İktisadi İşbirliği ve Gelişme Teşkilatı (OECD)
Kuruluş ve Amaçları:
İktisadi İşbirliği ve Gelişme Teşkilatı, OECD, 1947- 1960 yılları arasında faaliyette bulunan Avrupa İktisadi İşbirliği Teşkilatı'nın (OEEC) yerine oluşturulmuş uluslararası bir kuruluştur. İkinci Dünya Savaşı sonrasında yıkıma uğrayan Batı Avrupa ekonomilerinin onarımı amacıyla Marshall Planı çerçevesinde ABD'nin yaptığı yardımların dağıtımına yardımcı olmak ve Avrupa ülkeleri arasındaki ticari ödemeleri serbestleştirerek geliştirmek için kurulan OEEC, zamanla fonksiyonlarını kaybetmiştir. Nitekim, 1960'lara doğru Batı Avrupa'nın yeniden imarı ve ekonomik yönden güçlenmesi büyük ölçüde tamamlanmıştır. Yeni gelişmeler çerçevesinde, 14 Aralık 1960'da imzalanan Paris Sözleşmesi ile yeni işbirliği alanlarına yönelmesi amaçlanan OECD kurularak, 30 Eylül 1961'de resmen faaliyete başlamıştır. OECD'nin 20 kurucu üyesi bulunmaktadır (Türkiye, ABD, Kanada, Fransa, Hollanda, Belçika, Lüksemburg, Federal Almanya, İtalya, Portekiz, İngiltere, Danimarka, İrlanda, Yunanistan, İsviçre, Avusturya, İsveç, İzlanda, Norveç ve Avrupa Topluluğu). Bilahare Japonya, Finlandiya, Avustralya ve Yeni Zelanda, kuruluşa katılmışlardır. 1994 yılından itibaren Teşkilata yeni üyeler iştirak etmişlerdir. 1994 yılında Meksika, 1995 yılında Çek Cumhuriyeti, 1996 yılında Macaristan, Polonya bilahare Güney Kore ve son olarak 2000 yılı içerisinde Slovakya'nın örgüte üyeliği ile teşkilata üye ülke sayısı 30'a yükselmiştir.
Üyelik ve Organları:
OECD, Avrupa, Kuzey Amerika ve Pasifik bölgelerinin insan haklarına dayalı çoğulcu demokrasi ve serbest piyasa ekonomisi değer ve ilkelerini paylaşan en gelişmiş otuz ülkesine, ekonomik ve sosyal politikalarını mukayese etmek ve ahenkleştirerek geliştirmek imkanını sağlamaktadır. Dünya ekonomisinin yaklaşık dörtte üçüne hakim olan ülkeler arasında sürekli bir dialogun yürütüldüğü yegane forum olan bu Teşkilatın faaliyetleri, dünya ekonomisine dolaylı olarak yön veren bir güce sahiptir. Deneyimli ve etkin Sekretaryası'nın analitik ve istatistik çalışmalarıyla desteklenen bu faaliyet zaman içinde hem değişen şartlara uymasını hem de şartların değişmesini etkilemeyi bilmiştir. Örneğin, günümüz dünyasındaki globalleşme eğilimine paralel olarak, ekonomik ve sosyal konuları kendi aralarındaki etkileşimi göz önünde tutacak şekilde ele alan hemen hemen yegane teşkilat OECD'dir.
OECD'nin günümüzde çalışma yaptığı önemli alanları aşağıdaki başlıklar altında sıralamak mümkündür:
-
OECD üyesi ülkelerin ekonomik durumlarını inceleme
-
Çevre
-
Yaşlanan nüfusun ülke ekonomilerine ve toplumsal yapıya etkisi.
-
Rüşvet ve yolsuzluklarla mücadele.
-
İyi yönetim.
-
Elektronik ticaret.
-
Yeni iş imkanları yaratılması.
-
Düzenleyici reformlar.
-
Sürdürülebilir kalkınma
-
Vergiler ile ilgili düzenlemeler
-
Ticaretin liberalleşmesi
OECD'nin en yüksek karar organı Konseydir. Başkanlığı Örgütün Genel Sekreterince yürütülmektedir. Konsey toplantılarına üye ülkelerin Teşkilat nezdindeki Daimi Temsilcilerinin yanı sıra Avrupa Birliği Komisyonu Temsilcisi de katılmaktadır.
Yılda bir kez, G-8 zirvesi öncesine denk düşecek bir tarihte, Bakanlar düzeyinde toplanan Konsey, üye ülkelerin Dışişleri, Ekonomi, Maliye ve Ticaret Bakanlarının ve diğer ilgili Bakan ve üst düzey bürokratların bir araya getirmektedir. Bu toplantılar üye ülkeleri ilgilendiren güncel konularda görüş alışverişinde bulunulmasına ve gerekli kararların alınmasına imkan sağlamaktadır. Konsey, hem Teşkilatın genel, hem de OECD bünyesinde faaliyet gösteren komitelerin bireysel yıllık çalışma programlarını onaylamaktadır.
Çeşitli komiteler ilgili Bakanlar düzeyinde zaman zaman toplantılar düzenlemektedir. Çevre, Enerji, Maliye, Ticaret, Sosyal Güvenlik, Ulaştırma, Tarım ile ilgili Bakanlar OECD Forumlarında bir araya gelmektedir.
OECD bünyesinde iki önemli kuruluş bulunmaktadır. Uluslararası Enerji Ajansı (UEA) ve Nükleer Enerji Ajansı (NEA).
