DIŞİŞLERİ BAKANI HAKAN FİDAN- Bugün kıymetli kardeşim Bangladeş Dışişleri Bakanı Khalilur Rahman’ı ülkemizde ağırlamanın mutluluğunu yaşıyoruz.
Kendilerine ve değerli heyetine huzurlarınızda bir kez daha hoş geldiniz demek istiyorum.
BANGLADEŞ DIŞİŞLERİ BAKANI KHALILUR RAHMAN- [SİMULTANE TERCÜME] https://www.youtube.com/live/d5jguPhi_ls?si=G1GodJeYOQ-uN0WP&t=6
DIŞİŞLERİ BAKANI HAKAN FİDAN- Kendisi Şubat ayında göreve başlamasından ardından, değerli arkadaşlar, ilk ikili ziyaretini Türkiye’ye yapıyor, bu bizim için de çok kıymetli. Biliyorsunuz, Şubat ayında Bangladeş'te seçimler oldu. Uzun bir aradan sonra Bangladeş'in istikrarını nihayet sağlayacak çok önemli bir adım atılmış oldu. Bunun arkasından da hemen hükümet kuruldu. Biz tabii ki Bangladeş'teki bu istikrarlı süreci Türkiye olarak sonuna kadar destekledik. Bangladeş'in artık gerek İslam dünyasında, gerek bölgesinde hak ettiği yeri alması gerektiğini düşünüyoruz. Bunun için de hep beraber çalışmaya devam edeceğiz.
Bangladeş'le bizim çok köklü ilişkilerimiz var, biliyorsunuz. Çok değerli bir ortağımız bizim. Bengal halkının, Balkan Harbi sırasındaki yardımları ve Kurtuluş Savaşımıza verdiği destek bu tarihi kardeşliğin en önemli örnekleri arasında yer almıştır. Bugün de bu sağlam temeller üzerinde çok daha güçlü ve vizyoner bir ortaklık inşa etmeyi hedefliyoruz. İfade ettiğim gibi 12 Şubat'ta gerçekleşen seçimler Bangladeş için çok önemliydi. Biz bu seçimler sonrasında yeni kurulan hükümetle bu kardeşimin ziyareti vesilesiyle de birçok konunun üstünden geçtik. Bu yeni hükümetle gerçekten çok verimli, iyi şeyler yapacağımıza inanıyoruz. Ticaret, yatırım ve savunma sanayii gibi alanlarda atabileceğimiz çok adım var. Şu anda ikili ticari hacmimiz var olan potansiyeli çok fazla yansıtmıyor. 1,3 milyar Dolarlık bir ticaret hacmi var. Bunu da bizim olduğu gibi yükseltmemiz gerekmekte. Uluslararası teşkilatlarda ortak duruşumuzu ve iş birliğimizi daha da güçlendirme konusunda değerli kardeşimle mutabık kaldık. Güçlenen ortaklığımız Güney Asya'nın ve bölgemizin istikrar ve refahına da doğrudan katkı sağlayacaktır.
Değerli basın mensupları; Güney Asya'nın istikrarından bahsetmişken, Bangladeş'in omuzladığı devasa insani sorumluluğa da özellikle dikkatinizi tekrar çekmek istiyorum. Bildiğiniz gibi krizin üzerinden yaklaşık 10 yıl geçmesine rağmen Rohinga Müslümanlarının maruz kaldığı trajedi ne yazık ki devam etmekte. Bangladeş 1 milyondan fazla Rohing a'ya ev sahipliği yaparak tüm insanlık adına tarihi bir fedakârlık sergilemektedir. Bangladeşli kardeşlerimizin Rohingya Müslümanlarına gösterdikleri örnek misafirperverlik ve insani duruş takdire şayandır. Bizler de bu yükü paylaşmak, Rohingaların yaşadığı acıları hafifletmek ve Bangladeş'e destek olmak amacıyla yardımlarımızı hız kesmeden sürdürmekteyiz. Ülkemiz tarafından sağlanan insani yardımların toplam değeri 80 milyon Dolara ulaşmış durumda. TİKA, AFAD, Türk Kızılay ve Türkiye Diyanet Vakfı tarafından sağlık, barınma, eğitim ve altyapı gibi alanlarda desteklerimizi aksatmadan sürdürmekteyiz. Rohinga Müslümanlarının güvenli, onurlu ve gönüllü bir şekilde ülkelerine geri dönmelerini teminen uluslararası gelişmeleri de çok yakından takip etmekteyiz. Bu çerçevede Gambiya tarafından Uluslararası Adalet Divanı'nın nezdinde açılan dava da dahil olmak üzere uluslararası hukuki girişimleri desteklemekteyiz.
