Dışişleri Bakanı Sayın Hakan Fidan'ın İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile Ortak Basın Toplantısı, 30 Ocak 2026

DIŞİŞLERİ BAKANI HAKAN FİDAN- Değerli basın mensupları, kıymetli davetliler, bugün çok önemli bir misafiri İstanbul’da ağırlıyoruz. Değerli dostum, kardeşim, İran Dışişleri Bakanı Sayın Abbas Arakçi’yi ve heyetini ülkemizde ağırlamaktan duyduğum memnuniyeti ifade ederek sözlerime başlamak istiyorum.

Bildiğiniz gibi, geçtiğimiz Kasım ayında ben Tahran’ı ziyaret etmiştim. Daha sonrasında hem ikili ilişkilere, hem bölgesel gelişmelere ilişkin konular ortaya çıktıkça kendisiyle sürekli iletişim halindeyiz. Yani iki günde bir muhakkak, hemen hemen konuşmamız gerekebiliyor bölgede olan gelişmelerden dolayı.

Değerli kardeşimle bugün çok önemli gelişmeleri ele aldık. Birçok bölgesel konuyu, ikili konuyu etraflıca tartıştık. Bölgemizin istikrar ve güvenliği dış politikamızın temel öncelikleri arasında yer almaktadır. Bölgesel sorunlara bölgesel sahiplenme anlayışıyla çözümler üretmemiz gerektiğini biliyorsunuz her zaman savunuyoruz. Gerek Orta Doğu’da, gerek Balkanlar’da, gerekse Güney Kafkasya’daki çalışmalarımızı da tamamıyla bu prensip üzerinden yürütmeye çalışıyoruz. Bu çerçevede, komşumuz İran’ın huzuru ve refahı bizim için de bölge için de büyük önem taşımakta. İran’da yaşanmakta olan gelişmeleri yakından takip etmekteyiz. Protestolarda meydana gelen ölümler nedeniyle derin üzüntü duyduğumuzu ve İran halkına başsağlığı dileklerimizi yinelemek isterim. Dostuma da yineledim. Hadiselerin büyük ölçüde yatışmış olması memnuniyet vericidir. Sükunetin kalıcı olmasını diliyoruz. İran’ın iç meselelerinin dış müdahale olmaksızın İran halkı tarafından barışçıl şekilde çözülmesini temenni ediyoruz.

Diğer taraftan, PKK terör örgütünün son gelişmelerden istifade etmeye çalıştığını gördük. Bu durum PKK/PJAK terör örgütünün sadece Türkiye için değil, İran için de bir tehlike oluşturduğunu bir kez daha göstermiştir. PKK'ya karşı ortak mücadele sergilememiz gerektiğini bu vesileyle tekrar hatırlatmak istiyoruz.

Değerli basın mensupları, İran ile ABD arasındaki nükleer müzakerelerin yapıcı bir zeminde tekrar başlaması, bölgesel gerilimin azaltılması bakımından hayati önem taşımaktadır. Müzakereler aynı zamanda İran'a yönelik yaptırımların kaldırılmasının ve İran'ın uluslararası ekonomik sistemle bütünleşmesinin yolunu açacaktır. Bu adımlar, tüm taraflara önemli kazanımlar sağlayacaktır. Gelinen noktada ilişkilerin yeni bir anlaşma zemininde normalleşmesi gerekmektedir. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, İran'a yönelik bir askeri müdahaleye karşı olduğumuzu her fırsatta tüm muhataplarımıza aktardık. Sayın Cumhurbaşkanımız bu sabah da Sayın Pezeşkiyan’la telefonda görüştüler. Buradan tekrar ediyoruz: Sorunların çözümü için askeri seçeneklere başvurulmasına karşıyız. Bunun çok fazla işe yarayacağına da inanmıyoruz. Müzakereyi ve diplomasiyi savunuyoruz. Suriye'de, Irak'ta, Afganistan'da, Gazze'de yaşananlar hafızamızda tazeliğini korumakta. Geçmişin yaralarını sarmaya çalışırken bölgemizde başka bir yaranın açılması hiç kimseye fayda getirmeyecektir. Bölge ülkeleri huzur, istikrar ve barış istemektedir. Bu bağlamda tarafları müzakere masasına çağırıyoruz. Müzakere masası kurulduğunda da sorunların ayrı ayrı ele alınmasının çözüme ulaşılmasını kolaylaştıracağını değerlendiriyoruz. Bugün yaptığımız görüşmede, bu hususları değerli kardeşim Sayın Arakçi’ye bizzat aktardım. Türkiye'nin sorunların barışçıl yollarla çözümü için her türlü desteği sağlamaya hazır olduğunu yineledim.

