DIŞİŞLERİ BAKANI HAKAN FİDAN- Kıymetli basın mensupları, öncelikle dün bir askeri kargo uçağımızın düşmesi sonucu kaybettiğimiz askerlerimizi anmak istiyorum. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına sabırlar diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun.
Kazaya ilişkin olarak, Gürcistan makamlarıyla yakın temaslarımızı sürdürmekteyiz. Arama-kurtarma çalışmalarına verdikleri hızlı destekten dolayı kendilerine bir kez daha buradan teşekkür etmek istiyorum.
Değerli basın mensupları; kıymetli kardeşim, değerli Bakan arkadaşım Sayın Bedir Abdulati’ye ve heyetine ülkemize hoş geldiniz diyorum, kendilerini Ankara’da, burada ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz.
Cumhurbaşkanımız az önce Sayın Abdulati’yi kabul ettiler. Cumhurbaşkanlarımızın irade ve vizyonları sayesinde Türkiye ve Mısır arasındaki ilişkilerde önemli bir aşama kaydetmekteyiz. 4 Eylül 2024 tarihinde düzenlenen Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Birinci Toplantısı, ikili ilişkilerimizin tarihi açısından bir dönüm noktası oldu. YDSK mekanizmasının takibi kapsamında, Yüksek Konsey tarafından Dışişleri Bakanları olarak bizlere verilmiş bazı görevler var tabii ki, koordinasyon görevleri, çeşitli alanlardaki iş birliği süreçlerimizin eş güdümünü Dışişleri Bakanları olarak yürütmekteyiz. Bu çerçevede, bugün Ortak Planlama Grubu Birinci Toplantısına Sayın meslektaşımla beraber eş başkanlık yaptık. Toplantıya ilgili kurumlarımızın temsilcileri de katıldılar. İlişkilerimizin tüm veçhelerini ayrıntılı biçimde ele aldık. Müzakereleri devam eden anlaşmaların son durumlarını değerlendirdik. Önümüzdeki yıl gerçekleştirilecek YDSK İkinci Toplantısı’na kadar anlaşmaları imzaya hazır hale getirmeyi hedeflemekteyiz. Böylece ilişkilerimizin ahdi zeminini daha da kuvvetlendirmiş olacağız.
Mısır halihazırda Afrika kıtasındaki en büyük ticaret ortağımızdır. 2024 yılında ikili ticaret hacmimiz bir önceki yıla nazaran yüzde 11 artış gösterdi ve 9 milyar Dolar seviyesine yaklaştı. Ticaret hacmimizi 15 milyar Dolara yükseltmek için çalışmaktayız. Türk firmaları, Mısır'daki yatırımlarıyla istihdamın artmasına ve üretim kapasitesinin güçlenmesine önemli katkılar sunmakta. Ulaştırma, bağlantısallık, enerji ve hidrokarbonlar gibi stratejik alanlarda da iş birliğimizi derinleştirme kararı aldık. Mısır'la askeri alandaki çalışmalarımız da son dönemde artmakta. Karşılıklı ziyaretler ve tatbikatlar yoluyla askeri ve güvenlik diyaloğumuzu ilerletmeye yönelik ortak iradeye sahibiz. Savunma sanayii de iş birliğimiz için önemli, olması gereken ve umut vaat eden bir alan. Kamu kurumlarımız ve şirketlerimizle geliştirilecek ortak projelerle bu alandaki iş birliğimizin daha da güçleneceğine inanmaktayız. Kıymetli meslektaşımla ayrıca Türkiye-Mısır Ortak Planlama Grubu Birinci Toplantısı sonunda bir Ortak Bildiri yayınlıyoruz. Önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerimizi ve yol haritamızı da böylece kayıt altına almış olduk.
