AZERBAYCAN DIŞİŞLERİ BAKANI CEYHUN BAYRAMOV-
https://www.youtube.com/live/PeKbhs_WxxI?si=NW1JrmY1LB1_wof3
DIŞİŞLERİ BAKANI HAKAN FİDAN- Çok teşekkür ederim değerli kardeşim.
Değerli basın mensupları, sözlerimin başında kıymetli mevkidaşım, kardeşim,
dava arkadaşım Sayın Ceyhun Bayramov’a ve ekibine göstermiş oldukları ev
sahipliği için, ilgi için çok teşekkür etmek istiyorum.
Gerçekten bu kadim dostluğumuzla çok önemli sorunların üstesinden hep
beraber çalışarak geliyoruz. Türkiye-Azerbaycan ilişkileri; sarsılmaz
bağlarla birbirine kenetlenmiş, “tek millet iki devlet” prensibiyle hareket
eden ve Türk tarihinin yolculuğunu en ileri zirvelere taşıyan bir ilişki
olmuştur. Bu konudaki liderliklerinden dolayı Cumhurbaşkanlarımıza da
minnettarlığımızı ifade etmek istiyoruz.
Değerli basın mensupları, bugünkü ziyaretim tabii ki önemli bir olayın 108.
yıl dönümüne denk gelmekte. Biliyorsunuz, 108 yıl önce bugün Kafkas İslam
Ordusu, Nuri Paşa komutasında Bakü’nün kurtulmasında kahraman Bakülü
kardeşlerimizle, Azeri kardeşlerimizle beraber muazzam bir rol oynadılar.
Vatanlarının bağımsızlığı uğruna can veren tüm şehitlerimizi saygıyla ve
rahmetle anıyorum.
Kardeşim de açılış konuşmasında ifade ettiler; gerçekten bugün çok detaylı
görüşmelerde bulunduk, kendisiyle yaptığımız ikili görüşmelerde, heyetler
arası görüşmelerde... Ayrıca bu sabah Cumhurbaşkanı Sayın Aliyev tarafından
da kabul edildim. Kendilerine Cumhurbaşkanımızın en içten selamlarını,
sevgilerini ilettim. İkili ilişkilerimiz ve bölgesel konularla ilgili Sayın
Aliyev’in engin tecrübesini, vizyonunu dinleme imkanımız oldu. Türkiye ile
Azerbaycan arasındaki bu konuların, özellikle stratejik meselelerdeki
konuların senkronizasyonu açısından liderlerimizin perspektifini dinlemek
gerçekten önemli. Benim de kendilerine Cumhurbaşkanımızın önemli belli başlı
konularda nasıl düşündüğünü, neleri değerlendirdiğini aktarma imkanım oldu.
Azerbaycan'la ilişkilerimizin en önemli sacayaklarından birini,
biliyorsunuz, ekonomik ve ticari iş birliğimiz teşkil etmekte. Karşılıklı
yatırımlarımız, ortak projelerimiz ve ticaret hacmimiz her geçen yıl daha da
artmaktadır. Sayın Cumhurbaşkanlarımız tarafından ortaya konulan 15 milyar
dolarlık ticaret hacmi hedefine en kısa zamanda ulaşmak için bütün
kurumlarımız, meslek örgütlerimiz, ticaret odalarımız canla başla
çalışmakta.
Enerji, ulaştırma ve bağlantısallık alanlarındaki iş birliğimiz de
ilişkilerimizin bir diğer stratejik boyutunu oluşturmakta. Bu konuda çok
sayıda yürüyen proje var. Belli başlılarını zaten biliyorsunuz. Sürekli
kamuoyu bu konuda bilgilendiriliyor. Bakü-Tiflis-Kars demir yolunu Orta
Koridor’un en önemli bileşeni olarak görüyoruz ve etkin şekilde
kullanılmasını da arzu ediyoruz.
Değerli basın mensupları, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerini müttefiklik
seviyesine taşıyarak savunma ve güvenlik alanındaki iş birliğimize güçlü bir
zemin hazırlamış olduk. Silahlı kuvvetlerimiz arasında düzenlenen müşterek
tatbikatlar, eğitim ve tecrübe paylaşımı faaliyetleriyle savunma sanayii
kuruluşlarımız arasında giderek derinleşen iş birliği, bu ortaklığın
sahadaki somut yansımalarıdır. Önümüzdeki dönemde de bu alandaki
çalışmalarımızı karşılıklı ihtiyaçlar ve imkanlarımız doğrultusunda
ilerletmeye inşallah kararlıyız.