Öte yandan, İsrail'in ABD'yi İran’a askeri saldırı yapmaya ikna etmeye çalıştığını da görmekteyiz. İsrail'in bu çabaları bölgemizin kırılgan durumdaki istikrarına büyük zarar verme potansiyeli taşımaktadır. ABD Yönetimi’nin sağduyuyla hareket ederek buna fırsat vermeyeceğini ümit ediyoruz. İsrail, bölgedeki istikrarsızlaştırma politikalarına son vermelidir.

Değerli basın mensupları, kıymetli mevkidaşımla bugün Gazze'ye ilişkin son gelişmeleri de ele almaktayız. Bugün önümüzdeki acil mesele, Gazze'deki kardeşlerimizin acılarının dindirilmesi ve geleceğe umutla bakmalarını sağlamaktır. Gazze Barış Planı’nın ikinci aşamasına geçilmiştir. Gazze'de ateşkesin sağlanmasına ülkemiz ciddi katkı sağlamıştır. Bundan sonraki süreçte de aktif şekilde yer almaya devam edeceğiz. Barış Kurulu'nun mekanizmalarında yer almaktayız. Ben de Gazze'nin Yönetimi Ulusal Komitesi’nin ve Yüksek Temsilci’nin çalışmalarına destek vermek üzere Gazze Yürütme Kurulu'nun çalışmalarına katılacağım. Gazze'deki temel hedeflerimiz bellidir: Gazze, Gazzeliler tarafından yönetilmelidir. Gazze'nin sınırları değiştirilmemelidir. Gazze'de yeniden imar, Gazze halkının ihtiyaçları ve geleceği esas alınarak Gazzeliler için gerçekleştirilmelidir. Türkiye olarak, bu esaslar temelinde sorumluluk almakta ve inisiyatif üstlenmekteyiz.

Değerli arkadaşlar, bugün gündem maddelerimiz arasında Suriye de yer almakta. Suriye'nin toprak bütünlüğü ve birliğini hedef alan her türlü çabanın karşısında kararlılıkla durmayı sürdürüyoruz. Bilindiği gibi 24 Ocak'ta uzatılmış bulunan bir çatışmasızlık süreci yaşanmakta. Bugün de entegrasyon konusunda bir mutabakata varıldığını duyduk. Gece itibariyle bize mesajlar gelmişti. Bu mutabakatı tabii ki yakından inceliyoruz. Gerçek bir entegrasyon Suriye'nin yararınadır. Bunun şartlarını zaten taraflar biliyor. Cezaevlerindeki tutukluların güvenli şekilde Irak'a transferinin tamamlanması büyük önem taşımakta. Diğer taraftan, ortak komşumuz Irak'ta parlamento seçimleri sonrasında yeni hükümetin kurulmasına yönelik süreci de yakından takip etmekteyiz. Değerli dostumla Irak'taki güvenlik ve istikrar ortamının idamesinin hem ülkelerimiz, hem bölgemiz için taşıdığı önemin altını da çizdik. Yeni kurulacak Irak Hükümeti’yle bu doğrultuda yakın çalışma arzusu ve iradesine sahibiz.