Değerli arkadaşlar, Mısır'la bölgesel meselelerdeki yakın diyaloğumuzu sürdürmekteyiz. Bugünkü görüşmelerimizde Gazze'deki son durumu da etraflıca değerlendirdik. Hamas, ateşkesin kalıcı olması yönünde yapıcı adımlar atma iradesine sahip olduğunu göstermekte. Aynı anlayışın İsrail tarafında da olması gerekmekte. İsrail'in insani yardımların girişi için tüm engelleri kaldırması ve tüm sınır kapılarını açmasına yönelik çağrımızı buradan bir kez daha yineliyoruz. Mısır'ın insani yardım konusundaki çabalarını takdirle karşılıyor ve yardımlarımızın Gazze'ye ulaştırılması için verdiği destek için kendilerine buradan bir kez daha teşekkür ediyorum. Bugün bir yardım gemimiz taşıdığı yaklaşık 810 ton insani yardımla Mersin Limanı'ndan El-Ariş Limanı'na hareket etti. Gazze'de geçici barınma alanlarının oluşturulmasında ve yeniden imar sürecinde de tüm imkanlarımızı seferber edeceğiz. Önümüzdeki günlerde Mısır'ın ev sahipliğinde düzenlenmesi planlanan Gazze'nin erken toparlanması ve yeniden imarı konusundaki uluslararası konferansa İnşallah katkımızı da sunacağız. Diğer taraftan, Gazze'deki idari ve güvenlik düzenlemeleriyle ilgili bir BM Güvenlik Konseyi kararı çıkarılmasına yönelik çalışmalar bildiğiniz gibi devam ediyor, zaman zaman da bu konuda açıklamalarda bulunuyoruz sizin sorularınıza istinaden. Önümüzdeki süreçte istikrar gücünün sahadaki görev alanının açıklığa kavuşturulmasına ihtiyaç bulunmakta. Keza Gazze'nin yönetimini üstlenmesi öngörülen Filistin Komitesi ve Barış Kurulu konusunda da yasal ve siyasi çerçevenin net bir şekilde belirlenmesi gerekmekte. Mısır başta olmak üzere sürece katkı sağlayan ülkelerle bu konulardaki istişarelerimizi kesintisiz ve yoğun bir biçimde sürdürmekteyiz. Uluslararası toplum, Filistin'de Filistinlilerin yönetiminin esas olduğunu hatırda tutmak zorundadır. Gazze Filistin'in bir parçasıdır, öyle kalmalı ve öyle muamele görmelidir. Bu anlayışla hareket edildiği takdirde, tartışmalı tüm konuların çözümünün mümkün olabileceğini değerlendirmekteyiz.
Değerli basın mensupları, bugünkü görüşmelerimizde -tabii bölgesel konular deyince Libya olmadan olmaz- değerli dostumla beraber Libya'yı ve oradaki gelişmeleri de ele aldık. Libya'da kalıcı istikrarın sağlanmasına önem vermekteyiz. Libyalıların önderliği ve sahipliğinde atılacak adımları desteklemeye de devam edeceğiz. BM uhdesindeki sürecin ilerletilmesine yönelik ortak çabalarımız da devam edecek. Doğu Akdeniz'i ilgili tüm tarafların meşru menfaatlerine ve hakkaniyet ilkesine saygı duyulan bir istikrar ve refah bölgesi olarak görmek istiyoruz. Bu konularda Mısır'la beraber çalışmaya devam edeceğiz, bu konudaki irademiz de tam.
Değerli meslektaşımla ayrıca Sudan'daki gelişmeleri de ele aldık. Sudan konusunda Mısır ve Arap Ligi’yle benzer bir yaklaşıma sahibiz. El-Feşir şehri başta olmak üzere, Sudan'da devam eden çatışmalardan derin endişe ve üzüntü duyuyoruz. Ülkedeki tüm çatışmaların derhal sona erdirilmesi, sivillere yönelik saldırıların durdurulması, insani yardımların engelsiz şekilde ulaştırılması gerekmektedir. Sudan'ın birliğinin, toprak bütünlüğünün, egemenliğinin ve bağımsızlığının korunması için çaba göstermeye devam edeceğiz.
