PAKİSTAN BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI İSHAK DAR- [SİMULTANE
TERCÜME]
https://www.youtube.com/live/-60mvJIQ4m4?si=ooHtgR8Ut8AzmiRm&t=1
DIŞİŞLERİ BAKANI HAKAN FİDAN- Değerli kardeşim, bu ifadeleriniz için çok
teşekkür ederim.
Gerçekten benim de konuşmamın tamamını hemen hemen siz de söylemiş oldunuz.
İki ülke adına ortak bir metin gibi oldu, ama bununla birlikte kıymetli
basın mensuplarına ifade etmemiz gereken konuları da müsaadenizle ifade
etmek istiyorum.
Değerli basın mensupları, bugün İslamabad’da Milli Savunma Bakanımız Sayın
Yaşar Güler ile beraber çok verimli bir ziyaret gerçekleştirmekteyiz. Bu
vesileyle kıymetli dostum, değerli kardeşim, Başbakan Yardımcısı ve
Dışişleri Bakanı Sayın İshak Dar’a gösterdiği misafirperverlik için çok
teşekkür ediyorum. Az önce kendisiyle ve kıymetli heyetiyle Milli Savunma
Bakanımızla beraber çok verimli bir toplantı gerçekleştirdik. Bugün de
inşallah öğleden sonra Sayın Başbakan Şahbaz Şerif tarafından kabul
edileceğiz ve daha sonra Kara Kuvvetleri Komutanı Sayın Mareşal Asım
Münir’le de bir araya geleceğiz.
Değerli basın mensupları; Türkiye’yle Pakistan arasındaki müstesna
ilişkilerin temeli halklarımızın arasındaki kardeşlik bağıdır.
Liderlerimizin arasındaki güçlü bağ, halklarımız arasındaki güçlü bağ
bizleri daha somut, daha ileri, daha verimli sonuçlar almaya itiyor.
Hükümetler olarak bizlere düşen görev, kardeşlik ilişkimizi kurumsal bir
ortaklığa dönüştürmektir. Bu yöndeki adımları son derece güçlü ve kararlı
bir biçimde atıyoruz. Ekonomi, enerji, savunma sanayii, eğitim ve kültür
alanlarındaki iş birliğimizi, çok şükür, her geçen gün daha da
ilerletiyoruz.
Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin 7. Toplantısı’nı bildiğiniz
gibi, takip eden kardeşlerim için söylüyorum, Sayın Cumhurbaşkanımız ve
Pakistan Başbakanı Sayın Şerif’in Başkanlıklarında geçtiğimiz Şubat ayında
İslamabad’da yaptık. Konseyimizin müteakip toplantısına 2026 yılında
ülkemiz inşallah ev sahipliği yapacak. Liderlerimizin talimatları
doğrultusunda ilgili tüm kurumlarımız YDSK’da çizilen bir çerçevede şu anda
çalışmalarını sürdürüyor. Az önce değerli kardeşim de ifadelerinde
söylediler, oluşturduğumuz ortak çalışma grupları, YDSK’nın altında çeşitli
alanlarda, savunmadan enerjiye, eğitime kadar hepsi büyük bir verimlilikle
çalışmalarını sürdürüyorlar. Ticaretimizi 5 milyar Dolar seviyesine
çıkarmaya yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Enerji alanında da ortak
çalışmalarımızı yoğunlaştırmaktayız. Madencilik, doğal gaz ile petrol ve
nadir elementler konusunda da iş birliği mekanizmalarımızı
değerlendirmekteyiz. Bu çerçevede, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığıyla
Pakistan’ın milli petrol şirketleri arasında bu yıl Nisan ayında imzalanmış
olan anlaşma son derece önemli bir adım teşkil etmektedir. Bu anlaşma
sayesinde, şirketlerimiz Pakistan açıklarında birlikte petrol ve doğal gaz
arama faaliyetlerini gerçekleştirebilecek. İnşallah, bu da bir ilk olacak,
ortaya koyduğumuz daha yapılaştırılmış sistemli çalışmanın ürünlerinden
biri de bu olacak.
Ülkelerimiz arasındaki hava yolu bağlantısı verimli şekilde işlemeye devam
ediyor. Bununla birlikte ticaretimiz için önem arz eden deniz, kara ve
demir yolu bağlantılarımızı daha da güçlendirmemiz gerektiğine inanıyoruz.
Bu konuda da teknik çalışmalarımız devam ediyor.
Bizim için son derece kritik bir diğer konu da eğitim başlığı. Türkiye
Maarif Vakfı’nın Pakistan’da 80’den fazla okulu bulunmaktadır. İnşallah o
eğitim ağını daha da genişleteceğiz. Ben değerli kardeşime ve kıymetli
hükümetine, devletine bu konuda verdikleri destek için de ayrıca teşekkür
etmek istiyorum.
