#

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü(UNESCO)

Uluslararası Örgüt Künyesi

Örgütün Amacı:

UNESCO’nun amacı, eğitim, bilim, kültür, iletişim ve enformasyon yoluyla,  küresel barışın tesisine fakirliğin ortadan kaldırılmasına, sürdürülebilir kalınmaya ve paylaşılan ortak değerlere dayalı bir toplumlar arası diyaloga katkıda bulunmak olarak özetlenebilir.

Kuruluş Tarihi:

16 Kasım 1945

Merkezi:

Nairobi, Paris

Genel Direktör:

Irina Bokova

Üye Ülkeler:

UNESCO’ya 195 ülke tam üye, 8 ülke ise ortak üyedir. Üye ülkelerin listesine ve üyelik tarihlerine ilişkin bilgilere, Örgütün  www.unesco.org adresli web sayfasından erişilmesi mümkündür. 

Türkiye’nin Üyelik Durumu:

Kurucu üyeler arasında yer almaktadır.

Örgütün Tarihi

UNESCO, 16 Kasım 1945 tarihinde aralarında Türkiye’nin de yer aldığı 20 ülke tarafından kurulmuştur. Bugün üye sayısı 195’e ulaşmıştır.

Birleşmiş Milletler’in uzmanlık örgütlerinden biri olan ve kurulduğu yıllarda eğitim, bilim, kültür ve iletişim konularında uluslararası alanda başat örgüt konumunda bulunan UNESCO’nun sonraki dönemlerde küresel boyuttaki görünürlüğü azalmıştır. Bunun nedenleri arasında, Senegalli M’Bow’un Genel Direktörlük görevini üstlendiği 1974-1987 döneminde Örgüt’ün siyasi-ideolojik çekişmelere sahne olması ve bunun sonucunda ABD, İngiltere ve Singapur’un UNESCO’dan ayrılmalarını, daha sonraki yılların yönetim sorunlarını ve Örgüt gündeminin imkanların çok ötesinde genişlemesini saymak mümkündür. 

1999 yılındaki UNESCO Genel Konferasında Genel Direktörlük için yapılan seçimlerde Batılı ülkelerin Örgüt’ün disiplin altına alınması yönündeki görüşleri hakim olmuş ve bu çerçevede Japon Koichiro Matsuura anılan göreve seçilmiştir.  Bu tarihten itibaren, kısıtlı mali koşullar altında Örgüt’ün yeniden yapılandırılması çalışmalarına hız verilmiştir. İngiltere 1997, ABD 2003 ve Singapur 2007 yılında UNESCO’ya geri dönmüştür.   

UNESCO’nun kısa dönemde, kurulduğu yıllardaki saygınlık ve etkinlik seviyesine ulaşması kolay olmasa da,  gerçekleştirilmekte olan reform çalışmaları sonuçlarının ortaya çıkması ve Örgüt’ün faaliyet alanlarının giderek üye ülkelerin çıkarlarını da etkileyebilecek konuları kapsamaya başlamasıyla UNESCO’nun uluslararası alandaki görünürlüğünün artması beklenmektedir.

UNESCO esas itibariyle, uluslararası alanda öncülüğünü yaptığı standart belirleyici çalışmalar ve sözleşmelerle ön plana çıkmaktadır.  

Genel Direktör Irina Bokova, Örgüt içinde çok boyutlu bir reform süreci başlatmıştır.   Ayrıca, 35. Genel Konferans’ta alınan karar doğrultusunda, UNESCO’nun örgütlenme ve faaliyetleri bağımsız ve kapsamlı bir değerlendirmeye tabi tutulmaktadır.

UNESCO özetle;

- Eğitim alanındaki faaliyetlerini 2000 yılında Dakar’daki Dünya Eğitim Forumu’nda kabul edilen ve 2015 yılına kadar küresel çapta varılması gereken hedefleri belirleyen, kısaca “Herkes İçin Eğitim” programı olarak adlandırılan program çerçevesinde yürütmektedir.

- Kültür alanındaki faaliyetlerini somut ve somut olmayan mirasın korunması, bu bağlamda 1972 tarihli Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunması Sözleşmesi’nin etkin uygulanmasının sağlanması, Dünya Miras Listesi’nin temsili, dengeli ve itibarlı kılınması, kültürler/uygarlıklar arasında diyalogun artırılması ile özellikle son dönemde kültürel çeşitliliğin korunması üzerinde yoğunlaştırmaktadır.