UEA 1974 yılında kurulmuştur. Ülkemiz kurucu üyesidir. Örgütün temel amacı petrol piyasasında yer alabilecek krizlere karşı hazırlıklı olmak ve üye ülkeler arasındaki dayanışmayı artırarak enerji güvenliliğini sağlamaktır. UEA, üye ülkelere petrol stoku bulundurma zorunluluğu getiren bir kuruluştur.
NEA ise üye ülkelerin nükleer enerji üretimlerinin barışçı amaçlarla geliştirilmesi için faaliyet göstermekte, nükleer alanda üye ülkelerce verilen kararların uyumlaştırılmasına çalışmaktadır.
Teşkilatın 200'ü aşkın komite ve çalışma grubu bünyesinde yılda yaklaşık 40 000 civarında hükümet temsilcisinin katıldığı toplantılar, politikaların araştırılmasının da ötesinde bunların uygulanması için gerekli ortamın yaratılmasına yöneliktir. Bu çerçevede, üye ülkelerin gerek genel, gerek belirli ekonomik alanlardaki politikalarının ortaklaşa incelenmesinin yanı sıra, hukuki bağlayıcılığı olan anlaşmalar giderek OECD kapsamında önem kazanmaktadır.
OECD ve Türkiye:
OECD'nin yirmi kurucu üyesi arasında yer alan ülkemiz dünya ve özellikle Batı ekonomileriyle bütünleşme yolunda önemli mesafeler kat etmiş durumdadır. Ülkemizin ana hedeflerinden biri, serbest piyasa ve rekabet ilkeleri doğrultusunda sözkonusu dışa açılış ve bütünleşme sürecini hızlandırmaktır. Bu yaklaşımın ışığında, OECD üyeliğimizin değeri daha da artmıştır. Üyeliğimiz, her şeyden önce, uluslararası ekonomik alanda giderek süratlenen gelişmeleri yakından izleme ve Batılı ülkelerle birlikte ortak politika tespitlerinin yapılmasına katkıda bulunma olanağı sağlamaktadır.
Nitekim, Türkiye diğer üyeler gibi OECD'nin program, politika ve önceliklerinin oluşturulmasına katkıda bulunmaktadır. Teşkilatın "consensus" sistemiyle çalışması her üyenin ortak çıkarların arayışında kendi çıkarlarının da göz önünde tutulmasını sağlamasına imkan vermektedir. Bu çerçevede, ülkemiz dünyaya açıldığı ölçüde OECD'nin çalışmalarında ve yönlendirilmesinde giderek daha fazla söz sahibi olmaya başlamış, bu arada, ülkemizin yakın ilgi ve çıkarlarına ilişkin konularda ön planda rol oynayabilmiştir.
Bu doğrultuda ülkemiz ve OECD arasındaki mevcut işbirliğinin en çarpıcı örneği 1994 yılında OECD Konseyi'nin kararı ile kurulan OECD İstanbul Özel Sektörü Geliştirme Merkezidir.
Merkezde, Kafkasya, Orta Asya, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü'ne üye ülkeler, Akdeniz, Orta Doğu ve Güney Doğu Avrupa ülkeleri özel sektör ve hükümet temsilcilerinin katıldıkları eğitim programları OECD ve TİKA işbirliğinde düzenlenmektedir. Bugüne kadar 2.500 kişi özel sektöre ilişkin yasal ve yapısal alanlarda Merkezde eğitim almıştır.
Merkez, OECD normlarının yukarıda sayılan bölgelerde yayılmasına ve bölge özel sektörler arasında işbirliğinin gelişmesine katkıda bulunmaktadır. Merkezin, bölgesel anlamda, özel sektörler arasında işbirliğinin artması, Orta Asya ve Kafkasya'daki ülkelerin ekonomik ve siyasal anlamda bağımsızlıklarını güçlendiren ve dünya ekonomisiyle bütünleşmelerine sağlayan bir işlevi bulunmaktadır.
Ayrıca, 1993 yılında kurulan OECD Ankara Çok Taraflı Vergi Merkezi, piyasa ekonomisine geçiş sürecinde teknik bilgi yardımı sağlamak amacıyla üst düzey vergi memurlarına vergi eğitimi vermektedir. OECD Ankara Çok Taraflı Vergi Merkezinde bugüne kadar yaklaşık 30 değişik ülkeden 2500 civarında üst düzey vergi memuru eğitim görmüştür.
OECD ile ilişkilerimiz çerçevesinde önemli yer tutan “Uluslararası Ticari İşlemlerde Yabancı Kamu Görevlilerine Rüşvet Verilmesinin Önlenmesi Sözleşmesi” tarafımızdan 17.12.1997’de imzalanarak, 24.09.2000 tarihinde yürürlüğe girmiştir. OECD Rüşvetle Mücadele Sözleşmesi’nin amacı, Sözleşmeye taraf ülkelerin tabiiyetini taşıyan gerçek veya tüzel kişilerin, yabancı kamu görevlilerine rüşvet vermelerinin engellenmesidir. Böylece, Sözleşmeye taraf ülkelerin uluslararası ticaret yaparken, yolsuzluk ve rüşvetten kaçınmaları amaçlanmaktadır. OECD Konseyi tarafından kabul edilen bağlayıcı bir belge olan Sözleşme doğrultusunda, OECD Rüşvetle Mücadele Çalışma Grubu tarafından yürütülen ülke incelemeleri kapsamında OECD Rüşvetle Mücadele Türkiye I. Aşama İncelemesi 2004 yılında tamamlanmış olup, tekrarlanmasına karar verilen II. Aşama İncelemesinin ise Ocak 2009’da gerçekleştirilmesi beklenmektedir.
"OECD Yolsuzlukla Mücadele Sayfası"