Dışişleri Bakanı Sayın Hakan Fidan'ın Irak Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin ile Ortak Basın Toplantısı, 10 Ekim 2025

DIŞİŞLERİ BAKANI HAKAN FİDAN- Kıymetli mevkidaşım ve dostumuz Irak Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Sayın Fuad Hüseyin ve Su Kaynakları Bakanı Sayın Avn Ziyab Abdullah bugün Ankara'da bizim misafirimizler, kendileriyle beraber kıymetli bir heyetle burada bizimle beraberler. Ben huzurlarınızda kendilerine hoş geldiniz diyorum.

Komşumuz ve kardeşimiz Irak ile ilişkilerimize biliyorsunuz stratejik bir zaviyeden bakıyoruz. Samimi arzumuz ve önceliğimiz, Irak'ın bölgemizde istikrar, güvenlik ve refah üreten bir ülke olması. Irak'ın toprak bütünlüğünün korunması ve terör örgütlerinden tamamıyla arınması da Türkiye bakımından ve bölgemiz bakımından da son derece önemli. Bu anlayışla kardeş Irak'a her türlü desteği sağlamaya hükümet olarak, devlet olarak devam edeceğiz. Hatırlayacağınız üzere, Sayın Cumhurbaşkanımızın 22 Nisan 2024 tarihinde Irak'a gerçekleştirdikleri ziyaret ikili ilişkilerimizde yakın tarihimiz açısından bir dönüm noktası teşkil etmişti. Keza Irak Başbakanı Sayın Muhammed Şiya Sudani'nin 8 Mayıs'ta ülkemizi ziyaret etmesi bu etkiyi devam ettirmişti. Bu ziyaret vesilesiyle düzenlediğimiz Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi Toplantısı ilişkilerimizi daha da derinleştirdi.

Malumunuz olduğu üzere Irak'ta 11 Kasım'da Temsilciler Meclisi seçimlerinin yapılması planlanmakta. Bu seçimler Irak demokrasisinin daha da güçlenmesi bakımından son derece önemlidir. Seçimlerin suhuletle ve Irak halkı için en hayırlı şekilde neticelenmesini diliyoruz. Seçim sonuçları ne olursa olsun Irak'la olan iş birliğimizi her alanda daha da ilerletme yönündeki irademiz tamdır. Irak halkının iradesine saygı duyuyoruz.

Değerli arkadaşlar, Irak'la terörle mücadele ve güvenlik alanında son dönemde bir anlayış birliği tesis etmiş bulunuyoruz. Bu anlayış birliği, Irak makamlarının “Terörsüz Türkiye” sürecine verdikleri destekte de ifadesini bulmaktadır.

Doğal ortağı olduğumuz Kalkınma Yolu Projesi’ne yönelik tam desteğimizi de görüşmemizde tekrar vurgulama imkanı bulduk. Projenin bir an evvel hayata geçmesi için çalışmalarımızı daha da yoğunlaştıracağız.

Değerli basın mensupları, bugünkü görüşmelerimizin önemli bir ayağını da su konusu oluşturdu. Irak'tan Su Bakanı kardeşimiz buradaydı. Bizim heyetimizde Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan da Bakan Yardımcısı arkadaşımız, Devlet Su İşleri’nden çok kıymetli yönetici arkadaşlarımız da bizimle beraberlerdi. Hep beraber Irak’ın şu anda baş başa içinde bulunduğu su problemiyle ilgili neler yapılabilir, Türkiye bu konuda zaten yardım ediyor, daha fazla nasıl yardım edebiliriz, Onun yollarını heyetlerimiz aradılar. Bugün de çalışma yemeğinde de bu toplantıya devam edeceğiz.

