Dışişleri Bakanı Davutoğlu ve Senegal Devlet ve Dışişleri Bakanı Madicke Niang'ın ortak basın toplantısı (metni)

Değerli basın mensupları,

Bugün Türkiye’nin Afrika’daki en köklü dostlarından birisi olan Senegal’in Dışişleri Bakanı Sayın değerli dostum Sayın Madicke Niang’ı Türkiye’de misafir etmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Türkiye Senegal’in bağımsızlığı sonrasında 1962 yılında bu dost ülkede ilk büyükelçilik açan ülkelerden birisi ve Afrika’daki en eski büyükelçiliklerimizden birisine sahiptir. Son dönemde de Senegal ile ilişkilerimiz çok büyük bir ivme kazanmıştır. Biz değerli kardeşimle, meslektaşımla bu ilişkilerin seyrini bütün kapsamıyla gözden geçirdik. İkili ilişkilerde siyasal düzeyde son dönemde artan bir temas trafiğimiz var. 2008 yılında Senegal Cumhurbaşkanı Sayın Abdoulaye Wade’in Türkiye ziyareti sonrasında Sayın Cumhurbaşkanımızın İslam Konferansı Örgütü vesilesiyle 2008’de yaptığı, gerçekleştirdiği bir ziyaret vardı. Bu ikili ziyaret sonrasında ilişkilerimiz daha da ivme kazandı.

Geçen Nisan ayında KEK toplantısı, ikinci dönem KEK toplantısı için İçişleri Bakanımız Sayın Beşir Atalay Senegal’i ziyaret etti. Bugünlerde de iki Senegalli Bakanı aynı anda ağırlamanın mutluluğunu taşıyoruz. Değerli Dışişleri Bakanı burada görüşmeler yaparken, Ticaret Bakanı da İstanbul’da temaslarda bulunuyor. Bugün Dışişleri Bakanlıklarımız arasında daha yakın ve daha düzenli istişareler ve işbirliği yapılmasına karar verdik. Yarın da diplomasi, diplomatik eğitim işbirliği çerçevesinde bir anlaşmaya imza atacağız. Ayrıca yine yarın yatırımların teşviki ve standardizasyon konularında iki anlaşma daha imzalayacağız. Ekonomik alanda işbirliğimizi artırmaya kararlıyız. 100 milyon dolar civarındaki dış ticaret hacmini önümüzdeki dönemde daha da artırmaya kararlıyız.

Ayrıca, Türk yatırımcılarının Senegal’e yatırım yapmalarını teşvik ediyoruz. Bu ekonomik ve yatırım ilişkisini artırabilmek için de Türk Havayollarının Dakar İstanbul seferlerini başlatmış olmasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Ayrıca, denizcilik ulaşımını da geliştirmeye kararlıyız. Askeri işbirliğimizde son dönemde önemli gelişmeler kaydediliyor. Senegal Genelkurmay Başkanı yakın dönemde ülkemizi ziyaret etti ve bu konular kapsamlı şekilde ele alındı. Ayrıca karşılıklı olarak askeri ataşelikler ihdas edildi. Eğitim ve kültür alanında da işbirliğimizi artırıp Senegal’e tanıdığımız eğitim burslarının daha da sayılarını artırmaya karar verdik. Bu ikili ilişkiler dışında uluslar arası konuları ve bölgesel konuları ele aldık. Özellikle son günlerde İran nükleer programı konusunda yürütülen temaslar hakkında sayın meslektaşımın bilgi talebi vardı, onu kendilerine aktardım. Kendileri de Türkiye’nin yürüttüğü diplomatik çabalara destek verdiler. Yine, Gazze’ye giden sivil yardım konvoyuna yapılan saldırı konusunda da Türkiye’e destek beyanlarını güçlü bir şekilde vurguladılar.

