DIŞİŞLERİ BAKANI HAKAN FİDAN- Ankara’da hareketli bir gün geçiriyoruz. Sabahleyin de huzurlarınızdaydım. Suriye Dışişleri Bakanı değerli meslektaşım misafirimizdi; o vesileyle huzurlarınıza çıkmıştık.
Şimdi Botsvana Uluslararası İlişkiler Bakanı Sayın Phenyo Butale bugün Ankara’da misafirimiz. Kendisiyle çok verimli bir görüşme yaptık. Basın toplantısından sonra da görüşmelerimiz devam edecek.
Ben ayrıca Sayın Bakanın heyetinde yer alan Madenler ve Enerji Bakanı Sayın Bogolo Joy Kenewendo’yu da selamlıyorum; hoş geldiniz diyorum kendisine.
Değerli basın mensupları, bu sene Arkadaşımızın ikinci ziyareti esasında ülkemize. Geçtiğimiz Nisan ayında Antalya Diplomasi Forumu’nda misafirimizdi. O zaman da güzel bir görüşmemiz olmuştu. Bugün de ikili ziyaret çerçevesinde ülkemizde misafir ediyoruz. Bu ziyaret 13 senenin ardından Dışişleri Bakanı seviyesinde gerçekleştirilen ilk ikili ziyaret olması bakımından ayrı bir önem taşıyor.
Çok boyutlu dış politikamızın sacayaklarından birini Afrika kıtasıyla olan ilişkilerimiz oluşturmakta. Yaklaşık 25 yıl önce Afrika’ya açılım politikası başlatmıştık. Geçen süre zarfında karşılıklı saygı ve kazan-kazan ilkeleri temelinde büyük ilerlemeler katettik. Kıtayla olan ilişkilerimiz bugün ortaklık politikasına dönüşmüş durumda. Bayrağımız bugün artık Afrika’nın neredeyse tüm ülkelerinde dalgalanıyor. Genişleyen diplomatik ağımız, ekonomi alanında her iki tarafın da yararına olan somut sonuçlar alınmasını sağlıyor. Siyasi ve kültürel alanlardaki ilişkilerimiz derinlik kazandı. Afrikalı dostlarımız nezdinde kazandığımız güven sayesinde kıtada arabuluculuk ve kolaylaştırıcılık rolü de üstlenebiliyoruz.
Uluslararası sistemin önemli sınamalarından geçtiği bir dönemde Afrika’yla kurduğumuz iş birliğinin kıymetinin bilincindeyiz. Afrika’yla ilişkilerimizi gelecek yıl düzenlenmesi öngörülen 4. Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi’nde inşallah bir adım daha öteye taşıyacağız. Bu süreçte, Botsvana gibi Afrikalı dostlarımızın desteğine de güveniyoruz.
Değerli arkadaşlar, Botsvana siyasi istikrarı ve ekonomik başarısıyla Afrika kıtasında örnek bir ülke konumundadır. Geçen yıl Ekim ayında düzenlenen seçimlerin şeffaf ve barışçıl bir şekilde tamamlanması bunun açık bir göstergesi olmuştur. Botsvana’yla iş birliğimizi her alanda geliştirmek için kararlı adımlar atıyoruz. 2014 yılında Gaboron Büyükelçiliğimizin açılması ikili iş birliğimize önemli bir ivme kazandırdı. Botsvana’nın ülkemizde büyükelçilik açması için gereken desteği vermeye de hazır olduğumuzu değerli meslektaşıma ifade ettim.
Değerli meslektaşımla bugün ilişkilerimizin gündemindeki tüm başlıkları etraflıca ele aldık. Botsvana’yla bilhassa ekonomi alanındaki iş birliğimiz büyük bir potansiyel taşımakta. Ülkelerimiz arasındaki Karma İş Birliği Komisyonu’nun üçüncü toplantısını önümüzdeki dönemde Gaboron’da gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.