Ama şunu söylemek istiyorum: Sayın Cumhurbaşkanımız, Iraklı kardeşlerimizin baş başa kaldığı bu sorunun çok iyi farkındalar. Özellikle Bağdat'taki, Musul'daki, Basra'daki kardeşlerimize buradan seslenmek istiyorum, yaşadığınız sıkıntıları çok iyi biliyoruz, anlıyoruz. Biz bu coğrafyada kardeşiz, Fırat'ın ve Dicle'nin suları hepimizin, bu konuda Devlet Su İşleri Teşkilatımız neler yapabiliyorsa Cumhurbaşkanımızın verdiği talimatla yaz boyunca yapmaya çalıştı. Ama biliyorsunuz karşılaştığımız bir kuraklık var. İklim değişikliği sebebiyle karşılaştığımız sorun ortak bir sorun, su sıkıntısı, su azlığı Türkiye'nin de şu anda baş başa kaldığı bir sorun, barajlarımızdaki doluluk oranının düşük olması, yağış miktarlarının mevsimden dolayı az olması ve enerji üretiminde de su miktarına bağlı olmamız bizi son derece zor şartlar altına itiyor. Ama bütün bunlara rağmen neler yapılabilir, neler edilebilir, Bağdat'taki, Musul'daki, Basra'daki kardeşimiz, özellikle Basra'ya kadar nehirler inene kadar suyun daha da azaldığını, zayıfladığını biz biliyoruz. Oradaki tarımcıyı, çiftçileri etkilediğini, oradaki kardeşlerimizin daha fazla suya ihtiyacı olduğunun farkındayız. Bunu çözmek için neler yapabiliriz, Sayın Bakan ve Sayın arkadaşları bugün bu konuyu da bizimle detaylı çalıştılar. İfade ettiğim gibi bizde de çok güzide bir teknik heyet vardı Tarım Bakanlığı’ndan ve Devlet Su İşleri’nden. Bu konuyu görüşmeye devam edeceğiz.

Esas itibariyle biliyorsunuz iki sene önce Sayın Sudani ile ortak bir mekanizmada mutabık kalmıştık su sorununun tamamıyla çözülmesi için, ki devrimsel nitelikte aslında iki mekanizmaydı. Birincisi, Irak ile Türkiye arasında Irak'taki su dağıtım sistemi başta olmak üzere diğer su ile ilgili altyapının rehabilitasyonu meselesi. Bu konuda ortak bir çalışma komitesi kuruldu, bu konudaki komite çalışmalarını epey bir noktaya getirdi. Irak'taki su dağıtım sisteminin ıslah edilmesi meselesi ilk defa son derece sistematik bir şekilde Sayın Sudani tarafından proje bazlı ele alındı. Ama bu projelerin hayata geçmesi için önceden bir sistemin oluşturulması gerekiyordu, inşallah bu sistemi oluşturmada son aşamaya yaklaştık. Temennimiz, bir an önce bu sistemin kurulması ve ıslahla ilgili projelerin hayata geçmesi, çünkü su sıkıntısı bugünün değil, gelecek yılların da sıkıntısı olmaya devam edecek.

İkincisi, Türkiye-Irak arasında su paylaşımını düzenli bir istişare mekanizmasına bağlamayı öngören bir çalışma grubunun oluşturulmasıydı. Burada gerçekten kardeşçe iki tarafın teknik heyetleri bir araya geliyor, ellerindeki rakamları paylaşıyorlar, bu mekanizma da iyi işliyor.

Ama tekrar ediyorum, bizim konuyu kendi aramızda iyi istişare ediyor oluşumuz su azlığı gerçeğini ortadan kaldırmıyor, bunu ıslah projelerinin hayata geçirilmesi ve diğer tedbirlerle beraber nasıl daha iyi yönetiriz, onun arayışı içindeyiz. Güzel olan şey şu: İki ülke bu konuda çok profesyonel bir şekilde kardeşçe birbirine güvenerek çalışmaya yönelik bir sistem oluşturdular. Bu konudaki irademiz tam, bunu inşallah devam ettireceğiz.

Değerli arkadaşlar, Irak'ta enerji alanındaki iş birliği potansiyelimizi de hayata tamamıyla geçirmek istiyoruz. İki tarafta da bu yönde bir irade olduğunu memnuniyetle kaydettik. Petrol, elektrik ve doğalgaz ticaretinin yanı sıra bu alanlardaki yatırımlar yeni iş birliği imkanları sunmakta. Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı’ndan uzun bir aradan sonra 27 Eylül'de yeniden petrol sevkiyatına başlanması memnuniyet verici bir gelişme. Bu hem dünya petrol piyasaları için, hem Irak'ta gelir kaynaklarının oluşması için fevkalade önemli bir gelişmeydi. Son iki yıldır bu konuda sıkıntımız vardı ve bu sıkıntı Irak'taki tarafların anlaşmasıyla çok şükür nihayete erdi.

Petrol sevkiyatının tam kapasiteye ulaşmasının ikili ilişkilerimize ve ticaret hacmimize kayda değer katkı sağlayacağına inanıyoruz. Önümüzdeki süreçte bu iş birliğimizi yeni bir anlaşmayla taçlandırmak istiyoruz.