Zaten geçen hafta İslam Konferansı Örgütü’nün olağanüstü toplantısında birlikteydik. Dönem başkanı olarak kendileri de olağanüstü toplantıya davet etmişler ve başkanlık yapmışlardı. Bu konudaki destekleri dolayısıyla da bende kendilerine teşekkür ederim.

Yine Kıbrıs konusunda çok kapsamlı istişarelerde bulunduk. Ben Kıbrıs’ta Türkiye’nin ve KKTC’nin yürütmekte olduğu barış diplomasisinin detayları hakkında kendilerine bilgi verdim ve bu konuda KKTC’nin haklı olarak talep ettiği izolasyonların kaldırılması konusunu kendisiyle paylaştım. Görüşmemizde çok kapsamlı bir şekilde üzerinde durduğumuz konulardan bir tanesi de Afrika’daki gelişmeler oldu. Türkiye’nin Afrika’ya açılım politikası konusundaki kendisine bilgi aktardım. O da Türkiye’nin Afrika’da artan mevcudiyetinden duyduğu memnuniyeti dile getirdiler, değerli dostum. Afrika’da özellikle Batı Afrika’daki Gine, Gine Bissau, Nijer’deki gelişmeleri kapsamlı bir şekilde istişare ettik. Bizim için Senegal Afrika’ya açılan en önemli kapıdır ve Afrika’daki en önemli pivot merkez ülkelerden, eksen ülkelerden birisidir. Bu bağlamda Türkiye Senegal’le ikili ilişkilerini Afrika ölçeğinde yaygınlaştırabilmek için Senegal’i gerçekten çok önemli bir partner, bir ortak olarak görmektedir.
 
Senegal Afrika’da bir istikrar adasıdır. Güçlü istikrarlı bir siyasi yapısı vardır. Biz Senegal’le birlikte Afrika’da barışın, güvenliğin, refahın yaygınlaşması için her türlü işbirliğini yapmaya hazırız. Son olarak başta BM ve İslam Konferansı Örgütü olmak üzere uluslar arası forumlardaki işbirliğimizi, ikili işbirliğimizi de gözden geçirdik ve karşılıklı olarak bütün adaylıklar konusunda destek beyanında bulunduk. Ben tekrar değerli dostuma ikinci evlerine, Türkiye’ye hoş geldiniz diyorum. Kendi ifadeleriyle bu ikinci evlerine tekrar tekrar uzun bir süre geçmeden gelmelerini beklediğimizi bir kez daha ifade etmek istiyorum. Son olarak söylemeyi biraz önce zikretmeyi unuttum, karşılıklı olarak resmi pasaportlardan vize muafiyeti konusunda da prensipte de anlaştık. Altyapı çalışma tamamlandıktan resmi pasaportta muafiyet uygulamasına geçeceğiz.

Hoş geldiniz değerli dostlarım.

KONUK BAKAN : Ben de teşekkür ediyorum. Öncelikle tekrar Türk halkına Türkiye Cumhuriyeti’ne başsağlığı dileklerimi iletmek istiyorum ve Senegal’in bu konudaki desteğini, dayanışmasını bir kez daha gündeme getirmek istiyorum. Gazze’ye giden barış hareketi gemilerine yapılmış olan saldırı aslında sadece Türkiye’ye gerçekleştirilmiş olan bir saldırı olmaktan öte özgür dünyaya da gerçekleştirilmiş olan bir saldırıdır. Ben ve Sayın Meslektaşım Prof. Ahmet Davutoğlu’nun söylemiş olduğu tüm görüşlere iştirak ettiğimi bildirmek isterim. İster ikili ilişkiler konusunda olsun ister çok taraflı ilişkiler konusunda olsun. Senegal Türkiye’nin dostudur ve bunun dışında Senegal Türkiye’nin her zaman desteğini yanında hissetmişti. Bu bağımsızlık tarihinden bugüne kadar devam etmektedir. Şu anda Cumhurbaşkanımız Sayın Wade’in arzu etmiş olduğu ikinci bağımsızlık olan ekonomik bağımsızlığı elde etme konusunda da önemli çalışmalar yürütmektedir. İslam dünyasına aidiyet dışında başka ortak konuların, başka ortak çıkar konularımız da vardır. İnsanlık onuru, gurur gibi kavramlarda da aynı görüşleri paylaşmaktayız.