Değerli basın mensupları, Türkiye ve İran bulundukları coğrafyanın iki önemli aktörüdür. Bu çerçevede temasların devamlılığının sadece ikili ilişkilerimiz bakımından değil, bölgesel güvenlik ve refah için de yararlı olduğuna yürekten inanıyorum.

Değerli dostum Sayın Arakçi’ye bugünkü ziyareti kapsamında yaptığı katkılar için teşekkür ediyorum. Bugün toplantımızdan sonra Cumhurbaşkanımız da kendilerini kabul edecekler. Ben bir kez daha bu vesileyle İstanbul'a, ülkemize hoş geldiniz diyorum.

Buyurun, söz sizde.

İRAN DIŞİŞLERİ BAKANI ABBAS ARAKÇİ- [SİMULTANE TERCÜME]

https://www.youtube.com/watch?v=_pK7fwadyOI&t=7m42s

SORU- Sayın Arakçi’ye soru soracağım. Şimdi Amerika'nın çelişki diyebileceğimiz hamle ve açıklamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Demek istediğim şu ki: Askeri gemiler ve uçak gemileri bölgeye gelmeye devam ederken aynı zamanda “diyaloğa açığız” açıklamaları da duyuyoruz, aynı zamanda tehditler duyuyoruz. “Saldırı yakın” yönünde açıklamalar da duyuyoruz. Aynı zamanda, “İran rejimi düşerse iyi düşünmemiz gerekir. Bölgedeki Amerikan askerleri, Amerikan üslerini korumanın zorluklarını göreceğiz” yönünde açıklamalar var. Bunları İran olarak nasıl değerlendiriyorsunuz?

İRAN DIŞİŞLERİ BAKANI ABBAS ARAKÇİ- [SİMULTANE TERCÜME]

https://www.youtube.com/watch?v=_pK7fwadyOI&t=19m00s

SORU- [SİMULTANE TERCÜME] Her iki Bakana da birer sorum olacak.

Sayın Bakan, öncelikle Türkiye'nin İran ve Amerika arasında kolaylaştırıcılık yapmaya çalıştığından bahsetmiştiniz. Yine aynı zamanda Sayın Cumhurbaşkanı da İranlı mevkidaşıyla görüştü. Bu anlamda başkentlere ne gibi somut mesajlar iletiyorsunuz ve özellikle de sorunların farklı farklı ele alınması açısından, özellikle de Vaşington’dan somut bir cevap alıyor musunuz? Bu diplomatik çabalar herhangi bir sonuç vermezse, sorunları çözemezse, Türkiye ne gibi tedbirler alıyor bu güvenlikle ilgili konuları değerlendirmek açısından ve tabii ki milli güvenliği açısından?

Sayın Arakçi'ye de şu soruyu iletmek istiyorum. Bildiğiniz gibi, Devrim Muhafızları’nı bir terör örgütü olarak ilan etti Avrupa Birliği. Bununla ilgili görüşünüzü almak istiyoruz.

İRAN DIŞİŞLERİ BAKANI ABBAS ARAKÇİ- [SİMULTANE TERCÜME]

