Bakanı Davutoğlu’nun Suriye, Afganistan ve Vietnam Ziyaretleri Öncesi Düzenlediği Basın Toplantısı Metni

SAYIN BAKAN: Değerli basın mensupları, bugün Suriye, Afganistan ve Vietnam’ı kapsayan dört günlük bir geziye çıkıyoruz. Öncelikle bugün Suriye’ye yapacağımız çalışma ziyaretinde başta Cumhurbaşkanı Sayın Beşar Esad olmak üzere, Dışişleri Bakanı Valid Muallim ve ilgili yetkililerle buluşacağız. Bu çalışma ziyaretinde Türkiye ile Suriye arasında zaten artık çok kısa periyodlara inmiş olan istişareleri yapacağız. Çünkü bölgemizde son derece önemli gelişmeler yaşanıyor. Bu çerçevede Sayın Esad ve Sayın Muallim ile Orta Doğu’daki gelişmeler, Orta Doğu barış süreci, PKK’ya karşı yürütülen, teröre karşı yürütülen mücadelede Türkiye-Suriye ilişkileri, Irak’taki gelişmeler ve diğer ilgili konuları değerlendirme imkanı bulacağım. Akşam geç vakitte Afganistan’a geçeceğiz. Yarın sabah Afganistan’da Uluslararası Kabil Konferansı tertip edilecek. Bildiğiniz gibi Türkiye, Afganistan konusunda son derece aktif bir diplomasi takip etmektedir ve belli bir eylem planı çerçevesinde dost ve kardeş Afgan halkına her türlü katkıyı sağlamaktadır. Bu ziyaretimiz de bu katkıların mahiyeti hakkında aslında çok çarpıcı bir çerçeve sunacak. Çünkü önce Kabil Konferansı’na katılacağız. Bildiğiniz gibi bu sene başında Ocak ayında Türkiye-Afganistan-Pakistan Üçlü Zirvesini tertip etmiştik. Daha sonra hemen onu müteakip aynı hafta içinde Afganistan konusunda bir bölgesel zirveye evsahipliği yapmıştık. Uluslararası Kabil Konferansı da bu bölgesel çalışmaların zemini üzerinde gerçekleşecek bir konferans. Bizim bölgesel toplantılar sonrası Londra Konferansı gerçekleşmişti. Burada alınan kararlarla Kabil Konferansı’na gidiliyor. Arada Afganistan’da çok önemli gelişmeler oldu. Biz Afganistan’da istikrarın sağlanması için üç ana unsuru şart görüyoruz. Birincisi, Afganistan içinde farklı etnik ve mezhebi grupların ulusal uzlaşı çerçevesinde faaliyetlerinin yoğunlaştırılması, ekonomik kalkınmanın gerçekleştirilmesi yani Afganistan içinde yapılacak çalışmalar. İkincisi, komşu ülkeler ve bölge ile yürütülecek faaliyetler. Üçüncüsü de uluslararası toplumun genel olarak Afganistan’a sağlayacağı destek. Biz her alanda ve bütün bu üç alanda da çok ciddi bir faaliyet içindeyiz. Bölgesel konuda yaptığımız faaliyetler önümüzdeki Kasım ayında RECCA’ya,  Afganistan’da ekonomik kalkınma konulu bölgesel toplantıya da evsahipliği yapacağız. Bu arada Afganistan’da parlamento seçimleri yaşanacak. Bütün bu süreçte Türkiye aktif olarak hemen her çalışmanın içindedir. Siyasal anlamda yaptığımız bu çalışmalara paralel olarak Afganistan’ın ekonomik kalkınmasına da büyük katkı sağlıyoruz. Bildiğiniz gibi Vardak’taki il imar ekibimiz çok örnek çalışmalara öncülük etmiştir. Şimdi de bu ziyaretimizde yarınki uluslararası toplantı sonrasında Çarşamba günü Kuzey Afganistan’a geçeceğiz ve Cevizcan ve Sarıpul vilayetlerini kapsayacak, Cevizcan İl İmar Ekibi merkezinin açılışını yapacağız. Böylece Afganistan’daki 27 vilayete eğilen ekonomik faaliyetlerimizde, özellikle bu iki il imar ekibi koordinasyon çalışmalarını yürütecek. Afganistan’daki çalışmaları Çarşamba günü tamamladıktan sonra Perşembe günü Vietnam’a geçeğim. Vietnam’da esas itibariyle ASEAN Zirvesi gerçekleştiriliyor. Bu zirveye katılacağım. Burada da ASEAN ile Dostluk ve İşbirliği Anlaşması imzalayacağız. Bu bizim çok önem verdiğimiz bir anlaşma idi. Yaklaşım iki yıldır ön çalışmaları sürdürülüyordu. Çünkü ASEAN dünyanın en önemli ekonomik çekim alanlarından birini oluşturuyor. Güneydoğu Asya ülkeleri arasındaki ortak ekonomik bölge ve bundan sonra da dünya ekonomisindeki rolü gittikçe artacak. ASEAN’ın çok sınırlı ülke ile Avrupa Birliği, ABD, Çin ve bazı sınırlı ülkelerle yaptığı dostluk ve işbirliği çerçeve anlaşması var. Bu dostluk ve işbirliği anlaşması bir anlamda ASEAN’ın önem verdiği ülke grupları ve ülkelerle stratejik bir vizyon çerçevesinde işbirliğinin geliştirilmesi amaçlanıyor. Biz söylediğim gibi yaklaşık iki yıldır bu çalışmaları yürütüyorduk. Nihayet bundan kısa bir süre önce bütün ülkeler onaylarını verdiler ve bu anlaşma hazır hale geldi. İnşallah Vietnam’da bu anlaşmayı imzalayacağız ve Türkiye’nin Asya stratejisi bağlamında son derece önemli bir adım daha atılmış olacak. Bu ekonomimize büyük bir imkan sağlayacak bir anlaşmadır. En önemli ekonomik çekim alanlarından birinin Türkiye ekonomisi ile daha yakın işbirliği içine girmesi temin edilecek. Bizim birçok bölgesel entegrasyon faaliyeti mesela Latin Amerika’da MERCOSUR ile yürüttüğümüz faaliyet benzeri faaliyetlerle ekonomimizi dünya ekonomileri ile entegre etme çalışmalarımız bundan sonra da sürecek. Daha sonra Cuma günü ülkemize geri döneceğiz.

