Dışişleri Bakanı Sayın Ahmet Davutoğlu'nun Irak Ziyareti Öncesi Esenboğa Havalimanında Yaptıkları Basın Toplantısı, 11 Ağustos 2009

 

Değerli Basın mensupları, hayırlı sabahlar. Bugün Dış Ticaretten sorumlu Devlet Bakanımız Sayın Zafer Çağlayan’la birlikte Irak’a bir günlük resmi ziyarette bulunacağız. Her şeyden önce ifade etmek isterim ki Irak, Türkiye için sadece kaderi ortak olan dost ve komşu bir ülke değil, çok önemli bir stratejik ortak ve hemen her alanda ilişkilerimizin hızla geliştiği dost bir ülkedir. Biliyorsunuz, Irak’ta çok önemli bir dönüşüm yaşanmaktadır. Ocak ayında yapılacak seçimler öncesinde Amerika Birleşik Devletleri’nin şehirlerden çekilmesiyle birlikte Irak’ta dinamik bir süreç yaşanmaktadır ve Türkiye, Irak’taki bu süreci yakından takip etmekte ve Irak’taki her gelişmeyi kendi kaderini etkileyecek çok önemli bir gelişme olarak değerlendirmektedir. Irak’la Türkiye arasındaki ilişkiler en üst düzeyde son derece iyi bir şekilde seyretmektedir. Irak’ın toprak bütünlüğü, egemenliği, Irak halkanın refahı Türkiye’nin çok önem verdiği temel dış politika öncelikleri arasındadır. Hemen her aşamada Irak’la temasımız yoğun bir şekilde devam ettiği için Irak’a yaptığımız bu seyahatte de ilişkilerimizin bütün boyutlarını, Irak’taki gelişmeleri ele alacağız. Sizler de yakından takip ediyorsunuz son dönemde Irak’tan Türkiye’ye dönük çok çeşitli ziyaretler söz konusu oldu. İrtibatlarımız devam etti. Türkiye’den Irak’a dönük olarak üst düzey ziyaretler belli periyotlarla devam ediyor, 6 aylık periyotlarla diyebileceğimiz bir ziyaret ritmi var. Geçen sene Temmuz ayında Sayın Başbakanımızın Irak’a yaptığı son derece önemli bir ziyaret oldu ve bu ziyarette Türkiye ile Irak arasında Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi kurulma kararı alındı. Daha sonra Cumhurbaşkanımızın bu sene Mart ayında yaptığı seyahat söz konusu oldu ve ilişkiler bütün veçheleriyle gözden geçirildi. Türkiye ile Irak arasında son dönemde yoğunlaşan bu ilişkiler yepyeni bir ortaklık modeli etrafında gelişmektedir. Sayın Başbakanımızın ziyareti sonrasında kurulan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi, hepinizin bildiği gibi Sayın Başbakanın eşbaşkanlığında 8 önemli icracı Bakanlığın katılımıyla hükümetlerarası ortak bir toplantı mahiyetinde devam etmektedir. Biz, bu çerçevede bugün kapsamlı görüşmelerde bulunacağız.

 

Nabucco zirvesi dolayısıyla Sayın Maliki’nin Türkiye ziyareti esnasında bu konseyin en kısa zamanda toplanması kararı alınmıştı iki Başbakanımız tarafından. Daha sonra biz Türkiye içinde bu konsey üyesi olan Dışişleri Bakanlığı, İçişleri, Dış Ticaretten sorumlu Devlet Bakanımız, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Enerji Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığımız ile birlikte bir değerlendirme toplantısı yaptık ve Irak’a sunacağımız teklifler paketini, önerileri hep birlikte geliştirdik. Şimdi biz bu yönde yapacağımız seyahatte bir taraftan Irak’taki son gelişmeler etrafında istişarelerde bulunacağız. Hemen hemen her kademedeki Iraklı yetkililerle kapsamlı görüşmelerde bulunacağız, ayrıca önümüzdeki aylarda Bağdat’ta gerçekleştirmeyi düşündüğümüz Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısının hazırlık çalışmalarını yürüteceğiz. Bu temaslar sonrasında, Irak’tan da bir heyetin bir müddet sonra, önümüzdeki ay içinde Türkiye’ye gelmesini bekliyoruz. Daha sonra Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi takriben Ekim ayı içinde toplanacak. Aslında bu, bölgemiz için de, dünyadaki genel ilişkiler bağlamında da son derece özel, kendine has bir ilişki biçimi. Böylece de bir model ortaklık geliştirdik. Komşu bir ülke olan Irak’la her düzeyde, sadece işbirliği değil, entegrasyon çalışmalarını artıracağız. Zaten o belgede de bu stratejik işbirliği konseyinin temel amacının iki ülke arasındaki ekonomik sosyal entegrasyonunu en üst düzeye çıkarmak olarak belirlenmişti. Bu çerçevede, görüşmelerimizde bunları tekrar ele alarak bu konseyin en etkin bir şekilde çalışmasını temin etmeyi gayret edeceğiz.



