#

Türkiye-Yunanistan İlişkileri

a. Siyasi İlişkiler

 

Uzun yıllar boyunca diyalog eksikliğiyle de beslenen sorunlu bir seyir izleyen Türk-Yunan ilişkileri, 1999 yılında her iki ülkede yaşanan deprem felaketlerinde karşılıklı olarak verilen desteğin ardından yeni bir döneme girmiştir. Halklar arasında başlayan yakınlaşma devletler arasındaki ilişkilere de yansımış; bunun sonucunda taraflar arasında bir işbirliği ve diyalog süreci başlamıştır. Bu çerçevede, Dışişleri Bakanlarının yılda birer kez gerçekleştirdikleri karşılıklı ziyaretler; Dışişleri Bakanlıkları Müsteşarları arasında Ege sorunlarıyla ilgili olarak sürdürülen istikşafi temaslar; Dışişleri Bakanlıkları Siyasi Direktörlerinin eşbaşkanlığında toplanan Yönlendirme Komitesi’nin himayesinde faaliyet gösteren Çalışma Grupları ve Dışişleri Bakanlıkları Siyasi Direktörleri arasındaki Güven Artırıcı Önlemler (GAÖ) görüşmeleri gibi mekanizmalar geliştirilmiştir.

 

Ayrıca, iki ülke arasında gerçekleştirilen üst düzey temas ve ziyaretler de diyalog sürecinin güçlendirilmesine katkıda bulunmaktadır. Sayın Başbakanımızın girişimiyle Ekim 2009 ve Ocak 2010’da Başbakanlar düzeyinde gerçekleştirilen mektup teatisi neticesinde Sayın Başbakanımız, dönemin Başbakanı Papandreu’nun davetine icabetle 14–15 Mayıs 2010 tarihlerinde Atina’yı ziyaret etmiştir. Türk-Yunan yakınlaşma sürecine önemli bir ivme kazandıran bu ziyaretin en önemli sonuçlarından biri, tarafımızdan önerilen Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’nin (YDİK) tesis edilmesi ve ilk toplantısının gerçekleştirilmiş olmasıdır. Bu çerçevede, Sayın Dışişleri, İçişleri, Ekonomi, Ticaret, AB, Ulaştırma, Eğitim, Kültür, Turizm, Enerji ve Çevre Bakanlarının katılımıyla, adeta iki ülkenin ortak kabine toplantısı şeklinde cereyan eden YDİK toplantısında 22 mutabakat metni akdedilmiştir.

 

İkinci YDİK toplantısı ise 4 Mart 2013 tarihinde İstanbul’da düzenlenmiş olup, Sayın Başbakanımız ile Başbakan Samaras’ın başkanlıklarında ve her iki taraftan bu defa 13 Bakanın katılımıyla düzenlenen toplantıda toplam 25 belge imzalanmış olup, Sayın Başbakanlar ikili ilişkilerimizin ilerletilmesi hedefine olan bağlılıklarını teyit etmişlerdir. Sayın Başbakanımız YDİK ikinci toplantısı marjında İstanbul’da düzenlenen Türk-Yunan İş Forumu toplantısında, 2012 yılı itibariyle 4,9 milyar Dolar seviyesinde bulunan ikili ticaret hacmimizi 10 milyar Dolar seviyesine çıkartma hedefini açıklarken, Türk işadamlarına da, Yunanistan’a yatırımlarını artırmaları çağrısında bulunmuştur. 

