#

Sayın Bakanımızın Bosna-Hersek Cumhurbaşkanlığı Konsey Üyesi Bakir İzzetbegoviç İle Yaptığı Ortak Basın Toplantısı Metni

 

SAYIN BAKANIMIZ: Değerli basın mensupları bugün ülkemizde, Ankara’da ve Bakanlığımızda Türkiye’nin çok büyük bir dostunu, hepimizin çok yakın tanıdığı bir arkadaşımızı ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Sayın Bakir İzzetbegoviç, Bosna-Hersek Cumhurbaşkanlığı Konsey Üyesi, bugün yurtdışındaki ilk resmi ziyaretini Türkiye’ye gerçekleştiriyor. Sayın İzzetbegoviç hem Bosna Cumhurbaşkanlığı Konsey Üyesi olarak hem gerçekten Avrupa’nın saygın bir entellektüeli olarak hem de tabii bütün hepimizin kalbinde yer etmiş büyük lider Aliya İzzetbegoviç’in oğlu olarak çok özel bir konuma sahip. Bizim için İzzetbegoviç ismi gerçekten insanlık vicdanının gür sesidir. Aliya İzzetbegoviç sadece Boşnakların, Bosna-Hersek’in, sadece Balkanların değil, bütün dünyanın son onyıllarda yetiştirdiği en büyük liderlerdendir. Kendisini rahmetle anıyoruz ve onun oğlunu bugün aramızda görmekten duyduğumuz memnuniyeti bir kez daha ifade etmek istiyoruz.

Aliya İzzetbegoviç arkasında çok büyük emanetler bıraktı. Bugün Bosna-Hersek devleti mevcudiyetini sürdürürken, bu emanetin en somut nişanesi oluyor. Ayrıca, yine Aliya İzzetbegoviç çok zor şartlarda temel ilkeleriyle insanlık değerlerini yücelten bir insan olarak da bize bu değerleri emanet bıraktı. Ben buradan Sayın Bakir İzzetbegoviç’e, onun oğluna şunu açık bir şekilde ifade etmek istiyorum; Türkiye bütün imkânlarıyla Bosna-Hersek’in ve Aliya İzzetbegoviç’in emanetinin arkasındadır ve savunucusudur. Bosna-Hersek devletinin bütünlüğü, refahı, istikrarı, geleceği bizim için Türkiye’nin refahı, istikrarı, geleceği gibi önemlidir ve Türk halkı hem devlet imkânları hem de halk bütün olarak nasıl o zor şartlarda Bosna-Hersek’e destek vermişse, bugün de ve yarın da ve ebediyete kadar da Bosna-Hersek’in yanında olmaya devam edecek.

Bugün son derece sembolik bir gün, bugün Dayton Anlaşması’nın 15. yıldönümü ve Sayın Inzko’yu, Bosna-Hersek Yüksek Temsilcisi’ni de Türkiye’de dün ağırladık. Kendisini dün akşam evimde ağırladım, onunla da son gelişmeleri ele aldık. Bosna-Hersek’in istikrarı ve başarısı hepimiz için bugün büyük bir sınav niteliğindedir. Bosna-Hersek’in başarılı olması, istikrarının, refahının garanti edilmesi hepimiz için bu sınavı geçmek anlamına gelecek. Balkanlar’daki komşu ülkeler için, AB için, NATO için, BM için Bosna-Hersek’te başarı bir zarurettir, büyük bir vazifedir. O bakımdan 3 Ekim’de yapılan seçimler sonrasında ortaya çıkan yeni siyasi tabloyu biz yakından takip ettik. Ben seçimlere müteakip hemen Bosna-Hersek’e gittim.  Sayın Bakir İzzetbegoviç’i orada tebrik ettim, bütün diğer liderlerle, Sayın Tihiç’le, Lagumdzija’yla, Ljubiç’le, diğer liderlerle de görüşme imkânı buldum.

 

Önümüzdeki dönemde ümit ederiz ki, Bosna’daki partiler, değişik siyasi partiler bir araya gelir, Bosna en kısa zamanda güçlü ve istikrarlı bir hükümet  yapısına kavuşur. Biz bunun için her türlü katkıyı vermeye devam edeceğiz. Bosna’daki değişik etnik ve dini gruplar arasındaki barışın, istikrarın sürmesi için de büyük çaba sarf edeceğiz. Bu çerçevede çok etkin faaliyetlerimiz oldu geçtiğimiz yıl içerisinde. Biliyorsunuz Bosna-Hersek-Türkiye-Sırbistan üçlü mekanizmalarına başladık, çok ciddi mesafeler aldık. Yine Bosna Hersek-Türkiye-Hırvatistan üçlü mekanizmasını başlattık ve bu mekanizmalar bundan sonra da sürecek. Biz hem Sırbistan’la hem Hırvatistan’la görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Bosna-Hersek’e yardımcı olabilmek için bölgesel inisiyatifin geliştirilmesine büyük önem vereceğiz. Yine geçtiğimiz sene içinde Bosna-Hersek’in NATO sürecini, NATO Üyelik Eylem Planı’nı alması için çok büyük çaba sarf ettik, bu çabamızı da sürdüreceğiz. Son NATO Zirvesi’nde de ben özellikle bu konuyu NATO Dışişleri Bakanları toplantısında gündeme getirdim ve bu konuda Bosna-Hersek’e her türlü katkıda bulunacağımızı bir kez daha dile getirdim ve diğer üye ülkeleri de bu katkıda bulunmaya davet ettim.