Bildiğiniz gibi Karabağ’ın işgal altında bulunduğu yıllar boyunca Türkiye,
Azerbaycan’ın haklı davasını desteklemiştir. Bugün de önceliğimiz; bölgede
barış, istikrar ve refahın kalıcı olarak tesis edilmesidir. Azerbaycan ve
Ermenistan arasında nihai barışa ulaşılması yönünde son dönemde kaydedilen
gelişmeleri ve Azerbaycan’ın bu konudaki yapıcı tavrını memnuniyetle takip
ediyoruz. Bu sürecin tamamlanmasıyla bölgemizde yeni bir iş birliği
döneminin başlayacağına da inanıyoruz. Güney Kafkasya’nın çatışmalarla değil
barışla; ulaştırma, enerji, ticaret ve ekonomik kalkınmayla anılmasını arzu
ediyoruz. Türkiye ve Azerbaycan kardeşliğinin gücü bu hedefe ulaşılmasında
kilit rol oynamaya devam edecektir.
Önümüzdeki dönemde Türk dünyası bakımından da gündemimizde önemli başlıklar
bulunmakta. İnşallah 29 Ekim’de Türk Devletleri Teşkilatı Dışişleri
Bakanları Konseyi toplantısını, 30 Ekim’de de Teşkilatın 13. Zirvesi’ni
Ankara’da liderlerimizin katılımıyla gerçekleştireceğiz. Bu Zirve’yi Türk
dünyasının ortak gelecek vizyonunu tahkim edecek tarihi bir adım olarak
görüyoruz.
Değerli basın mensupları, diğer taraftan komşumuz İran’la ilgili gelişmeler
Türkiye ve Azerbaycan’ı da çok yakından ilgilendirmekte. İran’ın güvenliği,
istikrarı ve refahı tabiatıyla bölgemizi doğrudan etkilemektedir. Bu
bakımdan mevcut ihtilafın bir an evvel diplomatik yollarla çözüme
kavuşturulmasını istiyoruz. Son dönemde artan karşılıklı saldırılar, barış
çabalarına ciddi sekte vurmakta. Bölgedeki gerilimi artıran bu eylemlerin
derhal sona ermesi gerekmektedir. Aynı zamanda Hürmüz Boğazı’nda güvenli,
kesintisiz ve serbest geçişlere izin verilmeli ve savaş öncesi statükoya bir
an önce dönülmelidir. Krizin çözümü ve bölgede barış ve güvenliğin
sağlanması için ilgili tüm taraflarla temaslarımızı kesintisiz
sürdürmekteyiz.
Değerli basın mensupları, bugün ayrıca değerli kardeşim Sayın Bayramov ile
dört buçuk yılı aşkın süredir devam eden Rusya-Ukrayna savaşını ve bölgemize
olan etkilerini gözden geçirme imkanımız oldu. Çatışmalar ara vermeden devam
ederken sivil kayıplar ve yıkım da maalesef her geçen gün artmakta.
Malumunuz olduğu üzere, savaşta yaşanan tırmanma Karadeniz havzasını da
ciddi şekilde etkilemekte. Krizin başından bu yana Karadeniz’i çatışmaların
dışında tutmak için büyük çaba gösterdik. Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni
titizlikle uygulamamız ve Karadeniz Tahıl Girişimi’ni hayata geçirmemiz
sayesinde bu hedefimizde son döneme kadar, biliyorsunuz, başarılı olduk.
Ancak son aylarda Karadeniz’de sivil gemilere yönelik artan saldırılar
bölgede can, mal, seyir ve çevre güvenliğine ciddi şekilde zarar
vermektedir. Maalesef bu saldırılarda Türk ve Azerbaycan vatandaşı
denizcilerimiz de yaşamlarını yitirdiler. Hayatını kaybeden denizcilerimize
Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyorum.
Savaşın Karadeniz’de de yayılması ve vatandaşlarımızın hayatını ve
şirketlerimizin faaliyetlerini tehdit etmesi kabul edilebilir bir durum
değil. Bu konuda taraflara gerekli uyarıları yapıyoruz. Gerekli siyasi
iradenin ortaya konması ve iyi niyetle hareket edilmesi halinde bu konuda
bir uzlaşı zemini yakalanabileceğine inanıyoruz. Bunun için de bir
mutabakata varılması için son zamanlarda gayretlerimizi artırdık. İnşallah
bunun nihayete ermesi için de gerekli girişimleri yapıyoruz.
Sayın Cumhurbaşkanımızın başından beri vurguladığı gibi, en kötü barış bile
savaşın kendisinden iyidir. Türkiye olarak barış için her türlü çabayı
harcamaya devam edeceğiz.