Değerli basın mensupları; bölgemizin istikrarı, güvenliği, huzuru ve refahı dış politikamızın temel öncelikleri arasında yer almakta. Ancak ne yazık ki savaşın tüm bölgeye yayıldığını endişeyle müşahede ediyoruz. Bu yıkıcı tablonun yalnızca bölgesel güvenlik ve insani boyutta kalmadığı, küresel ekonomik istikrarı tehdit ettiği de aşikardır. Bu gelişmelerin bölgemizde telafisi imkansız, kalıcı düşmanlıklara yol açmasından da endişe etmekteyiz. Bu savaşa bir an önce son verilmesi gerekmektedir. Gelinen aşamada tüm tarafların diplomasi masasına dönmesi gerektiği, kalıcı çözüme ancak diyalog yoluyla ulaşılabileceği açıktır. Türkiye olarak gayretlerimizi tamamen bu yönde yoğunlaştırmış durumdayız. Barış ve istikrar yönündeki samimi gayretlerimiz, sergilediğimiz anlayış ve yapıcı yaklaşım, milli güvenliğimizden zerre taviz vereceğimiz anlamına kesinlikle gelmemektedir.
Biliyorsunuz, dün ülkemize yönelen bir füze daha havada etkisiz hale getirilmiştir. Bu vahim hadiseyle ilgili olarak İranlı muhataplarımızla doğrudan temas halindeyiz.
Kıymetli basın mensupları, bölgemizi saran bu çatışma halinin temelinde yatan asıl sorunları görmezden gelemeyiz. Çok uzun süredir Netanyahu hükümetinin yayılmacı politikalarının ve fundamentalist ideolojisinin bölgemizde neden olduğu kaosa ısrarla dikkat çekmekteyiz. İsrail'in bölgede kendi jeopolitik hesaplarını dış müdahaleler yoluyla dayatmasına göz yummamız mümkün değildir. Netanyahu hükümeti Gazze'de ateşkes ihlallerini sürdürmekte ve sahadaki insani durum her geçen gün ağırlaşmaktadır. İnsani yardımların kesintisiz ulaştırılması ve Gazzelilerin başta barınma olmak üzere temel ihtiyaçlarının karşılanması acil bir önceliktir. İsrail, iki devleti çözümü sekteye uğratmak için Batı Şeria’da yeni bir oldubitti yaratmaya yönelik adımlar atmaktadır. Batı Şeria’da yerleşimciler her gün Filistinli kardeşlerimizi şehit etmektedir. Öte yandan İsrail'in Mescid-i Aksa'yı ibadete kapatması bölgemize yeni bir infiali tetikleyebilecek son derece tehlikeli bir adımdır. Bu tehlikeli provokasyondan bir an önce vazgeçilmeli, insanlığın ortak sorumluluğu olan kutsal mekanlara gereken saygı gösterilmelidir. İsrail, Lübnan'ı da yeniden insani bir felakete ve kalıcı bir siyasi istikrarsızlığa sürüklemek istemektedir. Netanyahu'nun Hizbullah'la mücadele bahanesiyle yeni bir soykırıma yönelmesinden açıkçası endişe duyuyoruz. Uluslararası toplumun İsrail'in işlemeye devam ettiği suçlar karşısında bir an önce harekete geçmesi gerekmektedir.
Değerli basın mensupları, küresel ve bölgesel krizlerin çözümünün ancak yetkin bir diplomasi ve güçlü kurumlarla mümkün olduğunun bilincindeyiz. Bu vizyonla bugün değerli Bakan kardeşimle beraber Diplomasi Akademilerimiz arasında iş birliğine yönelik mutabakat zaptını imzaladık. Bu mutabakat zaptıyla Türk ve Bangladeşli diplomatların iş birliğine yeni ufuklar kazandırmayı umuyoruz.
Bangladeş, uluslararası platformlarda mensubu bulunduğu farklı gruplarla son derece geniş bağlantılara sahip olan stratejik bir ülkedir. Küresel Güney’in güçlü bir sesi, Asya'nın önceliklerinin yetkin bir temsilcisi konumundadır. Kalkınma, iklim, barışı koruma ile göç yönetimi ve mültecilerin korunması gibi kritik konularda etkin rol oynamaktadır. Türkiye, çok taraflılığa inanan ve bunu güçlü biçimde destekleyen Bangladeş ile Birleşmiş Milletler bünyesinde öteden beri yakın temas ve iş birliği içerisindedir. Bu çerçevede, değerli kardeşimin Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurul Başkanlığı görevine adaylığını da memnuniyetle karşıladık ve ülke olarak da destekliyoruz. Biliyorsunuz, Genel Kurul BM sisteminde tüm üyelerin eşit biçimde temsil edildiği yegâne organ olarak özel bir konuma sahip. Bangladeş'in BM'deki etkin rolü ve Sayın Rahman'ın engin BM tecrübesiyle bu önemli görevi başarıyla yürüteceğinden hiç şüphe duymuyoruz.
Değerli basın mensupları, gördüğünüz gibi iş birliğimizin kapsamı iki kardeş ülkeye yakışır şekilde son derece geniş. Bangladeşli muhataplarımızla görüşmelerimizi önümüzdeki dönemde de inşallah artırarak devam ettireceğiz. İlişkilerimizi yeni projelerle güçlendirmek ve Güney Asya'da istikrarı, huzuru ve refahı artırmak için birlikte çalışmaya devam edeceğiz.
