#

Türkiye - Cezayir Siyasi İlişkileri

Türkiye- Cezayir ilişkileri ortak tarihi geçmişe dayanan dostluk ve kardeşlik bağları üzerine tesis edilmiştir. Osmanlı idaresinin hüküm sürdüğü 1514-1830 yılları, Cezayir halkının zihninde, yerel idareye tanınan geniş yetkiler çerçevesinde ülkelerinin Akdeniz’de söz sahibi olduğu, huzurlu bir dönem olarak anılmaktadır. Türkiye’ye ve Türk milletine duyulan sempati ve yakınlık duyguları bugün de geçerliliğini korumaktadır.

Osmanlı döneminde Cezayir’e gelerek yerleşen önemli sayıdaki Türk kökenli nüfus, artık Türkçe konuşamamakla birlikte, günümüzde mevcudiyetini korumakta, Türk soyadına sahip olmak bir övünç vesilesi sayılmaktadır.

Türkiye Cezayir’i 31 Temmuz 1962 tarihinde tanımıştır. Bununla birlikte, ülkemizin, 1958 yılında, bağımsızlık mücadelesi devam ederken, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda yapılan kendi kaderini tayin etme oylamasında reyini çekimser yönde kullanması, Cezayir’de düş kırıklığı yaratmış ve ikili ilişkilerimizin gelişmesi önünde uzun süre engel teşkil etmiştir.

Başbakan Turgut Özal’ın 4-6 Şubat 1985 tarihlerinde Cezayir’e yaptığı ziyaret sırasında BM’deki oy tercihimiz dolayısıyla resmen özür dilemesi, bu sıkıntının büyük ölçüde aşılmasını sağlamıştır. Nitekim, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in 25-26 Ocak 1999’daki ziyaretinde Cezayirli yetkililer bu hususu gündeme getirmeyerek, bağımsızlık savaşı sırasında (1959) Cumhurbaşkanı Bayar ve Başbakan Menderes’in talimatları ile Cezayir’e yapılan silah ve mühimmat yardımına değinmişlerdir.

Günümüzde, Cezayir Türkiye’yi Batı ülkeleri arasında kendine en yakın devlet olarak değerlendirmektedir. Bunda, tarihi nedenlerin yanısıra, ülkemizin nüfusunun çoğunluğunun Müslüman olması, NATO üyeliğimiz ve AB adaylığımız gibi unsurlar rol oynamaktadır. Nitekim, Türkiye, Cezayir tarafından İspanya, İtalya ve Portekiz’le birlikte “stratejik ortak” olarak değerlendirilmektedir.

Sayın Başbakanımızın Mayıs 2006 tarihinde Cezayir’e gerçekleştirdiği resmi ziyaret sırasında imzalanan “Dostluk ve İşbirliği Anlaşması” da, ikili ilişkilerde yaşanan yakınlaşmanın somut bir kanıtını oluşturmuştur.

Doğu Bloğunun yıkılmasıyla birlikte Türkiye ile Cezayir arasında siyasi ilişkilerin gelişmesini engelleyen unsurlar geçerliliğini kaybetmiştir. Böylece, son dönemde gerek üst düzey siyasi, gerek teknik heyetler seviyesinde karşılıklı ziyaretlerde artış görülmüş ve iki ülke arasındaki işbirliği yelpazesinin giderek daha geniş konuları kapsaması sağlanmıştır.

Son dönemde, iki ülke arasında çok sayıda üst düzey ziyaret gerçekleştirilmiştir. ikili ilişkileri daha da geliştirmek amacıyla 2-4 Şubat 2005 tarihlerinde Cumhurbaşkanı Abdelaziz Bouteflika ülkemizi ziyaret etmiş, 22-23 Mayıs 2006 tarihlerinde ise Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Cezayir’e resmi bir ziyaret gerçekleştirmiştir.

Cezayir, ülkemizin Afrika kıtasındaki en önemli ticaret ortağı konumundadır. 2010 yılında, ülkemiz Cezayir’e 1,5 milyar ABD doları civarında ihracat gerçekleştirmiştir. Cezayir’in ülkemize ihracatı ise aynı dönemde 2,3 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.

Cezayir’de 200’ü aşkın Türk şirketi, ağırlıklı olarak inşaat ve altyapı alanlarında olmak üzere faaliyet göstermektedir. Cezayir’de 5000 kadar Türk vatandaşı ikamet etmektedir.