- Sosyal ve insani bilimler alanında, felsefe stratejisinin uygulanması ve “biyoetik” konusunda standart belirleyici belgelerin oluşturulması üzerinde durmakta,

- İletişim-enformasyon alanında, “Herkes İçin Enformasyon Programı” ve gazetecilerin eğitimi gibi işbirliği platformlarının yanısıra, “Siberuzayda Çokdillilik” ve “Sayısal Miras” gibi konularda uluslararası alanda faaliyet göstermektedir.

- Doğa bilimleri sektörü bünyesinde su konusunda da uluslararası alanda giderek ön plana çıkan,  yönlendirici çalışmaların yapıldığı bir örgüt olma yolundadır. 

Türkiye-UNESCO İlişkileri

- Ülkemiz, UNESCO’nun 20 kurucu üyesi arasında yer almaktadır. UNESCO Kurucu Yasası (Anayasa), dönemin Milli Eğitim Bakanı Sayın Hasan Ali Yücel tarafından 16 Kasım 1945 tarihinde imzalanmıştır. Kurucu Yasa, 20 Mayıs 1946 tarihli ve 4895 sayılı kanunla onaylanarak yürürlüğe girmiştir.  Ülkemiz, UNESCO nezdinde 1971 yılından bu yana Daimi Temsilci atamaktadır.

- Türkiye’yi bugüne kadar UNESCO Yürütme Kurulu’nda; Reşat Nuri Güntekin (1946-1949),                  Ahmet Kutsi Tecer (1949-1952), Prof. Dr. Bedrettin Tuncel (1958-1966), Prof. Dr. Erdal İnönü (1978-1983), Prof. Dr. Talat Halman(1991-1995) ve Prof. Dr. Orhan Güvenen (2001-2005) temsil etmişlerdir.

-UNESCO Merkezi ile işbirliğini sağlamak amacıyla 25 Ağustos 1949 tarihli ve 3-9862 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile UNESCO Türkiye Milli Komisyonu (www.unesco.org.tr)  kurulmuştur. Başlıca görevleri, ülkemizin eğitim, bilim, kültür ve iletişim konularıyla ilgili kurumları ve UNESCO çalışmaları arasında bağlantı kurmak, Hükümetle Sekretarya arasında gerekli teması sağlamak ve ülkemizde UNESCO programlarının uygulanmasına yardımcı olmaktır. UTMK’nın bütçesi Milli Eğitim Bakanlığı tarafından sağlanmaktadır.

UNESCO Sekretaryasında biri Direktör, diğeri Koordinatör düzeyinde olmak üzere toplam 5 Türk vatandaşı görev yapmaktadır. 

-6-23 Ekim 2009’da yapılan 35. Genel Konferans sırasında, UNESCO’ya üye ülkelerin Eğitim, Kültür veya Bilim Bakanlarının doğrudan katılımlarıyla ilk kez gerçekleştirilen Forum’a Sayın Cumhurbaşkanımız Genel Direktör’ün özel davetlisi olarak katılarak bir konuşma yapmıştır.  Sayın Cumhurbaşkanımızın ziyareti, kurucu üyesi olduğumuz UNESCO’ya ülkemizden gerçekleşen ilk Devlet Başkanı ziyareti olması bakımından simgesel önem de taşımıştır.

-UNESCO 35. Genel Konferansı sırasında yapılan seçimlerde ülkemiz, İnsan ve Biyosfer Programı (MAB) Uluslararası Eşgüdüm Konseyi’ne seçilmiştir.

- UNESCO’nun kutlamalarına katıldığı yıldönümü etkinlikleri bağlamında,  Aralık 2009’da UNESCO Merkezi’nde Katip Çelebi’nin 400. doğum yıldönümü vesilesiyle “Piri Reis’ten Katip Çelebi’ye Osmanlı’nın Dünyaya Bakışı” başlıklı harita sergisi, 10 Mayıs 2010’da ise Osman Hamdi Bey’in 100. ölüm yıldönümü anma etkinliği olarak “Kültür Mirasının Korunmasında Bir Öncü: Türk Ressam, Arkeolog ve Müzeci Osman Hamdi Bey”  başlıklı panel gerçekleştirilmiştir.