Bu temaslarımız esnasında, Dış Ticaret Bakanımız Sayın Zafer Çağlayan’la birlikte Irak Başbakanı Sayın Maliki ile, Irak Dışişleri Bakanı Sayın Hoşyar Zebari ile, Irak Başbakan Yardımcısı Sayın Berham Salih’le birlikte görüşmeler yapacağız. Ayrıca ben, Irak Meclis Başkanı Sayın Ayad El Samaray, Irak Cumhurbaşkanı Yardımcıları Sayın Tarık Haşimi ve Sayın Adil Abdülmehdi ile ayrıca görüşmeler gerçekleştireceğim. Bu arada Türkmen Milletvekilleriyle bir araya geleceğiz. Ve bütün bu değişik görevleri üstlerinde bulunduran yetkililerle en kapsamlı istişarelerde bulunup, akşam ülkemize geri döneceğiz. 
 

SAYIN BAKAN: Var mı soru?

 

SORU: Irak’a teklifler paketi dediniz, ama biraz açabilme şansınız var mı bu konuyu? Ayrıntılandırabilir  misiniz?

 

SAYIN BAKANIMIZIN YANITI: Şimdi o zaman, bu “model ortaklık” üzerinde çalıştığımız Yüksek Düzey Stratejik İşbirliği Konseyi’nin mahiyeti ile ilgili size kısaca bilgi vereyim. Bu Bakanlıklararası ikili ilişkiler dışında, ikili ilişkilerin tüm kapsamını ele almak üzere bütün icracı Bakanların katıldığı ortak bir, tabiri caizse, iki hükümetin ortak toplantısı mahiyetinde cereyan edecek bir toplantı. Dolayısıyla bütün Bakanlıklarımızın ilgi alanına giren konuları biz kendi aramızda çalışarak, mesela ulaştırmayla ilgili bundan sonra atılması gereken adımlar, enerjiyle ilgili atılması gereken adımlar, dış ticaretle ilgili atılması gereken adımlar, Türkiye perspektifinden bütün bu alanlarda Türkiye Irak’a ne katkıda bulunabilir, birlikte bu alanları nasıl entegre bir bütün haline dönüştürebiliriz. Mesela Ulaştırma projelerini nasıl geliştirebiliriz ki, Türkiye ile Irak tek bir havza halinde, ulaştırma havzası halinde bütünleşebilsin. Dış ticaretimizi nasıl geliştirebiliriz, enerji ilişkimizi nasıl geliştirebiliriz ki, bu ülkenin ekonomik ve sanayi altyapısı bütünleşebilsin. Bütün bunları biz Türkiye perspektifiyle ele aldık ve bir dizi teklifler paketi oluşturduk tabiri caizse. Tabii Irak tarafı, Irak perspektifiyle kendi çalışmalarını yürütecek. Daha sonra zaten yine bu Yüksek Düzey Stratejik İşbirliği Konseyinin geçen sene tespit ettiğimiz işleyiş prensipleri etrafında Bakanlıklararası ikili görüşmeler sürecek; sonra biz muhtemelen önümüzdeki ay içinde Türkiye’de 8 Bakan biraraya geleceğiz ve Başbakanlarımızın katılacağı ortak kabine toplantısı  için altyapıyı, çerçeveyi hazırlayacağız ve o toplantıda eğer anlaşma gerekiyorsa bu alanlarda anlaşma,  mutabakat muhtıraları gerekiyorsa onlar, şirketlerimiz arasında veya projeler arasında işbirliği gerekiyorsa bunlar, nihai olarak Başbakanların eşbaşkanlığında yapılacak toplantıda şekillenecek. Ama temel hedef bütün bu projelerde iki ülke ekonomilerinin entegre bir yapıya kavuşması. Ayrıca, iki ülkenin güvenlik alanında mutlak olarak bu bölgedeki güvenliğin, ortak güvenlik alanımızı tesis etmek üzere işbirliği yapması. Bu İçişleri Bakanlıklarımızı tabii ilgilendiren bir gelişme. Bütün bunları biz derli toplu bir sistematik çerçeve içinde bu gidişimizde ele alacağız.  Zaten onlar da kendileri bu çalışmaları yapmış oldukları için ortak zemini güçlendirip daha sonra yapılacak Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nde ikili ilişkilerimizde çok ciddi bir atılım sağlayacak bir altyapı oluşacak. Bu her sene bu şekilde devam edecek.

