Sayın Bakanımızın Kosova Dışişleri Bakanı İskender Hüseyni ile Ortak Basın Toplantısı, 28 Ağustos 2009, Ankara


SAYIN BAKANIMIZ
:  Değerli basın mensupları, Kosova Dışişleri Bakanı Sayın İskender Hüseyni’yi, değerli kardeşimi ülkemizde ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum.  Aslında Türkiye, birçok Kosovalı gibi İskender Bey’in de kendi ülkesi gibidir. Türkiye’de yaşayan Kosova kökenli vatandaşlarımız Kosova nüfusuyla neredeyse eşittir. Belki de daha fazladır. Bu açıdan, tarihi bağlarla bağlı olduğumuz Kosova’dan Türkiye’ye yapılan bu ziyaret bizimi için büyük bir şereftir.

 

Bu ziyaretin bir de tarihi önemi var. Çünkü bu Kosova’nın bağımsızlığından sonra Kosova’dan Türkiye’ye yapılan ilk Dışişleri Bakanı ziyaretidir. Böylece İskender Bey, bu anlamda tarihi bir olayı da gerçekleştirmiş oluyor. Ben kendilerine hoş geldiniz diyorum.

 

Kosova bizim için, biraz önce de zikrettiğim gibi, çok güçlü bağlarla bağlı olduğumuz tarihi bir dostumuz ve kardeş bir ülkedir. Bu yakın dostluk bağları dışında Kosova, aynı zamanda Balkanların istikrarı için belki de en önemli ülkelerinden birisidir. Balkanların istikrarı, tam da Balkanların merkezinde olan Kosova’nın istikrarı ve komşularıyla iyi ilişkiler içinde olmasına biraz da bağlıdır. Kosova halkı geçmişte çok acılar yaşadı. Kosova halkının yaşadığı her acıyı biz Türkiye olarak yakından, Türk halkı olarak yakından ve derinden hissettik. Sonunda Türkiye, Kosova’nın bu özel jeopolitik konumunu, aramızdaki tarihi bağları,  Kosova’nın istikrarının Balkanlardaki önemini de göz önünde alarak, Kosova’yı ilk tanıyan ülkeler arasında aldı. Bundan sonra da her zaman Kosova’nın devlet yapımının güçlendirilmesi, komşularıyla ilişkilerinin geliştirilmesi, uluslararası alanda daha da tanınır olması için elimizden gelen gayreti göstereceğiz.

 

Şu ana kadar Kosova 62 ülke tarafından tanındı ve IMF ile Dünya Bankası’na da üye oldu. Tabii ki yeni bir devlet olarak Kosova’nın önünde yapısal ekonomik, siyasal, kültürel yapılanmayla ilgili çok ciddi meydan okumalar var. Tüm bu meydan okumalarda Türkiye olarak her zaman Kosova’nın ve Kosova halkının yanında yer alacağız. Biz içeride bu konuda çok pratik, hemen gerçekleşmesine fayda mülahaza ettiğimiz adımları birlikte ele aldık. Çok kapsamlı görüşmeler yaptık.

 

Öncelikle iki Bakanlık olarak bundan sonra çok daha yakın bir işbirliği içerisinde çalışmayı planladık. İlk kategoride, Kosova Dışişleri Bakanlığının yapılandırılmasına, diplomatik eğitim başta olmak üzere, her türlü eğitimi, her türlü uzman yardımını sağlayabileceğimizi kendilerine söyledik. Onlar da bu konuda birlikte çalışmaktan mutlu olacaklarını ifade ederek bu çalışmayı başlatma arzusunu vurguladılar. Bakanlıklarımız bunu çalışacaklar. Kosova’nın devlet yapısının inşası bakımından, askeri teknik yardım, polis eğitimi, üniversiteler arası ilişkiler, TİKA’nın Kosova’daki faaliyetleri gibi birçok konuda Kosova’ya elimizden gelen yardımı yapmaya çalışacağız.

 

İkinci olarak siyasal ilişkiler bağlamında, Türkiye ile Kosova arasında zaten siyasal herhangi bir sorun olmadığı gibi, son derece iyi ilişkilerimiz var. Benden önceki Dışişleri Bakanımız Sayın Babacan Kosova’yı ziyaret etmişlerdi. Cumhurbaşkanlarımız, Başbakanlarımız arasında yakın görüş teatileri geçmişte oldu, bundan sonra da olmaya devam edecek. Ekonomik alanda Kosova’da ki birçok altyapı yatırımlarında Türk firmalarının rol alması için çalışma kararı aldık. Dış Ticaret Bakanımız Sayın Zafer Çağlayan Kosova’ya ziyarette bulunmuşlardı. Bundan sonra da Kosova’yla Türkiye arasındaki ekonomik ilişkiler gittikçe güçlenecek. Şu anda Türkiye 284 Milyon Dolar’la Kosova’nın 4. büyük ticaret ortağı. Bunun daha da geliştirilmesi için çaba sarf edeceğiz. Bu ilişkileri karşılıklı olarak artırmak üzere vize muafiyet çalışmalarımız yapıldı. Türkiye ile Kosova’nın tarihi dostluğu bundan sonra da pekişerek devam edecek.