Değerli basın mensupları, hem Türkiye hem de Pakistan savunma sanayii
alanında önemli hamleler yaptı. Bu başarılar hepimiz için bir gurur
kaynağı. Önümüzdeki dönemde savunma sanayii alanındaki iş birliğimizi
kuvvetlendirmek istiyoruz. Bu ülkelerimizin güvenliği bakımından da son
derece stratejik bir adım olacaktır. Bu konuda birçok alanda devam eden
projelerimiz var. Ülkelerimiz uzun yıllardır terörle mücadelede güçlü bir
irade ortaya koymaktadır. Bu konuda birbirimizin yanında olmaya devam
edeceğiz. Bu vesileyle, Pakistan’ın Hayber-Pahtunva eyaletinde 28 Haziran
günü gerçekleştirilen menfur terör saldırısını bir kez daha lanetliyorum.
Pakistan’ın FETÖ, PKK/YPG, DEAŞ gibi terör örgütleriyle mücadelemizde her
daim yanımızda olması bizim için son derece önemli olmuştur.
Bunun yanı sıra, kardeş Pakistan’ın KKTC konusundaki duruşuna ve desteğine
de değinmeden geçemeyeceğim. Bugüne kadar verilen destek için kendilerine
teşekkür ediyorum. Önümüzdeki dönemde Pakistan ve KKTC arasındaki
ilişkilerin daha da gelişeceğine yürekten inanıyorum.
Değerli basın mensupları, bölgemizde yaşanan krizler Türkiye ve Pakistan
arasındaki dayanışmanın kritik önemini bir kez daha ortaya koymaktadır.
Bölgemizde barış, huzur ve istikrar için atılması gereken çok önemli
adımlar var. Bu yönde Pakistan’la birlikte çalışmamız gerektiğine
samimiyetle inanıyoruz. Nitekim Türkiye-Pakistan-Azerbaycan üçlü istişare
mekanizması vasıtasıyla bölgemizde diplomasi ve diyaloğa öncelik verilmesi
için liderlerimiz büyük bir gayret göstermekte. Sayın Cumhurbaşkanımızın
her zaman belirttiği gibi “Savaşın kazanını, barışın kaybedeni olmaz”.
Güney Asya’daki sorunlara bakışımızı bu anlayış şekillendirmektedir.
Nisan-Mayıs aylarında Pakistan ve Hindistan arasında yaşanan gerilimi çok
yakından takip ettik. Tüm uluslararası toplum, Pakistan’ın soğukkanlı ve
sağduyulu tutumunu görmüştür. Bu gerilim, iki nükleer gücün karşı karşıya
geleceği bir senaryonun ağır sonuçları olacağını göstermiştir. Biz ateşkes
kararını memnuniyetle karşıladık. Benzer hadiselerin önlenmesi için
taraflar arasında anlamlı ve etkin diyaloğun artırılmasına ihtiyaç
bulunmakta. Türkiye olarak gerekli desteği vermeye her zaman hazır
olduğumuzu bir kez daha ifade etmek istiyorum. Yeter ki barış olsun,
çatışma olmasın.
Değerli basın mensupları, İsrail’in İran’a yönelik uluslararası hukuku hiçe
sayan saldırılarını İran’a komşu iki ülke olarak, Pakistan ve Türkiye
olarak, en üst düzeyde kınadık. İsrail saldırganlığının sadece bölge
ülkeleri değil, tüm dünya için risk oluşturduğuna inanıyoruz. Gelinen
noktada ateşkesin kalıcı olmasını umut ediyoruz. Saldırılar maalesef
nükleer yayılmanın önlenmesine dair uluslararası rejime olan güveni de
derinden sarmıştır. Nükleer müzakerelerin yeniden başlaması için
değerlendirmelerimizi taraflara aktarıyoruz, bu konuda Pakistan’la da görüş
birliği içerisindeyiz. Her iki ülke de bu konuda İran’la ve ilgili
taraflarla gerekli teması sürdürmekte. Türkiye meseleye müzakereler yoluyla
barışçıl çözüm bulunması için yapıcı katkı vermeye devam edecektir.
İsrail’in İran’a saldırılarının uluslararası kamuoyunun dikkatini Gazze’de
yaşanan soykırımdan başka yöne çekmesine müsaade edilmemelidir. Bugün
değerli mevkidaşımla Filistinli kardeşlerimizin acılarının dindirilmesi
için beraber atılabilecek adımları da görüştük. Masada kalıcı ateşkes ve
Gazze’ye insani yardımların kesintisiz olarak girişinin sağlanmasına
ilişkin şu anda malumunuz bir plan bulunmakta. Bu doğrultuda arabulucu
ülkelerle de sürekli temas halindeyiz. Sürecin ilerlemesine katkı sağlamaya
da devam ediyoruz. Bu plan çerçevesinde, İsrail’in saldırılarının son
bulmasını ve Gazze’de sükunetin tesis edilmesini destekliyoruz. Türkiye
olarak, Filistin halkının ve Filistin davasının savunucusu olmaya devam
edeceğiz.
Değerli basın mensupları, Pakistanlı kardeşlerimizle önümüzdeki dönemde de
her konuda yakın temasta olmaya devam edeceğiz. İlişkilerimizi köklü
dayanışma ruhu ve iş birliği iradesiyle inşallah yeni ufuklara taşıyacağız.
Türkiye-Pakistan dostluğu ilelebet devam edecektir. Değerli kardeşim ve
mevkidaşım Sayın İshak Dar’a gösterdiği samimi ev sahipliği için bir kez
daha huzurlarınızda çok teşekkür etmek istiyorum.
* Interpress deşifresidir.