Şimdi sözü kendilerine bırakıyorum.
BANGLADEŞ DIŞİŞLERİ BAKANI KHALILUR RAHMAN- [SİMULTANE TERCÜME]
https://www.youtube.com/live/d5jguPhi_ls?si=0nkSQVR03uER8V30&t=565
SORU- Sorum Sayın Hakan Fidan’a olacak. Amerika, İran'ın petrol ihracatı için önemli noktalarından Hark Adasını vurdu. Bahreyn’den ateşlenen bir füzenin İran’ı hedef aldığı söyleniyor. İran ise bölgedeki Amerikan varlıklarına, Körfez ülkelerine ve İsrail'e misillemelerini sürdürüyor. Son gelişmelere ilişkin değerlendirmeleriniz nelerdir? Bir yandan İran'dan gelen açıklamalarda Türkiye'nin bir mühimmatla hedef alınmadığı belirtiliyor. Bu açıklamaların ardından İran'la bir temas oldu mu, değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?
DIŞİŞLERİ BAKANI HAKAN FİDAN- Değerli arkadaşlar; aslında sorunun içerisindeki örnekler de gösteriyor. Bizim savaştan önce daha en başından itibaren yaptığımız uyarıların, analizlerin ne kadar aslında maalesef doğru olduğunu gösteriyor. Bu savaşın öngörülemez bir yayılmaya gideceğini baştan söylemiştik belli tutumlar, tavırlar devam ederse. Bu noktada savaşın bir an önce durması ve diplomasi masasına dönülmesi gerekmekte. Aksi takdirde, bölgede daha fazla bu savaşın yayılmaya başladığını göreceğiz. Bizim, dediğim gibi, en büyük endişemiz bölgede saldırılar devam ettikçe, İran'a yönelik saldırı devam ettikçe, İran'ın da bölge ülkelerine saldırıları devam ettikçe bu giderek daha büyük bir, içinden çıkılamaz sarmala dönüşecek. Bunu engellemek gerekiyor. Bu saldırılar, sadece bölgedeki ülkeleri tabii ki tehdit etmekle kalmıyor, maalesef bu savaş aynı zamanda dünya ekonomisine de büyük bir zarar verme potansiyeline sahip. Şimdiden onun ilk etkilerini dünya ekonomisi hissetmeye başladı. Umarım kalıcı olmaz. Bunun olmaması için de elimizden geleni yapıyoruz.
Türkiye, her türlü provokasyona karşı direnecektir değerli arkadaşlar. Cumhurbaşkanımızın bu noktadaki iradesi kesindir. Türkiye bu devam eden haksız savaşta yer almak istememektedir. Bizim bu savaşın içine sürüklenmemize biz kesinlikle karşıyız. Provokasyonlara gelmeme konusunda da tam bir irademiz mevcut. Biliyorsunuz bizim ülke olarak caydırıcılık kabiliyetlerimiz, askeri kabiliyetlerimiz son derece yüksek. Ama stratejik olarak, hikmetli olarak düşündüğünüz zaman bizim gücü ne zaman ve nerede kullanacağımız konusunda her zaman için bir fikrimiz var. Ama bu savaş şu anda diplomasinin bir an önce işlemesi gereken bir savaş. İran'a yapılan saldırılar bir an önce durmalı. İran'ın da bölgedeki ülkelere yaptığı saldırılar durmalı ve bir an önce diplomasi masasına dönülmeli. Bu noktada diğer ülkeler de provokasyona gelmemeli. Biz bu noktada elimizden geleni yapıyoruz.
İranlı meslektaşımla bu son olaydan sonra da görüştük, haberleştik. Yine kendileri bu olayı sahiplenmiyorlar. Böyle bir konunun talimatını vermediklerini, böyle bir saldırıyla ilişkilerinin olmadıklarını söylüyorlar. Tabii elde de teknik veriler var, başka konular var. Biz bu iki beyan ve gerçeklik arasındaki zıtlığı açıkçası kendileriyle konuşuyoruz. Farklı düzeylerde, askeri düzeyde, bizim düzeyimizde bunlar şu anda konuşuluyor. Dediğim gibi bizim bir numaralı önceliğimiz savaşın daha geniş coğrafyaya yayılmasını engellemek, savaşın ömrünü kısaltmak, mümkün olan en kısa şekilde hemen mümkünse sonlanması ve hiçbir şekilde Türkiye'nin bu savaşın içine çekilmesine müsaade etmemek.
SORU- Sorum konuk Bakana olacak. Bangladeş'teki yeni hükümet döneminde Türkiye ile Bangladeş arasındaki ilişkilerin gelişimine yönelik öngörüleriniz neler? Ayrıca BM Genel Kurulu Başkanlığı adaylığıyla ilgili bilgi verebilir misiniz?
BANGLADEŞ DIŞİŞLERİ BAKANI KHALILUR RAHMAN- [SİMULTANE TERCÜME] https://www.youtube.com/live/d5jguPhi_ls?si=OzAaPlyFYoS81HpC&t=1208
* Interpress deşifresidir.