 

Yüksek düzeyli ziyaretler, 2011 yılında dönemin Başbakanı Papandreu’nun Üçüncü Büyükelçiler Konferansına ve 25. Dünya Üniversiteler Kış Oyunları tesislerinin açılışına katılmak üzere Sayın Başbakanımızın davetlisi olarak 6–7 Ocak’ta Erzurum’a; Sayın Dışişleri Bakanımızın 8–10 Mart’ta Yunanistan’a; 2012 yılında dönemin Yunanistan Dışişleri Bakanı Avramopulos’un KEİ Zirvesi vesilesiyle 26 Haziran’da ülkemize ve Sayın Bakanımızın 10 Ekim’de Yunanistan; 2013 yılında ise Dışişleri Bakanı Avramopulos’un YDİK ikinci toplantısının hazırlıklarını ele almak amacıyla 15 Şubat’ta ve Yunanistan’da yeni kabinenin kurulmasından sonra Dışişleri Bakanı Venizelos’un 19 Temmuz’da ülkemize yaptıkları ziyaretlerle devam etmiştir. Keza muhtelif alanlarda Bakan düzeyinde temaslar gerçekleştirilmiş; ayrıca özel nitelikli ziyaretler de bu sürece katkıda bulunmuştur. Bunların yanısıra, 21 Mayıs 2013 tarihinde İstanbul’da Dışişleri Bakanlıkları Müsteşarları seviyesinde siyasi danışmalar gerçekleştirilmiştir.

 

Ülkemiz ile Yunanistan arasında Ege Denizi’nde birbiriyle bağlantılı ve ülkemizin temel hak ve çıkarlarını doğrudan etkileyen bir dizi sorun bulunmaktadır. Bunlar karasularının genişliği, kıta sahanlığının belirlenmesi, deniz sınırlarının tespiti, egemenliği uluslararası anlaşmalarla Yunanistan’a bırakılmamış ada, adacık ve kayalıklarının statüsü, hava sahasının genişliği, FIR (Uçuş Malumat Bölgesi), Doğu Ege Adalarının uluslararası andlaşmalar hilafına silahlandırılması olarak özetlenebilir. Ege sorunlarına ilişkin Yunanistan’la ülkemiz arasında iki temel  diyalog kanalı bulunmaktadır. Bunlardan ilki bugüne kadar 54 tur görüşme gerçekleştirilmiş bulunan istikşafi temaslar, ikincisi ise halihazırda 29 önlemin kabul edilmiş olduğu Güven Artırıcı Önlemler sürecidir. Ege sorunları ile ilgili daha kapsamlı bilgiye Ana Sayfa > Dış Politika > Temel Dış Politika Konuları > Ege Denizi bölümünden ulaşılabilmektedir.

 

b. Ekonomik/Ticari İlişkiler

 

Ticaret hacmimiz Yunanistan’daki ekonomik krize rağmen 2011 yılında bir önceki yıla (2,9 milyar Dolar) kıyasla artış kaydederek 4,1 milyar Dolar seviyesine ulaşmıştır. Ekonomik krizin ve Yunan Hükümeti’nin aldığı tedbirlerin doğurduğu talep daralması nedeniyle, Yunanistan’a ihracatımız 1,554 milyar Dolar düzeyinde kalmış olup, kriz öncesindeki seviyesini (örneğin 2008 yılında 2,4 milyar Dolar) henüz yakalayamamıştır. Ülkemizin toplam ihracatı içinde Yunanistan’ın payı 2007 yılında %2,1 iken, bu oran 2010 yılında %1,2’ye kadar düşmüş; bu oran 2011 yılında da korunmuştur. Buna karşılık 2011 yılında Yunanistan’dan ithalatımız önceki yıla göre %66,6 oranında artarak 2,569 milyar Dolar seviyesine çıkmıştır. Bu çerçevede 2011 yılında aleyhimize 1 milyar Dolar’lık bir ticaret açığı oluşmuştur. 2012 yılında ise ikili ticaret hacmimiz 4,9 milyar Dolar’a ulaşmıştır. Yunanistan’a ihracatımız 1,4 milyar Dolar seviyesinde kalmış; buna karşılık ithalatımız 3,5 milyar Dolar seviyesine çıkmıştır. Bu çerçevede ticaret dengesi ülkemiz aleyhine 2,1 milyar Dolar olarak gerçekleşmiştir.   