Kıymetli mevkidaşım da dün Ankara’da Türkiye-Botsvana İş Konseyi toplantısına katıldılar. İş insanlarımızı Botsvana’yla daha fazla ticaret yapmaya teşvik ediyoruz. Girişimcilerimizin daha fazla yatırım yapmasını ve daha fazla proje üstlenmesini arzu ediyoruz. İş insanlarımızın altyapı ve ulaştırma alanında yapacağı katkılar Botsvana’nın ekonomik kalkınması ve bağlantısallığı bakımından da stratejik önem taşımakta.
Değerli basın mensupları, Botsvana’yla olan ilişkilerimizin akdi temelini güçlendirmeye de önem veriyoruz. Az önce Sayın Butale’yle yeni anlaşmalara imza attık. İnşallah önümüzdeki dönemde ülkelerimizin faydasına olacak başka anlaşmaları da neticelendireceğiz.
Savunma sanayii de potansiyel iş birliği başlıklarımız arasında yer almakta. Sayın Butale yarın savunma sanayii şirketlerimizi de ziyaret edecek.
Tabiatıyla ekonomik alandaki çabalar insan kaynağına ciddi yatırım gerektirmekte. Türkiye burslarımız çerçevesinde Botsvanalı öğrencilere ülkemizde burslu öğrenim imkanı sağlamaya devam edeceğiz. Çok sayıda Botsvanalı öğrencinin yükseköğrenimleri için KKTC’yi tercih etmesinden de ayrıca memnuniyet duyduğumuzu ifade etmek istiyorum.
Değerli arkadaşlar, acı tarihi tecrübeler halkları birbirine yakınlaştırmakta. Botsvana bugün İsrail’in işgal ve soykırım politikası karşısında Filistin halkıyla dayanışma içindedir. Filistin Devleti’ni ilk tanıyan ülkeler arasında yer alan Botsvana gibi ülkelerin Filistin davasına verdiği güçlü destek hepimize umut veriyor. Adalete ve insani değerlere inanan tüm ülkeler Ortadoğu’daki barışı sağlamanın tek yolunun iki devletli çözümden geçtiğini savunmaktadır. Bu çerçevede, uluslararası toplumun üyelerinin son haftalarda aldığı Filistin Devleti’ni tanıma kararlarını memnuniyetle karşılamaktayız. Türkiye olarak, Gazze’de bir an önce ateşkes ilan edilmesi, insani yardımın bölgeye ulaşması ve kalıcı barış yönünde adım atılması için yoğun ve çok boyutlu bir diplomasi trafiği yürütmekteyiz. Uluslararası toplumu harekete geçirmek için tüm platformlarda girişimlerde bulunmaya devam ediyoruz.
Geçtiğimiz Cumartesi günü Mısır’da görüşmelerde bulunmuştum. Ana gündem maddemiz Filistin’di. Bugün de inşallah Katar’a gidip orayı ziyaret edeceğiz. Ayrıca işgalci İsrail’in Gazze’deki harekatını genişletme kararı karşısında, İslam İşbirliği Teşkilatı Dışişleri Bakanları Konseyi Dönem Başkanı olarak, İslam İşbirliği Teşkilatı’nı toplantıya çağırdık. Bu toplantının da önümüzdeki günlerde Cidde’de yapılması planlanmakta.
Türkiye ve Botsvana bulundukları bölgelerde barış ve istikrarın adresi olan iki ülkedir. Bu güçlü özelliklerimiz ve eşit ortaklık temelindeki iş birliğimiz ülkelerimizi birbirine daha da yakınlaştırmakta. Önümüzdeki süreçte de Botsvana’yla müşterek çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bu ziyaretin ilişkilerimizin gelişimine daha da ivme kazandıracağına inanıyorum. Bu vesileyle, ülkemizi ziyareti için Sayın Butale’ye ve heyetine tekrar çok teşekkür ediyorum.
Buyurun, söz sizin.