Gerçekleştirilen karma ekonomik komisyon toplantıları sonrasında ve imzalamış olduğumuz anlaşmalar sonrasında bizler ticari, ekonomik ilişkilerimizi ama aynı anda siyasi ilişkilerimizi de güçlendirmek için önemli adımlar atmış bulunmaktayız. Bizler artık her alanda ilişkilerimizi geliştirmenin zamanının geliştirmenin zamanının geldiğini düşünüyoruz. Bunun yürürlüğe giren havayolu seferleri vesilesiyle gerçekleştireceğiz. Bunun dışında da uygulamaya koymayı düşündüğümüz demiryolu seferleriyle de gerçekleştireceğiz. Bizler bu ikili ilişkileri sadece ticaret alanını geliştirmesini değil çeşitli projeler vesilesiyle ve özel sektörün devletin desteklemiş olduğu projeler vesilesiyle paylaşımların daha da artması arzusundayız. Bunun dışında sayın meslektaşım ve T.C. hükümetinin de Senagel’le ilgili yaklaşımlarını son derece beğeniyoruz. Çünkü Dakar ve Senegal Afrika’ya çok yakın Batı Afrika’ya çok yakın bir coğrafyada yer almaktadır. Bunun dışında da Avrupa’ya 5 saatlik bir mesafededir. Amerika’ya 5 saatlik bir mesafededir. Ve önemli bir konuma sahip bir ülkedir.

Ayrıca dışişleri bakanlıklarımız arasında ilişkilerimizin güçlendirilmesi bağlamında yarın imzalamayı öngördüğümüz diplomat değişimi ve eğitimi anlaşmasının da son derece önemli olduğunu düşünüyoruz. Çok taraflı ilişkilerimizin tarım alanında işbirliği, askeri işbirliği, kültürel anlamda, telekomünikasyon alanında ve bilgi teknolojileri alanındaki işbirliği anlaşmaları vesilesiyle daha da güçleneceğini düşünüyoruz. Senegal Türkiye’nin İslam dünyasında ve özgür dünyada üstlenmiş olduğu rolü kesinlikle desteklemektedir. Ve biz Türkiye ile birlikte aynı değerleri paylaşan bir ülkeyiz. Bizim Senegal’in dış politikası meşrutiyete dayalı bir politikadır ve bunun iki temeli bulunmaktadır. Birincisi izolasyondur. İzolasyonun hiçbir zaman bileştirici bir unsuru olmadığını düşünüyoruz. Ve tam tersine tarafları ayrıştıran ve çatışmaya götüren bir tavır olduğunu düşünüyoruz. İkinci temel noktasıysa ise dış politikamızın dayanışma konusudur. Bizler dayanışma ile birlikte zincirleri kırabileceğimizi ve dünyadaki eşitsizlik, haksızlık ve saldırı gibi durumlara beraber karşı çıkabileceğimizi düşünüyoruz.