 

Türkiye-Yunanistan Dış Ticaret Değerleri (Milyon Dolar)


YILLAR


İHRACAT

 

DEĞİŞİM

(%)


İTHALAT

 

DEĞİŞİM

(%)


HACİM


DENGE

2001

476.096

-4

266.254

-38

742.350

209.842

2002

590.382

24

312.462

17

902.844

277.920

2003

920.401

56

427.743

37

1.348.144

492.658

2004

1.171.203

27

594.351

39

1.765.554

576.852

2005

1.126.679

-4

727.830

22

1.854.509

398.849

2006

1.602.590

42

1.045.328

44

2.647.918

557.262

2007

2.262.655

41

950.157

-9

3.212.812

1.312.498

2008

2.429.968

7

1.150.715

21

3.580.683

1.279.253

2009

1.634.249

-33

1.131.065

-2

2.765.454

503.323

2010

1.456.212

-10,9

1.541.600

36,3

2.997.812

-85.388

2011

1.553.312

6,71

2.568.826

66,6

4.122.138

-1.015.514

2012

1.402.408

-9,7

3.539.868

37,8

4.942.277

-2.137.460

 

Ülkemizdeki doğrudan Yunan yatırımları 2002-2011 yılları arasında toplam 6,6 milyar Dolar düzeyine yükselmiştir. Yunanistan bu suretle sözkonusu dönemde ülkemize en fazla yatırım yapan 5. ülke konumundadır. Ülkemizde halihazırda 501 Yunanlı firma faaliyet göstermekte olup, bunların %65’i İstanbul’da yerleşiktir. Yunanlı yatırımcılar bankacılık sektörü ve bilişim teknolojisi alanları önde gelmek üzere, tarım uygulamaları, ambalaj, plastik, eczacılık, kozmetik, balıkçılık, turizm ve inşaat sektörlerinde de faaliyet göstermektedirler.

 

Buna karşılık Yunanistan’da faaliyet gösteren 22 firmamızın Yunanistan’a sermaye ihracı ise 2013 yılı başı itibariyle yaklaşık 80 milyon Dolar tutarındadır. Bunlardan en önemlisi olan Ziraat Bankası’nın Atina ve Gümülcine Şubeleri Şubat 2009’da, İskeçe Şubesi Ekim 2010 ve Rodos Şubesi de Ekim 2011’de faaliyete geçmiştir. Ayrıca işadamlarımız/şirketlerimiz, Yunanistan’da açılan ihalelere ve özelleştirme sürecine ilgi göstermeye başlamış bulunmaktadır.

 

Turizm alanında 2010 yılında başlayan artış eğilimi devam etmektedir. 2012 yılında ülkemizi ziyaret eden Yunanlı turist sayısı 669.823 olurken, aynı dönemde Yunanistan’a giden Türk turistlerin sayısı 602.306 olmuştur. Anılan ülkeyi ziyaret eden vatandaşlarımızın sayısının artmasında, 28 Temmuz 2010 tarihi itibariyle Türk hususi pasaportlarına vize muafiyeti tanınmış olmasının da rolü bulunduğu değerlendirilmektedir.

 

Ayrıca ülkemizden Yunanistan’a yönelik turist akımının daha da artmasının önündeki en önemli engeli vize konusunun oluşturduğu gerçeğinden hareketle, Yunan Hükümeti tarafından, deneme mahiyetinde olmak üzere 7 Haziran-30 Eylül 2012 tarihleri arasında geçerli olmak üzere, Midilli (Lesvos), Sakız (Chios), Sisam (Samos), Rodos ve İstanköy (Kos) Adaları’na seyahat edecek turistlere limanlarda 15 gün süreli vize verilmesi uygulaması hayata geçirilmiştir. Bu uygulama 2013 yılında da, sözkonusu adalara Meis (Kastellorizo) eklenmek ve vize ücreti 65 Avro’dan 35 Avro’ya düşürülmek suretiyle, 30 Nisan-30 Ekim dönemini kapsayacak şekilde sürdürülmektedir.