- TİKA ile UNESCO arasında işbirliği Mutabakat Muhtırası 12 Mayıs 2011 tarihinde İstanbul’da imzalanmıştır. Sözkonusu Mutabakat Muhtırası, UNESCO ve TİKA’nın görev  alanlarında, özellikle, kültürel miras, mesleki eğitim, kapasite geliştirme ve suyla bağlantılı  konularda güç birliğini öngörmekte ve  Afrika, Balkanlar, Orta Asya ve Orta Doğu’da ortak etkinliklerin çerçevesini çizmektedir.   

-25 Ekim-10 Kasım 2011 tarihleri arasında düzenlenen 36. UNESCO Genel Konferansı sırasında gerçekleştirilen seçimlerde, ülkemiz, Kültürel Varlıkların Ait Oldukları Ülkelere İadesinin Teşviki Hükümetlerarası Komitesi (ICPRCP), Sosyal Değişimlerin Yönetimi Programı Hükümetlerarası Konseyi (MOST),  İletişimin Geliştirilmesi Uluslararası Programı Hükümetlerarası Konseyi (IPDC) ve Beden Eğitimi ve Spor Hükümetlerarası Komitesi (CIGEPS) üyeliklerine seçilmiştir.  Böylece, daha önce seçildiğimiz ve 2013 yılına kadar devam edecek, İnsan ve Biyosfer Programı (MAB) ile Hükümetlerarası Oşinografi Komisyonu üyeliklerimizle birlikte UNESCO’nun beş faaliyet alanından (Eğitim, Kültür, Doğa Bilimleri, İletişim ve Enformasyon, Felsefe) dördünde temsilimiz sağlanmıştır.

 -36. Genel Konferans sırasında, UNESCO’nun ana karar organlarından biri olan UNESCO Yürütme Kurulu üyeliği için Türkiye ile İspanya arasında varılan mutabakat neticesinde, ülkemizin UNESCO Yürütme Kurulunda 2013 yılından itibaren temsili de kesinleştirilmiştir.  

-36. Genel Konferansın, 2012-2013 yılları için kabul ettiği 98 anma/kutlama programı çerçevesinde, ülkemizin teklifiyle 2012 yılı Şair ve Filozof Yusuf Nabi (1641-1712) ve Bestekar Buhurizade Mustafa Itrî’nin Ölümlerinin 300. Yılı ile Mimar ve Şehir Planlamacısı Kemal Ahmet Aru’nun (1912-2005) Doğumunun 100 Yılı, 2013 yılı ise Piri Reis Haritası’nın (1513) 500. Yılı olarak benimsenmiştir.

-Filistin’in, 36. Genel Konferans sırasında UNESCO’ya üye kabul edilmesi üzerine, ABD, UNESCO 2011 bütçesine katkı payını ödememiş, 2012 payını da ödemeyeceğini açıklamıştır. Bu nedenle, UNESCO’nun 2012 bütçesinde şimdiden 144 milyon dolarlık (Toplam bütçenin %50’sine yakın) bir açık oluşmuş, Örgütün nakit stoku kalmamıştır.

- Bu gelişme üzerine, Genel Sekreter İrina Bokova, tüm üyelere, kriz aşılıncaya değin Örgüte mali katkı sağlamaları için acil kaydıyla çağrıda bulunmuştur. Ülkemizin, 20 kurucu üyesinden biri olduğu, önemsediği ve yararlandığı bir uluslararası kuruluş olan UNESCO’nun Filistin nedeniyle içine düştüğü mali krizi aşmasına, Filistin’in UNESCO üyeliğine öncülük etmiş bir ülke olarak, Genel Sekreter’in önerdiği yöntemler doğrultusunda katkıda bulunması öngörülmüştür. Bu çerçevede, ülkemizin UNESCO bütçesine 2012 ve 2013 yılları için vereceği katkı payları erken ve defaten ödenmiş, ayrıca mali kriz aşılana kadar her yıl UNESCO Acil Özel Fonu’na 5 milyon Dolar tutarında gönüllü katkıda bulunulacağını bildirmiştir.

Ülkemizin UNESCO’nun Bazı Faaliyet Alanlarına Katılım ve Katkıları

I. Eğitim

UNESCO’nun eğitim alanındaki faaliyetleri 2000 yılında Dakar’da düzenlenen Dünya Eğitim Forumu’nda belirlenen ilkeler çerçevesinde sürdürülmektedir. Bu kapsamda, eğitimin “temel insan hakkı” olarak geliştirilmesi, “yaşam boyu eğitim” kavramının eğitimin her alanına yaygınlaştırılması, “Herkes İçin Eğitim (EFA)” Programı’nın uygulanması, bu çerçevede UNESCO’nun lider rolünün pekiştirilmesi, sürdürülebilir kalkınma için eğitimin desteklenmesi ve bilgi paylaşımının teşviki üzerinde durulmaktadır.

