DIŞİŞLERİ BAKANI HAKAN FİDAN- Değerli basın mensupları, dostumuz ve
müttefikimiz Romanya’nın Dışişleri Bakanı Sayın Oana Toiu’yu ülkemizde
ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduğumu ifade ederek sözlerime başlamak
istiyorum.
Sayın Bakana ve kıymetli heyetine huzurlarınızda tekrar hoş geldiniz
diyorum.
Değerli arkadaşlar, Romanya ile ilişkilerimizi 2011 yılında stratejik
ortaklık seviyesine yükseltmiştik. 2024 yılında ise Yüksek Düzeyli Stratejik
İşbirliği Konseyi’ni tesis ettik ve ilk YDSK toplantımızı hatırlayacağınız
üzere Ankara'da gerçekleştirmiştik. Bu diplomatik kurumsal çerçevenin
sağladığı ivme ekonomik ve ticari ilişkilerimize de büyük katkı sağlamakta.
Romanya, Güneydoğu Avrupa Bölgesi’nde en yüksek ikili ticaret hacmine sahip
olduğumuz ülke konumundadır. Ülkemiz ise Romanya'nın AB dışındaki en büyük
ticaret ortağıdır. 2024 yılında yaklaşık 12 milyar Dolar seviyesinde
gerçekleşen ticaret hacmimizi 15 milyar Dolar seviyesine ulaştırmak
istiyoruz.
Türkiye ve Romanya arasında deniz, kara ve havayolu bağlantısallığını
geliştirmek için de yoğun bir çalışma trafiği var. Aynı zamanda,
Bulgaristan'ı da kapsayacak biçimde daha büyük projeleri hayata geçirmeyi
hedefliyoruz.
Enerji alanındaki iş birliğimiz de istikrarlı bir şekilde gelişmekte. Çok
sayıda firmamız Romanya'da enerji sektöründe başarılı işlere imza atmakta.
Geçtiğimiz Mayıs ayında Romanya ile imzaladığımız Enerji Alanında İkili
İşbirliği Mutabakatı bu alandaki ortaklığımızı daha da derinleştirmeyi
amaçlamaktadır.
Savunma sanayii de ilişkilerimizde hızla gelişen bir alan. Romanya'nın
ülkemizden tedarik etmeyi planladığı Hisar sınıfı korvet bu alandaki iş
birliğimiz için önemli bir adım olacaktır. Romanya ile savunma sanayii
alanında ortak üretim de gerçekleştirmek niyetindeyiz. Her iki tarafa da
fayda sağlayacak önemli projeleri hayata geçirmeye hazırız. Romanyalı
yatırımcıları Türkiye'de bulunan yatırım fırsatlarını daha yakından tanımaya
ve Türkiye'deki şirketlerle daha yakından iş birliği yapmaya da bu arada
davet etmek istiyoruz.
Değerli basın mensupları, Karadeniz, Romanya ile geliştirdiğimiz yapıcı iş
birliğinin önemli bir uygulama sahasıdır. Bölge ülkeleri olarak, bölgenin
güvenliğini, bölgenin refahını, ekonomisini en iyi şekilde nasıl
geliştiririz, nasıl mümkün kılarız, bunun yine bölge ülkeleri tarafından
bölgesel sahiplenmeyle yapılabileceği anlayışından hareketle ilişkilerimizi
Karadeniz ekseninde bu şekilde Romanya ile yürütmekteyiz.
Karadeniz'in güvenliği, aynı zamanda bölgesel istikrarın da anahtarı. Bu
durum Rusya-Ukrayna savaşının ardından daha da belirgin hale gelmiş durumda.
Bölgesel sahiplenme anlayışıyla Karadeniz'deki kıyıdaş müttefiklerimizle de
iş birliğimize bu amaçla büyük önem vermekteyiz.
Romanya ve Bulgaristan'la birlikte yürüttüğümüz Karadeniz Mayın Karşı
Tedbirler Görev Grubu, 2024 Temmuz ayından bu yana faaliyetlerini başarılı
biçimde icra etmektedir. Görev grubunun önümüzdeki dönemde denizaltındaki
kritik altyapının korunması gibi konularda da ilave sorumluluklar
üstlenmesinde, açıkçası Türkiye olarak biz fayda görmekteyiz.