Buyurun sorularınızı alalım.

SORU: Sayın Bakan terör örgütü PKK’nın Avrupa’daki faaliyetleri hakkında bazı eleştirileriniz olmuştu. Bu konuyu biraz daha açabilir misiniz?

SAYIN BAKAN: Evet, terör örgütü PKK’nın faaliyetlerine baktığımızda Kuzey Irak’taki mevcudiyeti dışında uluslararası alanda da finansal destek, birtakım gayrimeşru faaliyet alanları içinde sağlanan finansal destekler sözkonusu. Biz bu konuda bütün ilgili tarafları her zaman uyarıyoruz. Gerekli çalışmaları yapıyoruz. Son dönemde artan bir işbirliği olmakla birlikte hala yapılacak çok çalışma var. Dünkü ve bugünkü gazetelere yansıyan değerlendirmemiz itibariyle bakıldığında, bu iki örnek olayda bunları karşılaştırmaktan daha çok aynı hukuk sisteminin, aynı siyasi sistemin, bir konuda çok çabuk karar alıp, resen uygularken diğer konuda aylara yıllara yayılan hukuki süreçleri bahane göstermesini anlayışla karşılamamız mümkün değil. Yaptığımız karşılaştırma bu cihetle yapılan bir karşılaştırmadır. Yoksa olayların kendisi ya da mahiyeti ya da olaylarla ilgili sivil toplum kuruluşları ve örgütlerle ilgili yapılan bir kıyaslama değildir. Aksine bu hukuk sisteminin Avrupa’da işleyen, özellikle de Almanya’da işleyen hukuk sisteminin iki olay karşısında verdiği tepkinin kıyaslamasıdır. Biz müttefik ülkelerden teröre karşı verilen mücadele konusunda tam bir dayanışma bekliyoruz ve bu dayanışmanın gecikmeksizin olması önemlidir. Teröre karşı verilen mücadelede bu anlamda yürütülen faaliyetlerin iyi koordine edilmesi lazım.

SORU: Suriye ziyaretinizi merak ediyorum. Suriye ile ilişkilerde ne değişti de Suriye’yi ziyaret ediyorsunuz?

SAYIN BAKAN: Bizim Suriye ile istişarelerimizde artık özel gerekçe gösterecek bir olağanüstülük yok. Çok sık olarak karşılıklı istişare ziyaretlerinde bulunuyoruz. Biliyorsunuz geçen ay Sayın Esad, Sayın Muallim ile birlikte Türkiye’yi ziyaret etmişlerdi. Şimdi de bu çalışma ziyareti ile ben son aylardaki, haftalar içinde bile çok önemli gelişmeler oldu bölgemizde, Afganistan’a geçmeden önce Suriye ile biraz önce bahsettiğim konularda istişarelerde bulunacağım ve bütün bu konular Türkiye ile Suriye’nin ortak ilgi alanına giren konular. Tabii konu Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilerle doğrudan irtibatını kurmamak gerekir fakat biz o konudaki her gelişmeyi de Suriye ile istişare ediyoruz. Çünkü geçmişte Türkiye, İsrail ile Suriye arasında Sayın Esad’ın geçen gün Türk basınına da yansıyan demeçlerinde ortaya çıktığı gibi son derece başarılı bir arabuluculuk çalışması yürütmüştü. Bu anlamda İsrail ile ilişkilerimizin seyri konusunda Suriye’nin yakın ilgi duyması son derece doğaldır. Ama ziyaretimin tek sebebi bu değil. Irak ve Orta Doğu’da, çevremizdeki bütün gelişmelerle ilgili kapsamlı bir görüş alışverişi imkanı bulacağız. Çünkü ondan sonra böyle bir ziyareti yapma imkanı daha zor olacak.

Teşekkürler.