Ülkemiz, EFA hedeflerine ulaşılması konusundaki çalışmalarını sürdürmektedir.

II. Kültür

UNESCO, kuruluş yıllarından başlayarak günümüze değin, kültür alanında normatif belgeler hazırlamış ve üye ülkelerin imzasına sunmuştur. UNESCO’nun kültür alanında hazırladığı yedi sözleşme bulunmaktadır.

Kültürlerarasındaki diyalogun geliştirilmesi UNESCO Kültür Sektörü’nün temel görevleri arasında bulunduğundan, Örgüt, özellikle son dönemde “Medeniyetler İttifakı” girişimi (AoC) bünyesindeki çalışmaları yakından takip ederek, uzmanlık alanlarına giren konularda katkıda bulunmaya çalışmaktadır.

“Seçkin evrensel değeri haiz” kültürel ve doğal varlıklar, Dünya Miras Sözleşmesi Uygulama Kılavuzu’ndaki belirli kıstaslara uygun bulundukları takdirde Dünya Miras Komitesi’nin (DMK) nihai kararıyla Dünya Miras Listesi’ne alınmaktadır.

Türkiye'nin, halihazırda Dünya Kültürel ve Doğal Miras Listesi'nde kayıtlı toplam 10 alanı bulunmaktadır. Bunlar, kaydolundukları yıllar itibariyle aşağıdadır:

- İstanbul'un Tarihi Alanları (1985)             - Göreme Ulusal Parkı ve Kapadokya (1985)

- Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası (1985)   - Hattuşaş-Hitit Başkenti (1986)

- Nemrut Dağı (1987)                                  - Xanthos-Letoon (1988)

- Hieropolis-Pamukkale (1988                    -Safranbolu(1994)

- Truva Antik Kenti (1998)                         -Edirne Selimiye Camisi ve Külliyesi (2011)

Dünya Kültürel ve Doğal Miras Listesi’ne alınması öngörülen ve halen geçici listede bulunan 26 doğal/kültürel miras alanımız ise; Efes, Karain Mağarası, Alahan Manastırı, Alanya Kalesi ve Tersanesi, Bursa ve Cumalıkızık Osmanlı Kentsel ve Kırsal Yerleşimleri, Güllük Dağı Termessos Milli Parkı, Harran ve Şanlıurfa Yerleşimleri, İshak Paşa Sarayı, Kekova, Konya Selçuklu Başkenti, Mardin Kültürel Peyzaj Alanı, Denizli-Doğubayazıt Güzergahındaki Selçuklu Kervansarayları, St. Nicholas Kilisesi, St.Paul Kilisesi-St.Paul Kuyusu ve Çevresi, Sümela Manastırı (Bakire Meryem Manastırı), Diyarbakır Kalesi ve Surları, Ahlat Eski Yerleşimi ve Mezar Taşları, Çatalhöyük Neolitik Kenti, Likya Uygarlığı Antik Kentleri, Afrodisias Antik Kenti, Perge Antik Kenti, Sagalassos Antik Kenti, Beyşehir Eşrefoğlu Camii, Hatay St. Pierre Kilisesi ve Bergama, Göbeklitepe Arkeolojik Alanı’dır.    

UNESCO “İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirasının Korunması Temsili Listesinde ise 9 adet kültürel mirasımız kayıtlıdır.

-Meddah Hikayeleri (2008)                         -Mevlevi Sema Ayini (2008)

-Aşıklık Geleneği (2009)                             -Karagöz Gölge Oyunu (2009)

-Nevruz Kutlamaları (2009)                        -Kırkpınar Yağlı Güreşleri Festivali (2010)

-Semah (2010)                                            -Geleneksel Sohbet Toplantılar (2010)

-Tören Keşkeği Geleneği (2011)       

III. Doğa Bilimleri

Doğa Bilimleri ana programı, “tatlı su kaynakları”, “insan ve doğa”, “okyanuslar”, “yer bilimleri”, “kıyılar ve küçük adalar”, “mühendislik” ile “bilim politikaları ve etiği” alanlarındaki çalışmaları kapsamaktadır. UNESCO’nun, doğa bilimleri alanında; Hükümetlerarası Oşinografi Komisyonu (IOC), Uluslararası Hidroloji Programı (IHP), İnsan ve Biyosfer Programı (MAB) ve Hükümetlerarası Biyoetik Komitesi (IGBC) olmak üzere 4 adet programı yürürlüktedir.