 

SORU: Açılım konusu bugünkü Bağdat temaslarınızın gündeminde midir? Bu konuda Iraklı yetkililerden herhangi bir destek istenecek mi?

 

YANIT: Şimdi, daha önce de söylediğim gibi, bu gezimizin temel amacı, Sayın Bakanımızla birlikte -ki ikimizin de Bakan olarak Irak’a ilk ziyareti- bir kere, Irak’a olan desteğimizi en güçlü şekilde ifade etmektir. Irak’ın güvenliği, esenliği, geleceği ile ilgili Türkiye’nin takındığı ilkeli tutumu paylaşmak ve Irak’la ilgili tüm gelişmelerde Irak halkının yanında olduğumuzu bir kere daha teyit etmektir. Ayrıca Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi çalışmasını yürütmektir. Dolayısıyla ziyaretimizin ana perspektifi budur.

 

Demokratik açılımlar konusu ise Türkiye’nin iç meselesidir. Türkiye, bu konuda kendi içinde güçlü bir siyasi iradeye, gelişmekte olan güçlü bir toplumsal mutabakat zeminine ve görüş alış-verişi zeminine sahip. Dolayısıyla, bu gelişmeler ülke içi gelişmeler olarak ele alınacak. Geçen ay bildiğiniz gibi üçlü mekanizma çerçevesinde Irak heyeti Türkiye’deydi. Ayrıca, Irak’tan birçok yetkili Türkiye’ye geldiler.Yine yakın zamanda, geçtiğimiz hafta içinde Irak hükümet sözcüsü Sayın Ali Debbah, Irak Başbakan Danışmanı Tarık Necim geldiler. Daha birçok ziyaretler oldu. Burada iki ülkeyi ilgilendiren konularda, özellikle güvenlikle ilgili konularda, zaten işleyen bir mekanizma var. Ama tabii bölgemizi genel olarak ilgilendiren meselelerde her türlü istişarelere açığız. Bu bakımdan bu çerçevede görüşmeler söz konusu olacak.

 

SORU: Peki Sayın Bakanım, Mahmur Kampının kapatılması bu ziyarette söz konusu olacak mı?

 

YANIT: Şimdi güvenlik ile ilgili konular, bahsettiğimiz mekanizmalar içinde zaten tartışılan konular. Özellikle bu ziyaretle ilgili değil, her zaman güvenlikle ilgili ve teröre karşı alınacak tedbirler konusunda Türkiye ile Irak arasında Sayın İçişleri Bakanımız ve Irak Güvenlik Bakanı Vahidi arasında zaten yürüyegelen bir ilişki var. Tabii, bu gelişmelerde İçişleri Bakanlığımız çerçevesi, o da İçişleri Bakanlığıyla birlikte olmamakla birlikte, bütün o bahsettiğimiz Bakanlıklar, 8 Bakanlığın bütün gündemini biz Iraklı yetkililerle görüşeceğiz. Bu çerçeveye giren her konu ele alınacak.  Önümüzdeki dönemde de Türkiye ile Irak arasında güvenlik işbirliğinin en üst düzeyi çıkması için de alt yapı çalışmalarımız sürecek.

 

Teşekkür ederiz, iyi günler.