Dışişleri Bakanı Sayın Hakan Fidan’ın Romanya Dışişleri Bakanı Oana Toiu ile Ortak Basın Toplantısı, 7 Kasım 2025

DIŞİŞLERİ BAKANI HAKAN FİDAN- Değerli basın mensupları, dostumuz ve müttefikimiz Romanya’nın Dışişleri Bakanı Sayın Oana Toiu’yu ülkemizde ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduğumu ifade ederek sözlerime başlamak istiyorum.

Sayın Bakana ve kıymetli heyetine huzurlarınızda tekrar hoş geldiniz diyorum.

Değerli arkadaşlar, Romanya ile ilişkilerimizi 2011 yılında stratejik ortaklık seviyesine yükseltmiştik. 2024 yılında ise Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’ni tesis ettik ve ilk YDSK toplantımızı hatırlayacağınız üzere Ankara'da gerçekleştirmiştik. Bu diplomatik kurumsal çerçevenin sağladığı ivme ekonomik ve ticari ilişkilerimize de büyük katkı sağlamakta. Romanya, Güneydoğu Avrupa Bölgesi’nde en yüksek ikili ticaret hacmine sahip olduğumuz ülke konumundadır. Ülkemiz ise Romanya'nın AB dışındaki en büyük ticaret ortağıdır. 2024 yılında yaklaşık 12 milyar Dolar seviyesinde gerçekleşen ticaret hacmimizi 15 milyar Dolar seviyesine ulaştırmak istiyoruz.

Türkiye ve Romanya arasında deniz, kara ve havayolu bağlantısallığını geliştirmek için de yoğun bir çalışma trafiği var. Aynı zamanda, Bulgaristan'ı da kapsayacak biçimde daha büyük projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz.

Enerji alanındaki iş birliğimiz de istikrarlı bir şekilde gelişmekte. Çok sayıda firmamız Romanya'da enerji sektöründe başarılı işlere imza atmakta. Geçtiğimiz Mayıs ayında Romanya ile imzaladığımız Enerji Alanında İkili İşbirliği Mutabakatı bu alandaki ortaklığımızı daha da derinleştirmeyi amaçlamaktadır.

Savunma sanayii de ilişkilerimizde hızla gelişen bir alan. Romanya'nın ülkemizden tedarik etmeyi planladığı Hisar sınıfı korvet bu alandaki iş birliğimiz için önemli bir adım olacaktır. Romanya ile savunma sanayii alanında ortak üretim de gerçekleştirmek niyetindeyiz. Her iki tarafa da fayda sağlayacak önemli projeleri hayata geçirmeye hazırız. Romanyalı yatırımcıları Türkiye'de bulunan yatırım fırsatlarını daha yakından tanımaya ve Türkiye'deki şirketlerle daha yakından iş birliği yapmaya da bu arada davet etmek istiyoruz.

Değerli basın mensupları, Karadeniz, Romanya ile geliştirdiğimiz yapıcı iş birliğinin önemli bir uygulama sahasıdır. Bölge ülkeleri olarak, bölgenin güvenliğini, bölgenin refahını, ekonomisini en iyi şekilde nasıl geliştiririz, nasıl mümkün kılarız, bunun yine bölge ülkeleri tarafından bölgesel sahiplenmeyle yapılabileceği anlayışından hareketle ilişkilerimizi Karadeniz ekseninde bu şekilde Romanya ile yürütmekteyiz.

Karadeniz'in güvenliği, aynı zamanda bölgesel istikrarın da anahtarı. Bu durum Rusya-Ukrayna savaşının ardından daha da belirgin hale gelmiş durumda. Bölgesel sahiplenme anlayışıyla Karadeniz'deki kıyıdaş müttefiklerimizle de iş birliğimize bu amaçla büyük önem vermekteyiz.

Romanya ve Bulgaristan'la birlikte yürüttüğümüz Karadeniz Mayın Karşı Tedbirler Görev Grubu, 2024 Temmuz ayından bu yana faaliyetlerini başarılı biçimde icra etmektedir. Görev grubunun önümüzdeki dönemde denizaltındaki kritik altyapının korunması gibi konularda da ilave sorumluluklar üstlenmesinde, açıkçası Türkiye olarak biz fayda görmekteyiz.

