Dışişleri Bakanı Sayın Hakan Fidan'ın Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ile Ortak Basın Toplantısı, 15 Eylül 2026

AZERBAYCAN DIŞİŞLERİ BAKANI CEYHUN BAYRAMOV-

https://www.youtube.com/live/PeKbhs_WxxI?si=NW1JrmY1LB1_wof3

DIŞİŞLERİ BAKANI HAKAN FİDAN- Çok teşekkür ederim değerli kardeşim.

Değerli basın mensupları, sözlerimin başında kıymetli mevkidaşım, kardeşim, dava arkadaşım Sayın Ceyhun Bayramov’a ve ekibine göstermiş oldukları ev sahipliği için, ilgi için çok teşekkür etmek istiyorum.

Gerçekten bu kadim dostluğumuzla çok önemli sorunların üstesinden hep beraber çalışarak geliyoruz. Türkiye-Azerbaycan ilişkileri; sarsılmaz bağlarla birbirine kenetlenmiş, “tek millet iki devlet” prensibiyle hareket eden ve Türk tarihinin yolculuğunu en ileri zirvelere taşıyan bir ilişki olmuştur. Bu konudaki liderliklerinden dolayı Cumhurbaşkanlarımıza da minnettarlığımızı ifade etmek istiyoruz.

Değerli basın mensupları, bugünkü ziyaretim tabii ki önemli bir olayın 108. yıl dönümüne denk gelmekte. Biliyorsunuz, 108 yıl önce bugün Kafkas İslam Ordusu, Nuri Paşa komutasında Bakü’nün kurtulmasında kahraman Bakülü kardeşlerimizle, Azeri kardeşlerimizle beraber muazzam bir rol oynadılar. Vatanlarının bağımsızlığı uğruna can veren tüm şehitlerimizi saygıyla ve rahmetle anıyorum.

Kardeşim de açılış konuşmasında ifade ettiler; gerçekten bugün çok detaylı görüşmelerde bulunduk, kendisiyle yaptığımız ikili görüşmelerde, heyetler arası görüşmelerde... Ayrıca bu sabah Cumhurbaşkanı Sayın Aliyev tarafından da kabul edildim. Kendilerine Cumhurbaşkanımızın en içten selamlarını, sevgilerini ilettim. İkili ilişkilerimiz ve bölgesel konularla ilgili Sayın Aliyev’in engin tecrübesini, vizyonunu dinleme imkanımız oldu. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki bu konuların, özellikle stratejik meselelerdeki konuların senkronizasyonu açısından liderlerimizin perspektifini dinlemek gerçekten önemli. Benim de kendilerine Cumhurbaşkanımızın önemli belli başlı konularda nasıl düşündüğünü, neleri değerlendirdiğini aktarma imkanım oldu.

Azerbaycan'la ilişkilerimizin en önemli sacayaklarından birini, biliyorsunuz, ekonomik ve ticari iş birliğimiz teşkil etmekte. Karşılıklı yatırımlarımız, ortak projelerimiz ve ticaret hacmimiz her geçen yıl daha da artmaktadır. Sayın Cumhurbaşkanlarımız tarafından ortaya konulan 15 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine en kısa zamanda ulaşmak için bütün kurumlarımız, meslek örgütlerimiz, ticaret odalarımız canla başla çalışmakta.

Enerji, ulaştırma ve bağlantısallık alanlarındaki iş birliğimiz de ilişkilerimizin bir diğer stratejik boyutunu oluşturmakta. Bu konuda çok sayıda yürüyen proje var. Belli başlılarını zaten biliyorsunuz. Sürekli kamuoyu bu konuda bilgilendiriliyor. Bakü-Tiflis-Kars demir yolunu Orta Koridor’un en önemli bileşeni olarak görüyoruz ve etkin şekilde kullanılmasını da arzu ediyoruz.

Değerli basın mensupları, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerini müttefiklik seviyesine taşıyarak savunma ve güvenlik alanındaki iş birliğimize güçlü bir zemin hazırlamış olduk. Silahlı kuvvetlerimiz arasında düzenlenen müşterek tatbikatlar, eğitim ve tecrübe paylaşımı faaliyetleriyle savunma sanayii kuruluşlarımız arasında giderek derinleşen iş birliği, bu ortaklığın sahadaki somut yansımalarıdır. Önümüzdeki dönemde de bu alandaki çalışmalarımızı karşılıklı ihtiyaçlar ve imkanlarımız doğrultusunda ilerletmeye inşallah kararlıyız.