Bu önümüzdeki altı ay içinde ayrıca özel bir konumumuz da var. Türkiye, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Dönem Başkanı. Yani bu altı ay içinde bütün siyasal konularda da, Avrupa Konseyi’ni ilgilendiren siyasi konularda katkıda bulunma imkânına sahip olacak. Bu konulardan biri de Bosna-Hersek’teki anayasa reformu ve Bosna-Hersek konusudur. Biz Avrupa Konseyi olarak da Bosna-Hersek’e bu geçiş sürecinde her türlü desteği vermeye devam edeceğiz. Dolayısıyla her zeminde, gerek bölgesel, gerek küresel, gerek Avrupa zeminlerinde Bosna-Hersek’e bu desteği veriyoruz ve son dönemde Avrupa’da Bosna-Hersek’e vize muafiyeti tanınması son derece önemli bir adımdır. Biz Avrupa-Atlantik Kurumlarına Bosna-Hersek’in entegrasyonu yolunda da sürdüregeldiğimiz desteği vermeye devam edeceğiz.

Ben bir kez daha değerli dostumuz Bakir Bey’e hoşgeldiniz diyorum. Kendisi öğleyin Sayın Cumhurbaşkanımızla öğle yemeğinde bir araya geldi ve görüşmeler gerçekleştirdi. Biraz sonra da, hemen bu basın toplantısını müteakip Sayın Başbakanımız bekliyorlar, akşam yemeğini de Sayın Başbakanımızla birlikte yiyeceğiz. Orada da görüşmelere devam edeceğiz. Bu vesileyle tekrar hoşgeldiniz diyorum. Burası sizin evinizdir. Her zaman sizi burada görmekten büyük bir mutluluk duyacağız. Buyurun.

SAYIN İZZETBEGOVİÇ: Sayın Dışişleri Bakanı’na çok teşekkür ediyoruz.  Şimdiye kadar Bosna-Hersek’e vermiş olduğunuz istisnasız yardımlarınızdan ve desteğinizden dolayı minnettarlığımı ifade etmek üzere, ilk ziyareti Türkiye’de gerçekleştirmekteyim. Türkiye çok ciddi, zekice ve ustaca Balkanlar’daki ilişkilere yeni ivme katmak için adım atmıştır. Çok başarılı bir siyaset yürütmekteyiz. Bize çok yardımcı oldunuz. Nitekim Avrupa-Atlantik entegrasyon çerçevesinde ve NATO üyeliği konusunda Türkiye’nin şimdiye kadar yapmış olduğu desteklerden dolayı minnettarlığımı sunmak istiyorum ve aynı zamanda ISAF’ta katılım konusunda bize vermiş olduğu desteğinizden dolayı teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum.

İkinci olarak, savaşta yıkılmış Bosna-Hersek’in imarı konusunda Türkiye’nin şimdiye kadar yapmış olduğu gayretler takdire şayan. Bakın efendim, siz Bosna’da üç tane köprü inşa ettiniz, daha doğrusu üç gün içerisinde bir kadın hastalıkları ve jinekoloji büyük kliniği açacaktınız. Yani sizin sayenizde artık Bosna ayağa kalkmakta. Ve Türkiye’nin Balkanlar’da istikrar ve güvenlik faktörü olmaya devam ettiği için sizlere teşekkür etmek istiyorum. O yüzden buradayım, yani çünkü siz barışçıl yolları kullanarak bizim aramızdaki diyalogu tesis ediyorsunuz ve güçlendiriyorsunuz.

Biliyorsunuz ki Bosna-Hersek’te çeşitli halklar yaşamakta; kesinlikle oradaki barış ve güvenlik açısından Türkiye büyük teminattır, büyük sigortadır, çünkü bizim bu duygusal ilişkilerimiz tabii ki fevkalade bize çok yardımcı oluyor, ama siyasi alandaki bu gelişmeleri muhakkak ekonomik alandaki gelişmelerin takip etmesi gerekiyor. Yani bizim ekonomik alandaki gelişmeleri tetiklememiz, daha doğrusu desteklemek üzere bir şekilde güçlendirmemiz gerekiyor. Efendim biliyorsunuz bize çok yardımcı oldunuz, özellikle NATO bütünleşme sürecindeki desteğinizi unutmuyoruz. Güvenlik yatırımcıların teminatıdır. Bir güvenlik tesis edildikten sonra, yatırımcılar gelip de yatırımları yapabilirler. Ben de burada kesinlikle hem şahsım adıma hem benim temsil ettiğim kurum adına bu konuda yani Türk yatırımları çekebilmek açısından, sizlere nasıl yardımcı olabilirim; yani ben burada hizmetinizdeyim diyebilirim. O yüzden buraya geldim efendim, çok teşekkür ederim.

SAYIN BAKANIMIZ: Çok teşekkür ederiz. Maalesef vakit çok dar, soru alamayacağız. Biz de tekrar seçim başarısı dolayısıyla kendisini tebrik ediyoruz. İnşallah diğer Cumhurbaşkanlığı Konseyi üyeleriyle, Sayın Radmanoviç ve Sayın Komşiç’le en kısa zamanda Türkiye’ye birlikte tekrar bekliyoruz. Hoşgeldiniz.