Değerli basın mensupları, Azerbaycan’la kardeşliğimizin Türk dünyasına,
Güney Kafkasya’ya ve geniş bir coğrafyanın istikrarına katkı sağlamaya devam
edeceğine yürekten inanıyoruz. Bu vesileyle bir kez daha değerli kardeşim
Sayın Bayramov’a ve kıymetli heyetine, mesai arkadaşlarına göstermiş
oldukları ilgiden dolayı teşekkür ediyorum.
SORU- [SİMULTANE TERCÜME] Azerbaycan ve Türkiye’nin bölgesel ulaşım
bağlantılarının geliştirilmesini stratejik bir öncelik olarak gördüğü
bilinmektedir. Kars-Dilucu demiryolu hattının, Nahçıvan’daki altyapı
çalışmalarının ve Zangezur Koridoru’nun gelecekte birleşik bir ulaşım ağı
olarak işlev görmesini sağlamak için hangi çalışmalar yapılmakta ve
planlanmaktadır?
DIŞİŞLERİ BAKANI HAKAN FİDAN- Teşekkür ediyorum. Önemli bir soru. Bugün de
açıkçası bu konuları önemli bir şekilde ele aldık. Biliyorsunuz,
Azerbaycan’ın coğrafyasına baktığınız zaman, Türkiye’yle de ilişkisine
baktığınız zaman, özellikle Orta Koridor’un hayata geçmesinde iki ülke de
büyük rol oynamakta, bu bir. Global ticaret açısından önemli. İkincisi;
Türkiye-Azerbaycan bağlantısallığının sağlanması, Nahçıvan üzerinden. Bu,
Türk dünyasının birbirine erişimi açısından da oldukça önemli. Türk
dünyasının Türkiye’ye, Anadolu’ya, Anadolu üzerinden Avrupa’ya; Türkiye'nin
Türk dünyasına Hazar üzerinden erişimini mümkün kılan bir geniş vizyonumuz
var.
Bunun önemli parçası tabii Zengezur Koridoru, bunun tamamlayıcı
unsurlarından biri olan Kars-Dilucu demiryolu. Bu konuda geçen yıl, hatta
iki yıldır yürütülen görüşmeler var. Cumhurbaşkanlarımızın mutabık kaldığı
bir vizyon var. Sayın Cumhurbaşkanımız bu konuda Ulaştırma Bakanlığı’na
gereken talimatı verdiler ve bu konuyla ilgili ihale işlemleri epey önce
tamamlandı. Şu anda inşaat çalışmaları devam ediyor. İnşallah 2029’un sonuna
doğru Kars-Dilucu demiryolu bitecek. Dolayısıyla Azerbaycan’dan gelen bir
tren kesintisiz Türkiye’ye kadar gelme imkanı bulacak. Bu, önemli bir
lojistik imkan haline gelecek bizim için açıkçası. Ama bu konuda
çalışmalarımız devam ediyor. Daha fazla bağlantısallığı Azerbaycan-Türkiye
arasında nasıl arttırırız, var olan bağlantısallık hacmini nasıl
genişletiriz, bunlar önemli çalışma başlıklarımız.
AZERBAYCAN DIŞİŞLERİ BAKANI CEYHUN BAYRAMOV-
https://www.youtube.com/watch?v=PeKbhs_WxxI&t=24m33s
SORU- Benim sorum Sayın Hakan Fidan’a olacak. Efendim, Rusya-Ukrayna
arasında son olarak Karadeniz’de insansız hava araçları karşı karşıya geldi.
Bu noktada, Rusya-Ukrayna savaşındaki gelişmeler, Karadeniz’deki son durum
ve Türkiye’nin çatışmaların sonra erdirilmesine yönelik çabalarına ilişkin
değerlendirmenizi alabilir miyiz?
DIŞİŞLERİ BAKANI HAKAN FİDAN- Değerli arkadaşlar, biliyorsunuz savaşın
başından itibaren, dört buçuk yıldır, zaman zaman yalnız kalsak da Avrupa
ortamında bizim pozisyonumuz hep aynı oldu. Bu savaş baştan beri başlamaması
gereken bir savaş, yaygınlaşmaması gereken bir savaş, hemen durması gereken
bir savaş. Bununla ilgili Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu iradenin sahada
diplomatik olarak hayata geçirilmesi için çok çeşitli girişimlerimiz oldu.