Değerli arkadaşlar, kıymetli meslektaşımla ayrıca Suriye'deki gelişmeleri de ele aldık. Suriye'nin bölgesel ve uluslararası alanda elde etmekte olduğu konum son derece memnuniyet vericidir. Sayın Şara'nın Vaşington'u ziyaret etmesi bu bakımdan önemli bir gelişme teşkil etmiştir. Suriye'nin, DEAŞ’la Mücadele Uluslararası Koalisyonu’na katılmasından da memnuniyet duymaktayız. Bu sayede, Suriye'nin terörle mücadele kapasitesinin geliştirilmesi ve güvenlik ortamının iyileştirilmesi için de ilave imkanlar ortaya çıkmıştır. Türkiye, terörden arınmış, güvenliği tesis edilmiş ve toprak bütünlüğüne sahip Suriye vizyonuna destek sağlamaya devam edecektir.
Türkiye ve Mısır'ın ortak çabaları milletlerimizin ve tüm bölgemizin barış, istikrar ve refahına hizmet etmektedir. Bu anlayışla yürüttüğümüz yakın iş birliğinin somut sonuçlar doğuracağına -doğurmakta olduğunu da görüyoruz- yürekten inanıyorum.
Değerli kardeşim Abdulati ve heyetine çalışmalarımıza yaptıkları katkılar için bir kez daha teşekkür ediyorum.
Şimdi sözü kendisine veriyorum.
MISIR DIŞİŞLERİ, GÖÇ VE YURTDIŞI MISIRLILAR BAKANI BEDİR ABDULATİ- [SİMULTANE TERCÜME]
https://www.youtube.com/live/M8cNcZZZOZY?si=eHRHE5_c5p2LYQ0A&t=513
SORU- Sayın Hakan Fidan'a bir soru yöneltmek istiyorum.
ABD Başkanı Trump'ın 10 Kasım’da Beyaz Saray'da Suriye Cumhurbaşkanı Şara ve Dışişleri Bakanı Şeybani ile tarihi görüşmesine katıldınız. Ayrıca, birçok yetkiliyle görüşmek üzere Beyaz Saray'daydınız. Bu görüşmelerde hangi konu başlıkları ele alındı?
Suriye konusunda özellikle şunu da sormak istiyorum: Amerika temaslarınız sonrasında Suriye'nin kuzeydoğusu ve güneyindeki dengelere dikkat çektiniz. Bundan sonraki süreçte sahada hangi somut değişimlerin gerçekleşmesini, yaşanmasını bekliyorsunuz?
Teşekkür ederim.
DIŞİŞLERİ BAKANI HAKAN FİDAN- Değerli basın mensupları; daha önce de ifade etmiştik bir açıklamamızda, Beyaz Saray'daki görüşmelerimiz oldukça verimli geçti. Sayın Trump ile Sayın Şara arasında yapılan görüşmelerin bir kısmına katılma imkanımız oldu. Orada özellikle Türkiye'nin Suriye'deki kritik konulardaki pozisyonunun ne olduğunu ortaya koyma imkânımız oldu. Amerika, Suriye ve Türkiye iş birliğinde bu sorunlara nasıl çözüm getirilebilir, özellikle ülkenin birliği, bütünlüğü meselesiyle ilgili neler yapılabilir, bu konu önemliydi. Başkan Sayın Trump'ın bu konuda hassasiyet göstermesini biz fevkalade önemli görüyoruz. Özellikle Suriye'deki yeni yönetimin başarısı için uluslararası toplumun hep birlikte, el birliğiyle çalışması ve bir istikrarın ortaya çıkması, huzurun ortaya çıkması, mültecilerin geri dönmesi ve yeni Suriye'nin bölgedeki hiçbir ülke için tehdit olmaması konuları önemli. Bu konuda Amerika, Türkiye ve bölge ülkelerinin iş birliği fevkalade önemli. Bu konuda Cumhurbaşkanımızın vizyonunu o toplantıda Sayın Trump’a da ifade etme imkânımız oldu.