 

Teknik yardım bağlamında TİKA’nın faaliyetlerinden bahsetmiştim. Ayrıca 30 milyon Euro’luk ek bir yardım taahhüdümüz var. Bütün bunları TİKA çalışmaları çerçevesinde Kosova’nın hizmetine sunacağız. Kültürel faaliyetlerimiz çok önemli. Çünkü Türkiye ile Kosova arasında tarihi bağlar mevcut ve Kosova’nın bütün o tarih hazinesini, tarihi mirasını, aynı zamanda da bizim mirasımız olarak telakki ediyoruz. Türkiye’deki tarihi miras da Kosovalı’ların mirasıdır. Biz ortak bir tarihi paylaşıyoruz. Dolayısıyla Türkiye, bu tarihi varlıkların korunması, -Sultan Murat Hüdavendigar türbesinin restorasyonunu başta olmak üzere, ki onu tamamladık- konusunda her türlü yardımı vermeye hazırdır. Kosova’yla da bu konularda çalışacağız.

 

Yine Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nin Kosova’da bir yerleşke kurma projesi var. Bu da üniversiteler arası ilişkiler bağlamında Türkiye ile Kosova arasındaki bağları daha da pekiştirecek. Kosova’daki Türk toplumu bu anlamda Türkiye ile Kosova arasında gerçek bir dostluk köprüsüdür. Bütün Kosovalılar bizim kardeşimiz ve dostumuzdur. Türk toplumunun oradaki varlığı ve Türkçe’nin yaygın olarak konuşuluyor olması da, bu dostluğun bir nişanesidir.

 

Balkanlardaki faaliyetleri konusunda kendileriyle görüş alışverişinde bulundum. Bildiğiniz gibi son iki ay içinde Balkanlarda yoğun temaslarda bulunduk. Temmuz başında Romanya’ya gitmiştim. Daha sonra Sırbistan ve Karabağ’a ziyaretlerinde bulunduk. Sayın Başbakanımızla Arnavutluk ziyaretim olmuştu. Bosna-Hersek Dışişleri Bakanını burada ağırlamıştık. Şimdi Kosova Dışişleri Bakanını ağırlıyoruz. Dün de Romanya Dışişleri Bakanı buradaydı bildiğiniz gibi. Bundan sonra da Balkanlardaki yoğun temaslarımız sürecek. Biz Balkanların, artık o geçmişteki acı hatıraları bir kenara bırakarak, gerçek anlamda bir istikrar güvenlik ve refah alanı haline gelmesi için çabalıyoruz ve Kosova’yı da Balkanlardaki bu istikrarın güvenliğin, refahın en önemli unsurlarından biri olarak görüyoruz. Kosova’nın istikrarı için Türkiye elinden gelen her türlü çabayı göstermeye devam edecek.

 

Ben değerli kardeşim Sayın İskender Hüseyni’ye kendi memleketlerine tekrar hoş geldiniz diyorum ve bundan sonra her zaman Türkiye’nin ve gönüllerimizin ona açık olduğunu bir kez daha ifade etmek istiyorum.

 

KONUK BAKAN  :  Sayın Bakanım, Sayın Ahmet Davutoğlu çok teşekkür ederim. Burada olmak ve iki ülkeyi de ilgilendiren gerek ikili, gerek bölgesel konular hakkında görüşmeler yapmak benim için çok özel ve memnuniyet verici. Kosova kurumları ve Kosova halkı adına müteşekkir olduğumu bir kez daha ifade etmek istiyorum. Türkiye’nin Cumhuriyeti’nin, Türk Hükümeti’nin, Türk halkının Kosova halkına savaştan sonraki en zor günlerinde, en ihtiyaç duydukları anlarda sağladıkları destekleri ve özellikle de bağımsızlığını ilan ettikten sonra verdikleri desteği burada vurgulamam gerekir.

 

Türkiye Cumhuriyeti Kosova’yı bağımsız bir ülke olarak tanıyan ilk ülkelerden bir tanesidir. Ben bugün bunu bir vesile olarak değerlendirerek, Sayın meslektaşım Ahmet Davutoğlu’na bir garanti vermek istedim. Kosova’nın bütün dostları verdikleri bu destekten dolayı bir gün gurur duyacaklardır. Bugün Kosova bütün alanlarda olağanüstü bir ilerleme sağlamıştır. Yok olmuş ekonomisi ayağa kalkması için komşularıyla birlikte çalışmaktadır, -üzülerek söylüyorum, Sırbistan bunların arasında değildir-, uluslararası finans kurumlarıyla bütünleşme sürecinde de ilerleme sağlamıştır. Sayın Bakan biraz önce iki önemli uluslararası kuruluşa Kosova’nın üyeliğini zikretti; Dünya Bankası ve IMF. Yine burada Türkiye Cumhuriyeti’nin vermiş olduğu destekten dolayı bir kez daha teşekkür ediyorum.

