#

Türkiye - Filistin Siyasi İlişkileri

Türkiye Filistin halkıyla yüzyıllar öncesine giden ortak bir tarihe ve yakın kültürel ve sosyal ilişkilere sahiptir.

Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile 1975 yılından itibaren resmi ilişkilerini sürdüren Türkiye, 15 Kasım 1988’de sürgünde ilan edilen Filistin Devleti’ni ilk gün tanıyan ülkeler arasında yer almıştır.

Ülkemiz, İsrail-Filistin ihtilafının ilgili BM kararları çerçevesinde (242, 338, 1397 ve 1515), Yol Haritası ve Arap Barış Girişimi zemininde oluşturulacak, tanınmış sınırlar içinde yanyana yaşayacak iki devletli çözüm vizyonunu ve bu çerçevede Doğu Kudüs’ün, 1967 sınırları temelinde oluşturulacak bağımsız ve egemen Filistin Devleti’nin başkenti olmasını desteklemektedir.

Ülkemiz barış sürecinde yaşanan tıkanıklık ve İsrail’in yasadışı yerleşimleri gibi iki devletli çözüm vizyonunu tehlikeye sokan uygulamaları karşısında Filistin liderliğinin uluslararası alanda bir devlet olarak tanınma çabalarının yanında yeralmıştır. Bu çerçevede ülkemiz, Filistin’in Birleşmiş Milletler’e 2011 Eylül ayında yaptığı üyelik başvurusunu, keza Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda 29 Kasım 2012 tarihinde yapılan oylamayla “üye olmayan gözlemci devlet” statüsü kazanmasını kuvvetle desteklemiştir. Önce Sayın Dışişleri Bakanımız, Sayın Başbakanımız sözkonusu oylama sırasında bizzat oturuma katılarak Filistin’in başvurusunu savunan bir konuşma yapmıştır.

Ülkemiz, Fetih ve Hamas heyetleri arasında 23 Nisan 2014 günü Gazze'de varılan ve bir ulusal birlik hükümeti teşkil edilerek seçimlere gidilmesini içeren mutabakatı memnuniyetle karşılamış, bu mutabakat temelinde 2 Haziran 2014 günü kurulan ulusal birlik hükümetini desteklemiş ve uluslararası toplumu Filistin halkının milli demokratik iradesinin birleştirilmesini hedefleyen bu gelişmeyi desteklemeye davet etmiştir.

Türkiye, iki devletli çözüm vizyonu temelinde bölgede adil ve kalıcı barışı desteklemeye, bağımsız ve egemen bir devlete sahip olma mücadelesinde kardeş Filistin halkıyla dayanışma içinde olmaya devam edecektir.