Daha sonraki görüşmelerde Başkan Yardımcısı Sayın J.D. Vance, Dışişleri Bakanı ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Marco Rubio, Ortadoğu Özel Temsilcisi Sayın Witkoff, Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın da olduğu görüşmeler oldu. Ayrı ayrı görüşmelerimiz oldu. Burada özetleyecek olursak, değerli arkadaşlar, neleri konuştuk? Suriye meselesini tabii ki derinlemesine konuştuk. Sayın Trump ve Sayın Şara’nın toplantılarından sonra ayrıca, Suriye, Türkiye ve Amerika Dışişleri Bakanlarının olduğu bir üçlü toplantımız oldu. Orada da Dışişleri Bakanları olarak konuları daha detaylı ele alma imkanımız oldu. Özellikle Suriye ve İsrail arasındaki güvenlik dengesinin bir mutabakata varılarak sağlanması, bu konuda bölge ülkelerinin endişelerinin giderilmesi konusunda neler yapılabilir, onu gördük.
Amerika'nın gerek güneydeki Dürzilerle ilgili sorunlarda gerek kuzeydoğudaki YPG ile ilgili sorunda yapıcı bir rol oynamaya çalıştıklarını memnuniyetle görüyoruz. Bu, tabii ki, ülkenin istikrarı için önemli. Gazze meselesi ve muhtemel bir Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararı, bununla beraber oluşturulacak muhtemel bir uluslararası istikrar gücü, burada kim nasıl rol oynayabilir, bizim düşüncelerimiz nelerdir, bunları detaylıca ele alma ve görüşlerimizi karşılıklı değerlendirme imkanımız oldu. Bu da açıkçası önemli bir noktaydı. Özellikle Sayın Witkoff ile yaptığımız uzun görüşmede Ukrayna'daki durumu ve Türkiye, Amerika bu konuda nasıl bir rol oynayabilir, Rusya-Ukrayna arasındaki devam eden görüşmelerin daha ileri taşınması, tıkanmış gözüken bazı noktaların aşınması nasıl mümkün olabilir, bununla ilgili uzun görüş alışverişlerinde bulunma imkanımız oldu. Gazze'deki ateşkes süreciyle ilgili devam eden bazı sorunlar var; onları nasıl aşarız, bu türden sorunlara ateşkes süreci daha dayanıklı nasıl olabilir, o konuları da ele aldık. Dediğim gibi, Beyaz Saray'da verimli bir yarım gündü. Önemli bütün aktörlerle Türkiye'yi ve bölgeyi ilgilendiren görüşlerimizi paylaşma, karşılıklı değerlendirme imkanımız oldu.
SORU- Benim sorum her iki Bakana da olacak.
Gazze’de ateşkesin sürekliliğini sağlamaya yönelik görüşmelerde son durum nedir? BM Güvenlik Konseyi’ne sunulan taslak metne ilişkin değerlendirmeleriniz nelerdir? Ateşkesi kalıcı kılmak ve insani yardım koridorlarının denetimi ve lojistiğini garanti altına almak için Türkiye ve Mısır hangi adımların atılması gerektiğini düşünüyor?
MISIR DIŞİŞLERİ, GÖÇ VE YURTDIŞI MISIRLILAR BAKANI BEDİR ABDULATİ- [SİMULTANE TERCÜME]
https://www.youtube.com/live/M8cNcZZZOZY?si=KJyxKoes4S2eTG-9&t=1612
DIŞİŞLERİ BAKANI HAKAN FİDAN- Değerli arkadaşlar, kıymetli meslektaşımın bu soruyla ilgili cevabına tabii ki ekleyecek çok fazla bir şeyim yok, ama bizim perspektifimizden şunları da söylemeden edemeyeceğim: Türkiye ve Mısır bu kriz başladığı günler itibaren diğer bölgedeki ülkelerle beraber ve uluslararası diğer aktörlerle beraber çok yakın bir iş birliği içerisinde oldular. Özellikle Türkiye ve Mısır Filistin sorununda Gazze’de devam eden savaşta üç alanda çok yakın iş birliği içindeydi.
Birincisi, insani yardımlar meselesi. Biliyorsunuz Gazze’ye sınır kapısı, El-Ariş Limanı, Refah, Mısır Kızılayı bunların hepsi Filistin’e yardım ulaştırmak için önemli aktörler, önemli yerler. Türkiye, devlet ve millet olarak bu konudaki hassasiyetini yardımları üzerinden gösterme konusunda kararlı ve Mısır’ın bu konudaki iş birliği bizim için gerçekten tarihi bir iş birliği oldu. Dostumla da konuştuk, bu iş birliğini daha kurumsal hale getirip, Afrika başta olmak üzere bölgede ikimiz için de önemli olan diğer kriz alanlarına insani yardımları ulaştırmaya beraber devam edebiliriz.
