlik hizmetleri de önemli bir düzeye ulaşmıştır.

Irak’la enerji alanındaki işbirliğimiz de güçlenmektedir. Türkiye, enerji kaynakları bakımından dünyanın en zengin ülkelerinden biri olan Irak’ın petrol ve doğalgaz kaynaklarının küresel pazarlara ulaştırılmasında coğrafi avantaj bakımından ön plana çıkmaktadır. Irak’la bu alandaki işbirliğimizin gelişmesi, kaynak ve güzergâh çeşitliliği sağlaması bakımından, uluslararası enerji güvenliğine de katkıda bulunacaktır.

Türkiye, Irak’ın tüm kesimleriyle gelişen ilişkileri çerçevesinde Irak Kürt Bölgesi’yle de her alanda yakın işbirliği içinde bulunmaktadır. Ancak, Irak’ın herhangi bir kesimiyle kurduğumuz ilişkilerin, bu ülkenin başka bir kesimiyle ilişkilerimize alternatif haline gelmesi sözkonusu değildir. Türkiye, Irak’ın toprak bütünlüğüne, siyasi birliğine ve egemenliğine saygı duymakta ve Iraklı tüm kesimlerle ilişkilerini Irak Anayasası ve uluslararası hukuka uygun şekilde yürütmektedir.

Ülkemiz, Irak’ın kurucu unsurları arasında yer alan ve Irak ile arasında bir dostluk köprüsü olarak addettiği Türkmenlerin durumunu yakından takip etmektedir. Türkmen toplumunun karşılaştığı sıkıntılara en kısa sürede sürdürülebilir çözümler bulunulabilmesi için Iraklı yetkililer ile devamlı olarak temas halinde bulunulmaktadır. Türkiye, Irak halkının ayrılmaz bir parçası olarak Türkmenlerin, Irak’ın yönetiminde daha fazla yer edinmeleri gerektiği görüşündedir.