BOTSVANA ULUSLARARASI İLİŞKİLER BAKANI PHENYO BUTALE- [SİMULTANE TERCÜME]
https://www.youtube.com/watch?v=8B5626pveGU&t=7m06s
SORU- Benim sorum Dışişleri Bakanı Sayın Hakan Fidan’a olacak. Efendim, Türkiye’nin Afrika açılımını genel manada nasıl değerlendiriyorsunuz? Şu ana kadar somut sonuçları neler oldu? Bir diğer sorum da siz de ifade ettiniz aslında, bir önceki hafta Mısır’a bir ziyaretiniz oldu. Yarın da Katar’a gideceksiniz ki iki hafta önce de İstanbul’da Hamas heyetiyle bir görüşmeniz oldu. Gazze’de ateşkesin sağlanması noktasında gelinen son adımlar, son gelişmeler nelerdir? Hamas’a telkinleriniz neler olur? Teşekkürler.
DIŞİŞLERİ BAKANI HAKAN FİDAN- Değerli arkadaşlar, son 22 yılda Afrika açılımı politikamız çerçevesinde gerçekten çok ileri ve büyük adımlar atıldı. Türkiye burada bütün dış politika araçlarını koordineli bir şekilde kullanan profesyonel bir yaklaşım sergiledi. Bunun merkezinde ve başlangıcında her zaman için Dışişleri Bakanlığımızın ileri uç görevi yapan misyonları oldu. Büyükelçiliklerimiz şu ana kadar 44 ülkede faaliyet göstermekte. Bu dünya ülkeleri açısından bakıldığında Afrika’da faaliyet gösteren diplomatik misyon sayısı açısından üst sıralarda yer aldığımız bir durum. Tabii buralarda diplomat arkadaşlarımız büyük bir fedakarlıkla, özveriyle faaliyet göstermekte. Diplomatlarımıza ilave olarak kültür kurumlarımız, başta Maarif olmak üzere diğer yardım teşkilatlarımız, TİKA olmak üzere, faaliyet göstermekteler. Bununla beraber, Türk Hava Yolları, değerli arkadaşlar, şu ana kadar 41 ülkeye sefer koymuş durumda. Tabii bu iş dünyasının hareketliliğini ciddi ölçüde arttırıyor. Sadece bizim iş adamlarımız için değil, Afrikalı iş insanlarını da dünyaya bağlayan, bulundukları coğrafyalardan, büyük bir hizmet görüyor. Biliyorsunuz Hükümetimizin yaptığı, Cumhurbaşkanımızın vizyonu çerçevesinde, İstanbul Havalimanı çerçevesinde İstanbul büyük bir “hub” olmuş durumda. Afrika’daki kardeşlerimizin de dünyaya olan seyahatlerinin birçoğu Türk Hava Yolları üzerinden, İstanbul “hub”ı üzerinden gerçekleşmekte.
Diğer taraftan askeri ve güvenlik konularında 100’e yakın anlaşma imzalanmış durumda. Maarif Vakfı’nın 230’dan fazla okulu var. Ticari ve ekonomik konularda 150’ye yakın anlaşma imzalamış durumdayız. 2002 yılında 4.3 milyar Dolar olan ticaret hacmimiz, 2024 itibarıyla 36.6 milyar Dolar’a, yaklaşık dokuz kat artış göstererek ulaşmış durumda. Tabii bu ifade ettiğim gibi sistemli, özverili yapılan bir çalışma. Tabii Türkiye’nin dış politika farklılığı her zaman için ortaya koyduğu niyette ve yaklaşımda oluyor. Kazan-kazanı esas alan bir yaklaşım var. Bazen daha fazla fedakarlık yapmamız gerekiyorsa karşı tarafın lehine olabilecek adımlar atıyoruz. Uzun yıllar boyu ikili iş birliği ve teknik yardımlaşma ilişkisi yürüttüğümüz ülkeler var. Aynı zamanda Türkiye terörle mücadeledeki tecrübesini bu ülkelerde ihtiyaç halinde olanlara götürüyor. Diğer taraftan, özellikle Afrika’da vuku bulan çatışmaları, ihtilafları çözüme kavuşturmada yapıcı bir rol oynamaya devam ediyor.