 

Kosova Cumhuriyeti’nin yine de büyük engeller beklemektedir. Fakat Kosova Cumhuriyeti kendine güvenerek, gücüne güvenerek, geleceğe güvenerek, dostlara güvenerek önünde duran tüm engelleri aşmak için kararlıdır. Kosova geleceğe iyimserlikle bakmaktadır ve bu gelecek dünyanın değişik ülkeleriyle stratejik işbirliğine dayanarak inşa edilmektedir. Sayın Ahmet Davutoğlu’na söylediğim gibi Türkiye, en önemli stratejik dost ve müttefiklerden bir tanesidir. Aynı durum Kosova ile Türkiye’nin ekonomik ilişkileri açısından da geçerlidir. Ben bu ziyareti fırsat bilerek Türk işadamlarına Kosova’daki zengin yatırım imkânlarını araştırmaları çağrısında bulunuyorum. Kosova yabancı yatırımcıya büyük kolaylıklar sağlamaktadır. İşadamlarını Kosova’da değişik seviyelerde ortaklıklar kurmaya davet ediyorum. Kosova’da modern ve çağdaş kurallara göre bir serbest piyasa ekonomisi inşa ediyoruz. Kosova ekonomisi Türk yatırımcılara her zaman açıktır. Tüm imkânları sağlamaya da hazırdır. Hiç şüphesiz ki Kosova yeni bir ülke ve örneğin Dışişleri Bakanlığı’nın sadece bir buçuk yıllık bir geçmişi vardır. Tabii önümüzde büyük engeller var. Fakat kurumsallaşma sürecimiz mükemmel bir şekilde devam etmektedir ve ben çok gururluyum. Kosova Cumhuriyeti’nin Dışişleri Bakanı olarak bunu açıkça ifade edebilirim.

 

Sayın dostum Ahmet Davutoğlu’na bu dostça, kardeşçe ve çok samimi yaklaşımından dolayı çok teşekkür ediyorum. sizi en yakın zamanda Kosova’ya bekliyorum.

 

SORU : Efendim, konuk Bakana bir sorum olacak. Kosova’nın uluslararası arenada tanınması anlamında Müslüman ülkelerden yeterince destek gördüğünüzü düşünüyor musunuz? IMF, Dünya Bankası üyeliğinden bahsettiniz. Başka uluslararası kuruluşlara üyelik için bir girişiminiz var mı? Önümüzdeki dönemde böyle bir üyelik görebilir miyiz başka kuruluşlarda?

 

KONUK BAKANIN CEVABI : Sorunuz için teşekkür ediyorum. Çok iyi bir soruydu. Kosova tanıma sürecinin tamamlanmasına, özellikle de İslam Konferansı Örgütü ve Arap Birliği üyesi ülkeler tarafından tanınmaya çok önem vermektedir. Burada da Türkiye Cumhuriyeti çok önemli bir yardım vermiştir ve biz Türkiye bu alandaki desteğinin de devam etmesini bekliyoruz. Biz Kosova olarak İslam Konferansı Örgütü ile ilişkilerimizi yoğunlaştırmak istiyoruz. Problemler var, sorunlar var. Bunlar İslam Konferansı Örgütü üyelerinin çoğunun Kosova’yı tanımamasından kaynaklanıyor. Ben Dışişleri Bakanı olarak bütün meslektaşlarımla, özellikle de İslam Konferansı Örgütü üyesi ülkelerin Dışişleri Bakanlarıyla temaslarda bulunmak istiyorum. Bazen bunun gerçekleşmesine önyargılar engel olabiliyor. Zira bazen iki Bakan arasındaki görüşmeler zımni tanıma olarak da algılanabilir. Fakat bu bizi engellemiyor. Ben iyimserim. Kosova’nın İslam Konferansı Örgütü’yle, tüm ülkelerle ilişkilerinin geleceği mükemmeldir. Çünkü Kosova bunu takip edecek ve hiç kimse Kosova’yı bu yoldan geri döndüremeyecektir. Ben yine de bu basın toplantısı vesilesiyle bir kez daha çağrıda bulunuyorum ve Kosova’yı tanımayan ülkeleri ülkemizi tanımaya davet ediyorum. Çünkü Kosova’yı tanımakla Batı Balkanlarda kalıcı barışın sağlanmasına katkıda bulunacaklar. Sorunuz için bir kere daha teşekkür ederim.

 


SAYIN BAKAN:
Başka soru var mı, teşekkürler.