Diğer bir alan, Gazze’deki savaşın sona erdirilmesi, soykırımın durdurulması için nasıl bir süreç ilerletilebilir? Özellikle bu konuda oluşturduğumuz temas grubunda hep beraber son iki yıldır yılmadan, usanmadan çalıştık. Özellikle uluslararası arenada, başta Birleşmiş Milletler olmak üzere, bu mesele nasıl ilerletilebilir, ciddi bir çalışma içerisindeydik. Amerikalıların, başta Sayın Trump olmak üzere, bu konudaki ortaya koyduğu irade, çaba fevkalade önemli. New York’ta yapılan görüşme tarihi bir dönüm noktası oldu. Burada Mısır’ın ve Türkiye’nin de dahil olduğu diğer 6 Müslüman ülkenin bir araya gelerek -8 ülke toplamda- Sayın Trump’la meseleyi etraflıca ele alması, artık bölgedeki kalıcı barışın tamamıyla sadece Filistin öznesinde değil, genel olarak tehlike altına girdiğini ifade etmeleri ve oradan sonra başlayan ateşkes süreci önemli bir şey.
Diğer bir alan da, değerli kardeşimle iki devletli çözümün ilerletilmesi konusunda çok yakın bir mesai içerisinde olduk. Bunların üçü de farklı farklı kulvarlar, ayrı mesailer, ayrı ilişkiler, ayrı teknikler gerektiriyor, ayrı söylemler gerektiriyor. O konuda da başta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi toplantıları, Arap Ligi, İslam İşbirliği Teşkilatı, Avrupa aktörleri… kaç defa seyahat ettik beraber, kaç defa diğer aktörlerle beraber bir araya geldik, ne kadar beraber üzüldük, ne kadar beraber kızdık, ne kadar beraber sevindik diğer kardeşlerimizle, anlatamam. Ama her zaman meselemizi ilerletmek için bir kardeş dayanışması içerisinde olduk. Çünkü haklı olduğumuza hep inandık; biz doğrunun, barışın, adaletin yanında olduğumuz sürece geri adım atmamızı gerektiren hiçbir şey yoktu. Bütün gücümüzle, en profesyonel halimizle iş birliğimize devam ettik, bundan sonra da devam edeceğiz. Şunun da bilincindeyiz, önümüzdeki sorunları teker teker çözsek de bir sonraki sorun daha kolay olmayacak. İşin doğasında bu var, giderek daha da artan güçlüklerle, sorunlarla karşılaşabiliyoruz. Önemli olan bizim daha koordineli, daha yakın, daha profesyonel bir şekilde çalışmalarımızı devam ettiriyor olmamız. Her iki ülke liderliğinin de -Cumhurbaşkanlarımızın bu konuda bir irade beyanı var- bizler de Bakanlar olarak diğer kurumlarımız, istihbarat kurumlarımız başta olmak üzere -hepsi sağ olsunlar- yardım kurumlarımız dahil olmak üzere, el birliğiyle ellerinden geleni yapıyorlar. Ama bugünkü toplantıda şunu yaptık: “Kriz konularına, güvenlik konularına beraber gerçekten çok çalışıyoruz ama aramızda halkımızın refahı için önemli olan ticaret konusu, ulaştırma konusu, enerji konuları da var, onları da ihmal etmeyelim, onlara da ağırlık verelim” kararını aldık. Ben tekrar kendilerine huzurlarınızda teşekkür ediyorum.
SORU- [SİMULTANE TERCÜME] https://www.youtube.com/live/M8cNcZZZOZY?si=pArZAQ32AH-6oJe7&t=2109
MISIR DIŞİŞLERİ, GÖÇ VE YURTDIŞI MISIRLILAR BAKANI BEDİR ABDULATİ- [SİMULTANE TERCÜME]
https://www.youtube.com/live/M8cNcZZZOZY?si=xVd11mVcTbEX6nFU&t=2135
* Interpress deşifresidir.