Ayrıca, ülkelerimiz arasındaki elektrik ticaretinin kapasitesinin artırılmasına önem veriyoruz, bu konuda ilgili birimlerimiz çalışmakta. Türk firmalarının Irak'ın enerji altyapısını geliştirmeye yönelik projelerde yer almasını istiyoruz. Türkiye olarak, Irak'ın enerji altyapı projelerine önemli katkılar sunabiliriz.

Değerli basın mensupları, Irak ve Suriye arasında yapıcı bir angajman tesis edilmesine yönelik adımları da memnuniyetle görmekteyiz. Türkiye olarak, bu yolda üzerimize düşeni yapmaya hazır olduğumuzu yinelemek istiyorum. Bölge ülkelerinin yeni dönemde Suriye ile yapıcı ilişki geliştirmesi fevkalade önemli. Bölgesel güvenlik ve istikrarın tesisi için, Irak ile Suriye arasındaki ilişkilerin güçlenmesi büyük önem arz etmekte. Irak'ın bilhassa Suriye'nin toprak bütünlüğünü ve birliğini pekiştirmesi bağlamındaki adımlarını kıymetli buluyoruz. Bu vesileyle Irak makamlarının DEAŞ’la mücadeleye yönelik çabalarını da memnuniyetle takip ediyoruz. Bu kapsamda, Suriye'nin kuzeydoğusundaki kamp ve cezaevlerinden vatandaşlarını geri alma konusunda samimi ve kapsamlı bir çalışma yürüttüklerini görüyoruz. Bu çalışmalar hem Irak vatandaşlarının selameti, hem de Suriye'nin güvenliği açısından çok önemli katkı sağlamakta. Suriye'nin kuzeydoğusundaki kamp ve cezaevlerinin boşaltılmasını, her ülkenin kendi vatandaşlarını geri almasını biz de stratejik bir politika olarak desteklemekteyiz.

Değerli basın mensupları, bölgesel ve küresel sınamaların gittikçe yoğunlaştığı bir dönemden geçiyoruz. Böylesi bir dönemde ülkelerimizin ve bölgemizin istikrar, güvenlik ve refahı için Iraklı kardeşlerimizle birlikte çalışmaya devam edeceğiz.

Değerli dostum Sayın Hüseyin'e tekrar hoş geldiniz diyorum.

IRAK BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI FUAD HÜSEYİN- [SİMULTANE TERCÜME]

https://www.youtube.com/live/8rIJ8953SO8?si=NDaDIUqkQDCUk05S&t=604 SORU- Benim Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’a iki sorum olacak.

Gazze’de soykırımın sona ermesi için Mısır’da imzalar atıldı, dün gece de İsrail kabinesi ateşkesi onayladı. Tüm bu sürece baktığımızda Gazze’deki şu anki tabloyu siz nasıl değerlendirirsiniz? Bundan sonraki süreçte hangi adımlar atılacak. Uluslararası toplum ve Türkiye neler yapabilir?

İkinci sorum da el konulan Özgürlük Filosu teknelerinden Türk vatandaşları tahliye edildi. Sumud Filosu’nda olduğu gibi yabancılar da tahliye edildi, bu son tahliye operasyonuyla ilgili bize bilgi verir misiniz?

DIŞİŞLERİ BAKANI HAKAN FİDAN- Değerli arkadaşlar; Kahire’de varılan mutabakat neticesinde barış planının birinci aşamasına ilişkin bir anlaşma sağlanmış oldu. Dün de İsrail kabinesinin bunu onaylaması anlaşmanın şartlarından biriydi, o da onayladıktan sonra 72 saat içerisinde ilk aşaması uygulanacak. Biliyorsunuz 6 maddelik uygulama planında birinci aşamada, 72 saat içerisinde rehinelerin ve tutukluların, esirlerin değişimi, bunların miktarları var, isimler var, detayları var, çok uzun görüşmeler ve müzakereler neticesinde ulaşılan hususlardı. Onun, inşallah kazasız belasız uygulanması, bu esnada insani yardımların girmeye başlaması, yerinden edilmişlerin yerlerine doğru gitmesi ve İsrailli birliklerin tekrar haritada belirtilen, anlaşılmış yerlere çekilmeleri hususu birinci aşama planının esas maddelerini oluşturmakta. Bunun hayata geçirilmesi fevkalade önemli.