Bunun için yapıcı ilişkiler istiyoruz biz ve KKTC ile de ilişkileri bu çerçevede algılıyoruz. Aynı çerçevede dünya ve İran arasındaki nükleer sorunun da bu şekilde çözümlenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye’nin imzalanmış olan nükleer anlaşması, anlaşma konusundaki çabalarını takdirle karşılıyoruz ve bunun çok yerinde bir anlaşma olduğunu düşünüyoruz. Batı Afrika bölgemizde meydana gelen çeşitli sorunları da gündeme getirdik meslektaşımla birlikte. Gine’de yaşanan sıkıntılar Gine Bissau’da, Nijer’de ve bunun dışında Fildişi Sahilleri’nde karşılaşılan sıkıntıları dile getirdik ve tüm bu konularda aynı görüşleri paylaştığımızı ifade etmek isterim. Son olarak da Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e davetimi tekrar dile getirdim. Cumhurbaşkanımızın ülkemizde Abdullah Gül’ü ağırlamaktan büyük şeref ve memnuniyet duyacağını ifade ettim. Zira kendileri Senegal’e geldiğinde Senegal’in Türkiye’ye ve Türk halkına ne denli sıcak ve olumlu bir yaklaşım içerisinde olduğunu gözlemleme fırsatına sahip olacaklar.

Son olarak da Profesör Ahmet Davutoğlu’nu tekrardan Senegal’e davet ettim. İkili ilişkilerimizi ve işbirliğimizi daha da güçlendirmek için böyle bir ziyarete kendilerini bir daha davet ettim. Burada bize göstermiş oldukları son derece dostane ve kardeş ağırlamalarından dolayı ve misafirperver yaklaşımlarından dolayı da teşekkür ettim.

SAYIN BAKANIMIZ: Ben de teşekkür ederim. Yalnız tercümede galiba bir yeterince kapsamlı olmadığı bir tercümenin bir uyarı geldi bana. İsterseniz o kısımları Burak Bey siz söyleyin, hassasiyetine binaen. Sayın Bakan, konuk Bakan İran’la varılan anlaşmanın dikkate alınmamasını, alınmamış olmasını kınadıklarını söyledi. Ayrıca KKTC’ye tekrar güçlü destek beyanlarında bulundular.

SORU : Sayın Bakanım, BM İran’a yaptırım kararı aldıktan sonra müzakere kapısını da bir parça açık bıraktı. Siz de kararların hemen ertesi gün diplomatik girişimlere başlayacağınızı dile getirmiştiniz. Bu çerçevede Aston’la Celili’yi bir araya getirmeyi düşünüyor musunuz? Takas anlaşmasının yeniden hayata geçmesi için acaba bir niyet beyanın mı olması gerekecek yoksa bir anlaşmada tadilat mı gerekecek? Teşekkür ederim.

SAYIN BAKANIMIZIN: Şimdi biz BM Güvenlik Konseyi yaptırım kararı sonrasında da diplomatik çabanın devam etmesine müzakere kapısının açık kalmasına büyük bir önem veriyoruz. Bu karara hayır oyu verirken de İran’la bu konuda detaylı görüşmeler yapmıştık. İran’da daha sonraki açıklamalarında aslında bu kapıyı kapatmadığını vurguladı. Ben dün Almanya Dışişleri Bakanı Sayın Westerwelle ile görüşme gerçekleştirdim. Yine kendi talebi üzerine Fransa Cumhurbaşkanı Sayın Sarkozy’nin Dış İlişkiler Başdanışmanı Sayın Levitte ile Sayın Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin bilgisi çerçevesinde bir görüşme gerçekleştirdik. Bu görüşmelerde bizden talep edilen temel unsur Tahran Anlaşması çerçevesinde yürütülmesi planlanan müzakerelerin yaptırım kararından etkilenmeksizin yürütülmesi konusunda Türkiye’nin çabaları Türkiye’den çaba göstermesi talebiydi. Ayrıca, Sayın Aston’la da bu yaptırım kararı alındığı gün çok detaylı bir görüşme gerçekleştirmiştim. Bu konudaki temaslarımız sürecek. Tabi yaptırım kararı maalesef müzakerelere olumsuz etki yapmıştır. Ancak biz bu olumsuz etkinin aşılarak taraflar arasında yeniden bir güven ortamının oluşması ve Tahran Anlaşmasının temelinde bu güven ortamının pekiştirecek adımların atılmasına önem veriyoruz. Bu konuda da temaslarımız devam ediyor. Diplomasi kapısı her halükarda açık kalmalıdır. Şu anda dünyanın ve bölgenin en son isteyeceği şey karşılıklı zıtlaşma, tansiyon yükselmesi ve gerginliktir. Biz bu gerginliğin bölgemizi olumsuz etkilemesine izin vermeyeceğiz. Ve bu konudaki temaslarımızı sürdüreceğiz. İran tarafıyla da görüşmeleri gerçekleştireceğiz. Ümit ederiz ki bu kez Viyana Grubu İran tarafının yazdığı mektupta olduğu gibi yeni bir gecikmeye ve yeni bir yanlış anlaşılmaya sebebiyet verecek çerçevede değil biran önce görüşmelerin başlatılması suretiyle bu müzakerelerin diplomasi alternatifinin önünü açar. Bu konuda temaslarımızı sürdüreceğiz.