Biz Cumhurbaşkanımızın 2022 yılında göreve ilk seçildiği anda ortaya koyduğu bu vizyonu büyük bir kararlılıkla ilerletmeye devam edeceğiz. Şu anda açılım politikamız esas itibarıyla büyük ölçüde tamamlanmış durumda, bir üst seviyeye çıktık; artık ortaklık politikası düzeyinde devam ediyoruz.
İkinci sorunuza gelince, evet, şu anda Gazze’de yürütülen ateşkes süreci birinci önceliğimiz durumunda. Bununla ilgili yoğun bir basına yansıyan, yansımayan diplomatik faaliyetlerimiz var. Cumhurbaşkanımız bu konuda nihai bir netice alınması için büyük bir çaba gösteriyor; bize de bu yönde talimatları var. Özellikle Mısır’a yaptığım ziyaret, bugün Katar’a yapacağım ziyaret, Hamas’la olan temaslarımız hep bu çerçevede cereyan ediyor. Bir an önce ateşkesin sağlanması neden önemli? İnsani yardımların Gazze’ye girebilmesi için. Şu anda Gazze’deki en büyük problem, en büyük tehdit 2 milyon insanın açlıkla pençeleşiyor olması ve açlığı göstererek bir taraftan, İsrail’in politikası bu, açlığı gösteriyor, sürgüne ve tehcire razı etmeye çalışıyor. Şimdi tabii bu uluslararası toplumun bütün hücreleriyle direnmesi gereken bir durum. Onun için bir taraftan açlığı önleyici, bu dramı önleyici, ateşkesin bir an önce sağlanmasını mümkün kılan görüşmelere ne katkı verebiliriz ona bakıyoruz. Hem kardeş devletlerle hem Hamas’la bu noktada temaslarımız var. Ama diğer taraftan tabii İsrail’in Gazze’yi Filistinsizleştirme politikasının da farkında olduğumuzu ifade etmek istiyorum. Bu, geçen Mısır’a yaptığım ziyarette de gündeme gelen bir husus oldu. Orada da Mısır makamlarıyla bu konudaki ortak vizyonumuzu paylaştık.
Esas itibarıyla hem Arap Ligi hem İslam İşbirliği Teşkilatı hem Avrupa Birliği hem Birleşmiş Milletler, hangi çok taraflı bölgesel örgüte bakarsanız bakın, herkesin karşı durduğu bir duruş var: Gazze’deki Filistinlilere yapılan zulmün bir an önce son bulması. Çözüm olarak da herkes iki devletli çözümün savunucusu. Artık niyet olarak, politika olarak, bu noktaya dünya gelmiş durumda ama bu kafi değil. Bunu eyleme çevirmemiz, pratikte de mümkün kılmamız gerekiyor. İnşallah bu yöndeki çalışmalarımız da devam edecek.
SORU- Benim sorum Sayın konuk Bakana olacak. Efendim, Türkiye Afrika kıtasında artan bir ilgi duyuyor. Kıtada son yıllarda çok sayıda diplomatik temsilcilik açıldı az önce Sayın Fidan da ifade etti. Türkiye’yle Afrika ülkeleri arasında ziyaretler ve ticari temaslar artmış durumda. Türkiye’nin sömürgeci geçmişinin bulunmaması, Türkiye-Afrika ilişkilerinde bir avantaj sağlıyor. Siz Türkiye’nin Afrika’yla artan iş birliğini nasıl değerlendiriyorsunuz. Türkiye’yle Botsvana arasındaki ikili ilişkiler ve bu kapsamda atılması gereken adımlar hakkında neler söylemek istersiniz? Teşekkür ediyorum.
BOTSVANA ULUSLARARASI İLİŞKİLER BAKANI PHENYO BUTALE- [SİMULTANE TERCÜME]
https://www.youtube.com/watch?v=8B5626pveGU&t=20m57s
* Interpress deşifresidir.