Karadeniz'in iki yakasında ortak sorumluluk bilinciyle hareket eden iki
komşu olarak, gıda ve enerji tedarik yollarının güvenliğinin öneminin de
farkındayız. Amacımız, Karadeniz'i barışın, refahın ve dayanışmanın merkezi
haline getirmektir.
Görüşmelerimizde, Balkanlar konusunda da kıymetli meslektaşımla
görüşlerimizi paylaştık. Balkanlar, stratejik kırılganlıkların zaman zaman
öne çıkabildiği bir coğrafya malumunuz. Bu nedenle, bölgedeki gelişmeleri de
beraberce yakından takip etmekteyiz. Bölgedeki tüm aktörlerle diyaloğun
sürdürülmesi ve ortak aklın teşvik edilmesi gerektiğine inanıyoruz.
Değerli arkadaşlar, bugün ayrıca Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerini de ele
aldık. Romanya'nın, Türkiye'nin AB üyelik sürecine verdiği samimi desteği
her zaman takdirle karşıladık. Türkiye'nin AB üyeliğine dönük stratejik
yaklaşımı -defaatle ifade ediyoruz- değişmemiştir. Değişen dengeler, Türkiye
ile Avrupa'nın birbirini tamamlayan iki unsur olduğunu bir kez daha ortaya
koymaktadır. Avrupalı liderler tarafından son dönemde dile getirilen yapıcı
mesajlar, ilişkilerimizdeki mevcut tıkanmaların aşılması için kıymetli
fırsat sunmakta. Bu çerçevede, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve vize
serbestisi diyaloğunun yeniden canlandırılmasına ilişkin beklentilerimizi
kıymetli mevkidaşımla paylaşıyorum.
Gündemimizdeki bir diğer başlık ise, Avrupa'nın güvenliği konusuydu. Avrupa
güvenlik mimarisi yeniden şekillenirken, bu sürecin uzun vadeli ve stratejik
bir bakış açısıyla ele alınması gerektiğini her zaman savunduk. Bu bağlamda,
Türkiye'nin Avrupa İçin Güvenlik Eylemi mekanizmasına etkin katılımı
Avrupa'nın güvenliği açısından kritik önem taşımakta. Ayrıca biliyorsunuz,
Avrupa Birliği yakın zamanda Karadeniz Stratejisi’ni açıkladı. Bu
Stratejinin uygulanmasında ülkemizle yakın eş güdüm içinde hareket edilmesi
yönünde Romanya'nın da desteğine güveniyoruz.
Görüşmelerimizde, Rusya-Ukrayna savaşında gelinen mevcut aşamayı da ele
aldık. Ülkelerimizin mensup olduğu Gönüllüler Koalisyonu bünyesindeki
çalışmalarımızı ve koalisyona hangi alanlarda katkılar sunabileceğimizi
değerlendirdik. Her iki tarafla da tüm seviyelerde iletişim kanalları
bulunan bir ülke olarak, müzakere edilmiş bir çözüme yönelik temaslarımızı
sürdürmekteyiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın daima ifade ettiği gibi “savaşın
kazananı olmadığı gibi barışın da kaybedeni olmayacaktır”. Hem bölgemizin
hem de tüm dünyanın selameti için bu savaşın bir an önce adil ve kalıcı bir
barışla sona ermesini arzu ediyoruz.
Bugün Gazze'deki son gelişmeler de gündemimizdeydi. Biliyorsunuz, hafta
başında İstanbul'da Gazze konulu önemli bir toplantıya Türkiye olarak ev
sahipliği yaptık. Sürecin kalıcı bir zemine oturması için daha fazla ortak
çabaya ihtiyaç bulunduğu düşüncesiyle yoğun bir diplomasi trafiği içindeyiz.
Gazze'deki sürecin ilerletilmesi için Filistin tarafı yapıcı bir yaklaşım
sergilemekte. Tüm rehinelerin İsrail'e teslim edilmiş olması ve cesetlerin
iadesi için ortaya konan çaba, bu yapıcı tutumun en somut göstergesidir. Öte
yandan, İsrail yardımların ulaştırılması konusunda üzerine düşen
yükümlülükleri hala yerine getirmemektedir. Gazze'ye giren kamyonların
önemli bir kısmı ticari yük taşımakta, insani yardımlar ise sahaya
ulaşamamaktadır. Yardımlar depolarda ve kamyonlarda beklemekte, Gazze
halkının acil ihtiyaçları karşılıksız kalmaktadır. Bu yaklaşımın
sürdürülmesi kabul edilemez. Bu konuda acilen gerekli tedbirlerin alınmasına
yönelik çağrımızı buradan tekrar yineliyoruz.