Bildiğiniz gibi Karabağ’ın işgal altında bulunduğu yıllar boyunca Türkiye, Azerbaycan’ın haklı davasını desteklemiştir. Bugün de önceliğimiz; bölgede barış, istikrar ve refahın kalıcı olarak tesis edilmesidir. Azerbaycan ve Ermenistan arasında nihai barışa ulaşılması yönünde son dönemde kaydedilen gelişmeleri ve Azerbaycan’ın bu konudaki yapıcı tavrını memnuniyetle takip ediyoruz. Bu sürecin tamamlanmasıyla bölgemizde yeni bir iş birliği döneminin başlayacağına da inanıyoruz. Güney Kafkasya’nın çatışmalarla değil barışla; ulaştırma, enerji, ticaret ve ekonomik kalkınmayla anılmasını arzu ediyoruz. Türkiye ve Azerbaycan kardeşliğinin gücü bu hedefe ulaşılmasında kilit rol oynamaya devam edecektir.

Önümüzdeki dönemde Türk dünyası bakımından da gündemimizde önemli başlıklar bulunmakta. İnşallah 29 Ekim’de Türk Devletleri Teşkilatı Dışişleri Bakanları Konseyi toplantısını, 30 Ekim’de de Teşkilatın 13. Zirvesi’ni Ankara’da liderlerimizin katılımıyla gerçekleştireceğiz. Bu Zirve’yi Türk dünyasının ortak gelecek vizyonunu tahkim edecek tarihi bir adım olarak görüyoruz.

Değerli basın mensupları, diğer taraftan komşumuz İran’la ilgili gelişmeler Türkiye ve Azerbaycan’ı da çok yakından ilgilendirmekte. İran’ın güvenliği, istikrarı ve refahı tabiatıyla bölgemizi doğrudan etkilemektedir. Bu bakımdan mevcut ihtilafın bir an evvel diplomatik yollarla çözüme kavuşturulmasını istiyoruz. Son dönemde artan karşılıklı saldırılar, barış çabalarına ciddi sekte vurmakta. Bölgedeki gerilimi artıran bu eylemlerin derhal sona ermesi gerekmektedir. Aynı zamanda Hürmüz Boğazı’nda güvenli, kesintisiz ve serbest geçişlere izin verilmeli ve savaş öncesi statükoya bir an önce dönülmelidir. Krizin çözümü ve bölgede barış ve güvenliğin sağlanması için ilgili tüm taraflarla temaslarımızı kesintisiz sürdürmekteyiz.

Değerli basın mensupları, bugün ayrıca değerli kardeşim Sayın Bayramov ile dört buçuk yılı aşkın süredir devam eden Rusya-Ukrayna savaşını ve bölgemize olan etkilerini gözden geçirme imkanımız oldu. Çatışmalar ara vermeden devam ederken sivil kayıplar ve yıkım da maalesef her geçen gün artmakta. Malumunuz olduğu üzere, savaşta yaşanan tırmanma Karadeniz havzasını da ciddi şekilde etkilemekte. Krizin başından bu yana Karadeniz’i çatışmaların dışında tutmak için büyük çaba gösterdik. Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni titizlikle uygulamamız ve Karadeniz Tahıl Girişimi’ni hayata geçirmemiz sayesinde bu hedefimizde son döneme kadar, biliyorsunuz, başarılı olduk. Ancak son aylarda Karadeniz’de sivil gemilere yönelik artan saldırılar bölgede can, mal, seyir ve çevre güvenliğine ciddi şekilde zarar vermektedir. Maalesef bu saldırılarda Türk ve Azerbaycan vatandaşı denizcilerimiz de yaşamlarını yitirdiler. Hayatını kaybeden denizcilerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyorum.

Savaşın Karadeniz’de de yayılması ve vatandaşlarımızın hayatını ve şirketlerimizin faaliyetlerini tehdit etmesi kabul edilebilir bir durum değil. Bu konuda taraflara gerekli uyarıları yapıyoruz. Gerekli siyasi iradenin ortaya konması ve iyi niyetle hareket edilmesi halinde bu konuda bir uzlaşı zemini yakalanabileceğine inanıyoruz. Bunun için de bir mutabakata varılması için son zamanlarda gayretlerimizi artırdık. İnşallah bunun nihayete ermesi için de gerekli girişimleri yapıyoruz.