https://www.youtube.com/watch?v=_pK7fwadyOI&t=22m17s

DIŞİŞLERİ BAKANI HAKAN FİDAN- Sizin bana tevcih ettiğiniz sorunun cevabına gelince: Biliyorsunuz, Cumhurbaşkanımızın dış politikamızla ilgili ortaya koyduğu en önemli ilkelerden biri de -ki yıllardır bunu büyük bir tutarlılıkla ve azimle uygulamaya devam ediyoruz- bölgesel çatışmaların sönümlenmesi ve mümkünse yeni savaşların çıkmaması. Bu bizim Gazze'de, Suriye'de, Ukrayna Savaşı’nda, aynı şekilde Güney Kafkasya'da, bölgemizdeki bütün çatışmalarda ortaya koyduğumuz bir hareket tarzı. Çünkü çatışmalar devam ederse, bu her türlü probleme zemin hazırlıyor. Teröre zemin hazırlıyor, kitlesel göçlere zemin hazırlıyor, yoksulluğa zemin hazırlıyor ve ne zaman biteceği belli olmayan yoğun bir istikrarsızlık dönemi. Yine aynı mantıkla biz komşumuz, kardeşimiz olan İran'a yönelik böyle bir saldırıyı geçtiğimiz Haziran ayında da tabii ki kabullenmedik. Bundan sonra olacak olan bir saldırıyı da bizim bu prensipler ışığında tabii ki benimsememiz mümkün değil. Diyalog yoluyla, çözüm yoluyla hareket edilmesinin tek doğru yol olduğunu düşünüyoruz. Tabii ki iki taraf var, bunlardan biri İran. Şu anda müzakereci kardeşimiz de yanımızda bulunuyor. Kendisiyle bu konuda çok yoğun görüş alışverişinde bulunduk. Yani İran'ın hangi şartlar altında nasıl müzakere edebileceği, hangi noktalara ne kadar gidebileceği konusunda üç aşağı beş yukarı bir fikrimiz var. Yıllardır da takip ettiğimiz bir konu. Tabii Cumhurbaşkanımız, İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki temel anlaşmazlık sorunu olan özellikle nükleer dosya ve diğer birkaç konunun halli için yoğun bir mesai sarf etmekte. Biz de kardeşimizle bu konuda müzakere halindeyiz.

Tabii ki dün Steve Witkoff'la çok uzun bir görüşmem oldu kardeşimle görüşmeden önce. Bölgedeki bazı arkadaşlarımızla görüşmelerim oldu. Bugün belli görüşleri paylaştık. Bundan sonra da Amerikalılarla görüşeceğiz. Çünkü, biliyorsunuz, fikir oluşturmanın doğasında olan bir süreç, tartıştıkça, yeni perspektifleri içine aldıkça konu evriliyor. Evrildikçe yeni farkındalıklar, yeni idrakler ortaya çıkıyor. Bu size yeni somut adım atma imkanı sağlıyor. Bugün de birtakım yeni perspektifler üzerinde konuştuk kardeşimle. Tabii ki kendisi bir sistemi, bir devleti temsil etmekte. Tabi olduğu sınırlamalar ve talimatlar var. Onun ışığında kendisi görevini layıkıyla yerine getirmeye çalışıyor. Amerikan tarafında da hakeza aynı türden bir sistem var. Bütün bu sistemleri de göz önüne alarak bir ara yol inşallah buluruz. Bölgemiz ne gelmesi mümkün yıkıcı bir savaşın, ani bir savaşın sonuçlarını yaşar, ne de İran'ın uzun yıllardır tutulduğu gibi yine böyle bir yalıtımla baş başa bırakılarak İran'ın da bölge tarafından benimsenmeyen birtakım politikalara başvurmasına sebep olur. Çözümsüzlük de savaş da çözüm değil. Olması gereken çözüm ve barış yoluyla buna var gücümüzle çalışıyoruz. Bölge ülkeleri de bu konuya destek veriyorlar. İnşallah bu konuda biraz mesafe kat ederiz diye düşünüyorum.

SORU- [SİMULTANE TERCÜME] Merhabalar Sayın Arakçi Bey. Ben ilk önce size soru sormak istiyorum. Söylediniz ki Türkiye'ye ziyaretiniz planlıydı. Yani önceden de planlanmıştı bu dediniz ve Sayın Hakan Fidan'ın İran'ı ziyaretine karşılık olarak bu ziyareti gerçekleştirdiğinizi dediniz. Ancak bu ziyaret şu anda bölgedeki gerginliğin tırmanmış olduğu bir dönemde gerçekleşiyor. Var olan bu gerginliklere baktığımızda Türkiye'nin rolünü bu gerginlikleri azaltmada nasıl görüyorsunuz? Nasıl değerlendiriyorsunuz Türkiye'nin değerlendirmesini?