Ülkemiz, üyesi bulunduğu Hükümetlerarası Oşinografi Komisyonu ile İnsan ve Biyosfer Programı’nın çalışmalarını yakından izlemekte ve katkıda bulunmaktadır.

IV. İletişim ve Enformasyon

UNESCO, İletişim ve Enformasyon alanındaHerkes için Enformasyon Programı” gibi işbirliği platformları ve “Siberuzayda Çokdillilik” ve “Sayısal Miras” gibi konulardaki standart belirleyici belgeler ile uluslararası faaliyet göstermektedir.

UNESCO’nun “İletişimin Geliştirilmesi Uluslararası Programı” (IPDC) kalkınmakta olan ülkelerin elektronik medya ve basın alanındaki kapasitelerini arttırarak sürdürülebilir kalkınma, demokrasi ve iyi yönetişime katkı sağlamak için uluslararası destek temin etmeye yönelik tek Birleşmiş Milletler programıdır.

UNESCO’nun eşgüdümünde sürdürülen “Dünya Belleği Programı”nın amacı belgesel mirasın korunması ve bu miraslara erişim sağlanmasını öngörmektedir. Dünya Belleği Kütüğü’nde ülkemizden üç belgesel miras bulunmaktadır:

1. Boğaziçi Üniversitesi Gözlem ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nde (Kandilli Rasathanesi)  muhafaza edilen el yazmaları ve burada yer alan dünyadaki ilk astronomik bilgiler 2001 yılından bu yana Dünya Belleği Kütüğü’nde belgesel miras olarak kayıtlıdır.

2.  Keza, Boğazköy Hitit tabletleri üzerindeki çivi yazıları 2001 yılında Dünya Belleği Kütüğü’ne kaydedilmiştir.

3. İstanbul’daki Süleymaniye Kütüphanesi’nde yer alan İbn-i Sina’ya ait yazma eser koleksiyonu ise 2003 yılında Dünya Belleği Kütüğü’ne kaydedilmiştir.

Öte yandan, Süleymaniye Elyazmaları Hastanesi Kurulmasına İlişkin Mutabakat Zaptı 29 Kasım 2006’da Paris’te ülkemiz, UNESCO ve IRCICA arasında imzalanmıştır.

V. Felsefe

UNESCO, kuruluşundan bugüne felsefe alanında çalışmalar yürütmektedir. “UNESCO Felsefe Günü” ilan edilmesi yönünde ülkemiz tarafından 1999 yılında yapılan önerinin kabul edilmesiyle ilk “UNESCO Felsefe Günü” 2002 yılında kutlanmış, bu atılım uluslararası alanda da benimsenerek birçok ülkede keza kutlama ve seminerler düzenlenmesine öncülük teşkil etmiştir.  

Ülkemizin öncülüğünde sunulan UNESCO Felsefe Stratejisi, UNESCO 169. Yürütme Kurulu’nda (Nisan 2004)   kabul edilerek,  33. Genel Konferans’ta (2005) onaylanmıştır.

Öte yandan, 33. Genel Konferans’ta Fas’ın önerisi üzerine her yıl Kasım ayının üçüncü perşembe gününün “Dünya Felsefe Günü” olarak kutlanması da kararlaştırılmıştır.

Bu çerçevede, “Dünya Felsefe Günü” kutlamalarının üçüncüsü, Türkiye Felsefe Derneği, Bakanlığımız ve UNESCO Türkiye Milli Komisyonu’nun eşgüdümünde 21-23 Kasım 2007 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilmiştir.

VI. Üniversitelerdeki UNESCO Kürsüleri

Ülkemizde Boğaziçi Üniversitesi’nde “Mechatronics” (1993), Galatasaray Üniversitesi’nde Bilgisayar Entegre İmalat (1997), Hacettepe Üniversitesi’nde Felsefe  (1997) ve Maltepe Üniversitesi’nde Felsefe (2009) kürsüleri, UNESCO kürsüsü olarak kaydedilmiş bulunmaktadır.