Sayın Cumhurbaşkanımızın başından beri vurguladığı gibi, en kötü barış bile savaşın kendisinden iyidir. Türkiye olarak barış için her türlü çabayı harcamaya devam edeceğiz.

Değerli basın mensupları, Azerbaycan’la kardeşliğimizin Türk dünyasına, Güney Kafkasya’ya ve geniş bir coğrafyanın istikrarına katkı sağlamaya devam edeceğine yürekten inanıyoruz. Bu vesileyle bir kez daha değerli kardeşim Sayın Bayramov’a ve kıymetli heyetine, mesai arkadaşlarına göstermiş oldukları ilgiden dolayı teşekkür ediyorum.

SORU- [SİMULTANE TERCÜME] Azerbaycan ve Türkiye’nin bölgesel ulaşım bağlantılarının geliştirilmesini stratejik bir öncelik olarak gördüğü bilinmektedir. Kars-Dilucu demiryolu hattının, Nahçıvan’daki altyapı çalışmalarının ve Zangezur Koridoru’nun gelecekte birleşik bir ulaşım ağı olarak işlev görmesini sağlamak için hangi çalışmalar yapılmakta ve planlanmaktadır?

DIŞİŞLERİ BAKANI HAKAN FİDAN- Teşekkür ediyorum. Önemli bir soru. Bugün de açıkçası bu konuları önemli bir şekilde ele aldık. Biliyorsunuz, Azerbaycan’ın coğrafyasına baktığınız zaman, Türkiye’yle de ilişkisine baktığınız zaman, özellikle Orta Koridor’un hayata geçmesinde iki ülke de büyük rol oynamakta, bu bir. Global ticaret açısından önemli. İkincisi; Türkiye-Azerbaycan bağlantısallığının sağlanması, Nahçıvan üzerinden. Bu, Türk dünyasının birbirine erişimi açısından da oldukça önemli. Türk dünyasının Türkiye’ye, Anadolu’ya, Anadolu üzerinden Avrupa’ya; Türkiye'nin Türk dünyasına Hazar üzerinden erişimini mümkün kılan bir geniş vizyonumuz var.

Bunun önemli parçası tabii Zengezur Koridoru, bunun tamamlayıcı unsurlarından biri olan Kars-Dilucu demiryolu. Bu konuda geçen yıl, hatta iki yıldır yürütülen görüşmeler var. Cumhurbaşkanlarımızın mutabık kaldığı bir vizyon var. Sayın Cumhurbaşkanımız bu konuda Ulaştırma Bakanlığı’na gereken talimatı verdiler ve bu konuyla ilgili ihale işlemleri epey önce tamamlandı. Şu anda inşaat çalışmaları devam ediyor. İnşallah 2029’un sonuna doğru Kars-Dilucu demiryolu bitecek. Dolayısıyla Azerbaycan’dan gelen bir tren kesintisiz Türkiye’ye kadar gelme imkanı bulacak. Bu, önemli bir lojistik imkan haline gelecek bizim için açıkçası. Ama bu konuda çalışmalarımız devam ediyor. Daha fazla bağlantısallığı Azerbaycan-Türkiye arasında nasıl arttırırız, var olan bağlantısallık hacmini nasıl genişletiriz, bunlar önemli çalışma başlıklarımız.

AZERBAYCAN DIŞİŞLERİ BAKANI CEYHUN BAYRAMOV-

https://www.youtube.com/watch?v=PeKbhs_WxxI&t=24m33s

SORU- Benim sorum Sayın Hakan Fidan’a olacak. Efendim, Rusya-Ukrayna arasında son olarak Karadeniz’de insansız hava araçları karşı karşıya geldi. Bu noktada, Rusya-Ukrayna savaşındaki gelişmeler, Karadeniz’deki son durum ve Türkiye’nin çatışmaların sonra erdirilmesine yönelik çabalarına ilişkin değerlendirmenizi alabilir miyiz?

