#

SC-40, 26 Kasım 2014, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tanju Bilgiç’in Hollanda’da Yaşayan Türklerle İlgili Olarak İleri Sürülen Bazı İddialar ve Resmi Makamların Girişimleri Hakkındaki Bir Soruya Cevabı

Son zamanlarda Hollanda’da bizi kaygıya sürükleyen birtakım gelişmeler yaşanmıştır. Öncelikle Türk derneklerinin faaliyetleri hakkında devlet kurumlarca hazırlatıldığı ileri sürülen bir rapor kamuoyuna açıklanmış, konu hakkında resmi makamlarca Temsilciler Meclisi’ne gönderilen yazıda, Türkiye ve Hollanda’daki Türk dernekleri hakkında olumsuz ifadelere yer verilmiştir.

Öte yandan, sonuçları 11 Kasım 2014 günü açıklanan ve 12 Kasım 2014 günü Temsilciler Meclisi’nde ele alınan bir ankette, Hollanda’daki Türk gençleri aşırılığa eğilimli ve teröre destek veren kişiler olarak takdim edilmişlerdir.

Hollanda toplumunun bir parçası olan Türklere ve dost ve müttefik bir ülkeye yönelik bu saldırgan üslup ve ırkçı nitelikteki suçlamalar hiçbir şekilde kabul edilemez ve mazur görülemez. İkili ilişkilerimizin köklü geçmişi ve mevcut seviyesiyle bağdaşmayan bu mesnetsiz ırkçı saldırıların son dönemde ne maksatla gündeme taşındığını anlamakta güçlük çekiyoruz.

Hollanda’da yaşayan Türkler, ülkeye her alanda büyük katkılar sağlamışlardır. ‎Türkiye, diğer Avrupa ülkelerindeki Türkler için olduğu gibi, Hollanda’daki vatandaşlarının da bulundukları memlekette toplumun eğitimli, saygın ve eşit bireyleri olarak yaşamalarına önem vermekte ve sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasal yaşama etkin şekilde katılmalarını teşvik etmektedir. Hollanda’daki vatandaşlarımızın anavatanlarıyla bağlarını korumaları, öz kültür, değer ve geleneklerine sahip çıkmaları ve dini vecibelerini yerine getirmeleri, uluslararası hukukun güvencesi altındadır.

Hollanda’da Türk toplumunun ayrımcılığa tabi tutulması, yabancı düşmanı, İslamofobik ve ırkçı itham, ifade ve saldırıların hedefi olması, kesinlikle kabul edilemez bir durumdur.

Entegrasyonu beklenen Türk toplumunun, haksız eleştiri ve ithamlara maruz kalmasının, uyum sürecine katkı sağlamayacağı açıktır.

Hollanda kamuoyunun ve özellikle de sorumluluk sahibi siyasi çevrelerin, hangi amaca hizmet ettiği anlaşılmayan bu gereksiz tartışmadan ve entegrasyonu engelleyici, dışlayıcı, ırkçı ifade ve argümanlardan rahatsız olduğundan kuşku duymuyoruz. Sadece aşırıcı/ırkçı partilerin benimseyebileceği bu tarz yaklaşımlardan uzak durulması ve sorumluluk sahibi siyasi partilerin sağduyulu davranması gerektiğini düşünüyoruz.

Hollanda makamlarından, ikili ilişkilerimizi ileri götürme irademizi zedeleyecek girişim ve açıklamalara biran evvel son vermelerini bekliyoruz.