İsrail'in bölgesel barış için en büyük tehlike olduğunu, Siyonist rejimin bölgesel barış için büyük bir tehlike olduğunu artık biliyoruz. Türkiye de bunu biliyor. Konuşuluyor, biliniyor. Türkiye'nin bir Müslüman ülke olarak başka ülkelerle bölgesel iş birliğini genişletmek için İsrail'in bu politikalarına karşı nasıl bir programı var, neler öngörülüyor, neler yapılacak?

Teşekkür ederim.

İRAN DIŞİŞLERİ BAKANI ABBAS ARAKÇİ- [SİMULTANE TERCÜME]

https://www.youtube.com/watch?v=_pK7fwadyOI&t=29m03s

DIŞİŞLERİ BAKANI HAKAN FİDAN- Bölgesel yayılmacılık konusundaki görüşlerimizi biliyorsunuz. Biz kendi bölgemizde herkesin birbirinin sınırına saygı duyduğu, birbirinin hakkına, hukukuna, emniyetine, ulusal güvenliğine saygı duyduğu bir kalıcı sistemin artık hayata geçmesini istiyoruz. Dünyanın başka yerinde tesis edilmiş olan bu sistemin bölgemizde olmasını istemiyoruz. Ulus devletler çağında yaşıyoruz. Dolayısıyla, en baştan kendimize söylüyoruz: Biz Türk yayılmacılığını, Arap yayılmacılığını, Fars yayılmacılığını istemediğimiz gibi tabii ki İsrail yayılmacılığını da görmek istemiyoruz. İsrail'in bölgede, özellikle Filistin konusunda, Lübnan'da, İran'a yaptığı saldırı, Suriye'deki işgalleri, Katar'a yaptığı saldırı bölgedeki yayılmacı emellerinin açık işaretleri, delilleri. Bunları artık bir an önce sonlandırıp bölgede diğer ülkelerin, Filistin Devleti dahil, sınırlarına saygı duyduğu bir zemine çekilmesi lazım. Bölgede artık ülkeler güçsüz, çaresiz ülkeler değil. Her ülkenin kendi çapında gücü, mücadele zemini ve azmi var. Ülkeler bir araya geliyorlar. Artık dönem iş birliği dönemi. İsrail'in bölgesel yayılmacılık politikalarından vazgeçip, bölgede artık bölge ülkeleriyle uyum içerisinde olan, Filistin Devleti’ni tanıyan bir durumda olması hem kendisi için iyidir hem de bölgenin huzuru için iyidir.

SORU- [SİMULTANE TERCÜME] Sayın Dışişleri Bakanı Arakçi, sizin ya da herhangi bir İranlı yetkilinin herhangi bir Amerikan yetkiliyle önümüzdeki saatler ya da günler içerisinde görüşme, toplantı yapma gibi bir planınız var mı? Varsa ne zaman, nerede ve eğer herhangi bir askeri çatışma yaşanacak olursa bunu önlemek için İran ne yapacaktır?

İRAN DIŞİŞLERİ BAKANI ABBAS ARAKÇİ- [SİMULTANE TERCÜME]

https://www.youtube.com/watch?v=_pK7fwadyOI&t=32m31s

SORU- Sorum Sayın Arakçi’ye. Amerikan basını bir süredir müzakere masasının yeniden kurulması halinde İran'dan Trump Yönetimi’nin bir dizi talebi olacağını yazıyor. Bunların arasında uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin tamamen durdurulması, zenginleştirilmiş uranyumun tamamen ülke dışına çıkarılması, İran'ın füze geliştirme faaliyetlerinin sınırlandırılması ve İran'ın bölgedeki diğer güçlerle olan ilişkilerinin yeniden şekillendirilmesi olduğu söyleniyor. Tüm bunlara eğer müzakere masası yeniden kurulursa İran'ın yaklaşımı nasıl olur?

İRAN DIŞİŞLERİ BAKANI ABBAS ARAKÇİ- [SİMULTANE TERCÜME]

https://www.youtube.com/watch?v=_pK7fwadyOI&t=35m38s

* Interpress deşifresidir.