DIŞİŞLERİ BAKANI HAKAN FİDAN- Değerli arkadaşlar, biliyorsunuz savaşın başından itibaren, dört buçuk yıldır, zaman zaman yalnız kalsak da Avrupa ortamında bizim pozisyonumuz hep aynı oldu. Bu savaş baştan beri başlamaması gereken bir savaş, yaygınlaşmaması gereken bir savaş, hemen durması gereken bir savaş. Bununla ilgili Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu iradenin sahada diplomatik olarak hayata geçirilmesi için çok çeşitli girişimlerimiz oldu. Her iki taraf nezdindeki ilişkilerimizi en iyi şekilde, en samimi şekilde kullanarak yıllar içerisinde, biliyorsunuz, Tahıl Anlaşması, neredeyse imzalanmaya yakın bir İstanbul Barış Anlaşması metni ve diğer taraftan esir takası faaliyetleri ortaya koyduk. Aynı zamanda birçok zaman tarafları İstanbul’da, Türkiye’de kamuoyuna açık veya kamuoyuna açık olmayan bir şekilde bir araya getirme yönünde yoğun faaliyetlerimiz oldu. Taraflarla konuştuk, ilgili aktörlerle konuştuk. Bu çalışmalarımız devam ediyor. Çünkü bu savaşın devamı gerçekten sadece bölgemize değil, dünya ekonomimize de muazzam bir zarar getiriyor. Biliyorsunuz, geçtiğimiz günlerde Sayın Trump’ın da özellikle motorin fiyatlarındaki artışın ağırlıklı olarak bu savaştan kaynaklandığını, dolayısıyla enerji altyapılarının hedef alınması konusunda taraflar arasında bir anlayış birliğine varılması, bir moratoryum ilan edilmesi veya istisna yapılması konusunda bir talebi oldu. Bunu şunun için söylüyorum: Birleşmiş Milletler, Amerika Birleşik Devletleri, biz ve başka birkaç devlet daha samimi şekilde elinden geleni yapıyor. Türkiye, bu aktörler arasında en başından beri bu tavrı ortaya koyan yegane aktör. Şimdi de devam ediyoruz, değerli arkadaşlar. Bu konuları kamuoyuna yansıtmadan, perde gerisinden, olgunlaştıkça ancak kamuoyuyla paylaşabileceğimiz bir şekilde açıkçası yürütüyoruz. Şu anda da özellikle Karadeniz’i önceleyen çalışmalarımız devam ediyor. Taraflarla bu konuda görüşmelerimiz var, tekliflerimiz var, tarafların bize olan cevapları var. Bu cevapların uyumlaştırılması, üzerine bir anlayış bina edilebilir bir duruma getirilmesi için de çalışıyoruz.

Biliyorsunuz, savaşın kendisi gerçekten yıpratma savaşından yok etme savaşına şu anda son bir yıldır dönmüş durumda. Artık hedef alınmayan hiçbir yer yok. Toplu yerleşim yerlerinin kasıtlı hedef alınması hariç artık bütün ticari mekanlar, alt yapı, üst yapı mekanları hedef alınıyor. Sivil zayiatın da giderek arttığını görüyoruz. Biz bu resmin nereye gideceğini maalesef savaşı, savaşmayı bilen bir millet olarak en başından söylemiştik. Artan bir şekilde bu “eskale” olacak; coğrafi olarak, metodik olarak, hedef olarak maalesef geldiğimiz nokta o. Daha ileri yaygınlaşmayı ve daha fazla felakete yol açmasını önlemek için bunun durması gerekiyor. Sanıyorum, taraflar da dört buçuk yıl savaştıktan sonra artık psikolojik olarak da idrak olarak da bu noktaya daha yaklaşmış durumdalar. İşte tam da bu noktada bizim gibi arabulucuların uygun, sihirli formülleri, cümleleri, yöntemleri bularak tarafları bir noktada uzlaşmaya ikna etmemiz gerekiyor. İfade ettiğim gibi, aksi takdirde enerji fiyatları üzerinde, gıda güvenliği üzerinde, çevre üzerinde, daha da önemlisi savaşın giderek yaygınlaşması riskini de görebiliyoruz. Zaman zaman, sadece Karadeniz’de değil, başka Avrupa ülkelerinde de savaşın oraya sıçrama ihtimaline ilişkin birtakım ifadeler var. Allah korusun, bunu biz bırakın dillendirmeyi, düşünmek bile istemiyoruz. Savaşın yaygınlaşması coğrafi olarak görmek istediğimiz en son şey.

Çalışmalara devam ediyoruz. Bu niyetle bunu dillendirmeye devam ediyoruz ve giderek bu düşüncenin, bu tavrın zemin kazandığını görmekten de açıkçası mutlu oluyoruz. İnşallah savaşı en kısa sürede durdururuz.

SORU-

https://www.youtube.com/watch?v=PeKbhs_WxxI&t=33m57s

AZERBAYCAN DIŞİŞLERİ BAKANI CEYHUN BAYRAMOV-

https://www.youtube.com/watch?v=PeKbhs_WxxI&t=34m30s

* Interpress deşifresidir.