Her iki taraf nezdindeki ilişkilerimizi en iyi şekilde, en samimi şekilde
kullanarak yıllar içerisinde, biliyorsunuz, Tahıl Anlaşması, neredeyse
imzalanmaya yakın bir İstanbul Barış Anlaşması metni ve diğer taraftan esir
takası faaliyetleri ortaya koyduk. Aynı zamanda birçok zaman tarafları
İstanbul’da, Türkiye’de kamuoyuna açık veya kamuoyuna açık olmayan bir
şekilde bir araya getirme yönünde yoğun faaliyetlerimiz oldu. Taraflarla
konuştuk, ilgili aktörlerle konuştuk. Bu çalışmalarımız devam ediyor. Çünkü
bu savaşın devamı gerçekten sadece bölgemize değil, dünya ekonomimize de
muazzam bir zarar getiriyor. Biliyorsunuz, geçtiğimiz günlerde Sayın
Trump’ın da özellikle motorin fiyatlarındaki artışın ağırlıklı olarak bu
savaştan kaynaklandığını, dolayısıyla enerji altyapılarının hedef alınması
konusunda taraflar arasında bir anlayış birliğine varılması, bir moratoryum
ilan edilmesi veya istisna yapılması konusunda bir talebi oldu. Bunu şunun
için söylüyorum: Birleşmiş Milletler, Amerika Birleşik Devletleri, biz ve
başka birkaç devlet daha samimi şekilde elinden geleni yapıyor. Türkiye, bu
aktörler arasında en başından beri bu tavrı ortaya koyan yegane aktör. Şimdi
de devam ediyoruz, değerli arkadaşlar. Bu konuları kamuoyuna yansıtmadan,
perde gerisinden, olgunlaştıkça ancak kamuoyuyla paylaşabileceğimiz bir
şekilde açıkçası yürütüyoruz. Şu anda da özellikle Karadeniz’i önceleyen
çalışmalarımız devam ediyor. Taraflarla bu konuda görüşmelerimiz var,
tekliflerimiz var, tarafların bize olan cevapları var. Bu cevapların
uyumlaştırılması, üzerine bir anlayış bina edilebilir bir duruma getirilmesi
için de çalışıyoruz.
Biliyorsunuz, savaşın kendisi gerçekten yıpratma savaşından yok etme
savaşına şu anda son bir yıldır dönmüş durumda. Artık hedef alınmayan hiçbir
yer yok. Toplu yerleşim yerlerinin kasıtlı hedef alınması hariç artık bütün
ticari mekanlar, alt yapı, üst yapı mekanları hedef alınıyor. Sivil zayiatın
da giderek arttığını görüyoruz. Biz bu resmin nereye gideceğini maalesef
savaşı, savaşmayı bilen bir millet olarak en başından söylemiştik. Artan bir
şekilde bu “eskale” olacak; coğrafi olarak, metodik olarak, hedef olarak
maalesef geldiğimiz nokta o. Daha ileri yaygınlaşmayı ve daha fazla felakete
yol açmasını önlemek için bunun durması gerekiyor. Sanıyorum, taraflar da
dört buçuk yıl savaştıktan sonra artık psikolojik olarak da idrak olarak da
bu noktaya daha yaklaşmış durumdalar. İşte tam da bu noktada bizim gibi
arabulucuların uygun, sihirli formülleri, cümleleri, yöntemleri bularak
tarafları bir noktada uzlaşmaya ikna etmemiz gerekiyor. İfade ettiğim gibi,
aksi takdirde enerji fiyatları üzerinde, gıda güvenliği üzerinde, çevre
üzerinde, daha da önemlisi savaşın giderek yaygınlaşması riskini de
görebiliyoruz. Zaman zaman, sadece Karadeniz’de değil, başka Avrupa
ülkelerinde de savaşın oraya sıçrama ihtimaline ilişkin birtakım ifadeler
var. Allah korusun, bunu biz bırakın dillendirmeyi, düşünmek bile
istemiyoruz. Savaşın yaygınlaşması coğrafi olarak görmek istediğimiz en son
şey.
Çalışmalara devam ediyoruz. Bu niyetle bunu dillendirmeye devam ediyoruz ve
giderek bu düşüncenin, bu tavrın zemin kazandığını görmekten de açıkçası
mutlu oluyoruz. İnşallah savaşı en kısa sürede durdururuz.
SORU-
https://www.youtube.com/watch?v=PeKbhs_WxxI&t=33m57s
AZERBAYCAN DIŞİŞLERİ BAKANI CEYHUN BAYRAMOV-
https://www.youtube.com/watch?v=PeKbhs_WxxI&t=34m30s
* Interpress deşifresidir.