Şimdi biz uluslararası toplum olarak neler yapabiliriz? İki tane husus var burada yoğunlaştığımız. Birincisi, bu mutabık kalınan anlaşmanın bir kazaya uğramadan yürümesi önemli. Özellikle İsrail tarafından herhangi bir provokasyonunun gelmemesi savaşı tekrar başlatacak, soykırımı devam ettirecek, yerinden edilmeyi devam ettirecek bir hususun olmaması gerekiyor. Bu noktada Türkiye olarak hem alandaki anlaşmanın uygulanmasına teknik destek verirken, aynı zamanda global stratejik düzeyde de farkındalığı artırmaya ve uluslararası diplomatik gayretleri buraya mobilize etmeye devam ediyoruz, bu yöndeki çabalarımız fevkalade önemli.

İkincisi, bu birinci aşama hayata geçerken bir sonraki aşamaların aksamadan hayata geçmesi, gidilecek yeni menzillerin olması, sürecin durmaması önemli, çünkü sürecin durması demek, Allah muhafaza tekrar katliamlara dönülmesi manasına gelecek. Bunun olmaması için yine uluslararası toplumla, bölgedeki paydaşlarımızla, kardeşlerimizle bir araya gelip sonraki aşamalarda iki devletli çözüme gidene kadar neler yapılmalı. Tabii şu anda önceliğimiz Gazze’deki aşamaların uygulanması birinci aşama ateşkes, rehineler, insani yardım. İkinci aşama daha sonra Gazze’nin yönetimi meselesi, içerideki emniyetin ve düzenin tekrar kurulması vesaire gibi konular olmak üzere bir süreç bizi bekliyor. Bu sürekli dikkatimizi isteyen, yoğunlaşmamızı gerektiren bir konu. İnşallah bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da büyük bir dikkatle, titizlikle bu süreci yönetmeye, yürütmeye devam edeceğiz.

Tahliye operasyonlarıyla ilgili, biliyorsunuz Sumud Filosu’ndaki ortaya koyduğumuz çok şükür verimliliği, etkinliği, Özgürlük Filosu’ndaki kardeşlerimizin tahliye edilmesinde de kullandık. Kimsenin burnu kanamadan bütün vatandaşlarımızı, 3 milletvekilimiz de dahil olmak üzere, tahliye etme imkanımız oldu. Türkiye’nin tabii ortaya koyduğu bu çaba sadece vatandaşlarımız için değildi. Cumhurbaşkanımız bütün aktivistleri bu konuda aynı değerde bulmakta ve sadece Türklerin değil, yabancıların da tahliye etmesi konusunda büyük bir titizliği ve hassasiyeti vardı. Biz de bu konuda Türk aktivistlerin yanı sıra 21 ülkeden 76 aktivisti de ikinci parti bugün gerçekleştirilen operasyonda tahliye ettik. Çok şükür şu anda hiçbir vatandaşımız, aktivist kardeşimiz geride kalmadı.

Bazı milletlere mensup şu anda işlemleri devam eden birkaç kişi vardır bazı sıkıntılardan dolayı, ama biz genel manada bu konudaki hedeflerimize ulaştık. Ve inşallah onların bu asil eylemleri de amacına ulaşmış olur ve bu soykırım durmuş olur. Ama ben tekrar ediyorum, burada çok büyük bir emek var, ben emeği geçen bütün arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum. İsrail’in alıkoyduğu aktivistlerin getirilmesi önemli bir operasyondu. Diplomatik ayağı, pratik ayağı, lojistik ayağı, ulaşım ayağı. Türk Hava Yollarına da buradan çok teşekkür ediyorum, bizimle çok üstün bir iş birliği içerisindeler. Ne zaman ihtiyacımız olsa hiç ikiletmeden hemen uçak hazır oluyor ve gönderiyoruz. Kendilerine de buradan teşekkür ediyoruz.

SORU- Irak Dışişleri Bakanına sormak istiyorum. Suriye’yle iş birliğiniz hakkında bilgi verir misiniz? Güvenlik ve terörle mücadele başta olmak üzere nasıl bir iş birliği çabası içindesiniz? Ayrıca DEAŞ’cıların ve ailelerinin bulunduğu kamplardaki vatandaşların Irak’a geri dönüşü bağlamında ne gibi adımlar atıyorsunuz?

IRAK BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI FUAD HÜSEYİN- [SİMULTANE TERCÜME]

https://www.youtube.com/live/8rIJ8953SO8?si=y-Vzzl_uK7ielzPO&t=1546

* Interpress deşifresidir.