Karadeniz'in iki yakasında ortak sorumluluk bilinciyle hareket eden iki komşu olarak, gıda ve enerji tedarik yollarının güvenliğinin öneminin de farkındayız. Amacımız, Karadeniz'i barışın, refahın ve dayanışmanın merkezi haline getirmektir.

Görüşmelerimizde, Balkanlar konusunda da kıymetli meslektaşımla görüşlerimizi paylaştık. Balkanlar, stratejik kırılganlıkların zaman zaman öne çıkabildiği bir coğrafya malumunuz. Bu nedenle, bölgedeki gelişmeleri de beraberce yakından takip etmekteyiz. Bölgedeki tüm aktörlerle diyaloğun sürdürülmesi ve ortak aklın teşvik edilmesi gerektiğine inanıyoruz.

Değerli arkadaşlar, bugün ayrıca Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerini de ele aldık. Romanya'nın, Türkiye'nin AB üyelik sürecine verdiği samimi desteği her zaman takdirle karşıladık. Türkiye'nin AB üyeliğine dönük stratejik yaklaşımı -defaatle ifade ediyoruz- değişmemiştir. Değişen dengeler, Türkiye ile Avrupa'nın birbirini tamamlayan iki unsur olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır. Avrupalı liderler tarafından son dönemde dile getirilen yapıcı mesajlar, ilişkilerimizdeki mevcut tıkanmaların aşılması için kıymetli fırsat sunmakta. Bu çerçevede, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve vize serbestisi diyaloğunun yeniden canlandırılmasına ilişkin beklentilerimizi kıymetli mevkidaşımla paylaşıyorum.

Gündemimizdeki bir diğer başlık ise, Avrupa'nın güvenliği konusuydu. Avrupa güvenlik mimarisi yeniden şekillenirken, bu sürecin uzun vadeli ve stratejik bir bakış açısıyla ele alınması gerektiğini her zaman savunduk. Bu bağlamda, Türkiye'nin Avrupa İçin Güvenlik Eylemi mekanizmasına etkin katılımı Avrupa'nın güvenliği açısından kritik önem taşımakta. Ayrıca biliyorsunuz, Avrupa Birliği yakın zamanda Karadeniz Stratejisi’ni açıkladı. Bu Stratejinin uygulanmasında ülkemizle yakın eş güdüm içinde hareket edilmesi yönünde Romanya'nın da desteğine güveniyoruz.

Görüşmelerimizde, Rusya-Ukrayna savaşında gelinen mevcut aşamayı da ele aldık. Ülkelerimizin mensup olduğu Gönüllüler Koalisyonu bünyesindeki çalışmalarımızı ve koalisyona hangi alanlarda katkılar sunabileceğimizi değerlendirdik. Her iki tarafla da tüm seviyelerde iletişim kanalları bulunan bir ülke olarak, müzakere edilmiş bir çözüme yönelik temaslarımızı sürdürmekteyiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın daima ifade ettiği gibi “savaşın kazananı olmadığı gibi barışın da kaybedeni olmayacaktır”. Hem bölgemizin hem de tüm dünyanın selameti için bu savaşın bir an önce adil ve kalıcı bir barışla sona ermesini arzu ediyoruz.

Bugün Gazze'deki son gelişmeler de gündemimizdeydi. Biliyorsunuz, hafta başında İstanbul'da Gazze konulu önemli bir toplantıya Türkiye olarak ev sahipliği yaptık. Sürecin kalıcı bir zemine oturması için daha fazla ortak çabaya ihtiyaç bulunduğu düşüncesiyle yoğun bir diplomasi trafiği içindeyiz. Gazze'deki sürecin ilerletilmesi için Filistin tarafı yapıcı bir yaklaşım sergilemekte. Tüm rehinelerin İsrail'e teslim edilmiş olması ve cesetlerin iadesi için ortaya konan çaba, bu yapıcı tutumun en somut göstergesidir. Öte yandan, İsrail yardımların ulaştırılması konusunda üzerine düşen yükümlülükleri hala yerine getirmemektedir. Gazze'ye giren kamyonların önemli bir kısmı ticari yük taşımakta, insani yardımlar ise sahaya ulaşamamaktadır. Yardımlar depolarda ve kamyonlarda beklemekte, Gazze halkının acil ihtiyaçları karşılıksız kalmaktadır. Bu yaklaşımın sürdürülmesi kabul edilemez. Bu konuda acilen gerekli tedbirlerin alınmasına yönelik çağrımızı buradan tekrar yineliyoruz.

