#

ÜLKEMİZİN BM 75. GENEL KURULU III. KOMİTESİNİN 6 EKİM 2020 TARİHLİ TOPLANTISINDA UYGUR TÜRKLERİ KONUSUNDA ULUSAL BEYANI

Sayın Başkan,

Bu platformda da vurgulamakta olduğumuz gibi, Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesindeki insan hakları durumu endişe kaynağı olmayı sürdürmektedir.

Sincan’daki Uygur Türkleri ve diğer Müslüman azınlıklara yönelik uygulamalara ilişkin olarak uluslararası toplumun endişe ve beklentilerinin ele alınmasında BM’nin rolüne önem atfediyoruz. İlgili BM organları, bölgedeki insan hakları durumunu kayda geçirme ve somut önerilerde bulunmada önemli bir rol oynamaktadır.

Bu bağlamda, BM Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Komitesinin 2018 Ağustos ayında Çin’e 8 tavsiyede bulunduğunu hatırlatmak isteriz. Komitenin dile getirdiği endişe ile tavsiyeler bugün de geçerliliğini korumakta ve bu konuda adımlar atılması gerekmektedir.

Sayın Başkan,

Çin’in toprak bütünlüğüne saygı gösterirken, ülkemizin, gerek uluslararası toplum gerek Çin makamlarınca gayet iyi bilinen beklentisi, Sincan’daki Uygur Türkleri ve diğer Müslüman azınlıkların Çin’in eşit vatandaşları olarak barış ve huzur içinde yaşamaları; ayrıca, kültürel ve dini kimliklerine saygı gösterilmesi ve bunların garanti altına alınmasıdır.

Uygur Türkleriyle etnik, dini ve kültürel bağları olan bir ülke olarak, son zamanlarda kamuoyuna yansıyan rapor ve haberlerde Sincan’daki Uygur Türkleri ve diğer Müslüman azınlıklara yönelik insan hakları uygulamaları bizi özellikle endişeye sevketmektedir.

Türkiye, bu meseleyi BM ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) gibi çeşitli uluslararası platformlarda takip ederken, Çin ile ikili düzeyde doğrudan ve yapıcı diyaloğu sürdürecektir.

Nihai olarak, BM İnsan Hakları Yüksek Komiserinin, Sincan’a, anlamlı, kapsamlı ve kısıtlama olmadan bir ziyaret düzenlemesi ve Çin’in bu konuda şeffaf davranması yönündeki beklentimizi muhafaza ediyoruz.