AVRUPA KONSEYİ

Uluslararası Örgüt Künyesi

Örgütün Amacı:

Avrupa Konseyi’nin (AK) amaçları; insan hakları, hukukun üstünlüğü ve çoğulcu demokrasi ilkelerini korumak ve güçlendirmek; azınlıklar, ırkçılık, hoşgörüsüzlük ve yabancı düşmanlığı, sosyal dışlanma, uyuşturucu madde ve çevre konularındaki sorunlara çözüm aramak; Avrupa kültürel benliğinin oluşmasına ve gelişmesine katkıda bulunmak olarak özetlenebilir.

Kuruluş Tarihi:

5 Mayıs 1949

Merkezi:

STRAZBURG

Genel Sekreteri:

THORBJORN JAGLAND

Üye Ülkeler:

Almanya, Andorra, Arnavutluk, Avusturya, Azerbaycan, Belçika, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Çekya, Danimarka, Ermenistan, Estonya, Finlandiya, Fransa, GKRY, Gürcistan, Hırvatistan, Hollanda, İngiltere, İrlanda, İspanya, İsveç, İsviçre, İtalya, İzlanda, Karadağ, Letonya, Lihtenştayn, Litvanya, Lüksemburg, Macaristan, Makedonya, Malta, Moldova, Monako, Norveç, Polonya, Portekiz, Romanya, Rusya, San Marino, Sırbistan, Slovakya, Slovenya, Türkiye, Ukrayna, Yunanistan.

Gözlemci üyeler:

ABD, Japonya, Kanada, Meksika, Vatikan.

Türkiye’nin Üyelik Durumu:

Kurucu üye sayılmaktadır.

Örgütün Tarihi

Avrupa Konseyi (AK), İkinci Dünya Savaşı’ndan büyük maddi ve manevi kayıpla çıkan Avrupa’da, halklar arasında uzlaşıyı sağlamak ve kıtada süregelen gerginlik ve çatışmanın yerine, ortak kurumlar, standartlar ve sözleşmelere dayalı güven ve işbirliği ortamı tesis etmek amacıyla kurulmuştur. Avrupa Konseyi, 1948 yılında hükümetleri temsilen AK Bakanlar Komitesi’nin ve parlamenter kanadı temsilen o dönemdeki adıyla Avrupa Konseyi İstişare Meclisi’nin (Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi) birlikte kurulmasıyla oluşturulmuş, bu çift organlı yapılanma daha sonra AB, NATO ve AGİT tarafından da izlenmiştir. AK’ı kuran Londra Antlaşması 5 Mayıs 1949’da 10 Avrupa ülkesi tarafından imzalanmıştır. AK’ın belkemiğini oluşturan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ise 4 Kasım 1950’de Roma’da imzalanmıştır.

AK, savunma dışında, hayatın hemen her alanını kapsayan konularda siyasi işbirliğinin yanısıra, norm oluşturma, bunları kodifiye etme ve denetleme olmak üzere, her aşamada, üye ülkeler arasında çeşitli düzlemlerde işbirliği öngören kapsamlı bir yapılanmaya sahiptir. Konsey, hükümetlerarası kanat, parlamenter kanat ve bilahare oluşturulan yerel yönetim kanadı dışında, 200’ü aşkın sözleşme ile bir sözleşmeler sistemini de içerir. Keza, bütün taraf ülkelerin bireysel başvuru hakkını kabul ettiği yargı organı olan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) başta olmak üzere, birçok denetim mekanizması bulunmaktadır.

Soğuk Savaşın bitiminde gerçekleşen demokratikleşme süreci, AK’ın Avrupa ölçeğindeki siyasi ve hukuki etkinliğini öne çıkarmıştır. Konsey, Orta ve Doğu Avrupa’da geçiş sürecine giren ülkelerin katılımıyla hızlı bir şekilde genişlemiştir. 2000’li yıllardan itibaren, küreselleşmenin de etkisiyle, AK içinde günümüz gelişmelerine daha etkin yanıt verecek bir reform çalışması başlatılması ihtiyacı doğmuştur. Bu doğrultudaki ilk büyük adımı, 2005 yılında Varşova’da düzenlenen AK Zirvesi teşkil etmiştir. Devam eden süreçte 2009 yılında, Genel Sekreterliğe eski Norveç Başbakanı Thorbjorn Jagland’ın seçilmesinden sonra, kapsamlı reform süreci uygulamaya konulmuştur. Reform, 830 milyon Avrupalının gözünde, AK’ın çalışma ve katkılarının anlamını ve faydasını arttırmak ve aynı zamanda, gerek yakın coğrafyada, gerek uluslararası düzeyde, siyasi görünürlüğünü yükseltmeyi amaçlamaktadır.

Son yıllarda, Konsey’in mücavir coğrafyası içinde yer alan Kuzey Afrika ve Orta Doğu’daki halk hareketleri karşısında AK, kendi bünyesinde geliştirdiği demokratikleşme, hukuk devleti ve insan hakları norm ve standartlarını, talepleri üzerine bu ülkelerle paylaşma yolunda çalışmalara başlamıştır.

2019 yılında Avrupa Konseyi'nin (AK) 70. kuruluş (5 Mayıs 1949) yıldönümü Avrupa Konseyi’nde ve üye ülkelerde kutlama etkinlikleriyle idrak edilmektedir.

Türkiye’nin Örgüt ile İlişkileri

Avrupa Konseyi, ülkemizin İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupa’yla kurduğu ilk kurumsal bağı temsil etmektedir. Türkiye AK’a, kuruluşundan üç ay sonra, Yunanistan ve İzlanda ile birlikte Ağustos 1949’da davet edilmiş ve örgütün kurucu üyeleri arasında sayılmıştır.

Türkiye, AK’ın kuruluş ve gelişim yıllarında, Avrupa’nın savaş sonrası psikolojisinden çıkması ve yeniden birleşme yoluna gitmesi için çaba göstermiştir. Örneğin, Almanya Federal Cumhuriyeti ve Avusturya’nın, İkinci Dünya Savaşı sonrasında AK’a katılımlarını desteklemiştir. Türkiye, kuruluşundan bu yana AK’ın çalışmalarına katılarak, Avrupa entegrasyonuna yönelik katkılarını gerek hükümetlerarası, gerek parlamenter platformda dile getirmektedir. Türk milletvekilleri, kurulduğu günden bu yana Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nde (AKPM) yer almış ve Avrupa’nın inşası, ortak Avrupa kimliği ve vizyonu gibi tartışmalara da temel katkıda bulunmuşlardır (Türkiye’nin Avrupa Konseyi ile ilişkileri hakkında detaylı bilgi Dış Politika / Temel Dış Politika Konuları/ İnsan Hakları/ Uluslararası İnsan Hakları Mekanizmalarıyla İşbirliği alt sekmesinde yer almaktadır).