KONUK BAKAN : Ben de bu konuda bir şey eklemek istiyorum. Girişimler çerçevesinde Senegal’de bunlara desteğini ifade etmektedir. Cumhurbaşkanımız Sayın Wade çözüm yolunun müzakereler olduğunu ve iletişim olduğu ifade etmişti. Bunları hem Fransa’ya hem diğer ülkelere dile getirmiştir. Kapıyı kapatmanın çözüm olmadığını kapının açık tutulup müzakerelerin devam etmesi gerektiğini dile getirmiştir.

SORU : Efendim, yardım gemisine saldırıyı araştırmak için İsrail’in kuracağı komisyonda uluslar arası gözlemcilerin yer alması Türkiye’yi tatmin edecek bir adım mıdır? Bir de buna ek olarak Washington bu komisyonla ilgili bir………olduğu ile ilgili açıklamalar da bulundu siz bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

SAYIN BAKANIMIZ : Bir kere ilkesel olarak bizim bu konuda ki kararımız nettir. Suç uluslar arası sularda işlenmiştir. Suçun işlendiği yer, saldırının yapıldığı yer İsrail karasuları ya da İsrail sınırı değildir. Uluslar arası sularda yapılan bir saldırıyı araştıracak komisyon da uluslararası nitelikte olması lazım. İsrail’in kuracağı bir komisyona uluslar arası bir katılım olması bu komisyonu uluslararası nitelikte kılmaz. Biz BM genel sekreterinin formülü çerçevesinde BM’in doğrudan denetimi altında ve tarafsız bir başkanlıkta Türkiye ve İsrail’in de katılımıyla BM çerçevesinde ve uluslararası komisyon ……..ısrarcı olacağız. Kim ne derse desin vatandaşlarını kaybeden Türkiye’dir. Ayrıca, bir Amerikan vatandaşı da burada hayatını kaybetmiştir. Biz ABD‘nde nihai kertede kendi vatandaşının hayat hakkının takipçisi olacağına inanıyoruz. İsrail’in böylesine bir uluslar arası hukuk ihlaliyle sivil bir konvoya uluslar arası sularda saldırı yapan bir ülkenin tarafsız bir araştırma yapacağına dair hiçbir inancımız yoktur. Bu çerçevede bizim uluslar arası komisyonun bu komisyonun………..uluslararası nitelikte olmasına ve BM denetim altında kurulmasına önem veriyoruz ve bunda ısrarlıyız. İsrail tarafından tek taraflı yapılacak hiçbir araştırma bizim için bir değer ifade etmemektedir. Bunun bilinmesini uluslar arası toplumca, müttefiklerimizce bilinmesini özel önem atfediyoruz. Bu komisyon mutlaka uluslar arası bir komisyon olmalıdır. Bir davalının aynı zamanda davanın savcı ve hakim olması hiçbir hukuk ilkesiyle bağdaşmaz. Benim görüştüğüm Avrupalı muhatapları dün ve bu hafta içinde görüştüğüm Avrupalı muhataplarımla Türkiye’nin uluslar arası komisyon talebine tam bir destek vermişlerdir.

