Aziz şehitlerimizin saygıdeğer yakınları, Sayın Özlem Sipahioğlu, kıymetli meslektaşlarım, mesai arkadaşlarım,
Bugün burada Dışişleri Bakanlığımızın 89. kuruluş yıldönümünde, bu ülkenin onuru, milletimizin bekası ve devlete hizmet yolunda şehit verdiğimiz aziz kardeşlerimizi anmak üzere biraraya geldik. Onlarla ilgili olarak ne kadar minnet duysak, ne kadar şükran ifade etsek yetersizdir. İlk olarak 27 Ocak 1973’te Mehmet Baydar ve Bahadır Demir kardeşlerimizi, büyüklerimizi kaybetmiştik. Ondan sonra 28 ayrı terör saldırısında 39 mensubumuzu, aralarında 4 Muvazzaf Büyükelçi, bir Emekli Büyükelçi, 3 Başkonsolos, 1 Konsolos, değişik düzeylerdeki idari görevliler, şoförler, korumalar, din görevlileri olmak üzere şehit verdik. Onların bıraktıkları miras, bize bir hizmet mirasıdır. Bu miras sonuna kadar takip edilecektir.
Son olarak 17 Aralık 2004’te Musul’da güvenlik görevlilerimizi şehit verdik. Çok önemli bir vurgudur, Musul’daki bu şehadetten sonra kısa bir süre sonra buradaki Başkonsolosluğumuzu tekrar açtık. Bu şunun işaretiydi, Türk bayrağı yükseldiği yerde hiçbir zaman inmeyecek. Ne kadar saldırı olursa olsun, ne kadar bize dönük değişik düzeylerde kötü niyet besleyen çabalar olmuş olursa olsun bayrağımızın bulunduğu her yerde en onurlu bir şekilde yükseltilmesi onların bize bıraktığı mirastır.
Aziz şehitlerimiz, sizleri bir kez daha minnetle ve rahmetle anıyoruz. Emin olunuz ki arkada bıraktığınız bu miras, bugünkü Dışişleri camiamızın çok daha gelişmiş olan, sayı olarak gelişmiş olan Dışişleri camiamızın her bir neferi tarafından, her bir ferdi tarafından üstlenilecek, devam ettirilecek ve aynı kararlılıkla da sürdürülecektir. Sizlerin bıraktığı bu miras, yani dünyanın neresinde olursa olsun barış, güvenlik ve esenlik için çalışma mirası, bizler ve bizden sonraki nesillerce de aynen sürdürülecektir.
Aziz şehitlerimizin yakınları, sizlerin acılarının hala ne kadar diri ve taze olduğunun farkındayız. Ama acılar kadar onurlar da tazedir. Onların sizlere devrettiği onur en büyük onurdur ve her zaman sadece sizin yüreğinizde değil, bizim yüreğimizde de devam edecektir.
Değerli çalışma arkadaşlarıma buradan şu mesajı vermek istiyorum: Türk dış politikası şehitlerimizin şehit düştükleri günden bugüne çok daha yaygın bir alanda, çok daha etkin bir şekilde sürmektedir. Yaygın ve etkin faaliyet gösteren bütün devletlerin bu tür risklerle karşılaşmaları kaçınılmazdır. Bu bize tarihin yüklediği bir mirastır, bir görevdir, bir sorumluluktur. Bunun gereğini her yerde yapacağız. Hiçbir kötü niyet bizi şehitlerimizin açtığı bu çığırdan, bu yoldan alıkoymayacak. Bu vesileyle, bütün dış politika camiamıza, Dışişleri camiamıza, hem 89. kuruluş yıldönümü dolayısıyla tebriklerimi ifade etmek hem de bu kuruluş yıldönümü vesilesiyle bundan sonra belki de asırlarca tekrar edecek bu töreni aynı kararlılıkla, aynı inançla sürdüreceğimizi ve aynı kararlılıkla yine devletimizin ve milletimizin temsili yolunda hiçbir engel tanımayacağımızı bir kere daha ifade etmek istiyorum. Aziz şehitlerimize Allahtan rahmet diliyorum, yakınlarına tekrar başsağlığı, taziyelerimi iletmek istiyorum. Onların bıraktığı mirası daha ileri götürme konusunda kararlılığımızı da bütün Türk milletine bütün aziz milletimizin her ferdine buradan bir kere daha teyit etmek istiyorum.
Teşekkür ederim.