Gazze'deki sürece ilişkin olarak ayrıca Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne bir taslak sunulması öngörülmekte. Türkiye olarak, biz de bu taslağa ilişkin görüş ve katkılarımızı muhataplarımızla paylaşmış durumdayız. Bu tarihi fırsatın heba edilmemesi, geçmişte yapılan hatalara düşülmemesi gerekmekte. Bu itibarla, tarafların ve uluslararası toplumun sahiplenebileceği bir çerçevenin ortaya çıkması önem taşımakta.

Değerli basın mensupları, Türkiye-Romanya ilişkileri güçlü ve emin adımlarla ilerlemektedir. İlişkilerimizin her alanda gelişmesi sadece ülkelerimize değil, geniş coğrafyamıza da olumlu biçimde yansımaktadır. Sayın Bakanın ziyareti, iş birliğimizin ulaştığı seviyeyi teyit eden ve geleceğe yönelik ortak çalışmalarımıza ivme kazandıracak kıymetli bir adım olmuştur.

Kendilerine ve heyetine bir kez daha huzurlarınızda teşekkür ediyorum.

Buyurun, söz sizin.

ROMANYA DIŞİŞLERİ BAKANI OANA TOIU- [SİMULTANE TERCÜME]

https://www.youtube.com/watch?v=2O1N-uKbTnE&t=8m38s

SORU-Benim sorum Sayın Hakan Fidan’a olacak. Efendim, daha önce Gazze’deki ateşkes sürecinin kırılgan olduğunu ifade etmiştiniz. Pazartesi günü de İstanbul'da bu konuda önemli bir toplantı gerçekleşti. Bu toplantının ardından önümüzdeki süreç için beklentileriniz ve sahadaki son durum nedir?

Ayrıca, yine konuşmanızda siz de bahsettiniz, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne sunulması beklenen bir karar tasarısı var. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Teşekkür ederim.

DIŞİŞLERİ BAKANI HAKAN FİDAN- Değerli arkadaşlar, Gazze’deki mevcut ateşkesin hayata geçmesi için gerçekten uluslararası toplumun diğer aktörleriyle beraber, biliyorsunuz, kamuoyunun gözü önünde son iki yıldır devam eden yoğun bir çabamız ve mesaimiz var. Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere bütün kurumlarımız bu konuya canıyürekten, ellerinden gelen her şeyi yaparak destek vermiş durumdalar. Dolayısıyla, bölgede ateşkesin devam etmesi kritik önemi haiz bir husus. Ama kırılgan. Neden kırılgan? Çünkü İsrail’in ateşkesin temel hedeflerine inanmadığına ilişkin elimizde -özellikle Netanyahu’nun- güçlü veriler var. Hep bunu görüyoruz. Bunların başında, halihazırda mutabık kalınan miktarda insani yardım malzemelerinin henüz içeriye girişine izin verilmediğini görüyoruz. Buna rağmen, Filistin tarafı büyük bir olgunluk içerisinde ateşkesin şartlarına riayet ediyor. Konuşmamda da ifade ettim. Ellerinde bulunan rehineleri ve cesetleri İsrail tarafına vermiş durumdalar. Aslında, ellerinden gelen bütün iyi niyeti gösterdiler. Aynı şeyi İsrail’in de yapması gerekiyor. Ateşkes anlaşmasının, İsrail’e de yüklenen yükümlülüklerin bir an önce hayata geçmesi gerekiyor.