KONUK BAKAN : Biz de bu konuda İslam Konferansı Örgütü’nün tutumu dile getirdiği ve devlet başkanlığı zirvesinde bu komisyonun İsrail tarafından organize edilmesinin bir anlam taşımadığını, gerçeği açığa çıkaracak barış, özgürlük ilkenin çerçevesinde çalışmalarını yürütecek bu saldırıyı gerçekleştiren barbarların da uluslar arası mahkemeler tarafından cezalandırılacak bir komisyonun oluşturulması gereğini ifade ettik.

SORU : Sayın Davutoğlu’na sormak istiyorum. Efendim, iki sorum olacak. Birincisi aynı konuya devam niteliğinde. Sizin de söylediğiniz üzere BM Türkiye’ye Genel Sekreter Başbakan Erdoğan’ı arayarak isimlere yönelmişti. Siz de ………ama İsrail bunu reddetti. Peki bundan sonraki süreç nasıl işleyecek. İsrail’in ve Türkiye’nin kararlı olduğu görünüyor. İkinci sorum ise Kırgiztan konusunda olacak. Biliyorsunuz Kırgizistan’da büyük bir iç kargaşa yaşanıyor. Türkiye’nin bu konuda yaptığı attığı adım var mı istikrarın sağlanması için? Bir de orada ki Türk vatandaşlarının tahliyesi söz konusu mu?

SAYIN BAKANIMIZIN CEVABI : Şimdi, biz bu konuda ki ısrarımızı sürdüreceğiz. Bugün Bakanlar Kurulunda da Sayın Başbakanımıza ve diğer bakan arkadaşlarıma bu konuda bilgi aktaracağım. Eğer, uluslar arası komisyon kurulmazsa Türkiye çok aktif talepleri göz ardı edilmeye devam edilirse, tabi ki Türkiye’nin tek taraflı olarak İsrail’le ilişkilerini gözden geçirme hakkı vardır. Ve diğer bazı müeyyideleri uygulama hakkı da vardır. Biz bu konuda uluslar arası toplumun objektif şekilde harekete geçmesini bekliyoruz, sabırla bekliyoruz. BM Genel Sekreteri’nin teklifi son derece açık objektif ve doğru bir tekliftir. Dikkat ederseniz, bu konuda biz tek taraflı bir özel uygulama beklemiyoruz. BM genel sekreterin teklifine de anında olumlu cevap verdik. Bu işin sürüncemede kalarak bırakılarak birtakım komisyonlara İsrail içindeki komisyonlara ihale edilerek bu meselenin yavaş yavaş unutulacağını zannediyorlarsa yanılıyorlar. Türkiye’nin her bir vatandaşının hayatı kıymetlidir. Doğu Akdeniz de hiçbir ülkenin ayrıcalık sahibi olmadığının bir kez daha gösterilmesi kıymetlidir. Önemlidir. Bu çerçevede Türkiye uluslararası toplumun harekete geçmesini beklemektedir. Geçmemesi durumunda da alacağımız tedbirler sözkonusu olabilecektir.