 

Yunanistan’la taşımacılık alanındaki ilişkilerimiz, bu ülkeyle hızla artan ticaret hacmimiz bakımından önem taşımaktadır. Bu çerçevede son olarak, İpsala/Kipi sınır kapısında mevcut köprünün ihtiyacı karşılamaması nedeniyle ikinci bir köprü inşa edilmesi hususunda Yunanistan’la imzalanan ve 27 Mayıs 2011 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunan anlaşma hükümleri uyarınca, Yunan tarafıyla birlikte çalışmalara başlanmış bulunmaktadır.

 

c. Kültürel/Eğitim İşbirliği

 

Yunanistan’la kültürel işbirliğimizin en önemli unsuru Yunanistan’daki ve ülkemizdeki ortak kültürel mirasın varlığıdır. Yunanistan’daki taşınmaz nitelikte Osmanlı kültür mirasını oluşturan eserler, büyük çoğunlukla, zamanın tahribatına terk edilmiş veya onarım adı altında özgün karakterini kaybedecek hale getirilmiştir. Sözkonusu eserler zaman zaman kimliği belirlenemeyen şahısların saldırılarına da maruz kalmaktadır. Aralık 2011’de Rodos’taki Recep Paşa Camii’nin son cemaat yerinin kısmen çökmesi üzerine Sayın Dışişleri Bakanımız ve Sayın Kültür ve Turizm Bakanımız Yunanlı karşıtlarına birer mektup göndererek, durumdan duydukları kaygıyı dile getirmişler ve ortak kültür mirasımızın korunması/onarılması alanında işbirliği önerisinde bulunmuşlardır.

 

Türkiye ve Yunanistan’daki tarihi eserlerin karşılıklı tespiti ve onarımı bağlamında, tarihi eserlerin karşılıklı envanterlerinin çıkarılması ve onarılmalarına ilişkin Uzmanlar Komitesi son toplantısını Kasım 2005’te Ankara'da düzenlemiştir.

 

Son olarak, Türkiye-Yunanistan Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’nin 4 Mart 2013 tarihinde İstanbul’da düzenlenen ikinci toplantısında da tarihi eserlerin restorasyonu ve korunması konuları da ele alınmıştır. Anılan toplantıda, UNESCO kültürel mirası listesinde yer alan eserlerle ilgili olarak “Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanı ile Yunanistan Cumhuriyeti Eğitim ve Din İşleri, Kültür ve Spor Bakan Vekili Arasında UNESCO Dünya Mirası Sözleşmesi Bağlamında Kültürel Mirasın Belirlenmesi, Korunması ve Muhafaza Edilmesi Alanında İşbirliği Niyet Beyanı” imzalanmıştır.

 

Kültürel alanda iki ülke ilişkileri bakımından dikkat çeken bir diğer gelişme, birçok Türk televizyon dizisinin Yunan televizyonlarında yayımlanmakta olması ve yüksek bir izleme oranına sahip bulunmalarıdır.

 

Ayrıca yerel yönetimler arasında kardeş şehir ilişkileri tesis edilmesine devam olunmaktadır.

 

Eğitim alanında, Türkiye Bursları kapsamında 2012-2013 eğitim-öğretim yılında Yunanistan’a 4’ü önlisans, 110’u lisans, 17’si yüksek lisans, 6’sı doktora, 3’ü araştırma olmak üzere, toplam 140 adet yükseköğrenim bursu tahsis edilmiş; Yunanistan da Hükümetimiz emrine 12 adet araştırma bursu tahsis etmiştir. 2013 yılında ise Yunan Hükümeti ülkemiz emrine 2 araştırma ve 7 dil bursu tahsis etmiş olup, Türkiye Bursları kapsamında Yunanistan’a tahsis edilecek burs miktarının ilgili kurumlarımızca belirlenmesine ilişkin süreç devam etmektedir.