#

Bakanlığı Takip Edin:

Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun 25 Mayıs Afrika Günü münasebetiyle yayımlanan “Türkiye ile Afrika’nın Sağlam bir Ortaklık İnşası” başlıklı makalesi

Ülkemizde bu yılki Afrika Günü kutlamaları vesilesiyle, Afrika’nın başarılarını kutlar ve gelişmekte olan ortaklığımızdan duyduğum memnuniyeti belirtmek isterim. Afrika’nın yükselişi, Türkleri gururlandırmakta, gerek daha yakın ilişkiler kurma, gerekse işbirliği içinde olma yönünde bizi motive etmektedir. Afrika’daki siyasi kurumlar gelişim göstermektedir; hatta birçok Afrika ülkesinde güçlü bir orta sınıfın ortaya çıkışına tanık olmaktayız. Kıta, tüm Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri konusunda adım atma arzusundadır. Afrika’nın arzusu yalnız mutlak yoksulluğun ortadan kaldırılması değil, aynı zamanda eşitsizliğin azaltılması, herkese kayda değer eğitim fırsatlarının sunulması ve norm olarak iyi yönetişimin desteklenmesi yönündedir. Afrika, her geçen gün bir bütün olarak hareket etmektedir. Kıtasal Serbest Ticaret Bölgesi Anlaşması, Afrika’nın geleceğini şekillendirecek önemli bir kilometre taşı olmuştur.

Afrika uluslarının gururlu bir ortağı olmak için birçok nedenimiz bulunmaktadır. Türkiye’nin arzusu kalıcı ilişkiler kurmaktır. Temel amacımız, Afrikalı mevkidaşlarımızla sürdürülebilir ve karşılıklı olarak verimli bir şekilde köklü bir işbirliği kurmaktır. Pek çok örnekte de, Türkiye’nin iyi niyetinin ve kararlı biçimde el uzatmasının Afrikalı ortaklarımızda yankı uyandırdığını duymak beni cesaretlendirmiştir. Afrika, Türkiye’yi kıtanın kapsamlı ve sürdürülebilir kalkınmaya doğru ilerlemesi ve buna bağlı olarak küresel ilişkilerde etkisini arttırması hedefleri doğrultusunda güçlü bir ortağı olarak görmektedir.

Afrika’ya olan ilgimiz, yoğun siyasi temaslarla en üst düzeyde somutlaşmıştır. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakanlık döneminden bu yana 26 Afrika ülkesine resmi ziyaretlerde bulunmuş, bu ziyaretler yeni işbirliği alanları açmıştır. İmzalanan Anlaşmaların sayısının çokluğu, Türkiye’nin Afrika ülkeleriyle yeni işbirliği alanları açma konusunda kararlı olduğunu göstermektedir.

Türkiye’nin Afrika’ya yönelik açılımı; görünür, somut ve karşılıklı olarak faydalı temeller üzerine inşa edilmiştir. Ülkemiz, son olarak Sierra Leone ve Ekvator Ginesi’nde açılan Büyükelçiliklerle birlikte kıtada toplam 41 Büyükelçilik tarafından temsil edilmektedir. Bu sayıyı, nihai hedef olarak her bir Afrika ülkesinde temsil edilecek şekilde orta vadede 50’ye çıkarmayı planlıyoruz.

2018’de Afrika Birliği ile stratejik ortaklığımızın 10. yıldönümünü kutladık. Yakın zamanda, kurumsal işbirliğimizin değerlendirildiği Bakanlar Konferansı’nı gerçekleştirerek, İstanbul’da üst düzey Afrika Birliği yetkilileri ve Afrika Dışişleri Bakanlarına ev sahipliği yapmaktan büyük memnuniyet duydum. Daha verimli bir ilişki için yeni hedefler belirledik. İlk adım olarak, önümüzdeki Ekim ayında İstanbul’da ikinci Türkiye-Afrika İş Forumu’nu düzenleyeceğiz. Gelecek yıl da Üçüncü Türkiye-Afrika Zirvesi’ni düzenleyeceğiz. Bu Zirveye büyük önem veriyoruz ve başarısını garantilemek üzere çalışacağız.