SAYIN BAKANIMIZ : Bu konuyu değerlendirmeye devam edeceğiz bu çerçevede. Kırgızistan konusuna gelince Kırgızistan’da dost ve kardeş Kırgızistan’da arzu etmediğimiz olayların gelişmesi üzerine, Celalabad ve Oşi şehirlerinde. Cumartesi günü değişik kurumlarımızın da katılımıyla bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirdik ve bir eylem planı ortaya çıkardık. Bu eylem planı çerçevesinde bakanlığımızda ve Bişkek Büyükelçiliğindeki kriz masasını tekrar kurduk. Ayrıca, Celalabad ve Oşi’deki vatandaşlarımızın güvenliği konusunda bazı tedbirler alınması gerekli olarak Kırgız yetkilileriyle temasa geçtik. Ben Kırgızistan başbakan yardımcısı ve geçici yönetimin en etkili isimlerinden…………Sayın ……..görüşme gerçekleştirdim. Ayrıca, Kazakistan dışişleri bakanı Sayın ………..gerçekleştirdim. Vatandaşlarımızın güvenliği bağlamında…..bazı tedbirler aldık. Ancak biz ………. vatandaşlarımızın salimen tahliyesi için bugün iki uçağı Kırgızistan’a göndereceğiz. Ayrıca, değişik kurumlarımızın temsilcilerinden oluşan, güvenlik, ekonomik, diplomatik ayakları bulunan bir heyetimizi bugün veya yarın Kırgızistan’a gönderiyoruz. Bu heyetimiz hem Kırgızistan’ın istikrarı konusunda atılacak adımları Kırgız yetkilileriyle görüşecek. Hem de Türkiye’nin bu konuda yapabileceği katkıları gözden geçirecek. Kırgızistan’dan çok ciddi bir mevcudiyetimiz var. İşadamları mevcudiyetimiz. Çok güçlü ilişkilerimiz var. Eğitim konularımız var, bizler Manas üniversitesi başta olmak üzere eğitim ………eğitimin devam etmesine önem veriyoruz. Bu çerçevede bu heyetimizin orada yaptığı temaslar bağlamında Kırgızistan’a yapacağımız katkıları her alanda yapacağımız katkıları değerlendirip bazı adımlar atmaya kararlıyız. Ayrıca, CICA dönem başkanı olarak Türkiye AGİT Dönem Başkanı olan Kazakistan’la birlikte ortak bir girişim etrafında çalışmalarını sürdürüyor. Birlikte Kırgızistan’a nasıl katkı yapabileceğimizi düşüneceğiz. Ve gerek AGİT’te gerek CICA’da etkili diğer üye ülkelerle de temas halinde uluslar arası toplumun Kırgızistan’a katkısının artırılması yönünde de gerekli adımları atacağız.

SORU : Sayın Bakan Kırgızistan’daki Türk vatandaşlarının yanı sıra Büyükelçiliğin tahliyesi de gündemde midir? En azından Büyükelçilik personelinin ailelerinin. Bir de yine Gazze’yle ilgili bir sorum olacak. Lübnan basınında bazı iddialar yer alıyor. Türk askeri Gazze sınır geçişlerine denetleme görevi verilebileceğine yönelik. Böyle bir plan, çalışma var mı acaba?

SAYIN BAKANIMIZ: Büyükelçiliğimizin tahliyesi gibi bir şey sözkonusu değil. Çok zor şartlarda dahi Türkiye Cumhuriyeti dost ve kardeş ülkelerdeki büyükelçiliğin tahliyesini hiçbir zaman düşünmemiştir. Büyükelçiliğimiz orada 24 saat çalışmaya devam edecek. Türk bayrağı Kırgızistan’da her zaman büyükelçiliğimiz nezdinde dalgalanacak. Bu konuda herhangi bir adım atma düşüncemiz yoktur. Ancak, vatandaşlarımızın güvenliği sözkonusu olduğunda tabiki vatandaşlarımızın daha güvenli alanlara çekilmesi noktasında atılacak her türlü adımı atarız. Çünkü, ortada bir kaos durumu var. Bunu inşallah en kısa zamanda Kırgızistan istikrara tekrar kavuşacak. Özellikle Kırgızistan’daki Türkiye ile soydaşlık ilişkisi olan Kırgızların, Özbeklerin, Ahıskalıların, Ahıska Türkleri’nin kardeşçe tekrar bir arada yaşayabilmesi için Türkiye her türlü adımı atmaya hazırdır. Biz Orta Asya’ya baktığımızda farklı unsurları görmeyiz. Hepsi bizim kardeşlerimizdir. Onların güvenliği bizim güvenliğimizdir. Onun için de atılması gereken her adımı atacağız. Yapılması gereken her türlü girişimi yapacağız. Ve en kısa zamanda Kırgızistan’ın barışa, sükünete kavuşması ve Kırgızistan’da yaşayan farklı kökenden soydaşlarımızın tekrar bir arada bir aile olarak yaşaması için elimizden gelen her türlü gayreti göstereceğiz. Gazze konusuna gelince Senegal dönem başkanlığında İslam Konferansı örgütü de bu konuda son derece aktif bir çaba içindedir. Türkiye bütün dost ülkelerle birlikte Gazze’de ablukanın kalkması için her türlü faaliyeti girişimi yapacaktır. Fakat bahsettiğiniz tarzda bir düşünce şu anda gündemde değildir. Yalnız Türkiye, Gazze’den ablukanın kalkması ve bölgeye tekrar barışın gelmesi konusunda herhangi bir fedakarlık herhangi bir sürü faaliyeti üstlenmekten ya da katkıda bulunmaktan kaçınmayacaktır. Ancak, şu anda böyle bir konu gündemde değildir.