Gazze'deki sürece ilişkin olarak ayrıca Birleşmiş Milletler Güvenlik
Konseyi'ne bir taslak sunulması öngörülmekte. Türkiye olarak, biz de bu
taslağa ilişkin görüş ve katkılarımızı muhataplarımızla paylaşmış
durumdayız. Bu tarihi fırsatın heba edilmemesi, geçmişte yapılan hatalara
düşülmemesi gerekmekte. Bu itibarla, tarafların ve uluslararası toplumun
sahiplenebileceği bir çerçevenin ortaya çıkması önem taşımakta.
Değerli basın mensupları, Türkiye-Romanya ilişkileri güçlü ve emin adımlarla
ilerlemektedir. İlişkilerimizin her alanda gelişmesi sadece ülkelerimize
değil, geniş coğrafyamıza da olumlu biçimde yansımaktadır. Sayın Bakanın
ziyareti, iş birliğimizin ulaştığı seviyeyi teyit eden ve geleceğe yönelik
ortak çalışmalarımıza ivme kazandıracak kıymetli bir adım olmuştur.
Kendilerine ve heyetine bir kez daha huzurlarınızda teşekkür ediyorum.
Buyurun, söz sizin.
ROMANYA DIŞİŞLERİ BAKANI OANA TOIU- [SİMULTANE TERCÜME]
https://www.youtube.com/watch?v=2O1N-uKbTnE&t=8m38s
SORU-Benim sorum Sayın Hakan Fidan’a olacak. Efendim, daha önce Gazze’deki
ateşkes sürecinin kırılgan olduğunu ifade etmiştiniz. Pazartesi günü de
İstanbul'da bu konuda önemli bir toplantı gerçekleşti. Bu toplantının
ardından önümüzdeki süreç için beklentileriniz ve sahadaki son durum nedir?
Ayrıca, yine konuşmanızda siz de bahsettiniz, Birleşmiş Milletler Güvenlik
Konseyi'ne sunulması beklenen bir karar tasarısı var. Bunu nasıl
değerlendiriyorsunuz?
Teşekkür ederim.
DIŞİŞLERİ BAKANI HAKAN FİDAN- Değerli arkadaşlar, Gazze’deki mevcut
ateşkesin hayata geçmesi için gerçekten uluslararası toplumun diğer
aktörleriyle beraber, biliyorsunuz, kamuoyunun gözü önünde son iki yıldır
devam eden yoğun bir çabamız ve mesaimiz var. Cumhurbaşkanımız başta olmak
üzere bütün kurumlarımız bu konuya canıyürekten, ellerinden gelen her şeyi
yaparak destek vermiş durumdalar. Dolayısıyla, bölgede ateşkesin devam
etmesi kritik önemi haiz bir husus. Ama kırılgan. Neden kırılgan? Çünkü
İsrail’in ateşkesin temel hedeflerine inanmadığına ilişkin elimizde
-özellikle Netanyahu’nun- güçlü veriler var. Hep bunu görüyoruz. Bunların
başında, halihazırda mutabık kalınan miktarda insani yardım malzemelerinin
henüz içeriye girişine izin verilmediğini görüyoruz. Buna rağmen, Filistin
tarafı büyük bir olgunluk içerisinde ateşkesin şartlarına riayet ediyor.
Konuşmamda da ifade ettim. Ellerinde bulunan rehineleri ve cesetleri İsrail
tarafına vermiş durumdalar. Aslında, ellerinden gelen bütün iyi niyeti
gösterdiler. Aynı şeyi İsrail’in de yapması gerekiyor. Ateşkes anlaşmasının,
İsrail’e de yüklenen yükümlülüklerin bir an önce hayata geçmesi gerekiyor.