Afrika Kıtasıyla ticaretimiz şu anda 20 milyar ABD Dolarını aşmaktadır. Bu rakam 2003 yılına kıyasla neredeyse beş kat artış demektir. Ayrıca bu durum Afrika ile Türkiye’nin her ikisinin de eşitlikçi bir ticari ilişkiden yararlandığını göstermektedir. Afrika’nın geleceğinde Bölgesel Ekonomik Toplulukların önemli bir rol oynadığının farkındayız. Bu anlamda, geçen Şubat ayında, Türkiye ile ECOWAS (Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu) üyeleri arasında ekonomik işbirliğini derinleştirmek için birinci Türkiye ECOWAS Ekonomi ve İş Forumu’nu düzenledik.

Ulusal hava yolu şirketimiz Türk Hava Yolları’nın (THY) uçuş ağına yeni destinasyonlar ekleyerek kıtadaki varlığını genişlettiğinin altını çizmekten bilhassa gurur duymaktayım. THY şu anda Afrika’da 34 ülkede 52 destinasyona uçuş gerçekleştirmektedir. THY ağına katılan en son destinasyon Sierra Leone’da Freetown’dur. Komor Adaları’na da bu Haziran ayında uçuşlar başlayacak. Ulusal havayolu şirketimiz Afrikalıların Türkiye ve dünyanın diğer yerlerine seyahat etmelerine yardımcı olmaktadır.

Türkiye, Kıtadaki barış ve güvenlik için aktif katkı sağlamaktadır. Ayrıca, Sahel’de terörizmle mücadele çabalarına da yardımcı olmaktayız. Son Brüksel Konferansı’nda, Türkiye bölgesel G5 Sahel güvenlik gücüne 5 milyon ABD Doları tutarında destek vermiştir.

İnsani ve kalkınma ortaklıkları Türkiye’nin kıtanın tamamını kapsayan güçlü yardım araçlarıdır. Türkiye’deki çok sayıda Bakanlık, Ajans ve Sivil Toplum Kuruluşu bu müşterek çabada yer almaktadır. Bizim için başarının mihenk taşı hızlı bir şekilde yerel ihtiyaçların karşılanmasıdır. 2004’ten 2016’ya kadar, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) kıtadaki sürdürülebilir kalkınma çabalarına destek için 1,43 milyar ABD Doları harcamıştır.

Yeniden altını çizmek isterim ki çok sayıda Afrika ülkesinin Türkiye’de kanlı bir darbe girişiminde bulunan Fetullah Gülenci Terör Örgütü’ne bağlı çeşitli kuruluşlara karşı hızla harekete geçmesinden büyük bir memnuniyet duymaktayız.

Hükümet idaresinde bir kuruluş olan Maarif Vakfı’na bağlı okullar Afrika’da faaliyet göstermeye başlamıştır. Amacımız, tüm kıtada Afrikalı devletlerin düşük maliyetli ve nitelikli eğitim sunmak için gösterdiği çabaya somut destek sağlamaktır. Maarif okullarında eğitim alan öğrencilerin yarının güçlüklerine göğüs germeye fazlasıyla hazır olacaklarına inancım tamdır. Nitelikli Afrikalı öğrencilere Türkiye’de burs yoluyla yükseköğrenim olanakları sağlanması da işbirliğimizin ümit verici dayanaklarından biridir. Her yıl 1.000’den fazla öğrenci Türk Hükümeti Burs programları aracılığıyla yükseköğrenim için Afrika’dan Türkiye’ye gelmektedir. Onların varlığı bizim için memnuniyet verici olup Afrikalı öğrenciler için bir mükemmeliyet merkezi olmaya devam edeceğiz.

Afrika’ya yaklaşımımız şeffaf, uzun-soluklu ve stratejik bir ortaklığa dayalıdır. Bu ortaklığın Türkiye ve Afrika’daki ortaklarımız için parlak bir gelecek vaat ettiğinden eminiz.

Afrika Günü’nü coşkuyla kutlarken, Türkiye’nin Afrika ile ortaklığa olan bağlılığının eşitlik, ortaklık, dayanışma, sürdürülebilirlik ve ortak saygı ilkelerine dayandığını vurgulamak isterim.