KONUK BAKAN : Biz Senegal olarak Türkiye’ye bu girişimleri çerçevesinde tam desteğimizi tekrar dile getirmek istiyorum. Türkiye Senegal için dost ve kardeş bir ülkedir. Ve Türkiye’nin bu konularda kesinlikle destekliyoruz. Çevre ülkeler ve komşu ülkelerle yürütmüş olduğu ilişkileri son derece olumlu buluyoruz. Türkiye’nin bu anlamda dünyada ve bölgede de önemli bir barışçıl rolü vardı. Türkiye’nin de bu bölgedeki katkıları son derece önemlidir. Gazze konusunda da bizim iki önemli ortak hedefimiz vardır Türkiye ile birlikte. Birincisi bağımsız bir komisyonun kurulması ve bunun akabinde gerçek verilecek olan raporla birlikte gerekli tedbirlerin icraatların hayata geçirilmesi. İkincisi ise bu haksız ablukanın kaldırılması için gerekli tüm çalışmaların yerine getirilmesi. İslam Konferansı Örgütü’nün bakanlar ve konferansında da bu konuyla görüşler beyan edilmiştir. Burada bu bölgede Gazze’de öldürülen ve yaralanan insanların bu meselesini boşa gitmemelidir. Artık dünyanın aklın ve adaletin bu sesini duymalıdır. Teşekkürler.

SORU : Konuk bakana. Bu ay sonunda 27 Haziran’da Kanada’da yapılacak G-8 Zirvesi var. Afrika ülkeleri de davet edildi. Bunlardan biri de Senegal acaba bu zirveden neler bekliyor?

KONUK BAKANIN CEVABI: Buradaki toplantıya ay sonundaki buluşmaya Cumhurbaşkanımız katılacaktır ve buradaki toplantı esnasında Senegal yeni ekonomik anlaşmaya tabi beş üye ülkeden birisidir. Bu vesileyle Cumhurbaşkanımızın orada dile getireceği konular arasında Afrika’daki altyapı çalışmalarının desteklenmesi ve hızlandırması konusunu gündeme gelecektir. Bunun dışında Afrika ile dünya ülkeleri arasındaki ilişkilere değinecektir Cumhurbaşkanımız. Ve bu ilişkilerin kazan kazan ilkesi çerçevesinde yürütülmesi gerektiğinin altını çizecektir. Çevre konusunda önemli bir konu teşkil edecektir. Kopenhag’taki gerçekleştirilen zirvede alınan kararların yeterli ölçüde tatmin edici olmaması sebebiyle bu konuda ki çalışmaların sürdürülmesi gerektiğini bunun dünyamız için son derece hassas bir konu olduğunu dile getirilecektir. Ve bunu G-8 ve G-20 gibi çeşitli platformlarda sürdürmeye devam edecek.