Tabii, insani yardımlarla ilgili çabalarımız devam ediyor arkadaşlar. Dün
İnsani Yardımlar Koordinatörümüz ve diğer arkadaşlarımızla da bir araya
geldik toplantıda. Filistin’e yönelik devlet kurumları eliyle yapılan
yardımlarımız ne durumda? Önümüzdeki engeller nelerdir? Bunlar nasıl
aşılabilir? Tabii ki pratikteki çalışmaları AFAD, Kızılayımız ve sivil
toplum örgütlerimiz muazzam bir şekilde yürütmekte. Ama Dışişleri Bakanlığı
olarak, İnsani Yardım Koordinatörlüğümüz, bu yardımların diplomatik
koordinasyonu ve alanda karşılaşılan diğer engeller, perde gerisinde ortaya
konan birtakım sorun alanlarını aşmada yoğun çaba gösteriyor. Buna yönelik
çalışmalarımız devam ediyor. Uluslararası aktörlerle neler yapabiliriz?
Mevcut durum daha da ileri inşallah giderse, bir sonraki aşamaya geçilirse
Türkiye olarak neler yapmalıyız? Sadece insani yardımlar değil, diğer yardım
alanları ve Gazze’nin yeniden inşasında neler olmalı? Bunları da detaylı
şekilde çalışıyoruz, hazırlıklarını yapıyoruz. Uluslararası diğer
ortaklarımızla bu konuları görüşüyoruz arkadaşlar. Ama Birleşmiş Milletler
Güvenlik Konseyi’nde sunulması planlanan karar tasarısıyla ilgili
-konuşmamda da ifade ettim- Türkiye olarak biz halihazırda 15 üyeli Güvenlik
Konseyi’nin üyesi değiliz. Zaten biliyorsunuz, beşi daimi hep kalıyor, 10’u
değişiyor. Biz şu anda o 10’un içerisinde de değiliz. Biz ancak, bir grup
ülkeyle beraber -Pazartesi günü geçen hafta İstanbul’da bir araya
geldiğimiz, New York grubu dediğimiz ülkeler, New York’ta Sayın Trump’la
buluşan ülkeler olarak- bir ön beyin fırtınası yaptık. Hangi türden
fırsatlar ve riskler bu Güvenlik Konseyi muhtemel kararında bizleri
bekliyor? Bizim çabalarımız ne olmalı? Ne yönde olumlu katkıda bulunmalıyız?
Buna yönelik düşünsel çalışmamızı ortaya koyduk. Daha sonra bu çalışmayı her
ülke kendi açısından diplomatik faaliyete dönüştürdü. Biz de Amerikalılarla
ve diğer dostlarımızla bu konu üzerinde konuşuyoruz. Görüş alışverişi var.
Ama birçok taraf var işin içinde biliyorsunuz. Herkesin ortaya koyduğu bir
metin var. Biz, Güvenlik Konseyi’ndeki diğer üyelere de bu konudaki
görüşlerimizi iletiyoruz. İnşallah, barışı daha da ileriye taşıyacak,
Gazze’nin yeniden imarını mümkün kılacak, insanlara sahip oldukları hayatı
bir nebze olsun geri verecek bir uygulama hayata geçer, bu Güvenlik Konseyi
kararı eğer hayata geçerse. Ama bunu yakından takip ediyoruz, bunun için
çalışıyoruz.
Hamas tarafıyla görüşmelerimiz devam ediyor. Diğer ortaklarımızla gün aşırı
görüşmelerimiz var, konuyu yakından takip ediyoruz. Şimdilik kamuoyuyla
paylaşabileceklerim bunlar.
SORU- Sorum Sayın Romanya Dışişleri Bakanı’na olacak.
Romanya ve Türkiye iki kıyıdaş NATO müttefiki ve bölgenin iki önemli aktörü.
Avrupa güvenliği özellikle de Karadeniz güvenliği açısından ülkenizin
Türkiye ile bölgesel iş birliğinin geleceğini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Diğer sorum da Türkiye’nin SAFE mekanizmasına, Avrupa için güvenlik
mekanizmasına katılımına ilişkin olacak. Türkiye’nin olası katılımını ve
olası desteğini Romanya nasıl değerlendirir? Sizin değerlendirmeniz nedir?
Teşekkür ederim.
ROMANYA DIŞİŞLERİ BAKANI OANA TOIU- [SİMULTANE TERCÜME]
https://www.youtube.com/watch?v=2O1N-uKbTnE&t=23m32s
* Interpress deşifresidir.