Tabii, insani yardımlarla ilgili çabalarımız devam ediyor arkadaşlar. Dün İnsani Yardımlar Koordinatörümüz ve diğer arkadaşlarımızla da bir araya geldik toplantıda. Filistin’e yönelik devlet kurumları eliyle yapılan yardımlarımız ne durumda? Önümüzdeki engeller nelerdir? Bunlar nasıl aşılabilir? Tabii ki pratikteki çalışmaları AFAD, Kızılayımız ve sivil toplum örgütlerimiz muazzam bir şekilde yürütmekte. Ama Dışişleri Bakanlığı olarak, İnsani Yardım Koordinatörlüğümüz, bu yardımların diplomatik koordinasyonu ve alanda karşılaşılan diğer engeller, perde gerisinde ortaya konan birtakım sorun alanlarını aşmada yoğun çaba gösteriyor. Buna yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Uluslararası aktörlerle neler yapabiliriz? Mevcut durum daha da ileri inşallah giderse, bir sonraki aşamaya geçilirse Türkiye olarak neler yapmalıyız? Sadece insani yardımlar değil, diğer yardım alanları ve Gazze’nin yeniden inşasında neler olmalı? Bunları da detaylı şekilde çalışıyoruz, hazırlıklarını yapıyoruz. Uluslararası diğer ortaklarımızla bu konuları görüşüyoruz arkadaşlar. Ama Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde sunulması planlanan karar tasarısıyla ilgili -konuşmamda da ifade ettim- Türkiye olarak biz halihazırda 15 üyeli Güvenlik Konseyi’nin üyesi değiliz. Zaten biliyorsunuz, beşi daimi hep kalıyor, 10’u değişiyor. Biz şu anda o 10’un içerisinde de değiliz. Biz ancak, bir grup ülkeyle beraber -Pazartesi günü geçen hafta İstanbul’da bir araya geldiğimiz, New York grubu dediğimiz ülkeler, New York’ta Sayın Trump’la buluşan ülkeler olarak- bir ön beyin fırtınası yaptık. Hangi türden fırsatlar ve riskler bu Güvenlik Konseyi muhtemel kararında bizleri bekliyor? Bizim çabalarımız ne olmalı? Ne yönde olumlu katkıda bulunmalıyız? Buna yönelik düşünsel çalışmamızı ortaya koyduk. Daha sonra bu çalışmayı her ülke kendi açısından diplomatik faaliyete dönüştürdü. Biz de Amerikalılarla ve diğer dostlarımızla bu konu üzerinde konuşuyoruz. Görüş alışverişi var. Ama birçok taraf var işin içinde biliyorsunuz. Herkesin ortaya koyduğu bir metin var. Biz, Güvenlik Konseyi’ndeki diğer üyelere de bu konudaki görüşlerimizi iletiyoruz. İnşallah, barışı daha da ileriye taşıyacak, Gazze’nin yeniden imarını mümkün kılacak, insanlara sahip oldukları hayatı bir nebze olsun geri verecek bir uygulama hayata geçer, bu Güvenlik Konseyi kararı eğer hayata geçerse. Ama bunu yakından takip ediyoruz, bunun için çalışıyoruz.

Hamas tarafıyla görüşmelerimiz devam ediyor. Diğer ortaklarımızla gün aşırı görüşmelerimiz var, konuyu yakından takip ediyoruz. Şimdilik kamuoyuyla paylaşabileceklerim bunlar.

SORU- Sorum Sayın Romanya Dışişleri Bakanı’na olacak.

Romanya ve Türkiye iki kıyıdaş NATO müttefiki ve bölgenin iki önemli aktörü. Avrupa güvenliği özellikle de Karadeniz güvenliği açısından ülkenizin Türkiye ile bölgesel iş birliğinin geleceğini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Diğer sorum da Türkiye’nin SAFE mekanizmasına, Avrupa için güvenlik mekanizmasına katılımına ilişkin olacak. Türkiye’nin olası katılımını ve olası desteğini Romanya nasıl değerlendirir? Sizin değerlendirmeniz nedir?

Teşekkür ederim.

ROMANYA DIŞİŞLERİ BAKANI OANA TOIU- [SİMULTANE TERCÜME]

https://www.youtube.com/watch?v=2O1N-uKbTnE&t=23m32s

* Interpress deşifresidir.